| Konu: | 2 Mart darbesinin yıl dönümüne, dokunulmazlıkları kaldırılan milletvekillerine, Cumhurbaşkanının Avrupa Birliğine yönelik sözlerine, Sezgin Baran Korkmaz'ın ABD'ye iade talebine, zeytinliklerin maden işletmeciliğine açılmasına, 17 Aralık 2021 tarihinden bugüne kadar ne kadar dolar satıldığını öğrenmek istediklerine ve Aysel Tuğluk hakkında hazırlanan ATK raporuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 60 |
| Tarih: | 02.03.2022 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Bugün 2 Mart, 2 Mart darbesinin yıl dönümü. Neredeyse her aya birkaç darbenin yıl dönümü sığıyor maalesef. Aradan geçen yirmi sekiz yılda hiçbir şeyin değişmediğini aslında dün bir kez daha yaşadık. Ne 1994'te ne 2022'de demokratik bir Meclis yok karşımızda. "Suçsuz ceza olmaz." kuralının bir kez daha bozulduğuna şahitlik ederken biz, Anayasa'nın hukuk devleti ilkesinden nasıl tavizler verildiğini her gün biraz daha deneyimliyoruz. Tabii ki demokrasi açısından son derece acı bir deneyim oldu bizim için. 28 Şubat ve 2 Mart darbecilerinin bayrağını bir kez daha yere düşürmeyen bir Parlamentoyu dün bir kez daha gördük ve yaşadık. Evet, dün, Leyla Zana, Ahmet Türk, Orhan Doğan, Hatip Dicle, Sırrı Sakık ve Mahmut Alınak'tı dokunulmazlıkları kaldırılan ve aynı gün tutuklananlar ama ne onlar boyun eğdi ne de bugün cezaevindeki arkadaşlarımız boyun eğdi; onların onurlu ve kararlı tutumu da sürüyor, biz de onlarla gurur duyuyoruz. Tabii, bir gün önce ne gariptir ki güçlendirilmiş parlamenter sistem bildirisi yayınlayan muhalefetin de bir gün sonra Parlamentonun zayıflatılmasına nasıl bir katkı sunduklarını ve oy kullandıklarını da gördük, şahit olduk. Oylama sırasında çekilen hatıra fotoğrafı ise unutulmayacaklar listesinde; bu hatıra fotoğrafı Meclise de demokratik siyasete de vurulan bir fotoğraftır, bunu tarih unutmayacak diyorum.
Dün, defalarca "AİHM kararını tanımıyoruz." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle bir cümle kurdu: "Avrupa Birliği üyesi ülkelere diyorum ki: Şu anda Ukrayna'yla ilgili gösterdiğiniz hassasiyeti lütfen Türkiye için de gösterin. Yoksa Türkiye'ye de birileri savaş açıp saldırdığı zaman mı Türkiye'yi gündeme alacaksınız?"
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şimdi, gerçekten bunun neresinden tutalım bilmiyorum. Bir yandan Demirtaş ve Kavala kararlarını tanımayan ve AİHM'e meydan okuyan bir Erdoğan ve buna kafa tutan bir Erdoğan, şimdi de Avrupa Birliğinden ve AİHM'den medet umduğunu, beklenti içinde olduğunu ima ediyor, medet umuyor. Evet, ilkesizliğin kitabı çıksa AKP iktidarı dönemini anlatan 20 cilt kitap çıkacağını iddia ediyorum ve bunu ispatlamaya hazırız gerçekten. Erdoğan, AİHM kararlarının uygulanmamasına dair büyükelçilerin açıklamasına sert tepki verirken şimdi Avrupa Birliğine çağrı yapıyor; evet, kendi Anayasa'sını uygulamayan Cumhurbaşkanı Avrupa'dan hukuk mu bekliyor acaba? Bunu da sormak istiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Son sorumuz şu: Defalarca "AİHM kararları neden uygulanmıyor?" diye Meclise verdiğimiz soru önergelerini iade eden irade, AİHM kararlarını uygulayacak mı yoksa sistemden çıkarılma pahasına hukuksuzlukta ısrar mı edecek?
