| Konu: | Tarım ve Orman Bakanlığındaki görev değişimine, eski Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin tarıma verdiği zararlara, Denizli Milletvekili Cahit Özkan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine, gaziler arası ayrımcılığa ve Vakıflar Bankası emekçilerinin şikâyetlerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 62 |
| Tarih: | 04.03.2022 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Ben de Tarım Bakanının değişmesiyle ilgili sözlerime başlamak isterim. Tabii, nezaketen gidene teşekkür, gelene başarılar diliyoruz. Ama gelenin ve gidenin bir şeyi değiştirmeyeceğini, rejimin, tek adam rejiminin ortaya bıraktığı alan içinde yapılacakların hiçbir fayda etmeyeceğini ve bütün anketlerde AK PARTİ'nin en başarısız olduğu üç alandan ve en başarısız Bakan olarak çıkan, değişimi altı aydır beklenen bir Bakanın değişiminden sonra burada yazılmaya çalışılan gerçek dışı bir başarı hikâyesinin toplumsal bir karşılığı olmadığını da biliyoruz.
Rejim şöyle bir noktada: Bakan, görevinden affını talep etmiş, o da kabul edilmiş; böyle istifa edemezsiniz. "Görevden aldım." da demezler, "O affını talep etti, ben uygun gördüm." Bakın, beyler, bakın, bugün Sayın Binali Yıldırım'la beraber sabahleyin 9.30'da ineceklermiş, Erzincan'da gün boyu faaliyet yapacaklarmış. Kendisi sosyal medyadan bugün Erzincan programını duyuruyor, akşamleyin Resmî Gazete'de af talep etmişti, bunu yaptı. Af talep edecekse niye program duyuruyorlar? Vatandaş bu çağrıya uysa sabahleyin "Selamsız Bandosu" gibi Erzincan Havalimanı'nda, Bakan o saatlerde devir teslim yapıyor. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Öbür Bakana birazdan burada kürsümüzü emaneten vereceğiz çünkü bu Meclisten yetki almadı, bu Meclise karşı sorumlu değil, soru önergelerini yanıtlamak için gelmeyecek, gensoru veremeyeceğiz, kendisini savunmaya gelmeyecek, görevden alamayacağız; bir kürsü emanet edeceğiz, yemin edecek, değişen hiçbir şey olmayacak.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - O af talep etmiş, beyefendi affını kabul etmiş; millet affetmeyecek, sandıkta affetmeyecek, biz affetmeyeceğiz. Özellikle "Orman yangınları için uçak lazım." denildiğinde "Bu coğrafyaya uçak lazım değil." deyip yangınların 3'üncü günü fellik fellik uçak aramamızı unutmayacağız. Bu ülkede tarıma bu kadar zarar veren ve çiftçiye bu kadar borçlanılan bir dönem olmadı, bunu unutmayacağız.
Bu Bakanın karnesine bakarsanız, çiftçiye 47 milyar TL bu sene borçlu gidiyor ama AK PARTİ'ye bakarsanız, 400 milyar TL borcunuz var. Kanunun çıktığı tarihten itibaren millî gelirin yüzde 1'ini değil de en yüksek olduğu yıl yüzde 0,61'ini verdiniz, bu sene yüzde 0,33'ünü veriyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yani ödemeniz gerekeni o tarihten bugüne kadar sadece enflasyon hesabına vuracak olursak ödenmesi gereken destekleme 804 milyar TL, ödenen 228 milyar TL; aradaki farkı siz çiftçiye değil, başkalarına verdiniz, para kenarda durmadığına göre, tamtakır kuru bakır. Eğer, dolar üzerinden hesaplasaydınız 960 milyar TL destekleme vermeniz gerekiyordu, verdiğiniz destekleme 228 milyar TL. Bu durumda, çiftçinin, bu dünyada da öbür dünyada da iki eli yakanızdadır. "O af talep etti, biz affettik." onu affedeni affetmeyecek, bugünkünü atayanı affetmeyecek, hakkını sizde bırakmayacak, sandıkta da hesabını sizden soracak. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Başkan.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - İkinci bir mesele: Cahit Özkan öyle şeyler anlatıyor ki ya -Cahit Özkan'ın bu anlattıklarında- hakikaten insan istiyor ki Meclis olarak gizli oturum yapalım, dünyaya rezil olmayalım. Türkiye'de işler böyle gidiyor mu? Buna kim bakacak? Bütün dünyada bir şey var, ülkelerin kredi risk primleri var; CDS. Bir ülkeye para verirken ona bakıyorlar. Türkiye'nin risk pirimi bugün 30 puan daha artarak 650'ye geldi, tarihinin en yüksek risk primlerinden birini yaşıyor. Bugün için Türkiye Eurobond'la borçlanırken yüzde 8,5'la para veriyorlar, Amerika'ya yüzde 1,7; Almanya'ya eksi 0,23. Şimdi, Türkiye'ye borç verirken yüzde 8,5; dünyanın en yüksek oranı yani bugün Türkiye'yi...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım, dünyada savaş var, bütün dünya ülkeleri için var; corona var, bütün dünya ülkeleri için var, bütün dünyada risk primi en çok artan ve en pahalıya borçlanabilen ülke biziz. Bu durumda hâlen daha, o eşsiz çabayla bir başarı hikâyesi anlatmaya çalışmak, ancak ve ancak bizleri olduğu gibi, Türkiye'ye de dünyayı güldürür. Bu risk primini düşürecek doğru bir ekonomi yönetimine, doğru bir güvene ihtiyaç var.
