| Konu: | Şanlıurfa Milletvekili Nusrettin Maçin'e verilen cezanın Anayasa Mahkemesi kararına rağmen verildiğine ve yok hükmünde olduğuna, Şanlıurfa Milletvekili Nusrettin Maçin'in sarf ettiği sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, HDP olarak Türkiye'de herkesin eşit ve özgür yurttaşlığını savunduklarına ve bu kararla Kürt düşmanlığının bir kere daha tescillendiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 30 |
| Tarih: | 08.12.2021 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Biraz önce Şanlıurfa Milletvekilimiz Nusrettin Maçin'e ceza verildiğinde galiba bana seslenmişsiniz fakat ben duymadım. Ayrıca, Vekilimizle o anda iletişim kurmaya çalışıyordum çünkü kendisi salon dışındaydı. Öncelikle, Anayasa Mahkemesinin bir kararını sizlerle paylaşmak istiyorum: Esas numarası (2012/162), karar numarası (2018/100) Anayasa Mahkemesi, söylemleri cumhuriyetin Anayasa'da tanımlanan idari yapısına aykırı olan milletvekilleri hakkında disiplin yaptırımı uygulanmasını öngören Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü hükmünün Anayasa'ya aykırı olduğunu bu esas numaralı dosyada tespit etmiştir. Mahkeme, bu kararında, demokratik bir devlette bilhassa milletvekillerinin, çoğunluğun görüşüne aykırı nitelikte olsa bile her türlü görüşü barışçıl bir şekilde savunma özgürlüğünü haiz olması gerektiğini belirtmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Çünkü AYM, milletvekilleri söz konusu olduğunda, ifade özgürlüğünün korunması konusunda daha hassas ve ihtiyatlı davranmaktadır. Bu bağlamda, mahkeme, seçmenlerin düşünce, talep ve çıkarlarını siyasi alanda temsil ettikleri için milletvekillerine yasama dokunulmazlığı kurumu aracılığıyla daha fazla anayasal koruma sağlandığını dile getirmiştir. Biraz önce oylamaya sunulan ceza kararı İç Tüzük hükmü Anayasa'ya aykırıdır. Anayasa Mahkemesi, bu İç Tüzük hükmünün değiştirilmesi ve kaldırılması gerektiğini emretmiştir çünkü Anayasa Mahkemesi kararlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi uygulamak zorundadır. Yani bugün oylamaya sunulan ve verilen ceza kararı Anayasa Mahkemesi kararına rağmen verilmiştir ve bizce yok hükmündedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin lütfen. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Arkadaşlar, müsaade edin.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Diğeri, hatibimizin, milletvekilimizin kurduğu söze gelince, ifade özgürlüğü hem Amerikan İnsan Hakları Mahkemesinde hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde ve daha birçok uluslararası mahkemede ve bizim Anayasa Mahkemesinde çok geniş yorumlanmaktadır. 3 tane istisnası vardır ifade özgürlüğünün. Biri, ırkçılıktır; diğeri hakarettir; diğeri de şiddete açıkça teşviktir. Bu da yakın tehlike içermesi şartıyla bunlar kabul edilemez bulunur.
Şimdi, milletvekilimiz ne demiştir: "Türkiye'ye demokrasi, kürdistana özgürlük." "Kürdistana özgürlük" demek sadece idari aykırılık olarak aslında algılanamaz yani yapıya aykırı olarak algılanamaz. Yeter ki demokratik olarak ifade edilsin, barışçıl ifade edilsin. Aksi hâlde, dünyanın her yerinde, farklı kimliklere sahip insanların... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son kez açıyorum.
Buyurun.
FEHMİ ALPAY ÖZALAN (İzmir) - Kaç dakika konuşacak efendim ya?
BAŞKAN - Devam edin.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Savunma yapmadık, bir teknik hata sebebiyle sınırsız bir savunma hakkımız vardı. Bu konuda hoşgörünüze sığınıyorum, uzatmayacağım zaten.
Şimdi, burada demokratik olarak ifade etme şartı önemlidir. Bir kere kürdistan kavramına, kürdistan coğrafyasına, Kürt diline, Kürtlüğe, Kürtçeye açıkça düşmanlık yapıldığını bu kürsüden yüzlerce kere ifade ettik. Bu konuda, Cumhurbaşkanı gidince neredeyse kürdistana hoş geldiniz şeyleri, TRT Kurdî yayın yapıyor, Binali Yıldırım gidip Diyarbakır'da "kürdistan mebusları" diyor ama HDP milletvekilleri söyleyince yasak kavramıyla karşılaşıyor.
ŞAHİN TİN (Denizli) - Siz terör yapıyorsunuz.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Erdoğan bizzat federasyonu yıllar önce savundu ve bunu bilmeyenleri cehaletle suçladı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Ben burada özellikle AK PARTİ sıralarında bulunan Kürt milletvekillerine de ayrıca hitap ediyorum: Bu, Kürtlüğe düşmanlıktır. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Kabul etmiyoruz.
HALİL ETYEMEZ (Konya) - Irkçılık yapıyorsunuz.
BAŞKAN - Arkadaşlar, müsaade edin. (AK PARTİ sıralarından "Asıl Kürt düşmanlığını sen yapıyorsun, sen!" sesleri)
HALİL ETYEMEZ (Konya) - Ayrımcılık yapıyorsun şu anda, ayrımcılık.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bu konuda AKP milletvekilleri ve temsilcileri Kürdistan federal bölgesine gittiğinde Kürdistan bayrağı altında iş görüşmeleri yapmakta, anlaşmalar imzalamaktadır ve Türkiye'de, burada bir tahammülsüzlük var, her şeye tahammülsüzlük var. Bizim milletvekilimizin tekerlemeyi Kürtçe söylemesine bile izin verilmiyor ama yeri geldiğinde, kürdistan illerine ya da coğrafyasına gidildiğinde işte "Kardeşiz, etle tırnağız; kız aldık, verdik." naraları atılıyor. Ya, bu konuda gelin anlaşalım, gelin anlaşalım.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Sayın Başkan...
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Biz Halkların Demokratik Partisi olarak, biz HDP olarak Sayın Başkan neyi savunuyoruz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - İstismar ediliyor, savunma istismar ediliyor. Başkanım, savunmayı istismar ediyor.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri) - Sayın Başkan...
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bir kere biz bir ayrılığı savunmuyoruz.
FEHMİ ALPAY ÖZALAN (İzmir) - Ya, on dakika konuştu!
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Başkanım, istismar var.
BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, müsaade eder misiniz?
FEHMİ ALPAY ÖZALAN (İzmir) - On dakika verdiniz Başkanım ya!
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Biz, Halkların Demokratik Partisi olarak Türkiye'de bütün yurttaşların; Kürt, Türk, Laz, Çerkez ayrımı yapılmadan herkesin eşit ve özgür yurttaşlığını savunuyoruz.
YAŞAR KIRKPINAR (İzmir) - Öyle zaten.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - "Demokratik ulus" diyoruz, "demokratik cumhuriyet" diyoruz, "ortak vatan" diyoruz. Bu hem parti programımızda hem seçim bildirgelerimizde hem tüzüğümüzde hem de yıllardır yaptığımız politikalarda var. Bunu merak edenler buna dönüp baksınlar; neyi savunduğumuzu, neyin mücadelesini verdiğimizi görsünler. Bu ceza haksızdır, hukuksuzdur, kesinlikle yok hükmündedir. Anayasa Mahkemesi kararı karşılığında bu kararla Kürt düşmanlığı bir kere daha tescillenmiştir. (HDP sıralarından alkışlar)