| Konu: | Regaip Kandili'ne, Garip Dede Kültür ve Cemevi Derneğine gelen elektrik faturasına, İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesine sabah saatlerinde düzenlenen baskına, Cumhurbaşkanının AİHM'e yönelik sözlerine, açıklanan enflasyon oranlarına ve Deniz Poyraz davasına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 52 |
| Tarih: | 03.02.2022 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Bugün Regaip Kandili; Regaip Kandili'nin iyiliklere, güzelliklere, barışa, huzura ve kardeşliğe vesile olmasını diliyorum ve tebrik ediyorum öncelikle.
Elektrik zamları can yakmaya devam ediyor. Akıl dışı uygulamalarla ve hakikaten vatandaşın isyan ettiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Akıl dışı uygulamaya bir örnek vereceğim sadece, Garip Dede Kültür ve Cemevi Derneği ticarethane statüsünde kabul edilerek Boğaziçi Elektrik tarafından bir fatura düzenlendi ve bu faturanın miktarı 30.060 TL. Hakikaten cemevlerini fiilen kapatmanın başka bir yolu bu olsa gerek. Bu uygulamayı, bu anlayışı kınadığımızı ve cemevlerinin kapatılmasına asla müsaade etmeyeceğimizi ve bu konuda açıklama istediğimizi beyan etmek isterim.
Diğer bir mesele, bu sabah İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesine bir baskın düzenlendi. Baskının sebebi, yönetici Ferhat Berkpınar hakkında yürütülen bir soruşturma. Hakikaten korkunç bir uygulama, Ferhat Berkpınar zaten gece yarısı sabaha doğru beşte evi basılmış, gözaltına alınmış ama sırf "İHD'de yöneticidir." diye otuz beş yıllık bir kurumun hem de İnsan Hakları Derneğinin kapısı kırılarak baskın yapılıyor ve otuz üç yıllık belgelere el konuluyor. Burada amacın İnsan Hakları Derneğini kriminalize etmek olduğunu ve gece yarısı baskınlarıyla, kapıları kırma uygulamasıyla aslında insan haklarına ne kadar uzak olduklarını bir kere daha ilan ediyorlar. Şimdi, savcılık ve Emniyet şunu gayet iyi biliyor: Ferhat orada yönetici olabilir ama İnsan Hakları Derneği bir kurumdur. Bu, belgelere el koymanın bir başka yöntemidir aslında. İşte, dün Erdoğan "AİHM'i tanımıyoruz, kararlarına saygı duymuyoruz." dedi...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - ...ve garip bir şekilde işte, Kavala'yla ilgili kararını eleştirirken aslında 40 milletvekilimizle ilgili verilen karara, yine Demirtaş Türkiye kararına dair de görüşünü söylemiş oldu. Ne diyor Erdoğan? Diyor ki: "Bizim mahkemeleri tanımayanları biz de tanımıyoruz. Bizim mahkemelerimizin verdiği bir karar var. İşte, o ne demiş, Avrupa Konseyi ne demiş, biz bunu düşünmeyiz, bize saygı duyulmasını isteriz." Ne saygısı ya! Erdoğan ne dediğini biliyor mu? Mahkemeler birbirine saygı duymaz, mahkemeler hukuksal ilkeler içinde yürür, saygı ondan sonra gelir. Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni imzalamış mı, imzalamamış mı; taahhüt etmiş mi, etmemiş mi? Şimdi, çıkıp bir ülkenin Cumhurbaşkanı "Efendim, siz bizim kararlarımızı tanımazsanız biz de tanımayız." diyor. Aslında mealen şunu diyor: "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) bizim mahkeme kararlarına uymak zorundadır, biz onlara uymak zorunda değiliz."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Şimdi, hakikaten Türkiye ihlallerde Rusya'yla yarışıyor ve bu konuda siyaseten iç siyasete malzeme yapan bir anlayışla karşı karşıyayız. Avrupa Konseyinden çıkmak mı istiyorlar? O zaman "AB stratejik hedefimizdir." demesinler. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına saygı duymasanız da uygulamak zo-run-da-sı-nız ya da Avrupa Konseyinden çıkın o zaman, "Avrupa Birliği umurumuzda değil." deyin. Bu beyanları esefle karşılıyoruz.
