| Konu: | CHP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 74 |
| Tarih: | 31.03.2022 |
CHP GRUBU ADINA VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Maalesef, AKP siyaseti ülkeyi yokluklar ülkesine, kuyruklar ülkesine çevirmiş durumda. Türkiye daha önce hiç görmediğimiz dönemlerdeki ilkleri yaşamaya devam ediyor. Yine, maalesef insanlar 1/4 yani çeyrek lahana alıyor, 10 TL'lik kıyma alıyor, içi boş baklavalar satılıyor. Türkiye âdeta kuyruklar ülkesi olmuş durumda; ekmek kuyruğu, yağ kuyruğu, benzin kuyruğu, şeker kuyruğu gündemde. AKP ne yapıyor? Kendi koltuklarını korumak için seçim kanunu hazırlıyor. Buradan diyoruz ki: Seçim kanunu değil, gelin, hep birlikte geçim kanunu yapalım, fakiri fukarayı açlıktan, yoksulluktan kurtaralım. (CHP sıralarından alkışlar)
Sayın Akbaşoğlu burada. Akbaşoğlu bugün çevir kazı yanmasın yapıyor; bir başka deyim var, onu söylemiyorum. Dün asgari ücretin artırılacağını söyledi, bugün reisi cevap verdi, "Öyle bir şey gündemimizde yok, asgari ücret yıl sonu ayarlanacak." dedi. Yine, Sayın Akbaşoğlu bir müjde verdi, dedi ki: "Temmuzda emeklilere ve memurlara zam yapacağız." Ya, zaten kanunda var, memura, emekliye ocakta ve temmuzda sen istesen de istemesen de zam yapılıyor, bunu da müjde gibi sunuyor ama bu çevir kazı yanmasın meselesi önemli.
Değerli arkadaşlar, Türkiye'nin gündemi, yokluk, yoksulluk, fiyat pahalılıkları, artan elektrik zamları, doğal gaz zamları, su zamları. Bir de ne var gündemimizde? Şeker diye bir şey var, şeker. Şeker, Türkiye'nin en önemli stratejik ürünlerinden biri. Maalesef yine şekere zam gelerek bu ülkenin ağzının tadını kaçırdığınızı ifade etmek istiyorum.
Bakın, değerli arkadaşlar, şu tabloya bir bakın, Türkiye'deki asgari ücretlinin şekere ulaşması ile dünyadaki ülkelerdeki insanların şekere ulaşmasını açıklıyor; Fransa'yı geçtik, Almanya'yı geçtik, Yunanistan'ı geçtik, sadece Sri Lanka'daki asgari ücretli bizim asgari ücretlimizden daha fazla şeker alıyor. Türkiye'yi, Türkiye'nin yoksul insanlarını, asgari ücretlileri bu duruma düşürenlere de yazıklar olsun diyoruz! (CHP sıralarından alkışlar)
2018'de bir karar alındı değerli arkadaşlar, şeker fabrikalarının satılmasıyla ilgili. Cumhuriyet Halk Partisinin milletvekilleri, o dönemki Türkiye'de sesi çıkan herkes "Şeker vatandır, vatan satılmaz." dedi, maalesef kendi bildiklerini yapanlar Türkiye'deki şekerin bu duruma gelmesini sağladılar. Bugün şeker yoksa o gün bu kararı alan vasıfsızlar nedeniyle şeker yok. Bugün kuyruk varsa, şekere insanlar ulaşamıyorsa tam da AKP siyasetinin sonucudur.
Değerli arkadaşlar, bakın, özelleştirme öncesinde 1 milyon 675 bin ton şekeri yüzde 79,5 oranında devlet şeker fabrikaları karşılıyordu; şimdi, 2021'de yüzde 36'ya gerilemiş durumda. Çiftçi pancar ekemez duruma geldi; mazotu, gübresi, maliyeti karşılayamaz oldu. 2020 yılında 23 milyon ton olan üretim 2021'de 18 milyon tona düşmüş durumda. TÜRKŞEKER 50 kiloluk şekerin çuvalını 298 liraya satarken şu anda şekerin piyasa fiyatı maalesef ve maalesef 800 liraya çıkmış durumda.
Bakın, arkadaşlar, Türkiye'deki şeker özelleştirmesini tam da gösteren tablo bu. TÜRKŞEKER fabrikalarındaki şeker fiyatına bakın, özelleştirilen şeker fabrikalarındaki fiyata bakın; bunun sebebinin de piyasada özel şeker fabrikalarının stok yaparak gelecek dönemde fiyatın bin liraya yükselmesini sağlamak olduğunu söylüyorlar.
Şimdi, cumhuriyetin değerlerinin, kurumlarının tasfiye heyeti gibi AKP. Bakın, arkadaşlar, sattıklarını sattılar, satamadıklarını kapattılar. Cumhuriyetin ilk yıllarında üç beyaza önem verilirdi: Un, şeker, pamuk. Ekmeğimizi kendi unumuzla yoğururduk, şekerimizi kendi pancarımızla yapardık, bezimizi kendi pamuğumuzla dokurduk; bunların üçüne de muhtaç duruma geldik; ekmeğe muhtacız, şekere muhtacız, pamuğa muhtacız. "Şekeri satmak, vatanı satmaktır." diyorduk, bugün de söylediğimiz noktaya gelinmiş durumda. (CHP sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlar, bir katakulliyi, bir üçkâğıdı, bir sahtekârlığı sizin gündeminize getirmek istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Sağ olun Başkanım.
2020 Haziranında millet coronayla boğuşurken bunlar bir tarım, gıda şirketi kuruyor 100 bin TL sermayeli. Ardından 5 Ağustosta, TÜRKŞEKER 49 milyon lira vererek buraya ortak oluyor, yüzde 49'una. Niye yüzde 49'una ortak oluyor biliyor musunuz? Tam sahtekârlık, hinlik, cinlik burada başlıyor. Ne yapıyorlar? Denetimden kaçırmak için, KİT Komisyonundan kaçırmak için, Sayıştay denetiminden kaçırmak için TÜRKŞEKER'in ismini "TURKŞEKER" yapıyorlar, "TURKŞEKER TARIM." İki tane nokta düşüyor. Niye? Düşen nokta değil, düşen bu ülkenin değerleri, düşen şeker, düşen pancar, düşen bu milletin alın teri. Ne yapılıyor? Bu TURKŞEKER'in başına kim getiriliyor? AKP'nin liyakat anlayışı burada da devreye giriyor. Mühendis mi getiriliyor, ziraat mühendisi mi getiriliyor ya da işletmeci mi getiriliyor? Hayır. İlahiyat mezunu, daha önceden şeker fabrikalarıyla ilgisi olmayan birini getiriyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
VELİ AĞBABA (Devamla) - Bir dakika daha.
BAŞKAN - Verdim Ağbaba.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Başkanım, takdir sizin. Selamlıyorum hemen.
BAŞKAN - Siz söyleyin.
VELİ AĞBABA (Devamla) - Peki.
Değerli arkadaşlar, burada tam bir hinlik var. Tüm şeker fabrikaları özelleştirilerek maalesef diğer özelleştirmeden alınan sonuç elde edildi ve bunun tek sorumlusu 2018 yılında şeker fabrikalarını yöneten anlayıştır, özelleştiren anlayıştır, liyakattir, vasıftır. Bu da maalesef AKP'de çok var. (CHP sıralarından alkışlar)