GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 14 Mart Tıp Bayramı'na, rehin tutulan Selçuk Mızraklı ve İdris Baluken'in Tıp Bayramı'nı kutladığına, sağlıkta şiddete, Bandırma Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Başhekiminin grevdeki doktorlara yönelik sözlerine, gıda krizi tehlikesine, iktidar partisinin kaymakam, müftü ve jandarmayla seçim çalışması için gittiği Siirt'te köylüleri tehdit ettiğine ve kadın cinayetlerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:66
Tarih:15.03.2022

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Dün 14 Mart Tıp Bayramı'ydı ve sağlık emekçileri üç gün boyunca acil sağlık hizmetleri dışında büyük grev kararı aldılar, iş bırakma kararı aldılar. Ben, öncelikle, bu kararlarını, direnişlerini selamladığımızı ve kendilerine yönelik hakaretamiz sözleri şiddetle kınadığımızı, bunun kabul edilemez olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Tabii, bizim doktorlarımız da halkın doktorları da maalesef şu anda rehin tutulmaya devam ediliyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanımız sevgili Selçuk Mızraklı ve önceki dönemlerde Grup Başkan Vekilimiz olan Doktor İdris Baluken'i bütün grubumuz adına ve halkımız adına özel olarak selamlayarak bayramlarını kutlamak istiyorum.

Şimdi, açıkçası, Denizli'de bir hastanın hekimi rehin alma çabası, sağlıkta şiddetin geldiği aşamayı çok net gözler önüne seriyor. Diğer bir görüntü dün, Bandırma Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşandı. Büyük grevlerinin başında olan hekimleri, tehdit ve hakaretle engellemeye çalışan başhekimin sözleri ibret vericiydi. Twitter'a da yansıyan görüntülerde Başhekim Muzaffer Şenveli'nin hastanedeki güvenlik görevlilerine hitaben, görüntüleri çeken doktoru kastederek "Şunu da hemen paketleyin, alın, götürün." sözleri kamuoyunda bir infiale ve büyük bir tepkiye sebep oldu. Evet, "Paketleyin." diyen Başhekimin cesareti nereden aldığını söylememize gerek yok herhâlde, hepimiz gayet iyi biliyoruz. Bir ülkenin Cumhurbaşkanı sağlık emekçilerini hedef gösterirse başhekimler de bu şekilde devam ettirir.

Sayın Başkan, çok ciddi bir gıda krizi tehlikesiyle yüz yüzeyiz. Türkiye İstatistik Kurumu şubat ayı tarım ürünleri üretici fiyat endeksini, Tarım-ÜFE'yi açıkladı. Buna göre ÜFE şubatta aylık bazda yüzde 13,74 artarken yıllık bazda yüzde 68,49 yükseldi. Böylece endeks, yıllık bazda yeni bir rekor daha tazeledi.

Tarım-ÜFE bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 30,61 ve on iki aylık ortalamalara göre de yüzde 30,88 artış kaydetti. Sektörlerde bir önceki aya göre; balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 7,40, tarım ve avcılık ürünleriyle ilgili hizmetlerde yüzde 13,49 ve ormancılık ürünleriyle ilgili hizmetlerde de yüzde 26,22 artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre; canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 4,67, çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 11,72, tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 19,95 artış gösterdi.

Evet, gıda krizi kapıda ama yetkililer bunu duymuyor. "Porsiyonları küçültün." diyorlardı geçen sene, bu sene "Yemeyin." diyecekler, "Zaten sizin yerinize biz yiyoruz." diyorlar.

Bakınız, yoksul sayısı bir yılda 4,5 milyondan 11 milyon kişiye yükseldi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre, devlet yardımı alan yoksul hanelerde yaşayanların sayısı bir yılda 2,5 kat arttı. 11 milyon kişi yardıma muhtaç yaşıyor. Bu, dehşet verici bir rakamdır hakikaten. Devlet yardımı alan yoksul hanelerde yaşayan yoksulların sayısı -bir kere daha söylemek gerekirse tam rakam olarak- 11 milyon 370 bin kişi olarak hesaplandı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Artık yoksulluktan değil, açlıktan söz ettiğimiz günlerden geçiyoruz. Bizim bu konuda verdiğimiz kanun teklifi derhâl gündeme alınmalı ve bu halkı açlıktan hep birlikte kurtarmalıyız.

