| Konu: | Bingöl'de mühimmat sevkiyatı esnasında yaşanan kazada şehit olan polislere Allah'tan rahmet dilediğine, Sabiha Gökçen'in vefatının yıl dönümüne, 21 Mart Down Sendromu Farkındalık Günü'ne, Nevruz Bayramı'na, 22 Mart Dünya Su Günü'ne, Recep Tayyip Erdoğan'ın kaçak sarayda kendi partisinin eski milletvekillerine ve il başkanlarına verdiği yemeğin bedelinin 84 milyonun vergileriyle ödendiğine, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin davasına, Cumhurbaşkanlığının 17 Aralık 2021'de Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Savaştepe Otoyolu Projesi'ne ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına yolladığı fakat Resmî Gazete'de yayımlamadığı karara ve İBB'nin Valiliğin yazısı ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun kararıyla kanserli ağaçları kestiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 69 |
| Tarih: | 22.03.2022 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Tüm gruplara ve Başkanlık Divanına iyi bir hafta, kaliteli bir yasama süreci dileyerek sözlerimize başlıyoruz.
Sayın Başkan, dün Bingöl'deki kazada 2 Özel Harekât polisimizin ağır yaralandığını öğrenmiştik, bugün şehit oldukları haberi geldi; 2'sine de Allah'tan rahmet, acılı ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyoruz.
Bugün, Türkiye'nin ilk kadın pilotlarından ve dünyadaki ilk kadın savaş pilotu, Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen'in ölüm yıl dönümü; kendisini rahmetle ve saygıyla anıyoruz.
Dün, Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü'ydü. Bu konuda bir kez daha günün öneminin altını çiziyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu konuda araştırma komisyonu kurduğunun, raporunu yayınladığının, yürütmeyle paylaştığının ancak önerilerin pek çoğunun henüz hayata geçmiş olmadığının altını çizerek Meclisimizin bu konudaki hassasiyetini -yürütme üzerinde- bir kez daha vurgulamak istiyoruz.
21 Mart "Nevroz"du ve yeni bir yılın başlangıcı, doğanın uyanışıyla birlikte dünü coşkuyla meydanlarda kutlayan milyonları, içinde Nevruz ateşini hisseden herkesi saygıyla selamlıyoruz. Bu yeni yılda, yeni yılın doğuşuyla birlikte hem Türkiye'de hem dünyada barışın, sevginin ve kardeşliğin egemen olmasını ümit ediyoruz.
1993 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından ilan edilen "Dünya Su Günü" her yıl 22 Martta kutlanmaktadır. Dünya nüfusunun yüzde 40'ından fazlasının su kıtlığından etkilendiğini biliyoruz. İklim kriziyle düşünüldüğünde bu tehdit, su zengini olmayan Türkiye gibi ülkeleri çok yakından etkileyecek.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu konudaki sivil toplum kuruluşlarımız su yönetiminde çok başlılığa dikkat çekmekte; tüm canlıların suya ihtiyacına saygı duyan, insanların yeterli ve temiz suya erişim hakkını güvence altına alan bir su kanununa işaret etmektedirler. Bu konudaki sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek mevzuatımızdaki eksikliklerin tamamlanması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisindeki tüm partilerin adım atması gerektiğini vurguluyoruz. Bu konudaki ortak çalışma irademizin altını çiziyoruz.
Sayın Başkan, dün Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı Beştepe'de resmen seçim startı verdi. Eski milletvekilleriyle, eski il başkanlarıyla toplandı ve öyle örtülü mörtülü olarak değil...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Safları sıklaştıralım." "Gemiyi terk etmeyelim." "Görev beklemeyelim, görev alalım." gibi elbette bir partinin genel başkanının önceki dönem, mevcut milletvekillerine, il başkanlarına söyleyebileceği ama bunun çatısının kendi siyasi partisinin çatısı olması gerektiği bir yerde, bir baktık, Recep Tayyip Erdoğan Beştepe'de, 84 milyonun vergileriyle bedeli ödenen bir yemek veriyor kendi partisinin eski milletvekillerine, il başkanlarına. Tarafsızlık yemini etmiş birisi kendi partisi için seçim startı veriyor motivasyon verici kelimeler söylüyor.
Vallahi, biz Türkiye adına utandık, demokrasimiz adına utandık; partimiz adına sevindik. İktidar partisi buna tenezzül eder hâle geldiyse, bu tükenmişlik içindeyse, eski il başkanlarına, eski milletvekillerine kendi çatısı altında bir yemek veremiyorsa, Adalet ve Kalkınma Partisinin çatısını, Genel Merkezini o motivasyona yeterli görmeyip bunun için hepimizin vergileriyle -hepimizin vergileriyle maaşları ödenen personel- yapılmış -işte, "Külliye" diyorlar- saraydan, kaçak saraydan ve oradaki atmosferden iktidarı sürdürme mededi umuyorlarsa biz buna CHP olarak memnunuz ama Türkiye adına ve demokrasimiz adına utanç duyduğumuzu ifade etmek isterim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Dün, Sayın Erdoğan, "Gençleri anlamıyorsunuz. Gençleri anlamayanlar dönüp kendisine baksın." gibi sözler söylemiş, ben de kendisine diyorum: "Dönün, kendinize bakın." Dün Çağlayan Adliyesinde Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin davası vardı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - CERN'den kabul alan dâhi öğrencimiz Mehmet Velat İnci ve yine Münih Ludwig Maximilian Üniversitesinden kabul alan deha fizikçimiz, dâhi fizikçimiz Kaan Bozgül de oradaydılar. Avukatlarına çıkarma cezası, "Dışarıdan başka avukat gelsin, ben bu avukatları azlettim." diye fahiş hukuki hatalar, en sonunda bu arkadaşların yurt dışına çıkış yasaklarının aynen sürdürülmesine dair verilen korkunç bir karar... Gençleri anlamayan varsa yirmi yıl sonunda Türkiye'yi bu hâle getiren Recep Tayyip Erdoğan ve onun dayattığı saray rejiminin, saray yargısının vardığı noktadır. Bunu da tarih önünde bir kez daha kaydediyoruz.
