| Konu: | Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 26 |
| Tarih: | 02.12.2021 |
NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Sayın Başkan, çok değerli arkadaşlarım; evet, bugünlerde enflasyon mu faizden, faiz mi enflasyondan meydana geliyor, ortaya çıkıyor, bunu konuşuyoruz genellikle. Çok değerli arkadaşlarım, bu, aslında hepimizin bildiği, anladığı ama bir kısmımızın konunun gerçek mahiyetini nedense ortaya koyamadığı bir şey.
Bakınız, 1 tonluk bir havuz düşünün ve bu 1 ton havuzun içinde 1 kilo tuz düşünün.
(Uğultular)
BAŞKAN - Arkadaşlar, çok uğultu var, biraz yavaş lütfen.
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Değerli arkadaşlarım, bu havuzdan aldığınız 1 litre yani içinde 1 gram tuz bulunan 1 litre suya eğer 1 yumurta veriyorsanız piyasada, havuzun bu konsantrasyonu sizin alım gücünüzü belirler ama tuzu sabit tutup suyu 2 tona çıkartırsanız işte enflasyona sokarsınız yani konsantrasyonu düşürürsünüz, artık 1 litreye 1 yumurta alamazsınız, size ancak 2 litre suya 1 yumurta verirler. Bunun aramızdaki ilişkisi yani geçen sene bana verdiğiniz 1 litre tuzlu suyu bu sene konsantrasyon değişikliği nedeniyle 2 litre olarak geri istemeniz de bir anlamda faize tekabül eder.
Değerli arkadaşlarım, siz burada, tuzu artırmadan, havuzun suyunu artırarak hepimizin cebinden para çektiniz ve işte Nassı çiğnemek, işte ekonomideki büyük günah budur.
Değerli arkadaşlarım, şimdi bakalım, enflasyon mu faizden, faiz mi enflasyondan doğar? Siz yumurtayı kaç litre suya alırsanız alın havuzdaki konsantrasyonu değiştiremezsiniz yani enflasyonu değiştiremezsiniz ama havuzun konsantrasyonunu değiştirdiğinizde yani tuzu sabit tutup suyu yükselttiğinizde yumurtanın fiyatını değiştirirsiniz; sizinle bizim, onunla onun borç ilişkisini de değiştirirsiniz. İşte buradan görünüyor ki gerçekten enflasyon ile faiz bir anlamda kardeş gibidir, birlikte hareket ederler.
Değerli arkadaşlarım, ama mesele şudur: Faizi belirleyen enflasyondur yani havuzun konsantrasyonu sizin bütün ilişkilerinizi belirleyecektir. Siz havuzu suyla doldurdunuz, oradan tuz eksilttiniz, en azından tuzu arttırmadınız yani üretimi artırmadınız, sorumsuzca para bastınız, vergilerimizi hak etmeyenlerin hortumlamasına müsaade ettiniz ve kâr eden her kuruluşumuzu sattınız. Değerli arkadaşlarım, işte tuz gittiği için biz bu sıkıntıları çekiyoruz.
Bu ara bir de yanlışlama tartışması geçiyor. Bakın, siz "Yeni bir teori ortaya koyduk." diyorsunuz. Eğer gerçekten bir teori ortaya koyduysanız -ki değil- bunu yanlışlamaya açık tutmalısınız. Yanlışlama şudur: Bana ve bize, bütün arkadaşlarımıza, bütün bu millete, ne olursa sizin bu politikanızı, bu teorinizi geri çekeceğinizi çok açık, çok net kavramlarla ortaya koymalısınız. Yani bize demelisiniz ki: "Enflasyon rakamı, dolar kuru, mevduatın TL'ye dönmesi gibi ölçütler şu tarihte, şu noktaya gelecektir." Bunu demediğiniz için sizin bu uygulamanız ne bir teoridir ne bir ekonomi politikasıdır. Yanlışlanmaya müsait değildir; bu konuda bir tahmin bile yürütemiyorsunuz ama sizin bu yaptığınız deneyin mağdurları, başarısız olacağı belli olan bu deneyin mağdurları, sadece biz değil, bütün millet olacak. O yüzden büyük vebal altındasınız. Burada çok ciddi bir ahlaki problem var; rızamızı almadan bizi, bir deneye değil, bir anlamda bir kumara sürüklediniz.
(Uğultular)
AHMET KAYA (Trabzon) - Sayın Başkan, uğultu var, konuşmacıyı duyamıyoruz ki...
Uyarır mısınız Sayın Başkan.
ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bu gürültü ne ya! Ayıp ya!
Dışarı çıksınlar efendim, ayakta dikiliyorlar.
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Bu yüzden diyoruz ki: Bir an önce, bütün iktisatçıların söylediği gibi, siz bu politikayı gündemden çekin.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Değerli Başkan, bir kaç saniyeye daha ihtiyacım var.
BAŞKAN - Devam edin, buyurun.
NAZIR CİHANGİR İSLAM (Devamla) - Çok değerli arkadaşlarım, ben Sayın Lütfi Elvan'ı tebrik ediyorum. Sayın Lütfi Elvan bu suça ortak olmayacağını ilan etti ve bu Bakanlık görevinden istifa etti, ayrıldı veya sizin tanımınızla "Affını istedi." Aslında, Sayın Lütfi Elvan sizin bu politikanızı kendi bilgisiyle yanlışlamıştır. Sayın Nureddin Nebati'ye başarı diliyoruz ama bu görevi kabul etmemeliydi çünkü uzmanlık alanı AK PARTİ, ekonomi değil.
Sayın Bakanın duasına şahit oldum bugün. Değerli arkadaşlar, dua Allah'a dilekçedir ve duanın bir ahlakı vardır. Gerçeklikle çatışarak dua edemezsiniz. İki, duada gayrimeşru bir talebiniz olamaz. Siz barbut masasına oturdunuz ve Allah'tan size düşeş vermesini bekliyorsunuz; işte bu yüzden yanlışsınız.
Hepinize saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)