| Konu: | İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 23 |
| Tarih: | 24.11.2021 |
ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Üzerinde konuştuğumuz İcra ve İflas Kanunu'yla ilgili, keşke bütün sorunları çözseydi ve biz bu sorunları nasıl çözdüğünü konuşsaydık ama Türkiye öyle bir noktaya geldi ki değerli milletvekilleri, artık icra ve iflas süreçleri ne yazık ki mahkemelerden daha çok mafyalar tarafından takip ediliyor ve raconu çoğu yerde mafya kesmeye başlamış, tarifeleri de mafya belirler hâle gelmiş çünkü artık Türkiye ekonomisinde kayıt dışılık oranı her geçen gün artıyor. Keşke, ben size buradan, defalarca değiştirdiğiniz İcra ve İflas Kanunu'nun faydalarından bahsetseydim, onun güzel hikâyelerini anlatsaydım ama Türkiye artık öyle bir noktaya geldi ki ben size vatandaşların iflasından, ben size şirketlerin iflasından, ben size bir hükûmetin iflasından ve iflas etmek üzere olan bir devlet politikasından bahsetmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, UYAP'a bakalım, UYAP verilerine göre, 1 Ocak-5 Kasım arasında tam 6 milyon 328 bin icra dosyası gelmiş ve Türkiye'deki icra dosyası toplamda 23 milyona ulaşmış ve yine, Türkiye'de, TOBB verilerine göre, kapatılan şirket sayısı 48 bin olmuş. Aileler iflas ediyor, şirketler iflas ediyor, asgari ücret dolar artışlarıyla beraber 232 dolar seviyesine gerilemiş, bazen 210 dolarlara gelmiş ve ne yazık ki asgari ücretlinin çalışma saati 1 doların altına inmiş değerli milletvekilleri. İşte, bu, sizin tablonuz; iflas ettirmek üzere olduğunuz bir ülkenin tablosu.
Bütçeyi görüşeceğiz, az önce Danışma Kurulu kararları geçti. Değerli milletvekilleri, bütçe 20 Ekimde Meclise geldiğinde dolar değeri yaklaşık 188 milyar dolardı. Peki, bugün itibarıyla, bir saat önce o bütçenin dolar değeri ne? 144 milyar dolar. Yani bizim bütçemiz daha bu Meclise gelmeden 44 milyar dolar erimiş. Bunun TL karşılığı 530 milyar değerli arkadaşlar. Biz "EYT'lilerin sorununu çözün." dediğimizde "Kaynak nerede?" diyorsunuz. Biz "Kredi ve Yurtlar Kurumuna borcu olan çocukların sorununu çözün." dediğimizde "Kaynak nerede?" diyorsunuz. İşte, kaynak burada. Sizin yanlış politikalarınızın bedelini, bu ülkede EYT'liler, bu ülkede asgari ücretliler, bu ülkede öğrenciler ödemek zorunda mı değerli milletvekilleri?
Şunu söylemek isterim: Bakın, devleti nasıl batırıyorsunuz? Varlık Fonunu kurdunuz -hani Varlık Fonu Başkanını toplantıya çağırıyordu ya Cumhurbaşkanı, Başkanının kendisi olduğunu bile unutup- 2017'de Varlık Fonuna aldığınızda BOTAŞ 7,9 milyar TL kâr; PTT, 550 milyon TL kâr; ÇAYKUR 82 milyon TL kâr. Şimdi nerede? Bakın, BOTAŞ, ettiği kâr kadar tersten zarar etmiş 7,9'dan 8,1'e. PTT 1,9 milyar zarar etmiş yani ettiği kârın 3 katı kadar zarar etmiş. ÇAYKUR 1,4 milyar zarar, ettiği kârın 17 katı zarar etmiş. İşte, sizin ülkeyi getirdiğiniz nokta bu. Ülkenin kurumlarını iflas ettiriyorsunuz, asgari ücretliyi iflas ettiriyorsunuz, şirketleri iflas ettiriyorsunuz ve şimdi siz de yavaş yavaş iflasın eşiğine geldiniz. İflas etmiş bir Hükûmetiniz var. Bu ülkede, evet, iflas eden iş adamları var; onlara kanunen "müflis iş adamları" deniyor ama buradan çok açık ve net bir şekilde söylemek isterim ki müflis bir Hükûmetiniz var değerli milletvekilleri, müflis bir Hükûmetiniz var. (CHP sıralarından alkışlar)
"Çözüm nerede?" diye sorarsak, birincisi şu: Sorunun varlığını kabul edeceksiniz; millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş, bunu kabul edeceksiniz. İkincisi, kendinize döneceksiniz, yorgun ve bitkin olduğunuzun farkına varacaksınız. Yorgun ve bitkinsiniz değerli milletvekilleri. Yorgun ve bitkinsiniz, o yüzden bence biraz dinlenin, biraz kenara çekilin; siz de rahat edin, halk da rahat etsin. O yüzden, dinlenmeniz için tek şart da derhâl seçimdir, bunu paylaşmak istedim.
Bu kadar büyük bütçeleri kullanan, bu kadar fazla sayıda fabrikaları satan -Sayın Ahmet Kaya listeyi attı buradan, gösterdi size- yetmedi, bu ülkenin arazilerini satan, bu ülkenin topraklarını satan, toprak satarak vatandaşlık veren bir iktidarsınız ama yine yetmiyor size, neyi versek yetmiyor, sürekli öğütüyorsunuz bu ülkenin kaynaklarını. O zaman biz, size niye oy verelim? Eğer bu ülkede vatandaş kombileri kısıyorsa, bu ülkede porsiyonlar küçülüyorsa...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.
BAŞKAN - Buyurun.
ÖZGÜR KARABAT (Devamla) - ...eğer bu ülkede bayat ekmeklerden, pazar artıklarından beslenen vatandaşlarımız varsa, eğer bu ülkede kuru ekmek bulduğumuza biz şükredeceksek size niye ihtiyaç var, niye buradasınız, Hükûmetiniz niye var eğer hâl böyleyse? Size niye biz 2 trilyona yaklaşan bütçeleri veriyoruz? Size niye biz sınırsız yetkiler veriyoruz? Size niye biz çifter çifter maaşlar veriyoruz ve her kanunda Cumhurbaşkanına artı-eksi 10 kat artırma yetkisi veriyoruz? Biz, size niye danışmanlar veriyoruz, niye? Bunun bedelini halk ödüyor ve son olarak şunu söylemek isterim ki değerli milletvekilleri, iflas ettiniz, siz bittiniz; bari ülkeyi bitirmeyin, kenara çekilin, siz dinlenin, vatandaş da rahat etsin. (CHP sıralarından alkışlar)