| Konu: | TEMA Vakfı kurucusu Hayrettin Karaca'nın 2'nci ölüm yıl dönümüne, Osman Kavala davasına, RTÜK Başkanının uygulamalarını milletin değerlendirmesine sunduğuna, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Naci İnci'nin bazı uygulamalarına ve AK PARTİ'nin Boğaziçi Üniversitesiyle ilgili utancı tarihi boyunca yaşayacağına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 49 |
| Tarih: | 20.01.2022 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Bugün, TEMA Vakfı kurucusu "Toprak Dede" olarak bilinen çevre aktivisti Hayrettin Karaca'nın 2'nci ölüm yıl dönümü. Kendisini saygıyla, minnetle, rahmetle anıyoruz. İklim krizinin tam ortasındayken Hayrettin Karaca ve yol arkadaşlarının uğraşlarının ne kadar kıymetli ve değerli olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Geçtiğimiz hafta içerisinde TEMA Vakfının Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Deniz Ataç, yönetim kurulu üyeleri, uzmanları randevu istediler, ziyaretimize geldiler. Türkiye coğrafyasının dört bir yanında başta maden ve enerji projelerinin çevreye, doğaya duyarsız bir şekilde nasıl zararlar yarattığını, yerel inisiyatiflerin, İçişleri Bakanlığının kanunsuz emirleriyle nasıl bastırıldığını, susturulmaya çalışıldığını anlattılar. TEMA Vakfının siyasi bir vakıf olmadığını biliyoruz, hepimizin geleceğini koruyan bir vakıf. Tüm siyasi parti gruplarını, bilhassa iktidar partisi grubunu TEMA Vakfının uyarılarına kulak vermeye davet ediyoruz.
Sayın Başkan, geçen hafta bu saatlerde Osman Kavala'nın yanındayım, bin beş yüz kırk iki gündür kendisi tutuklu ve kendisinin serbest kaldığı, daha doğrusu Gezi davasından beraat ettiği mahkemede de oradaydım. Hâkimler "Türk milleti adına karar veriyoruz." dediler, herkes ayağa kalktı, karar okundu ve Gezi davasında iddia edilen, FETÖ'cülerin iddia ettiği tüm deliller çürüdü, savcılık makamı iddialarıyla birlikte yerle yeksan oldu ve 3 hâkim birden beraatlerine karar verdi. Sonra, hukuksuz bir şekilde, yedi buçuk saat, kapılar Osman Kavala'nın üstüne kapalı kaldı; yeni bir dava, aynı deliller, yeniden tutuklama.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Recep Tayyip Erdoğan, ertesi gün "Birileri o şahsı beraat ettirmeye kalktı." dedi -ya, o birileri hepimiz adına karar veren yargı mercisi, 3 ağır ceza hâkimi- ve onu salmayacağını söyledi. Dün akşam Avrupa Konseyine yolladığımız savunmada şöyle söylüyor Türkiye Cumhuriyeti: "O dava ile bu dava bir değil. O davadan beraat etti zaten, biz onu saldık -hak ihlali verdiğiniz- bu başka bir dava diyor. Sağır sultan biliyor, hepimiz biliyoruz, çocuklar biliyor -kargalar gülüyor ki- Recep Tayyip Erdoğan, beraat kararına tepkiyle, yedi saat hukuksuz tutarak kendisini Silivri'de, o gün yeni bir tutuklama kararı çıkarttı. O dava bu dava; o deliller çöktü, Kavala'nın tutukluluğu hukuksuz. Türkiye'yi kurucusu olduğu Avrupa Konseyinde hem zor durumda bırakıyorlar hem de olası yaptırımlar hepimizi utandırır, zor durumda bırakır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu hukuksuzluğa hep birlikte karşı çıkmalıyız, itiraz etmeliyiz.
Sayın Başkan, RTÜK Başkanı, bir televizyon kanalı sunucusunun dün akşam ana haberleri sunarken ki tavrını ana muhalefet partisi liderine benzetmiş ve "Hakkında inceleme başlattık." diye "tweet" atmış. Bakın, o kuruluşun bir yıl boyunca yaptığına bakın. Sayın Başkan, eğri oturalım doğru konuşalım, sizin adaletinize, bütün milletvekillerimizin vicdanına seslenelim: Türkiye'de iktidara müzahir medyanın bize söyledikleri ile Halk TV'nin, FOX TV'nin, Habertürk'ün iktidara söyledikleri arasında herhâlde Halk TV'nin aleyhine bir sertlik yoktur. Bakın, Ebubekir Bey'in skoru: Bir önceki yıl Halk TV, Tele1, KRT, FOX TV ve Habertürk'e 71 ceza...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...ama A Haber'e, Ülke TV'ye, Kanal 7'ye, CNN Türk'e sıfır ceza. İşte, iktidarın RTÜK'ünün adaleti bu. Her gün her birimizi hedef gösteren, şeytanlaştıran, küfreden, bütün gece şahsiyetle uğraşan kanalların bir ceza almadığı yerde iktidar partisine karşı bu kanallar 71 kere ceza almışlar. Bunu da milletimizin değerlendirmelerine sunuyoruz.
Sayın Başkan, son olarak Boğaziçi Üniversitesinde bir kayyum var. Önceki kayyum Melih Bulu geldi, direndi, geldiği gibi gitti. Şimdi, yerine Naci İnci geldi; ona en çok fizik bölümü öğrencileri kızıyor "Siz nasıl fizikçisiniz?" diye.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ama Naci İnci, önce Senatodaki üstünlüğü ele geçirmek için, üniversitenin istemediği, yıllardır tartışıp açılmasında fayda görmediği 2 tane yeni bölümü açtı, 2 yandaş dekan üretmeye çalıştı. Şimdi Fen-Edebiyat, İktisadi ve İdari Bilimler ile Eğitim Fakülteleri dekanlarını görevden almış. Gerekçe: Kendisini protesto. Ne yapmış Yasemin Hoca, ne yapmış Özlem Hoca, ne yapmış Rıza Metin Hoca? Kayyumluk binasının önüne çıkmışlar, sırtlarını her gün oraya dönmüşler, "Kayyum rektör istemiyoruz." diye sabit durmuşlar. Böyle bir haksızlık olmaz. Öğrencileri disipline veren, okuldan uzaklaştıran, içeriye polis davet eden, gözaltı yapan, tutukluluk yapan, öğretim görevlilerinin sözleşmelerini yenilemeyen ve yüz altmış yıllık bir geleneği, dünyanın sayılı üniversitelerinden biri olan Boğaziçini gitgide gerileten bu kayyum rektöre karşı oradaki onurlu direnişin arkasındayız, öğrencilerin arkasındayız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Aralarındaki duvara rağmen ezberden satranç oynayan fizik bölümü öğrencilerinin tecritte tutulduğu günlere biz yandık, aileleri yandı. Biri AK PARTİ'nin Sarıyer Kadın Kolları İlçe Başkanıydı, öbürü Recep Tayyip Erdoğan'ın otuz beş yıllık yol arkadaşıydı ama "İllallah." dediler, istifa ettiler "Benim çocuğumdan terörist çıkaran bu iktidar anlayışı bizim çıktığımız yol değildir." dediler. Kibirli bu güç zehirlenmesine onlar isyan ettiler. Onlarla birlikte, tüm Boğaziçi öğrencileri ve aileleriyle birlikte bu faşist yönetime direnmeye biz de devam edeceğiz. Gün gelecek Boğaziçi yine eski parlak günlerine kavuşacak, AK PARTİ de bu utancı tarihi boyunca yaşayacak. (CHP sıralarından alkışlar)