Sayın Başkan, enflasyon oranları açıklandı, TÜFE ocak ayında yüzde 11,10 artış gösterdi. Evet aralık ayında yüzde 36,08 olan yıllık enflasyon oranı ise yüzde 48,69'a yükseldi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Üretici fiyatları aylık bazda yüzde 10,45 artarken yıllık Yİ-ÜFE yüzde 93,53'e çıktı. TÜİK, bir kez daha halkın sofrasındaki pahalılığı ölçemedi. Gıdadaki artış yüzde 55,61'i gösteriyor, un fiyatı yüzde 100'ü geçti, saray ahalisi bu tablo karşısında utanma duygusunu yitirmiş ama biz halkın karşısına çıkınca hakikaten utanıyoruz, bu hayat pahalılığını iliklerimize kadar yaşıyor ve hissediyoruz. Halkın enflasyonu biliyoruz ki yüzde 100'ün üzerinde. Türkiye 1942 yılına kadar benzer bir hayat pahalılığıyla karşı karşıya. O gün İkinci Cihan Harbi'nin etkisiyle enflasyon uçmuştu, bugün ise 2015'ten beri topluma savaş açan KHK zulmü, rejim ısrarı, saraylı siyasetiyle...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Evet, tamamlayın sözlerinizi.
Son kez açıyorum mikrofonunuzu.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - ...halktan kopan bir iktidar yüzünden hiperenflasyon yaşıyoruz. Evet, Türkiye halklarının geçim sıkıntısı ve enflasyonla mücadelesi; algı operasyonları, kin ve nefret dili, düşmanlık politikalarıyla değil ancak ve ancak üretim ekonomisi, adil bölüşüm ve barış politikalarını hayata geçirmekle mümkündür. Bu imkânı gerçekleştirecek tek parti ise HDP'dir, demokrasi ittifakıdır.
Sayın Başkan, son olarak Deniz Poyraz davasına ilişkin bir gelişmeyi söylemek istiyorum. Cani, katil Onur Gencer CİMER'e "Benim davamı Kayseri'ye nakledin." diye başvuruda bulunmuş. Katil, Cumhurbaşkanından yardım istemiş. Hakikaten bu cüretin arka planını merak ediyoruz yani bir insan gidecek il binamızı basacak, gencecik bir kadını katledecek ve duruşmada çıkıp...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum Başkanım.
BAŞKAN - Son kez açıyorum mikrofonunuzu.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - ...gözümüzün içine baka baka bu katil şunu söyledi duruşma salonunda: "Biraz geç gittim, erken gitseydim oradan birkaç leş daha çıkacaktı." diyerek hiçbir şekilde pişman olmadığını ve arkasındaki örgütlü güce, organizasyona güvendiğini ilan etmiştir. Şimdi, bu davaların nakledilmesinin sanıkları korumak amaçlı olduğunu Ali İsmail Korkmaz'dan, Uğur Kaymaz'dan gayet iyi biliyoruz. Bu yasa maddesi kesinlikle uygulanamaz, kolluk ona "İsmin nedir ağabeyciğim?" demişti, şimdi Cumhurbaşkanından yardım istiyor. Bunu asla kabul etmiyoruz. Katil, İzmir'de cinayeti işledi, İzmir'de yargılanacak ve bugüne kadar hiçbir güvenlik sorunu da zafiyeti de yaşanmadı. Bu, açıkçası örgütlü olduğunu, organizeli olduğunu bir kez daha aslında ifade ediyor ve bu cüreti, bu cesareti nereden aldığını da merak ettiğimizi ifade ediyorum.