| Konu: | 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 5'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 33 |
| Tarih: | 11.12.2021 |
CHP GRUBU ADINA MURAT BAKAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Sayın Bakan Bakan olduktan sonra, 2018 yılından bu yana Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, şimdiki ismiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının bütçesini konuştuk; 2018'de konuştuk, 2019'da konuştuk, 2020'de konuştuk, şimdi de konuşuyoruz. Ne değişti arkadaşlar bu üç yılı geçen süre içinde? Hiçbir şey değişmedi.
Bakın, iklim politikaları dünyanın geleceğini belirleyecek, bunun için ciddi bir finansmana ihtiyaç var; azaltım politikaları için ihtiyaç var, koruma politikaları için, iklim adaleti için ihtiyaç var. Geçen sene de ben bütçeyi eleştirmiştim; geçen sene genel bütçenin binde 27'siydi Çevre, Şehircilik Bakanlığının bütçesi, şu anda binde 28 oldu arkadaşlar. Hani, öyle koca koca laflar ediyorsunuz ya "yeşil kalkınma devrimi" diye. Binde 1'le mi yeşil kalkınma devrimi yapacaksınız, binde 1'le mi? (CHP sıralarından alkışlar) Yani, utanıp sıkılmadan "yeşil kalkınma devrimi" diyorsunuz. Bakın, Türkiye 3,2 milyar dolarlık bir fona ulaştı bu Paris İklim Anlaşması öncesi, o para alındı mı? Alındıysa nereye harcandı, nereye harcanacak? Avrupa Birliğinin önümüzdeki altı yıllık, 2021-2027 sürecinde bütçesi 1,8 trilyon avro, bunun yüzde 30'unu iklim politikalarına ayırıyor. Bizde binde 28, Avrupa Birliğinde yüzde 30 değerli arkadaşlar. Bu bile tek başına sizin iklim krizi diye bir derdiniz olmadığını ortaya koyuyor.
Bütçe gerçekleşmenize bakıyoruz, 2019 yılı Performans Programı'nda yüzde 70, yüzde 30. 2020'yle ilgili altı aylık veri olduğu için 2019'u örnek veriyorum. Bütçe gerçekleşmesi yüzde 95 şehircilik, yüzde 5 çevre politikaları Sayın Bakan. İklim kriziyle mücadele sadece Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının işi değil, bu bir devlet politikası olmak zorunda. Sizin Bakanlık olarak tüm Bakanlıkları koordine etmeniz lazım. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı geldi, birkaç gün önce burada bütçe sunumu yaptı; 2 defa karbon azaltımından, iklim krizinden bahsetti, ikisinde de "Nükleer güç santraliyle karbon emisyonunu azaltacağız." dedi. Değerli arkadaşlar, nükleer güç santralleri sıfır emisyon değil, kaldı ki bu temiz ve yeşil bir enerji de değil. Biz bunun tehlikelerini unutmadık, Çernobil'i unutmadık, Fukuşima'yı unutmadık. Sadece Çernobil'de 200 bin insan öldü Çernobil'de, 100 bin çocuk sakat doğdu. Karadeniz'e yağmur oldu yağdı o radyoaktif bulutlar ve hâlâ Karadeniz insanı o nükleer santral patlamasından dolayı kanser riski altında. Dolayısıyla, azaltım politikası yapacaksanız, kömürden çıkmanız lazım, Enerji Bakanı kömürle ilgili tek laf etmedi burada. Yani nükleer güç santrali yapmak sizin emisyonunuzu düşürmez ki emisyonunuzu olduğu yerde tutar en fazla sıfır emisyon bile olsa; dolayısıyla orada da bir politika yok.
Tarım ve Orman Bakanlığı; yutak alan olarak 2 tane yutak alan var; bir tanesi denizel ekosistemler, tatlı su ekosistemleri, sulak alanlar; diğeri de ormanlar. Ormanlarla ilgili Bakan çıktı, Tarım ve Orman Bakanı 2019 yılında, dedi ki: "Orman ithalatını azaltarak orman üretimiyle 1 milyar dolar cari açığı kapatacağız." Yani ormanları yaşam alanı olarak değil; yonga, odun, kereste, üretim alanı olarak gören bir zayıf akıl yönetiyor Tarım ve Orman Bakanlığını. (CHP sıralarından alkışlar)
CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Duyduk, duyduk; yazdı oraya, yazdı!
MURAT BAKAN (Devamla) - Siz, sulak alanlarla ilgili... Bakın, Seyfe Gölü yok, hani, o Nasrettin Hoca'nın göle maya çaldığı Akşehir Gölü yok, Burdur Gölü yok, bu göller yok.
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Eber Gölü yok.
MURAT BAKAN (Devamla) - Sulak alanlar noktasında da yapılabilecek hiçbir şey yok. Siz önce Tarım ve Orman Bakanını zapt edeceksiniz. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, bir hafta içinde 2 yönetmelik çıkardı.
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Kuruttunuz, kuruttunuz gölleri, memleketi kuruttunuz!
MURAT BAKAN (Devamla) - Bakın, iklim değişikliğiyle ilgili, Bakanlığın ismine bir şey ekleyerek iklim değişikliği olmaz. Önce bakanlıkların tamamını koordine edebiliyor olmanız lazım. Millî eğitim politikası, millî eğitim müfredatına iklim krizini nasıl ekleyeceksiniz?
İklim mültecileriyle karşılaşacağız çok yakın zamanda, İçişleri Bakanlığının böyle bir derdi, böyle bir çalışması var mı? Yok. Daha çok yeni; dünyanın kalbi Glasgow'da atarken Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi'nde, Cumhurbaşkanı geldi, burada EPDK'nin binasının açılışında: "Biz 'çevre' diyerek enerji hamlemizi engellemeye çalışanlara meydanı bırakmayacağız." dedi. Asıl, biz size bırakmayacağız meydanı. (CHP sıralarından alkışlar) "Önce çevre" demek "önce vatan" demek arkadaşlar. Vatan dediğiniz soyut bir kavram değil ki. Siz, eğer ülkenizin ormanlarını korumuyorsanız, göllerini, denizlerini, dağlarını korumuyorsanız vatanı korumuyorsunuz ki. Ondan sonra çıkıp burada "Vatanseveriz, yerliyiz, millîyiz." palavrası atmayın bize.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MURAT BAKAN (Devamla) - Siz, politik ajandanızın en üstüne enerji politikalarını koymuş olabilirsiniz; siz, politik ajandanızın en üstüne rant politikalarını, şehircilik politikalarını koymuş olabilirsiniz; bizim ajandamızın en üst sırasında Sayın Bakan, sürdürülebilir yaşam var. (CHP sıralarından alkışlar) Bakın, iklim kriziyle siz mücadele edemezsiniz, iklim kriziyle biz mücadele ederiz. Siz, sarayın vesayeti altındasınız, Bakanlık olarak kendi başınıza hareket edebilecek durumda değilsiniz Sayın Bakan diyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)