| Konu: | Hakkâri Yüksekova'da şehit düşen Jandarma Uzman Çavuş Ayberk Soyutemiz'e Allah'tan rahmet dilediğine, CHP Bayburt İl Başkanı Necip Erel'in vefatına, Osman Kavala davasına, Enes Kara ve Bahadır Odabaşı'nın intiharına, yoksul çocuklar üzerinde baskı kuran yapıları deşifre edeceklerine, Sezen Aksu'ya 2017 yılındaki bir parçasının sözlerinden dolayı sosyal medyada başlatılan linç girişimine, sağlıkta şiddete ve sağlıkçılara verilen sözlere, İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu'nun yaptığı gündem dışı konuşmasındaki bazı ifadelerine ve Mersin Büyükşehir Belediyesiyle ilgili ortaya atılan iddialara ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 47 |
| Tarih: | 18.01.2022 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde, Şehit Bebek Mustafa Bedirhan Üs Bölgesinde nöbet sırasında yaralanan ve kaldırıldığı hastanede şehit olan Jandarma Uzman Çavuşumuz Ayberk Soyutemiz'e Allah'tan rahmet, milletimize de başsağlığı diliyorum.
Uzun süredir tedavi gördüğü karaciğer kanserine yenik düşerek hayatını kaybeden Bayburt İl Başkanımız Necip Erel'i hafta sonu son yolculuğuna uğurladık. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı dilerken çeşitli siyasi partilerin çok çeşitli mecralarda konuyla ilgili taziye dileklerini okuduk, dinledik; kendilerine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Dün, İstanbul'da, tek tutuklu sanığın Osman Kavala olduğu, Gezi davasının ve Beşiktaş Çarşı davasının bir torba dava olarak bir kez daha birleştirildiği, aslında yargılanan herkesin çeşitli kademe mahkemelerde ayrı ayrı beraat ettiği ama kendisini hukuk sistemimizde olmayan bir jürinin başkanı olarak gören Recep Tayyip Erdoğan tarafından "Birileri bunları beraat ettirmeye çalıştı." diyerek, hâkimler tarafından, Türk milleti adına karar verdiği söylenen ve altında imzaları olan hâkimler tarafından serbest bırakıldıktan saatler sonra aynı suçlamalar, aynı delillerle, yeni bir iddianameyle Osman Kavala'nın tutukluluk hâlinin devam ettirildiği ve bu zulmün bin beş yüz kırk gündür sürdüğü davanın duruşmasını takip ettik. Avrupa Konseyinin bu konudaki savunma talebinin son günlerine birkaç gün kala, ülkemizin kurucusu olduğu Avrupa Konseyinden yaptırıma maruz kalacak olması gibi başlı başına bir skandalın...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...ve hepimizi rencide edecek, üzecek olan bir sürecin içinde, bir sayın hâkimin karşı oyuna rağmen, 2'ye 1 oyla ve bir hukuki karardan çok, hepimizin gözünün önünde cereyan eden bir saray talimatıyla tutukluluk sürdü, yargılama sürüyor. Bu ayıbın bir an önce sona ermesi gerektiğini tutanaklar altında, tarih önünde bir kez daha kayda geçirmek isteriz.
Pek çok intihar olayıyla her birimizin yüreği yanıyor. Enes Kara ve Bahadır Odabaşı kardeşlerimizin intiharlarıyla sarsıldık. Bu ülkenin gençlerinin hayattan beklentilerinin düştüğünün, umutlarını yitirdiklerinin, 100 gençten 70-75'inin kendisine yurt dışında bir hayal kurduğunun tüm partilerin önünde olan anket sonuçlarına yansıdığı bir dönemde siyasetin, Parlamentonun bu meseleyi temel meselesi olarak gündemine alması gerektiğinin altını çizmek isteriz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yüksek KPSS puanlarına rağmen, iktidar partisinin kendisine yakın kurum ve kuruluşların listelerinde yer almadığı ya da "birtakım istihbarat raporları" diye kişilerin alınlarına da ilave bir sosyal leke ve kara sürüldüğü bir süreçte 18, 20, 22 yaşındaki kişiler haksız mülakat puanlarıyla elenmektedir, bu büyük bir infial yaratmaktadır. Enes'in ölümünden önce bıraktığı, içleri dağlayan videodaki mesajlardan sonra umutsuzluğa kapılan gençlere yönelik yaptığımız çağrıyla 100'ün üzerindeki gencimizin ki bunları önümüzdeki dönemde Parlamentoyla, gruplarla paylaşacağız... Türkiye'nin dört bir yanından, son derece sakıncalı, pedagojiyle bağdaşmayan, barınma hakkıyla bağdaşmayan, kişi hak ve özgürlükleriyle bağdaşmayan, ibadet özgürlüğüyle bağdaşmayan, yoksulluğu bir fırsat olarak görüp, bunu bir cendere olarak görüp yoksul çocuklar üzerinde baskıya dönüştüren bu yapıları deşifre etmeye, bu yapıların yaptıklarını Parlamento üzerinden milletimize şikâyet etmeye kararlıyız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Liyakatin ayaklar altına alındığı bu süreçte, gençlerimiz üzerindeki baskıların ve onların üzerindeki umutsuzluğun mücadelesini hep birlikte vereceğiz; bu konuda tüm siyasi partilere görev düştüğünü bir kez daha ifade etmek istiyorum.
