GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Milletvekili Seçimi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:73
Tarih:30.03.2022

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Seçim kanununda yapılan değişikliğin 5'inci maddesi üzerinde söz aldım. En kritik madde, bana göre en sakıncalı maddelerden bir tanesi bu. Kıdemli hâkimler yerine "birinci sınıf" ya da "birinci sınıfa ayrılmış hâkim" kavramını getirdiniz. Onlar seçim kurulu başkanı olacak. Ben merak ediyorum "tecrübe", "bilgi", "liyakat", "yaş" kavramları sizi niye bu kadar rahatsız ediyor? Gerçekten anlamıyorum. Yıllarını bu mesleğe vermiş bu hâkimler, yirmi yıldır seçim yapıyorsunuz, size ne gibi bir kötülük yaptı merak ediyorum. Seçimler yaklaştıkça kaybetme korkusu sizi hukuki cambazlıklara itiyor, sizi "Bir milletvekilini daha nasıl aşırırım, fazla alırım?" olgusuna itiyor.

Değerli arkadaşlar, altmış bir yıldır bu seçim yasası yürürlükte. Darbecilerin yapmadığını siz yapıyorsunuz. İhtilal dönemlerinde bile, o dönem yapılan yasalarda bile bu değişiklik yapılmadı. Bakın, 2010 referandumunu FETÖ'nün bekçiliğinde yaptınız. Bugün on iki yıl oldu, o dönem atanan bazı hâkimler hâlâ görev yapıyor, ayıklayamadınız ve birinci sınıfa ayrıldı; şimdi sandığı nasıl teslim edeceksiniz? Partinizin gençlik kolları, kadın kolları yönetiminden, avukatlıktan hâkimliğe geçen insanlar var. Avukatlıkta geçen süre, hâkimlik yaptığı süre; birinci sınıfa ayrıldılar ve bugün sandıkları teslim edeceksiniz. Bakın, olmaz, olmaz; çok çok sakıncalı bir durum. Nesiniz, ne sanıyorsunuz bilmiyorum ama Türkiye Cumhuriyeti'nin yargıçlarını torbaya koymak istiyorsunuz. Hâkimi nasıl kurada çekeceksiniz, neye göre yapacaksınız? Bugüne kadar duymadığımız, bilmediğimiz, görmediğimiz uygulamaları getiriyorsunuz. Bakın, bu maddeyle ilgili, belki de yüzyıllarca utanacağınız bir karara imza atıyorsunuz. Komisyonda söyledik, burada söyledik: Çekin bunu; liyakatten, bilgiden, tecrübeden korkmayın.

Diğer bir tartışmalı yasa, ben gerçekten AKP Grup Başkan Vekilini... Soruyor ya İYİ Parti Grup Başkanına "Siz ne iş yapıyorsunuz, avukat mısınız, değil misiniz?" diye. Aslında bu soruyu size sormak lazım. Siz, gerçekten de hukukçuysanız, hukukun "h"sini biliyorsanız... 6271 sayılı Kanun'un 298 sayılı Seçim Yasası'na atıf yaptığını söylemenize rağmen "Cumhurbaşkanlığı" ibaresini kaldırıyorsunuz. Söyler misiniz, siz bu atıfla neyi uygulayacaksınız? Bu, bir rezalettir.

Bakın, seçime gireceğiz. Cumhurbaşkanı adayları otobüslerle, tarifeli uçaklarla meydanlarda olacak, devletin kendisine verdiği bütçeyle seçim kampanyası yürütecek ama beyefendi 10'un üzerinde uçakla Türkiye'yi gezecek; sarayın ses sistemleriyle, sarayın platformlarıyla, makam araçlarıyla, yüz binlerce litre benzinle ve mazotla seçim kampanyası yapacak. Bu, utanç verici bir durumdur, utanılacak bir durumdur. Halkın üzerine attığı çayların, halkın üzerine attığı oyuncakların parasını saray karşılayacak ve buna "adalet" diyeceksiniz; olmaz. Bu utanç verici manzarayı Türkiye Cumhuriyeti hak etmiyor, hak etmiyor.

Şimdi, bu yasa Meclisten geçti -ben çok merak ediyorum Cumhurbaşkanını- Cumhurbaşkanının önüne geldi; 298 sayılı Seçim Yasası'nın 65'inci maddesinden "bakanlar" "Başbakan" ibareleri çıktı, "Cumhurbaşkanı" ibaresi de konulmadı. İmzalarken bence yüzünün kızarması lazım, "Hak etmiyorum ben bunu." demesi lazım, "Türkiye altmış yıldır böyle bir rezaleti görmüyor." demesi lazım ama maalesef, aklınız, mantığınız, hukuk bilginiz... Yani hırslarınız her şeyin önüne geçmiş. Komisyonda defalarca söyledik, "Ya, 3-4 tane maddede uzlaşırsak, çıkarırsanız bu yasa geçer." diye.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Bir kez daha söylüyorum: 65'inci maddeye mutlaka ve mutlaka "Cumhurbaşkanı" ibaresini koymak zorundasınız yoksa bu seçime şaibe karışır, bu seçime haksızlık, adaletsizlik karışır. Recep Tayyip Erdoğan seçim kampanyasını 84 milyonun parasıyla diğer adaylara göre imtiyazlı bir şekilde yürütemez.

Şimdi, şunu bir şekilde artık bilin: Halk bir iktidarı göndermek istiyorsa hangi yasayı getirirseniz getirin gönderir. Ben burada bir yüzükle gelen beyefendinin anlaşılıyor ki Katar'dan aldığı 500 milyon dolar değerindeki uçakla evine gideceğini görüyorum. O yüzden, özellikle bu 2 maddeyi, 5'inci maddeyi ve 11'inci maddeyi tekrar gözden geçirin; vicdanın, halkın sesi olun diyorum. (CHP sıralarından alkışlar)