GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İstanbul Milletvekili Nurettin Canikli'nin 281 sıra sayılı 2022 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 282 sıra sayılı 2020 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin tümü üzerinde AK PARTİ Grubu adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:28
Tarih:06.12.2021

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, kısaca toparlamaya çalışayım.

Allah kimseyi 2 kişinin durumuna düşürmesin. Bir, ülkenin bütçesi hakkında grubu adına otuz dakika gibi bir süre alıp da orada söyleyecek hiçbir şeyi olmayıp içinde bulundukları tükenmişlikten meseleyi İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sayıştay raporuna getirecek duruma Allah kimseyi düşürmesin. Bir de İstanbul Büyükşehir Belediyesinde grubunuzun sözcüsü olan Tevfik Göksu'nun görevini yapmasındaki kifayetsizliğin kendi partisinin TBMM'deki konuşmacısı tarafından TBMM tutanaklarına dercedilmesi durumuna Allah kimseyi düşürmesin, önce bunu söyleyelim. (CHP sıralarından alkışlar) Allah, hiçbir konuşmacıdan önce, yine grubu adına konuşma yapan kişinin şu sözlerinin hatırlatılması durumuna getirmesin: "Harun gibi geldiler, Karun oldular, biz onlar gibi firavunlaşmayacağız. Elimize verilen ülkeyi yönetme imkânını halka karşı bir baskı ve zulüm aracına döndürmeyeceğiz. Kendi hevesimize, hevamıza uyup dini siyasete alet etmeyeceğiz." diyerek...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - ...partiye katılmadan iki yıl önce yapılan bu konuşmanın tam sekiz yıllık iktidarına Allah kimseyi muhatap etmesin.

Ayrıca, kamuoyu tarafından bilinen, 2012 Sayıştay raporlarının 2013'te Meclise gelmemesi durumu sorulduğunda: "Buna bir çözüm bulmak lazım Başkanım. Beyefendi talimat verdi. Şimdi, var ya, bu raporlar Meclise gelmiş olsaydı, Hasan Bey -özel kalem müdürü Hasan Bey'e söyleniyor- bizi Mecliste duman ederlerdi." "En son cezayı da Anayasa Mahkemesinin verdiği cezayı da Beyefendi içine sindiremedi."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hasan Bey sorunca size: "Ya, bunlar hiç direnmiyorlar mı orada?" diye, siz de Canikli olarak:" Yahu, aslında hepsi bizim adamımız. Bu meslek taassubiyeti var ya, bu bürokrasi, hepsi bizim adamımız bakarsan ama tepeden tırnağa bu kanunu değiştirmemiz lazım. Bu raporlar gelseydi mahvolurduk, zamanımız çok daraldı." laflarını eden birinin tutup da burada bunları konuşması hakikaten enteresan ama çok rakam verdi.

Bakın, örnekler verdiği İstanbul Elektrik, Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğünün... O verdiğiniz bütün rakamların hülasası burada. Özel kalem temsil gideri -dediniz ya- 2016'da 604 bin TL, 2017'de 680 bin TL, 2018'de 565 bin TL; üçte 1'i sizde, bizde olan 2019'da 349 bin TL'ye düşmüş, 2020'de 81 bin TL. 2016'daki 600 bin TL'yi 81 bin TL'ye düşürmüşüz, bir de dönüp utanmadan sıkılmadan buna laf söylüyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bitiriyorum Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Sayın Özel, tamamlayalım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Yapılan iş... Çok acemi milletvekilleri bazen şu hatayı yapar -mahcup olurlar, biz ilk başlarda uyarırız- Sayıştay raporunun idareden soruları vardır, orayı okuyup buraya atlarsan ondan sonra idarenin cevabından, Sayıştay denetçisinin "Tatmin oldum." cevabından utanırsın. Eğer Canikli'de şu kadarcık utanmayla ilgili bir duygu varsa açıkladığı o bütün raporların sonucunda ortaya çıkan cevapları Sayıştay raporlarından bir okur, yarın -geçmiş tutanak hakkında söz alamaz ama, kalktı o madde- çıkar, burada bir izahat yapar.

Senin dediğin gibi değil, kesinleşmiş bir şey söyleyeyim; sadece Topkapı Sarayı'nın restorasyonunda yaklaşık 63 bin 600 lira maliyetle yüklenici firmaya kabul, ardından ödenen para 2 milyon 805 bin lira...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bir cümlem kaldı Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 63 bin lira nerede, 2 milyon 805 bin lira nerede, Topkapı Sarayı'nın restorasyonu, kesinleşmiş ve ödenmiş bir para ortadayken?

Bu kadar geçmişi tutanaklarla, geçmişi yaşanmışlarla bu konularda şaibeli birisi, elindeki karayı tertemiz bir siyasi partinin tertemiz yöneticilerinin yüzüne sürmeye sakın kalkmasın. (AK PARTİ sıralarından "Hadi be!" sesleri)

ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Tertemiz mi? Vah vah, vah, vah (!)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Oradan ifade ettiğiniz her "hırsızlık" kelimesinin yargı önünde hesabını soracağız. Geçmişte yaptığınız her türlü rezaletin hesabını siyaseten de soracağız, günü gelince Yüce Divan yargılamasını dikkatle takip edeceğiz sizin için. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)