| Konu: | Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 36 |
| Tarih: | 14.12.2021 |
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkanım, çok uzatmadan şunu söyleyeyim: Cumhurbaşkanlığının bütçesi görüşülüyorsa, bu sistem OHAL şartlarında referanduma götürülürse -ki dünya demokrasilerinin birçoğunda bu anayasal olarak yasaktır- yani OHAL şartında değiştiyse, öncesinde, sırasında, sonrasında bir sürü hukuksuzluk, eşitsizlik varsa, kamu imkânları bu rejim değişikliği lehinde orantısız kullanıldıysa -100 billboardun 99'u, TRT'nin yüzde 72'si falan- zaten sistem bir meşruiyet tartışmasıyla başlar. Bunun üzerine, atanmış-seçilmiş tartışmasında, tartışmayı maalesef, atanmışların tutumları, tavırları ve üslupları belirlemektedir. Öyle bakanlar geliyor ki buraya -olumlu örneklerini tutanaklara geçirdik- en ufak bir ses yükselmesi olmadan bütçesi geçiyor ama öyle bakan geliyor, sabah hatibin, milletin seçtiği hatibin ardından küfre başlayınca ona bu sefer "Sen atanmışsın, seçilmişe bunu yapamazsın." deniyor veya sunuş konuşmasında son derece beyefendi ve bürokrat, son konuşmada "Benden sonra... Ben vurur, kaçarım, alkışı alırım; giderim orada ödüllendirilirim." diye son derece nezaketsiz olununca o zaman bu hatırlatmalar yapılıyor.
Müşahhas bir örnekten hareket edelim, Fahrettin Altun. Ne olabilir bizim beyefendiyle derdimiz ama 28 Şubat göndermesi... "O dönemin mağduruyuz." diyorsunuz, o mağduriyetten güç aldığınızı söylüyorsunuz; aynı akreditasyonu Fahrettin Altun şimdi muhalif gazetelere, onların emekçi muhabirlerine yapıyorsa, sarı basın kartı subjektif kriterlere bağlanmışsa... Anadolu Ajansında, Recep Tayyip Erdoğan'ı dahi eleştiriyorum, tırpanlıyor mırpanlıyor ama bir paragraf geçiyorlar, Sayın Devlet Bahçeli'nin eleştirisine cevap veriyoruz, iki satır geçiyor; hodri meydan deneyin, Fahrettin Altun'u eleştirin ve Anadolu Ajansı bir cümle geçsin, asla geçmez. Bir muhalefet partisinin Fahrettin Altun eleştirisi bir satır haber olamıyorsa, Cumhurbaşkanının eleştirildiği, muhalefet liderinin eleştirildiği yerde Fahrettin Altun bu kadar ayrıcalıklı bir bürokratsa elbette onun şahsıyla ilgili yok, şahsıyla ilgili değil ama meşruiyetini aldığını iddia ettiğiniz sistemle ilgili bu eleştiriler gelir. Bakın, Sayın Mevkidaşım, Sayın Turan "Ok yaydan çıktı." "Atı alan Üsküdar'ı geçti." Bunlar demokrasi terimleri değil.
BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Öyle söylemedim.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Demokrasilerde atı alan Üsküdar'ı geçmez, geçse de yanlış yaparsa yakalanır, attan indirilir, hesap sorulur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
RADİYE SEZER KATIRCIOĞLU (Kocaeli) - Yine çarptırıyorsunuz, yine aynı şeyi yapıyorsunuz.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Bülent Bey öyle bir şey söylemedi.
BAŞKAN - Özgür Bey, kesmeden üç dakika...
Buyurun.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Tamam Başkanım, bitireceğim.
"Ok yaydan çıktı." demokrasi terimi değildir. Burada denge var, denetleme var ve bunun sonucunda tekrar gidip millete hesap verme var. O oktan çıkan yayın ucundaki zehir, fakir fukaranın, garip gurebanın yüreğine saplandı ayrı konu ama günü gelecek, sandık kurulacak, millet hesap soracak, daha sonra da kanun önünde hesap sorulacak. Öyle, okun yaydan çıktığı, atı alanın Üsküdar'ı geçtiği bir rejim hayali tam saray hayalidir. Siz de sürçülisanla "saray" dediniz; yaparken adı "ak saray"dı, milletten gelen tepkiyle korkup "külliye"ye çevirdiniz. Bu saray rejiminin sonu geliyor, sandık geliyor; hesap sorulacak, bu düzen değişecek. (CHP sıralarından alkışlar)