| Konu: | Berat Kandili'ne, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz'un HDP'ye yönelik sözlerine, Mardin'in Kızıltepe ilçesi Tepebaşı Mahallesi'ndeki Mehmet Sincar Parkı'nın adının kayyum tarafından değiştirilmesine, Denizli Milletvekili Cahit Özkan'ın asgari ücrete yönelik açıklamasına, Musa Anter ile Kemal Kurkut davasına ve bir yıldır hasta bakmayan Doktor Alim Çökük'ün neden yılın hekimi seçildiğini öğrenmek istediğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 68 |
| Tarih: | 17.03.2022 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Bu gece Berat Kandili. Tüm halklarımızın Berat Kandili'ni kutluyor ve kandilin barışa, adalete ve özgürlüğe vesile olmasını temenni ediyorum.
Sayın Başkan, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, dün, ileri geri konuşmuş. Onun sözlerini bir daha söyleyerek meşrulaştırmayacağım ama haddi olmayan, göreviyle hiçbir şekilde bağdaşmayan, partimize dil uzatan sözlerini neresinden tutalım bilmiyoruz. Devletin bir memuru Türkiye'nin 3'üncü büyük partisine kendince had bildirmeye çalışıyor. Sanırım, İçişleri Bakanı Soylu gidici, bunun da onun yerinde gözü var, öyle anlaşılıyor ya da gelecek seçimlere hazırlanıyor çünkü bu dönemde AKP adaylığı, sanırım, HDP düşmanlığıyla ölçülüyor. Açıkçası... Ya da koltuğu sallantıdadır, hangisidir bilemedim. İşte, "parti devlet anlayışı" dediğimiz mesele tam da burada ortaya çıkıyor. Kocaeli'nin dünya kadar sorunu dururken kendisi Türkiye siyasetine dair söz kuruyor. Sanayi atıklarıyla ilgili ya da Kocaeli'nin sorunlarıyla ilgili bir sözünü duymadık ama partimize dil uzatmayı biliyor. Kendisini buradan muhatap almadan söylüyorum: Bir memurun, bir valinin bize karşı söz söyleme haddi de yoktur, hakkı da yoktur; biz meşruiyetimizi halktan alırız. Bunu da böyle bilsin.
Diğer bir mesele, kayyum. Yine, Mehmet Sincar'ın adının verildiği parkın adını değiştirdi -ve ne yapmış adını bulacağım- Tepebaşı Mahallesi'nde bulunuyor, Tepebaşı Parkı olarak değiştirmiş. Ya, Mehmet Sincar bu ülkede Parlamentoda bulunan bir milletvekiliydi. JİTEM ve Hizbullah tarafından faili meçhul bir cinayetle öldürüldü, katledildi ve bu Parlamentonun en büyük ayıplarından, utançlarından biri, hâlâ Mehmet Sincar'ın katillerinin tamamı bulunmadı ve yargılamada bir sonuç çıkmadı. Bu yapılmadığı hâlde, Mehmet Sincar'ın faillerini aramayan, bu işin üstünü örten devlet ve iktidardaki partiler, o dönemden bugüne, şimdi atadıkları kayyumlarla o ilin milletvekilinin adını parklardan kaldırıyor. İşte "Kürt düşmanlığı" dediğimiz tam da budur. Ama Mehmet Sincar bu halkın vekili olarak katledildi, o bizim vekilimiz olarak kalacak ve yüreklerdeki yerini, kalplerdeki yerini hiç kimse silemeyecek.
Dün, Cahit Özkan yine konuşmuş "Asgari ücrete tekrar zam yapılabilir." falan demiş, açıkçası "Ezdirmeyeceğiz." demiş de eziliyor vatandaş vallaha. Kendisi herhâlde bilmiyor. Pencereden de mi dışarı bakmıyor? Arabadan arada bir dışarı baksa iyi olacak aslında, kendisine öneriyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Toprakta yetişen marulun bile 9 lira olduğunu bilmiyor herhâlde, "Ezdirmeyeceğiz." diyor. Biz, Halkların Demokratik Partisi olarak bu konuda kanun teklifi de verdik. Üç ayda bir asgari ücret tekrar değerlendirilmeli ve günün koşullarına uyarlanmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa, asgari ücret, belirlendikten iki ay sonra açlık sınırının altına düştü. "Ezdirmeyeceğiz." hamasetini bırakarak bir an önce teklifimizi gündeme alın ve asgari ücreti bir daha belirleyelim.
Musa Anter davası devam ediyor Ankara'da ve zaman aşımına altı ay kaldı. Kürt halkının bilge isimlerinden olan Ape Musa'nın davası da cezasızlıkla sonuçlandırılmak üzere. İşte, yargıyı aparat olarak kullanan iktidar, geçmiş partilerin, iktidarların döneminde yaşanan cinayetleri de işkenceleri de cezasızlıkla sonuçlandırarak aslında, bu konudaki sorumluluğu da üstüne alıyor ve iradesini de ortaya koyuyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Cezasızlık politikalarındaki ısrar, işte, Kemal Kurkut gibi, gözler önünde, kameralar önünde "Nevroz"da katledilen bir gencin davasında "Ceza verilemez." kararı çıkarabiliyor. Bu vesileyle, ben sevgili Kemal Kurkut'u da sevgiyle, acıyla anmak istiyorum. Evet "Nevroz"da, her "Nevroz"da "Kemal Kurkut" adı asla unutulmayacak, anılacak ve bu yargı asla bunun hesabını ileride veremeyecek diyorum.
Son olarak, Erdoğan'ın ödül verdiği yılın hekimi Doktor Alim Çökük'e ulaşılamıyor. Kayıp, gerçekten kayıp -onlar doktorları dışarıya davet ededursun- yılın hekimi seçilmişti ve Erdoğan ona vermişti.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum.
BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Cumhurbaşkanı ödülünü vermişti.
En zor koşullarda çalışan hekimler her gün hakaretle tehditle bu ülkeden kovulurken, sağlık sistemini ayakta tutmaya çalışırken Çökük'ün bir yıldır hasta bakmadığı tespit edilmiş ve diğer sağlık çalışanlarının iş yükü artıyor ve Covid-19 servisinde hasta bakması gerekirken görevini hiç yerine getirmediği anlaşılıyor. Evet, hakikaten niye yılın hekimi seçildi? Bunu soruyoruz ve nereden cesaret alıyor, bunu da kamuoyunun takdirine sunuyoruz.
Teşekkür ediyorum.