| Konu: | Tokat'ta geçirdikleri kaza sonucu şehit düşen ve yaralanan askerlere, Rifat Börekçi ile Reşit Galip'in vefat yıl dönümüne, İzmir Gaziemir'de on dört yıldır temizlenmeyen nükleer atıklara; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki öğretmenler, sosyologlar, psikologlar, sosyal çalışmacılar ve hemşirelerin sorunlarına; Boğaziçi Üniversitesine dışarıdan yapılan dekan atamalarına, Basın İlan Kurumunun dokuz yüz gündür Evrensel gazetesine ilan vermemesinin hukuksuzluk olduğuna ve Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Celal Adan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 63 |
| Tarih: | 05.03.2022 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Dün Tokat'ta geçirdikleri trafik kazası sonrası şehit olan Uzman Çavuşumuz İsmail Ergin'e Allah'tan rahmet, ailesine sabır diliyoruz.
BAŞKAN - Âmin.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bugün Tokat Milletvekilimiz, Tokat'ta cenazeye katıldı. Diğer yaralı uzman çavuşlarımıza da bir an önce Allah'tan şifa diliyoruz.
BAŞKAN - Âmin.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, bugün, Türkiye'nin ilk Diyanet İşleri Başkanı Rifat Börekçi'nin vefat yıl dönümü. Millî Mücadele yıllarında Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Beyefendi'nin "Kuvayımilliyecilerin öldürülmesinin caiz olduğuna" ilişkin fetvasına karşı "Ankara Fetvası"yla -idama mahkûm edilmiş- kurtuluş mücadelemizde Mustafa Kemal ve arkadaşlarının her zaman yanında olmuş, 1924'te kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı görevini 1941 yılına kadar üstlenmiş Rifat Börekçi'yi saygıyla, minnetle, rahmetle anıyoruz. Son Diyanet İşleri Başkanının "Keşke Yunan galip gelseydi." diyen fesli deli Kadir'i ziyaret ettiğini unutmadığımızı, Rifat Börekçi gibi Diyanet İşleri Başkanlarına kurumun yeniden kavuşmasını ümit ettiğimizi ifade ediyorum.
Bugün, aynı zamanda, Millî Eğitim Bakanlığı görevini de üstlenmiş, "1933 Üniversite Reformu"nun mimarı Reşit Galip'in de ölüm yıl dönümü; kendisini de minnetle, rahmetle ve saygıyla anıyoruz.
Geçtiğimiz haftalarda Gaziemir'deydim, on dört yıldır temizlenmeyen nükleer atıkların kaldırılması talebini, Çevre Bakanlığınca, yürütme organınca, sarayca duyulmayan talebi bir kez de oradan yükselttik. "İzmir'in Çernobil'i" olarak bilinen ve normal değerin tam 7.291 katı oranında radyasyon yayan radyoaktif atıkların on dört yıldır temizlenmediğini ve bir an önce Gaziemir'in bu atıklardan kurtarılması gerektiğini ifade ediyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde "ek dersli" adı altında istihdam edilmiş öğretmenler, sosyologlar, psikologlar, sosyal çalışmacılar, hemşireler var. Bu personelin sorunları hâlen çözülmedi; Bakan değişti ama sorunlar çözülmedi, sorunlar duruyor. Bakanlığın asli işini yapan bu personelin yıllık izin hakkı, mazeret izin hakkı, görevde yükselme hakkı, iş güvencesi hakkı bulunmuyor. Maalesef, resmî tatillerin olduğu aylarda maaşları fiilen asgari ücretin altına düşüyor. Bu soruna bir an önce çare bulunması için Meclisi göreve davet ediyoruz.
