| Konu: | Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 25 |
| Tarih: | 01.12.2021 |
OKAN GAYTANCIOĞLU (Edirne) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 3'üncü madde tarımsal kooperatiflerle ilgili. Hâlbuki bu maddeyi bir ay önce görüşmüştük, unuttuğunuz bir şey olmuş -Nasıl iktidarsınız? Hem beş sene çalıştınız hem de bir şeyi unutuyorsunuz- şimdi, yeniden onun süresini uzatıyoruz 2024'e. Ama kooperatiflerle ilgili olunca inanın, ben de burada, gerçekten, tarımsal kooperatiflerle ilgili bir iyileştirme beklerdim. Örneğin, biliyorsunuz tarım satış kooperatiflerinin bazıları ham madde alıyor, mamul madde olarak tüketicilere sunuyor. Burada KDV başta olmak üzere birtakım kolaylıkların sağlanmasını isterdim. Amaç, üreticiden tüketiciye satış ve burada ortakların yani kooperatifin ortaklarının kâr etmesi, gelir kazanması olmalıydı, böyle bir şey bu yasa teklifinin içerisinde yok. Yani siz zaten şirketlere çalıştığınız için kooperatif işletmeler, özellikle tarımsal kooperatifler sizin gözünüzde yok. Ama 30 bin insanın beklediği bir şey de bu yasada yok. 30 bin insan ne bekliyor? Haftaya görürsünüz, bütçe görüşmelerinde geçen sene görmüştük; hani, traktörler, inekler kamyonlara, kamyonetlere bindirilip haciz memurları, icra memurları aracılığıyla müzayede salonlarına, yediemin parklarına çekilmişti ya, aynı görüntüler yeniden gelecek, başladı. Hani Tarım Kredi Kooperatiflerinin ortaklarının borcunun yeniden yapılandırılması? Bakın, çiftçilerden gelen mesajlardan -yüzlerce mesaj geldi- bir iki tanesini okumak istiyorum: "Bir haber var mı? Çok bunaldım artık. Kefiller kapıma dayandı, komşulara rezil oldum. Bu işin çözümü benim için intihar. Bu işten kim sorumluysa..." devamını yazıyor "Ben bittim." diyor. Başka bir tane okumak istiyorum: "Dün yapılandırmanın son günüydü, ödeyemedim, intiharı düşünüyorum. Biz bu ülkede vatan haini olmadık, sadece üretmeyi düşündük. Ödeyemiyorum, en son çare, Tarım Kredi Kooperatiflerinin önünde ya intihar edeceğim ya da kendimi ateşe vereceğim." Evet, vatandaş bu durumda, siz farkında mısınız? Buraya bir torba yasa getiriyorsunuz, neden içerisine bunu koymuyorsunuz? Neden üreticilerimiz zor durumdayken bunu anlamak istemiyorsunuz?
Üreticilerimizin yüzde 80'i gübre kullanmadan ekim yapıyor. Neden? Gübre çok pahalı. Geçen iki hafta önce incelemiştim dekara yaklaşık 600 lira gübre maliyeti var. Ondan sonra daha çok zam geldi, şu an dekara neredeyse bin lira gübre maliyeti var. Ya, tarla zaten bin lira arkadaşlar. Siz ne yapıyorsunuz? Neyin hesabını yapıyorsunuz? Hiç mi hesap kitap bilmiyorsunuz? Bu dönem üreticiden öç alma zamanı değil ya da üreticiyi görmeme zamanı değil, tam tersine kenetlenme zamanı. Başka ülkeden üretici mi getireceksiniz? O nedenle, üreticimizi korumak zorundayız; onun, gübresini tarlaya kullanmasını sağlamak zorundayız. Ne yaparsanız yapın, nereden borç bulacaksanız bulun, ne edecekseniz edin çiftçinin tarlaya gübre kullanmasını sağlayın. Yine, ne yapacaksınız yapın, o 30 bin üreticinin, tarlasına tekrar sahip çıkmasını, traktörünü yeniden güvenli bir şekilde kullanmasını, ahıra yeniden gülerek girmesini sağlayın; üreticiye destek verin, Tarım Kredi Kooperatifleri mağdurlarının sorunlarını çözün. Biz, size istediğiniz kadar destek verelim. Siz, inanın, gübrenin kaç para olduğunu bilmiyorsunuz. Ya, tarlada gübre kullanamadan üretim yapılırsa ne olur? Türkiye'de buğday verim ortalaması 300 kilogram, seneye 150 kilogram buğday alırız; bakın, görürsünüz üretim birdenbire 10 milyon tona düşer, o zaman işte gerçek kıtlık meydana gelir. Siz de nasıl olsa alışmışsınız ithalat yapmaya ama ithal edecek ülke bulamazsınız. Neden? Kimse size ürün vermez çünkü siz başka ülkelere alışmışınız ama o ülkeler de yasaklamalar koyuyorlar, ihracata yasaklar getiriyorlar, ürünleri satmıyorlar ya da satarlarsa diyorlar ki: "Geçen sene 150 dolardı arkadaş, şimdi getir 350 doları." "Şimdi 350 dolar." diyen, seneye "500 dolar." der.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.
OKAN GAYTANCIOĞLU (Devamla) - Ya, siz, mayıs ayında kuraklık oldu, kuraklıkta buradan yasa geçirdiniz "Kuraklıktan etkilenen çiftçilere dekarına 100'er lira vereceğim." dediniz, hâlâ bir şey vermediniz. Nasıl bir şey bu ya?
İpsala'ya dolu yağdı, Meriç'e dolu yağdı; TARSİM'den sigortalananların borcu ödenecek, tamam, ona bir şey demiyoruz ama sigortasız olan çiftçilere "Geçmiş olsun, devlet zararları kapatacak." dediniz. Ben soru önergesi verdim, gelen cevapta "Çiftçi üzerine bir bardak su içsin." gibilerinden bir şey yazıyor. Yani siz hiç mi üreticiyi düşünmüyorsunuz, üretimi düşünmüyorsunuz? Bu ülke nasıl kalkınacak, kime muhtaç olacak? Kendi çiftçimiz varken neden başka ülkelerden biz ithalat yapalım?
Bunları çok ciddi bir şekilde düşünün. Bakın, daha yasa teklifi devam ediyor, az önce yaptığımız gibi yeniden bir madde ihdas edelim ve şu Tarım Kredileri mağdurlarının sorununu çözelim.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)