Diğer bir konu Sezgin Baran Korkmaz. Evet, Avusturya'daki Wels Bölge Mahkemesi, bu ülkede tutuklu Sezgin Baran Korkmaz'a ilişkin dolandırıcılık suçu kapsamında ABD'nin iade talebine dair kararında talebi kabul etti ve kara para aklama suçlaması kapsamında ise iade talebini yerinde bulmadı ama dolandırıcılıkta buldu. Şimdi, Türkiye ve ABD tarafından kırmızı bültenle aranıyor. 19 Haziranda Avusturya'nın başkenti Viyana'ya yaklaşık 250 kilometre uzaklıkta bir kasabada gözaltına alınmıştı. Şimdi gözler Avusturya Adalet Bakanında.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Biz soruyoruz: Uluslararası kamuoyunda iadenin ABD'ye yapılacağı hususu tartışılıyor. Yeni bir Rıza Sarraf meselesi mi gündemde? Bu konuda kamuoyuna net bir açıklama yapılacak mı, bunu soruyoruz.
Zeytinlikler meselesi dünden bu yana çok güçlü bir şekilde tartışılıyor. 1 Martta yani dün Resmî Gazete'de bir yönetmelik yayımlandı ve buna göre zeytinlik alanlarında maden arama çalışmaları yapılabilecek ve devamında da bunun rehabilite edileceği yine ayrıntılı söyleniyor. Şunu söylemek isteriz ki bugüne kadar rehabilite edilen bir maden sahası olmadı ve bundan sonra da olmayacaktır. Bilimden, geçmiş deneyimlerden uzak bir yönetmelikle karşı karşıyayız; kanuna aykırı, Anayasa'ya aykırı bir yönetmelikle karşı karşıyayız ve burada kömürden çıkış yerine kömürü doğa pahasına teşvik eden korkunç bir yönetmelikle karşı karşıyayız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu kanun dışı ve doğa düşmanı yönetmeliğin bir an önce iptal edilmesi gerekiyor ve bu, yasa yapma tekniğine de uygun değildir. AKP pandemiyi fırsata çevirerek kanuna aykırı ihalelerin de önünü açmış oldu, şimdi de Ukrayna'daki savaşı bahane ederek zeytinlikleri talana açmıştır; bunu unutmayacağız ve tabii ki bu işin peşini de bırakmayacağız.
Ukrayna savaşının Türkiye'yi nasıl etkilediğini burada anlattık, tekrar etmeyeceğim; en çok etkilenen ülke Türkiye oldu. Şimdi doları TL karşısında güçlendirdi ve hemen hemen Rus rublesi kadar değer kaybetti. Şimdi 14 TL barajını aştı dolar ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, doların 14 TL bandında tutulması için Merkez Bankası tarafından 4 milyar dolar satıldı. Bu miktarda bir satış yapıldı mı?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Resmî açıklamalara göre en son dolar satıldığı 17 Aralık 2021 tarihinden bugüne kadar ne kadar dolar satıldı ve yoksa AKP iktidarı 128 milyar doları çöp ettiği dönemdeki gibi dolar satışını da kamuoyundan gizlemekte midir? Gerçekler bir kez daha açığa çıktığında biz ne kadar milyar dolar kaybedildiğini göreceğiz ve sorularımıza yanıt bekliyoruz.
Son söyleyeceğim Aysel Tuğluk'la ilgili, sevgili arkadaşımız, daha önce bu sıralarda oturmuş ve şu anda ciddi bir hastalıkla boğuşuyor. Sayın Başkan, bu işin bir de insani boyutu var ama ATK'nin son verdiği raporu burada birkaç cümleyle ifade etmek istiyorum. Hakikaten Adli Tıp Kurumu raporunu okuduğumda dehşete düştüm. Bunu hazırlayanlar doktor mu, savcı mı, jandarma mı, emniyet mi, kim bunlar? Doktor değiller, doktor olmadıkları kesin.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitireceğim Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Çünkü "Adli Tıp Kurumu raporu" denilen o pespaye belge, iddianameyi kesmiş, kopyalamış ve yapıştırmış. Böyle bir şey olamaz. "Demans" hastası Aysel Tuğluk'u nörolog görmemiş bile ve bu "demans" hastalığında 1'inci derecede teşhisi koyacak nörologtur, nöroloğun imzası yok, psikiyatristten imza alınmış ve hakikaten Aysel Tuğluk gün geçtikçe çok büyük bir tehlikeyle daha fazla yüz yüze kalma riski taşıyor, derhâl bilimsel ve objektif bir rapor hazırlanması gerekliliğini bir kez daha söylüyorum, bir an önce dışarıda tedavi edilmesi gerekiyor diyorum.
Çok teşekkür ediyorum.