Sayın Başkanım, bugün gazetelerin manşetlerinde var. Recep Tayyip Erdoğan "Ben ihalelere imza atmam." diyordu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 17 Aralık 2021'de bir Cumhurbaşkanlığı kararı almış, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına yollamış ama kararı yayımlamamış. Niye yayımlamamış? Çünkü Cumhurbaşkanı kararnameleri yayımlanıyor, ayrıca Cumhurbaşkanınca Resmî Gazete'de yayımlanması uygun görülen karar ve genelgeler yayımlanıyor. Bunu uygun görmemiş. Biz buna eriştik, bunu basınla paylaştık; imza atmıyordu ya kendisi ihalelere. Ulaştırma Bakanına diyor ki: "Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Savaştepe Otoyolu Projesi'nin Kınalı-Malkara kesiminin söz konusu proje kapsamında yap-işlet-devret modeliyle yaptırılmaktadır."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - "Sen, ek iş olarak bu amaca matuf Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından mevcut maliyet artış tavanının artırılması, ilave işletme süresi ve trafik garantisi verilmesi de dâhil diğer ilgili hususları görevli şirketle müzakere ederek mutabakatı sağla, müteakip gerekli sözleşme değişikliklerini yap." diye emir veriyor. Şimdi, Cumhurbaşkanı imza atmıyordu ya, atadığı Bakana "Geçiş garantisi de dâhil, sözleşme artışları dâhil görüş, ihale yapmadan ilgili şirketle mutabakata var, sözleşme değişikliklerini yap." diye talimat veriyor. Bunu milletimize şikâyet ediyoruz ve diyoruz ki: Bazı kararlar yayınlanıyor, bu karar neden yayınlanmamış kardeşim? Neden yayınlanmamış? Bunu milletimize şikâyet ediyoruz ve bununla ilgili açıklama bekliyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Son konum şu Sayın Başkan: Geçen hafta Adalet ve Kalkınma Partisinin kapalı bir toplantısında, milletvekillerine yönelik Recep Tayyip Erdoğan'ın kullandığı bazı ifadeleri perde arkası yazdılar, biz de okuduk. Diyor ki: "Biz 5-6 ağaç kestik, bize dünyayı dar ettiler Gezi'de; İBB 73 tane ağaç kesmiş, bunun üstüne gidin." Bugün de bazı arkadaşlar üstüne gitti. Bu fırsattan istifade şunu söyleyelim: Kesilen ağaçlar, mantar tabanlı ağaç kanserine neden olan, arkadaşların ifadesiyle, Covid gibi çok kolay bulaşan, temasla bulaşan, yağmur suyuyla bulaşan bir hastalığa sahip. Bu konuda, AK PARTİ o ağaçlardan kesmiş mi? 2013'e kadar 56 tane ağaç kesmiş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sonra, Gezi'den sonra bir fobi gelişmiş, ağaç kanser, inadına kesmemiş, daha doğrusu korkusundan kesmemiş. 2018 yılından, 2019 yılından sonra 4 no.lu Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu 25 Haziranda yazı yazmış. Kime? İstanbul Valiliğine. Ne demiş? "Kanserli ağaçlar kesilmezse bütün ağaçlar gider, gereğinin yapılmasına talimat verin." İstanbul Valisi ne yapmış? İstanbul Büyükşehir Belediyesine "73 tane ağacı kesin." diye yazı yazmış. Tarih, 14 Temmuz 2020. İBB'nin kestiği 73 ağaç; Valiliğin yazısı, Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun kararıyla kanserli ağaçlarmış, TEMA Vakfı da bu ağaçlar için mümkünse önce karantina önermiş ve bu doğrultuda kesilmiş 73 ağaç. Ne olmuş? Reis baltayı taşa vurmuş.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Başkan.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ne olmuş? Geçen hafta onun talimat verdiği kapalı toplantıdan kendine görev bilen, buraya gelen "Sen bu 73 ağacı niye kestin?" "Ağaçları nasıl kesersiniz?" diyenler, 14 Temmuz 2020'deki İstanbul Valiliğinin yazısıyla -onu, İstanbul Valisini ben atamadım, onu da size talimat veren Recep Tayyip Erdoğan atadı- bu kanser olan 73 ağaç kesilmiş. Tayyip Erdoğan baltayı taşa vurmuş, görevlendirdiği milletvekili tutanak önünde mahcup olmuş.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)