Boğaziçi Üniversitesinin kayyumu Naci İnci'nin geçtiğimiz aylarda protestolara destek verdikleri iddiasıyla görevden aldığı üç dekanın yerine üniversite dışından atamalar yapıldı. Boğaziçi Üniversitesi gibi köklü bir üniversiteye bu yönde dışarıdan müdahalelerin ne kadar olumsuz sonuçlar doğurduğu geçen yıl atanan kayyum rektörün, Melih Bulu'nun yaşattıklarıyla hatıralarda.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu ısrarın ne Boğaziçine ne Türkiye'ye bir faydası vardır. Bu tip kayyum atamalarından bir an önce vazgeçilmelidir.
Bugün Basın İlan Kurumunun Evrensel gazetesine ilan vermemesinin 900'üncü günü. 18 Eylül 2019'dan bu yana, otuz aydır ilan vermiyorlar hukuksuz bir şekilde. Basın tarihinde bu kadar uzun bir cezalandırma yaşanmamıştır. Hiçbir gerekçesi olmayan bu cezalandırmanın bir an önce son bulması gerekiyor. Gazeteleri, televizyonları İletişim Başkanlığı, Basın İlan Kurumu, RTÜK, kamu bankaları aracılığıyla terbiye etme girişiminin temel sorumlusu saray rejimidir, bunun da altını çiziyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, son konum şu: Siz hem yapılan bir toplantıda hem de daha önce kendiniz tutanaklar önünde bize söylediniz, Grup Başkan Vekillerinin Genel Başkanlarını ve partilerinin kurumsal kimliklerini temsil ettiğini, onların söz haklarının kısıtlanmaması gerektiğini savunan bir Meclis Başkan Vekilisiniz, biz bu konuda zaten sizden razıyız.
Biraz önce tabii, varlığından hiç şüphe duymadığımız 20'ye yakın mesajdan bahsettiniz. Ben, dün burada olan arkadaşlarımla tek tek görüştüm, hepsi der ki: "Eğer öyle bir mesajı ben attıysam milletvekilliğinden bugün istifa edeceğim." Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi neyin, ne olduğunu bilen bir parti, öyle bir grup. Diğer gruplardan böyle açıklamalar gelir gelmez, bunu bilmeyiz ama Özgür Özel'in arkasında Başkana mesaj atacak bir grup oturmaz, bunu çok açık olarak söyleyeyim. (CHP sıralarından alkışlar)
Ayrıca yapısal soruna değinerek sözlerime son vereyim. Sayın Başkanım, siz de biliyorsunuz ki bu düzenlemeler bu İç Tüzük'ün tepesinden böyle bastırma işi olduğunda... Biz bunu çok konuştuk.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Milletvekillerinin olduğu gibi, grupların sözcülerinin, Grup Başkan Vekillerinin de ülkenin gündemine dair söylemesi gereken söz ve kullanması gereken bir süre var. Eski Tüzük'ümüzde grup önerileri için onar dakika konuşma varken, Grup Başkan Vekilleri bir on dakikayı kendileri kullanırdı ve o süre gündeme dair değerlendirmeleri tüketmeye kâfiydi. O süreler üçer dakikaya indirildiği gün "Ya delik büyüyecek ya deve küçülecek." dedim ama bu süre bir şekilde olacak ve kanuna geçmek yine salı günlerinde altı buçuk, diğer günlerde en az beş buçuk, altıyı bulacak. Sayın Elitaş "Öyle olmaz, çok kısa sürede kanuna geçeceğiz." dedi. Bakın, olmuyor çünkü bu ihtiyacın tatmin edilmesi gerekiyor, bütün Grup Başkan Vekilleri açısından böyledir, bizim yaptığımız iş budur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - İç Tüzük'ü tepesinden bastırıp muhalefetin, iktidarın, grupların duydukları bu ihtiyacı, kamuoyunun bu beklentisini, grupların bu beklentisini, toplumun bu beklentisini karşılayacak bir düzenleme elden alındı diye bunlar oluyor. O yüzden benim grubum "Gösterilsin, hemen istifa ederiz." dedi ama diğer gruplardan Grup Başkan Vekillerine haksızlık yapan milletvekillerimiz varsa bunu bilsinler, ben mevkidaşlarımın bu hakkı niye böyle kullandığının kefiliyim.
Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)