| Konu: | Yeni Yaşam gazetesinin butonunun Türkiye Büyük Millet Meclisinin basın aplikasyonundan kaldırılmasının basın özgürlüğüne yönelik bir müdahale olduğuna, Danıştayın Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesini hukuka uygun bulduğuna ilişkin kararını tanımayacaklarına, marketlere getirilen satış kotasına, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ndeki iş cinayetlerine ve yatağa bağlı hâle gelen hasta mahpus Mehmet Emin Özkan'ın serbest bırakılması gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 21 |
| Tarih: | 18.11.2021 |
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Elimde bir karar var, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kütüphane ve Arşiv Hizmetleri Başkanlığının -ilgili kurulunun- bir kararı var. Karar, 27 Ağustos 2021 tarihli. Bu karara göre, Kütüphane ve Arşiv Hizmetleri Başkanlığı için temin edilmekte olan Yeni Yaşam gazetesinin dijital gazete arşivi için temininin devamına, basılı nüsha ve internet aboneliklerinin ise sonlandırılmasına karar verilmiş. Şimdi, günlük olarak yayımlanan bir gazeteden söz ediyoruz ve internet sayfasında, bu karar alınıncaya kadar, ilgili gazetenin, basın aplikasyonu içinde yeri vardı. Bununla birlikte şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisinden Yeni Yaşam gazetesine ulaşılamıyor çünkü ilgili aplikasyonda onun butonu kaldırıldı. Yeni Yaşam gazetesi merkezi İstanbul'da bulunan, diğer gazeteler gibi basıldığı matbaası ve künyesi belli olan ve her gün bayilerde satılan bir gazetedir. Evet, hakikaten bu aplikasyondan çıkarılmasının anlamı ve gerekçesi nedir, o karar alındığından beri bunun peşine düştük fakat sadece bu bize verildi. Bunun dayanağına dair bütün ısrarlarımıza rağmen bugüne kadar bir bilgi elde edemedik. Bir kere bu kurulun yani Kütüphane ve Arşiv Kurulunun böyle bir karar alma yetkisi var mıdır, nereden alıyor bu dayanağı; bunu öncelikle soruyoruz. Bu bir sansür kurulu mu? Sansür kuruluysa bunu hepimiz bilelim milletvekilleri olarak ve istediği yayını o aplikasyondan çıkarabiliyor mu acaba? Meclis Başkanlığına da sorduk ve tabii ki şunu da eklemek istiyorum. Aplikasyonda her gün ırkçı yayın yapan, nefret suçu işleyen, farklı kesimleri, inançları, kimlikleri...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz Sayın Danış Beştaş.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Türkiye Büyük Millet Meclisi basın aplikasyonunda, sitesinde yer alan birçok gazete ve yayın her gün ırkçı söylemlerle nefret suçu işlemeye devam ederken, muhalifleri, muhalefeti hedef gösteren gazeteler orada yer bulurken, demokratik yayın çizgisiyle bilinen Yeni Yaşam gazetesinin... Bu şekilde ilk defa oluyor, açık bir suistimaldir, bunu kabul etmiyoruz ve basın özgürlüğüne yönelik bir müdahaledir. Ve ayrıca, Yeni Yaşam gazetesinin Meclis Kütüphanesine her gün alındığını da biliyoruz açıkçası. Bunun nasıl bir izahı var? Bunun buradan hem Meclis Başkan Vekili olarak sizin de takibinizi istiyoruz, Meclis Başkanının da bu konuda inisiyatif almasını ve bu sansürü kaldırmasını talep ediyoruz.
Sayın Başkan, bugün Danıştay bir karar verdi ve maalesef Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesini hukuka uygun buldu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Evet, daha önce Danıştay, yürütmeyi durdurma talebini reddetmişti. Partimiz de bir dava açtı Danıştaya, diğer muhalefet partileri de açtı. Bugün ise İdari Dava Daireleri Kurulu ile bu karar kesinleşti. Açıkçası bu da Cumhurbaşkanının kararının uygulanmaya devam edeceğini gösteriyor. Biz iktidara bağlı olan bu yargı kararını, bağlı olarak verilen bu yargı kararını tanımıyoruz ve İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz. İstanbul Sözleşmesi'nden kadınlar olarak da çekilmedik, çekilmeyeceğiz.
Sayın Başkan, çok önemli diğer bir mesele var, marketlere artık satış kotası getirildi. AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın ekim ayında sadece atıştırmalık alıp 1.002 lira ödediği ve fiyatlarını gayet uygun bulduğu ...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - ...Tarım Kredi Kooperatifi mağazalarında -80'li yıllardaki gibi- ürün satışına artık kota getirildi; un, yağ, şeker satışı sınırlandırıldı. Henüz yansıdı bu, haberlere; ayçiçeği yağı, şeker ve undan sadece birer adet satış yapılabiliyor. Mağaza çalışanları bunun on gün önce başladığını söylüyor ve hatta "Bir adetten fazla ürün vermeyin." denildiği, fazla satılırsa tutanaklar tutulduğu, kameraların izlendiği aktarılıyor. Tam anlamıyla bir gıda kriziyle, ekonomik krizle birlikte karşı karşıyayız ve bu büyümeye karşı iktidarın yönetemediğini bir kez daha notlara düşelim.
Diğer bir mesele, Akkuyu Nükleer Güç Santrali varlığı ve yarattığı sonuçlar katlanarak maalesef büyümeye devam ediyor. İşçi ölümlerine dair çok sayıda spekülasyon ve bilgi var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - DİSK'e bağlı Devrimci Yapı, İnşaat ve Yol İşçileri Sendikası Genel Sekreteri Nihat Demir "Şantiyeden bilgi almak neredeyse imkânsız." dedi. Kazalar kamuoyundan gizleniyor, işçilerin çektikleri video ve fotoğraflar baskıyla alınıyor ve buna rağmen, 2 işçinin ölümü tespit edildi. 16 bin işçinin çalıştığı bu şantiyede 50 binden fazla işçinin çalıştığını da biliyoruz, bu, kamuoyuna da yansıdı.
Evet "Akkuyu'da neler oluyor?" diye sormak istiyoruz. Bugüne değin kaç iş cinayeti işlendi, yaşandı? Neden iş cinayetlerine bu kadar rahat zemin veriliyor ve denetim yapılmıyor? Tüm bu soruları tüm emekçiler adına ve halkımız adına soruyorum.
Son olarak, yine, Mehmet Emin Özkan'ı söyleyeceğim. Şimdi de yatağa bağlı vaziyette, artık tekerlekli sandalyeyle de hareket edemiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum Başkanım.
BAŞKAN - Buyurunuz efendim.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Mehmet Emin Özkan'ın kızı Selma Özkan'ın dün bir açıklaması kamuoyuna yansıdı, gelinen aşamada sağlık durumunun çok kötü olduğu ve artık telefona da çıkamadığını söylediler. Bugüne kadar Mehmet Emin Özkan'ı onlarca defa burada gündeme getirdik, sayısız başvuru yaptık, ben 2 defa kendisiyle cezaevinde yüz yüze görüşme de yaptım ve hâlâ, Mehmet Emin Özkan 83 yaşında, yirmi beş yıldır cezaevinde, Adli Tıp Kurumu rapor vermiyor ve infazı durdurulmuyor. Mehmet Emin Özkan'ı öldürmeyelim, öldürmeyin. Mehmet Emin Özkan serbest bırakılsın çağrımı bir kez daha yineliyorum.
Teşekkür ediyorum.