GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 8'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:5
Birleşim:36
Tarih:14.12.2021

CHP GRUBU ADINA NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Sayın Başkan, çok değerli arkadaşlarım; bugün yirmi yıllık bir hikâyenin sonundan bahsedeceğiz.

"Adalet ve kalkınma" diye hedef koydunuz ve bu hedefleri terk ettiniz ama yasaklar, yolsuzluk ve yoksullukla mücadele etmek yerine, ne yazık ki bunları kurumsallaştırdınız. Değerli arkadaşlarım, bu başarısızlığınızın altında, çok açık söylüyorum, sizin bu Cumhurbaşkanlığı sistemi yatar; bu toplumun mutsuzluğunun altında bu yatar. Size "Bunu yüzde 90'la da geçirseniz bu sistem işlemez, hele yüzde 51'le geçirirseniz bunun üstüne oturamazsınız." demiştik, oturamıyorsunuz ve oturamazsınız da.

Çok değerli arkadaşlarım, işte, yaşadığımız bu felaketlerin nedeni, özellikle bugünlerde artan ekonomik felaketlerin nedeni ve siyasi sıkıntıların nedeni hem bu ülkenin hem de kendi partinizin ve ortaklarının kaderini tek kişiye bağlamanız. Değerli arkadaşlarım, ülkemiz dibe vurmuşken, halkımızın çoğunluğu sefalet düzeyinde yaşarken, gerçekten, pek de sıkılmadan yerli ve millî, Türk tipi bir başkanlık sistemi getirdiğinizle, bugünlerde Türkiye tipi bir ekonomik model getirdiğinizle ve âdeta bir medeniyet inşa ediyor olduğunuzla övünüyorsunuz. Alakası yok. Tarihe bakın, genelde bütün yönetim sistemlerini iki şekilde tanımlayabilirsiniz; bunlardan bir tanesi tahakküme dayalıdır ve altını kazıdığınızda firavunlara kadar gider; diğeri ise komşuyu, ötekiyi kendisiyle eşit gören sistemlerdir. İşte, bugün, Türkiye'deki muhalefetlerde, sizin "Beş benzemez." dediğiniz muhalefette, siz bu toplum sözleşmesinin, toplumsal sözleşmenin yazıldığını görüyorsunuz. Sizin kafanızdaki şu: Zannediyorsunuz ki herkesi kendiniz gibi yaparsanız bu ülkeye huzur gelir. Dünyada bunun örneği yok. Medeniyet kurmak önce farklılıkları tanımaktan ve bir arada yaşamayı, eşit, özgür insanlar olarak bir arada yaşamayı zorunlu kılar.

Çok değerli arkadaşlarım, bunlar sizin de bildiğiniz şeyler, gayet yakından biliyorum. En çok şaşırtan şey, sizin bu ekonomik modelinizin yani başiktisatçı Recep Tayyip Erdoğan'ın Maliyeye atadığı Bakanın sarf ettiği şu cümleler. Bakın ne diyor: Bir defa "Dış saldırı falan yok." diyor. İkincisi, bana, size ve en önemlisi şu yoksul halka diyor ki: "Kaybedeceğin sadece bir maaşın var ama benim kaybedeceğim çok şey var; bin tane çalışanım ve sermayem var." diyor. Yine bizim ona güvenmemizi yani başarı için güvenmemizi şart koşuyor ve "Peki batarsan, ülkeyi batırırsan ne olacak?" diye soruyoruz "Üzülürüm." diyor. Sanki bisikletinden bahsediyoruz! Arkadaşlar, bu ciddiyetsizliği bir an önce ortadan kaldırmanız lazım. Düşünün, ben bir cerrahım, bana geliyorsunuz, ağır bir hastalıkla geliyorsunuz, omurganıza yirmi tane, otuz tane vida çakacağım "Ya, peki sonuç ne olur? Yani sonuç kötü olursa ne yaparız?" diyorsunuz, ben de size diyorum ki "Üzülürüm." yani kendi hâletiruhiyemden bahsediyorum. Ee, tabii ki filmlerinizi ve raporlarınızı alıp sessizce, bir an önce orayı terk edersiniz. Medeniyet kurmak önemlidir ama medeniyet kurmak önce bir zihin meselesidir, medeniyet kurmak kalp işidir, medeniyet kurmak yürek ister.

Çok değerli arkadaşlarım, bir medeniyetin notunu ancak garibana, güçsüzlere nasıl baktığından verebilirsiniz, buradan anlayabilirsiniz. Yani en zayıfların durumuna bakarsınız ve o medeniyet hakkındaki fikrinizi söylersiniz. Bizim en zayıflarımız, ölülerimizdir arkadaşlar ve sizin Garibe Gezer'e bakışınız, sizin medeniyet hakkındaki anlayışınızı şu son günlerde ortaya koymuştur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Çok değerli arkadaşlarım, Diyanete gelelim. Sevgili Diyanet mensupları, şu Fahrettin Altun Beyefendi'ye algı yönetiminin ne olduğunu ve bu işin ta firavunların sihirbazına kadar, sihirbazlarına kadar gittiğinden bahsedin. (CHP sıralarından alkışlar) Dış güçleri sürekli bahane olarak ortaya süren insanlara sorumluluklarını yüklenmekten ve tıpkı Âdem'in yaptığı gibi yanlış yaptıysa yanlış yaptığını söylemekten bahsedin.

Yine bu insanlara Muaviye'nin Mushaf'ı mızraklarının ucuna taktığı gibi üç gün önce Süleyman Soylu'nun burada narkotik elemanlarını şu mikrofonun ucuna takıp sizleri içtimaya çektiğinden bahsedin ve bunun ne anlama geldiğinden bahsedin. (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Ve çok değerli Diyanet mensupları, eğer yüreğiniz yetiyorsa gidin, Cumhurbaşkanına biraz nasihat edin.

Hepinize teşekkür ederim, sağ olun. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)