| Konu: | Garibe Gezer'in şüpheli ölümünü protesto eden Kandıra Cezaevindeki HDP'li tutsaklara disiplin soruşturması açıldığına ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın cezaevinde rehin tutulan Selahattin Demirtaş'a miting çağrısı yapmasının akıl dışı bir açıklama olduğuna ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 35 |
| Tarih: | 13.12.2021 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Cahit Bey bana da cevap verecektir. Önce ben söyleyeyim, nasıl olsa topluca yanıt verir.
Sayın Başkan, doğrusu yeni bir bilgi üzerine söz aldım; iktidar grubuna tabii ki sözlerim. Bilineceği üzere Adalet Bakanlığı bütçesinin görüşüldüğü gün Kandıra Cezaevinden genç bir kadının cenazesi çıkarıldı ve intihar ettiği söylendi ve maalesef, Adalet Bakanı bu konuda tek bir cümle kurmadı. Biz soruşturma istedik, cezaevi yönetiminin alınmasını istedik ve sonra akşam geç saatlerde Grup Başkan Vekilleri soruşturma başlatıldığını söyledi. Bugün bizim Kandıra Cezaevinde rehin tutulan -altını çizerek söylüyorum- Gültan Kışanak, Figen Yüksekdağ, Gülser Yıldırım ve daha onlarca arkadaşımız aileleriyle telefonla görüşmüşler. Garibe Gezer'in bu ölümünü, cinayet gibi şüpheli ölümü protesto etmişler odalarından. Nasıl bir protesto olabilir? Alkış yani buna benzer, cezaevinde başka bir şey yapılamaz ve hemen, yirmi dört saat geçmeden haklarında disiplin soruşturması başlatılmış. Şu ana kadar, bugün dördüncü gün, Garibe Gezer'in ölümüyle ilgili, intiharıyla ilgili ya da cinayetiyle ilgili tek bir açıklama, tek bir bilgi yokken protesto edenler hakkında soruşturma açılıyor. Bu ülkede cinayet işleyenler, intihara sürükleyenler, işkence yapanlar cezasız bırakılıyor, onlara ödül veriliyor ama buna karşı çıkanlar, protesto edenler hakkında soruşturma açılıyor. Biz, iktidar grubundan bu konuda bir izah istiyoruz. Garibe Gezer'e ilişkin hâlâ üç maymunu oynamaya devam ediyorlar ama asla bu konuda susmayacağız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Diğer bir mesele: Bütün siyasetleri bunun üzerine kurulu. Bu Mecliste -2015'te yapılan- dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla birlikte HDP'ye yönelik darbeyi bir milyon kere konuştuk. Hâlâ darbe devam ediyor. Geçenlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan akla ziyan, hakikaten akıl dışı bir açıklama yaptı, dedi ki: "Demirtaş çıksın, miting yapsın da göreyim." Ya, insaf ya! Demirtaş'ı sen orada tutuyorsun, rehin almışsın, talimat veriyorsun, Kışanak'ı da Demirtaş'ı da Yüksekdağ'ı da bütün HDP'lileri de... "AİHM kararını -daha üç gün önce- Kavala ve Demirtaş için tanımıyorum." demişsin. Herhâlde Edirne'de olduğunu unutmuş olacak. Bunu niye söylüyorum? Selahattin Demirtaş bir açıklama yaptı cezaevinden, dedi ki: "Tek bir megafon verin bana, iki saat Yenikapı'ya çağrı yapalım, diğer gün de sen bütün devlet olanaklarıyla miting çağrısı yap, eksik getiren siyaseti bıraksın."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu çağrıya hâlâ cevap yok ama HDP Demirtaş'ın da Kışanak'ın da Yüksekdağ'ın da İdris Baluken'in de Selçuk Mızraklı'nın da partisidir. Eğer mitingleri çok merak ediyorlarsa Tekirdağ ve Mersin mitingimize baksınlar ve dün İstanbul il kongremize katılan on binlerce insana baksınlar. Mecali kalmayan onlardır. Cezaevindeki birine miting çağrısı yapmak işte siyasetin bittiği yerdir demek istiyorum ve buradan cezaevinde tutulan bütün arkadaşlarımıza grubumuz adına sevgi ve selamlarımızı gönderiyorum. Onlarla gurur duyuyoruz. (HDP sıralarından alkışlar)