Sayın Başkan, vekili olduğum ilden bugün bir telefon aldım, ayrıca görüşmeler yaptım. İktidar partisi, seçim çalışmasına başlamış; kaymakam, müftü, jandarma birlikte köy ziyaretlerine başlamışlar. Şirvan'ın Zivzik ve Sarıdana köyüne bir heyet gitmiş. Heyeti açıklayacağım: Bir, müftü; iki, kaymakam; üç, jandarma -işte kolluk gücü- bir de 2 AKP'li encümen üyesi var. Gitmişler, muhtarın evinde toplantı yapmışlar ve bu toplantıda alenen köylüler tehdit edilmiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Muhtarın evinde şunu söylemişler: "Bu köylerden HDP'ye 1 oy bile çıkmamalı." Hatta şunu da söylemişler: "HDP sizi tehdit ederek oy alıyor." Bunlar da demişler ki: "Vallaha, HDP bizi tehdit etmiyor, bizi sadece jandarma gelip tehdit ediyor." Ama buna rağmen, oyların gitmemesi gerektiğini ciddi bir şekilde uyarı olarak söylemişler. Bunu asla kabul etmeyeceğiz. Köylülere yönelik bu tehditlere bu kadar erken başlamanızın büyük kaygınızdan kaynaklandığını biliyoruz ama tehdidi devletin gücünü arkasına alarak yapanlar şunu unutmasınlar ki bu halk sayesinde o koltuklarda oturuyorlar. Siirt'in hiçbir köyüne bu tehditlerle gitmeyin lütfen çünkü Siirtliler bu konuda tehditlere pabuç bırakmaz, kendisi kime isterse onlara oyunu verir. (HDP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Son olarak, kadın cinayetleri hiç bitmeyen konumuz. Evet, Danıştay Savcısı Nazlı Yanıkdemir hakikaten iyi bir mütalaa verdi, 8 Mart gününde verdi, bunu çok anlamlı buluyoruz ve hatta İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmenin yasaya aykırı olduğunu şu kayıtla yapmış: "Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz." ifadelerini kapsayan, Anayasa'nın 6 ve 90'ıncı maddelerine dayanmış. Şimdi, bu şekilde usulsüz çıkılamayacağını Danıştay Savcısı da söyledi ve inanıyoruz ki en kısa zamanda bir karar çıkacak, çıkmalı fakat "İstanbul Sözleşmesi'nden çekildik." diyenler -şimdi önümüze "reform paketi" diye- "Kadına yönelik şiddeti -sözde- çözeceğiz." diye bir iddiada bulunuyorlar. Tabii, onlar bu iddiaları istedikleri kadar ileri sürsünler; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, hiçbir ahlaka, ilkeye, hukuka sığmayan bir karar verdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum Başkan.

BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - "2014 yılında katledilen Hatice Kaçmaz, evlilik teklifini kabul etseydi öldürülmeyecekti." sözünü indirim sebebi yaptılar. Aslında kadınlara şunu söylüyorlar, "Evet, biz, sizler adına cevap veririz." diyorlar ama biz kadınlar da "'Evleri, sokakları, iş yerlerini size dar edeceğiz.' diyenler, elinizden geleni ardınıza koymayın." diyoruz. Sizin erkek yargınızın karşısında her geçen gün daha da büyüyen bir kadın mücadelesi var. Biz, dişimizle tırnağımızla kazandık sözleşmeyi, 6284'ü, nafakayı da kürtaj hakkını da kazandık; bizim kazanımımız. Kimler geldi, kimler geçti, kadın mücadelesi bir kere bile durmadı, yavaşlamadı, giderek çoğaldı. (HDP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)