GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz'ün katledilişinin 44'üncü yıl dönümüne, Hayati Yazıcı ve Feti Yıldız tarafından imzalanan Seçim Kanunu Teklifi'ne ve Ticaret Bakanlığının şeker fabrikaları nezdinde başlattığı incelemeye ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:71
Tarih:24.03.2022

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

24 Mart 1978 Afyonkarahisarlı hukuk insanı Doğan Öz'ün katledildiği gündü. Devletin içindeki kontrgerilla yapılanmasını ve derin devlet yapılarını araştırırken 24 Mart sabahı öldürülen Ankara Cumhuriyet Savcı Yardımcısı Doğan Öz'ü katledilişinin 44'üncü yıl dönümünde saygıyla rahmetle anıyoruz. Kontrgerilla yapılanmasına yönelik hazırladığı raporu dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'e ulaştırdıktan sonra suikasta uğrayan Doğan Öz'ü öldürdüğünü itiraf eden, kontrgerilla tetikçisi eli kanlı katil beraat ettirilmiştir. Doğan Öz'ün öldürülme emrini kimlerin verdiği kırk dört yıldır aydınlatılamamıştır. Bu vesileyle, altı yıl önce katledilen Savcımız Mehmet Selim Kiraz'ı da Doğan Öz'ü de bir kez daha rahmetle minnetle anıyoruz, katillerini bir kez daha nefretle lanetliyoruz.

Sayın Başkan, Hayati Yazıcı ve Feti Yıldız tarafından imzalanan Seçim Kanunu Teklifi iki yıl 2 partinin mutfağında tartışıldı, neredeyse on altı ay boyunca sürekli hakkında kamuoyuna bilgi servis edildi, geçen hafta verildi ama dün on altı saat kesintisiz çalıştırılarak Komisyondan geçirildi. İnsani şartlarda çalışmadılar ancak 8 tane de değişiklik yapıldı üzerinde. İnsan "Kaliteli bir yasama yapıldı mı?" diye merak edip bakıyor, 1 tane muhalefet önergesi kabul edilmedi, tamamı on altı aydır üzerinde çalışanların son on altı saatte değiştirdikleri maddeler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Son on altı saatte, muhalefetten, sivil toplumdan, meslek örgütlerinden en ufak katkı almaksızın 8 kez kendi tekliflerini değiştirdiler ve eleştirilen çok yönü var ama AK PARTİ Grubuna dönerek... Dün akşam Komisyondan geçen ve gelecek hafta Mecliste görüşülecek teklifin "Mecliste grubu olma" maddesi kendileri tarafından şöyle tartışılıyor: "Cumhuriyet Halk Partili 15 milletvekili İYİ Partiye gitti, seçime girdi." Evet, yüzde 10 da oy aldı o parti. Size kalsa 10 seçmenden 1'inin oyu buraya yansımayacaktı. Milletin gönlünde olan bir parti Meclise gelmesin istiyorsunuz. Peki, bu nasıl bir varoluşsal çelişki? 3 Kasım 2002'ye dönelim, AK PARTİ'nin seçime...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 3 Kasım 2002'de AK PARTİ bu Meclise girdi, iktidar oldu ya, o madde sayesinde girdi. 41 ilde teşkilatlanmasını tamamlayıp kongresini yapmamıştı. Yapmadığı için Yüksek Seçim Kurulu toplandı, "Bu partiler, (1)'inci fıkradakiler teşkilatlanmasını tamamladığı için -orada AK PARTİ yok- bunların Mecliste grubu bulunduğu için AK PARTİ orada seçime girebilir." dedi. Kendi varlığını inkâr eden, varoluşsal bir çelişki yaşayan ve kendisinin yararlandığı demokratik ve ön açıcı bir hükmü bugün kaldırmaya tenezzül edenlerin nereden nereye savrulduklarını, bugün neye "evet" dediklerini, neye tenezzül ettiklerini tutanaklar önünde bir kez daha kayda geçirmek isteriz Sayın Başkan.

Son olarak...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ticaret Bakanlığı, şekerde adil rekabeti bozan faaliyetler olduğu nedeniyle şeker fabrikaları nezdinde incelemeler başlatmış. Hangi şeker fabrikaları? Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun yurdun dört bir yanında gezip, önünde çalışanlarıyla miting yapıp, şeker ittifakı kurarak 9 partiyi, 10 partiyi bir araya getirip "Yapmayın, özelleştirmeyin; şeker stratejik üründür, çok önemli bir beslenme ürünüdür, bu ürünün üretimi de fiyatının kontrolü de elden kaçarsa geri gelmez." dediği fabrikaları özelleştirdiniz. Şimdi soruşturma açıyorlar şeker fiyatlarındaki istikrarsızlık ve aksak rekabet ya da adil rekabeti bozan faaliyetlerinden dolayı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Özel.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Daha ne kadar haklı çıkacağız, yaptığınız yanlışlar bu ülkeye daha ne kadar bedel ödettirecek? Dün et krizi vardı, ondan önceki gün ayçiçeği yağı, bugün şeker krizi var ama müstahak. Bu ülkenin Kıbrıs fatihi Başbakanı Kıbrıs'a çıkarma yaptı diye yediği ambargo yüzünden oluşan kuyruklardan siyaset mi devşirirsiniz "Ecevit'in kuyrukları" "CHP'nin yağ kuyrukları" mı dersiniz? Ambargo yok, bir şey yok; beceriksizliğiniz yüzünden oluşmuş kuyrukları, Et ve Süt Kurumuna zam yaptırarak ya da şeker fabrikalarını özelleştirip de başınızı taşlara vurarak... Bunların hepsini ödeyeceksiniz; vebal aldınız, burnunuzdan fitil fitil gelecek.

Teşekkür ederim Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)