Meclisle ilgili bir iki şey söylemek mecburiyetindeyiz, gaziler arası ayrımcılık. Sayın Başkanım, Kıbrıs gazileri 1.650 TL alıyor. Dün aramış Kıbrıs gazimiz beni "1.400'den 1.650'ye çıktı." arkada kavas arkadaşların odasında o yakındı, ben dinledim; mikrofon açıktı, herkes duydu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (İstanbul) - Bugün için, 15 Temmuz gazilerine 4 bin liranın üzerinde veriliyor, hiçbirini fazla bulmayız ama Kıbrıs gazisini 15 Temmuz gazisinden geriye koymanız doğru değil.
Sayın Başkanım, ben askerliği denizci yaptım. Çıkarma gemilerimiz var bizim; kapak atacağımız yerleri tespit ederken Kıbrıs Savaşı'nı anlatan komutanlardan bir şey duydum, tüylerim diken diken oldu. Bütün dünyada çıkarma gemileri sahile yaklaşırken asker geriye yaklaşır; orayı tahkim ediyorlar, yıkmasın diye arkayı. Bir tek bizim gemilerde öne yaslanıyorlar, o harekâtta en önde çıkmak için. Orada çıkmış, hayatını kaybetmiş, yanı başında vurulmuş, yaralanmış; 1.650 lirayı layık göremez bu Meclis. Buna hep beraber el koyalım. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
BAŞKAN - İnşallah.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Kıbrıs gazisine 1.650 lira veriliyorsa...
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Tamam, Tarım Bakanını varsın, o atasın; Merkez Bankası Başkanını varsın, o atasın; onu affetsin, bunu taltif etsin, bunu bilmem ne yapsın. Ya, Kıbrıs gazisine biz sahip çıkamazsak, bu Meclis bir önergeyle "En yüksek gazi maaşı bütün gazilerin maaşıdır." diyemiyorsa yazıklar olsun bize.
Sayın Başkanım, son olarak...
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Ne kadar gidecek bu Başkanım?
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Senin kadar gider en fazla, daha fazla gitmez.
YUSUF BAŞER (Yozgat) - Böyle bir şey yok ya. Başkan, böyle bir usul yok ya.
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Nereye kadar gidecek? Ya, Başkanım, yoksa bizde konuşacağız. Yani bize Başkanım...
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Neden rahatsız oldun?
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Hayır, verelim de...
BAŞKAN - Bir dakika beyler, bir dakika...
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan takdir eder onu.
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Mutlaka Başkan takdir eder. On beş dakika, yirmi dakika gidelim, ona da herhâlde uyarmayı yapmamız lazım.
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel, toparlayalım.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım...
EMRULLAH İŞLER (Ankara) - Kronometre koyun bakalım ya, böyle bir adalet mi olur? Buranın bir adaleti var ya!
YUSUF BAŞER (Yozgat) - Adaletten bahsediyor, kendi adaletsizlik yapıyor ya! Gitsin... Gitsin basın toplantısı yapsın ya! Allah Allah!
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Vakıflar Bankası emekçilerinden çok sayıda şikâyet alıyoruz. Taşeron düzenlemesi çıktığında bir gecede özel bankaymış gibi bu düzenlemeden yararlandırılmadılar. Geçen yıl asgari ücretin yüzde 30 üstünde alıyorlardı, bu sene zam...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum Başkanım.
YUSUF BAŞER (Yozgat) - Devam etsin ya Başkanım, böyle bir şey yok.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Tabii, edeceğim devam.
EMRULLAH İŞLER (Ankara) - Devam et! Devam et! Akşama kadar devam et!
TACETTİN BAYIR (İzmir) - Sana mı soracağız!
EMRULLAH İŞLER (Ankara) - Hak gasbediyorsun ya! Bizden bir ayrıcalığın yok! Yeter artık ya!
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Tabii edeceğim! Milletin sorununu anlatıyoruz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Geçen yıl asgari ücretin yüzde 30 üstünde alıyorlardı, bu sene artış almadılar, asgari ücretle çalışıyorlar. Ziraat Bankası ve Halk Bankasındakiler kadroya geçti, bu arkadaşlar geçemediler. 4 bin kadar kişinin taşeron statüsünden kadroya geçirilmesini istiyorlar ve bu konuda Meclisten beklentileri var. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu beklentilere yönelik bir düzenlemeyi getireceğiz. Bu konuda bütün milletvekillerimizden, bütün parti gruplarımızdan destek bekliyoruz.
Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)