Sayın Başkan, son dönemde iktidar partisi ve onun arkasında duran güçler ve onların medyası memlekette korkunç bir linç kültürünü geliştirmeye ve yükseltmeye çalışıyorlar. Bir sanatçının, Sezen Aksu'nun 2017 yılında çıkardığı bir albümün 2022 yılının Ocak ayında fark ediliyor olmasına inanmamızı bekliyorlar ve buna tepki göstererek sanatçıları yıldırmaya, sanatı ablukaları altına almaya, toplumu korkularıyla sindirmeye çalışıyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel, toparlayalım.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sanat elbette sanatçılar tarafından icra edilir, toplum beğenir ya da beğenmez, bu takdir herkesindir ama ülkeyi şu duruma getiremezsiniz: 2017 yılında bandrol alıp denetimden geçip çıkmış, kimsenin söz söylemediği bir şarkı sözüne 2022 yılında "Biz yeni duyduk." deyip uyguladığınız baskı, beş yılda memleketi getirmeye çalıştığınız sürecin kendisine işaret ediyor; buna teslim olmayız. Hangi görüşten olursa olsun, hangi fikirden olursa olsun sanatçıların linçine -evlerinin önünde- size müzahir, kendileri suç odağına dönüşmüş bazı yapıların protesto çağrılarına sessiz kalanlara söyleyecek sözümüz şudur...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Özel.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ..kim söylerse söylesin, ne söylerse söylesin şiddete çağırmadan ve şiddet içermeden her fikir özgürce söylenebilir; bu baskınıza teslim olmayız.
Son çağrımız şudur: Sağlıkta şiddet ve sağlıkçılara verilen sözler, ikisi bir yerde ele alınmak durumunda.
Aralık ayı içinde Sayın Bakan geldi, burada gruplardan destek istedi, destek verildi; sağlıkçıların bir kısmıyla ilgili düzenleme yapıldı. "Daha iyisini yapalım." dediler, "Olur." dedik, geri çektiler ama bir ay geçti, sağlıkçılara verilen söz, Parlamentoya verilen söz tutulmuyor. Sağlık Bakanı "Ben de istiyorum, görev Parlamentonun." diyor.
Kendi gündemimize hâkimsek kimden ne bekliyoruz? Sağlık Komisyonu ne bekliyor? Gruplar, iktidar partisi grubu ne bekliyor? Bu konuda verilmiş sözler niye tutulmuyor?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım, son...
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ayrıyeten, daha dün yaşanan, biraz önce siyasi parti gruplarının da eleştirdikleri, bizim de yüreğimizi sızlatan bir sağlık çalışanına şiddet görüntüsü ortada. Sağlık alanındaki meslek örgütlerini dinlemiyorsunuz, oradaki sendikaları dinlemiyorsunuz, sağlıkçı vekilleri dinlemiyorsunuz; "Biz yaptık, oldu." dediğiniz sağlığa yönelik, sağlıkta şiddete karşı hiçbir mücadele kanunu işlemiyor. Bir kez olsun ortak akılla hareket edelim ve bu işe son verelim.
Sayın Başkanım, iki tane de sataşma niteliğinde konuşma oldu. Biz eleştiriyi hak gören bir muhalefet partisi olarak yerel yönetimlerimizin de eleştirilmesini hak görürüz ancak İzmir'deki yönetimi olur olmaz sözlerle eleştirenlere, İzmir'in karşısına çıkıp da aldıkları oyları hep hatırlatırız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın milletvekilimiz daha iyi yöneteceğini iddia ediyorsa -şahsına son derece de saygılıyım- aday olur, İzmirli seçmenler gelecek seçimde karar verir.
Mersin Büyükşehirle ilgili bir sürü iddia oldu, biraz önce onlar da yenilendi. Sayın Başkan, 28 Ocak 2021, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 3 değerli müfettişi, altında imzaları var, hani ne derler, daha dumanı üzerinde... İlgili paragrafı okuyorum: "Personellerin görevlendirilmesinde, herhangi bir siyasi, din, dil, ırk, cinsiyet, özel durum ayrımcılığının gözetilmediği, çalışanlarla iletişim içinde bulunulduğu, işçileri yıldırmaya yönelik ve psikolojik taciz amaçlı sistematik bir uygulamanın yapılmadığına rastlanmıştır." diyor müfettiş. Aile Bakanlığının müfettişi bunu diyorsa Cumhur İttifakı'nın vekilleri Mersin'e iftirayı bıraksın artık. (CHP sıralarından alkışlar)