GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül'ün yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:20
Tarih:17.11.2021

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Doğrusu, bu konu Genel Kurulda çokça tartışıldı, tartışmaya devam etmekten kaçınmıyoruz ama Sayın Grup Başkan Vekilinin sözlerinden sonra söz almak zorunda kaldık yani öyle söyleyeyim, o yüzden sataşmadan söz istemedim.

Bir kere, bizim hatibimizin, vekilimizin söylediği sözler çok açık, idam sehpasında Seyit Rıza'nın söylediği sözleri de ifade etti. İdamı sırasında bizzat bulunan İhsan Sabri Çağlayangil'in anılarını, kitabını Sayın Grup Başkan Vekiline okumasını önemle öneririm; o dönem ne yaşandı, ne oldu ve tarih ne diyor, bunu bir okusun.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Biz okuduk efendim.

BAŞKAN - Buyurunuz efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Yani bir kere, dün de buradan söyledim, Seyit Rıza'nın idamdan önce tek bir talebi var: "Oğlumdan önce beni asın." diyor. O kadar insanlık dışı bir uygulama ki önce oğlunu onun gözünün önünde asıyorlar. Bu kadar vahim bir tablodan söz ediyorum ve hâlâ mezar yeri yok; bütün taleplere rağmen, bütün tekliflerimize rağmen her yıl anmalarda hâlâ mezar yeri bilinmiyor ve saklanıyor.

Ayrıca Türkiye tarihine ilişkin söyleyeceğimiz bir milyon şey var. Biz her zaman Halkların Demokratik Partisi olarak bunlarla yüzleşmeyi, hakikatlerin ortaya çıkarılmasını ve gerçekten demokrasiye geçişi savunan bir partiyiz. Acaba Sayın Grup Başkan Vekili Şark Islahat Planı'nı duydu mu, Umumi Müfettişliği duydu mu? Ya da 1923-1938'de Dersim'de yapılan katliamları duymamış olamaz herhâlde? O konuda yüzlerce kitap yazıldı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - O kayalıklardan kadınlar atladı ele geçmemek için, katliamlar yaşandı. Yani okuduklarımızı burada anlatsak ne saatler ne de Genel Kurul saatleri yetmez. Açıkçası, devlet arşivinde olan meselelerden söz ediyorum.

Alevilere yönelik ayrımcılık yokmuş; ya gidin onu başka yerde anlatın ya. Hâlâ Alevi çocukları zorunlu din dersi görüyor, var mı ötesi? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları var, alışkanlık hâline getirdiler, kararı da uygulamıyorlar. Hangi üst düzey makamda Aleviler var? Kim var, gelip söylesinler. Hâlâ cemevlerine bomba atılıyor, sis bombası atılıyor, işte, Uğur Kurt İstanbul'da katledildi hâlâ hesabı verilmedi. Yani "Alevilere yönelik ayrımcılık yok." diyerek bu ayrımcılık ortadan kalkmıyor.

Kürtlere ilişkinse yüz yıllık bir tarih...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım efendim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Toparlıyorum Başkan.

Daha dün söyledim, AKP'nin Keçiören Belediyesi, Kürtçe müzik yapacak diye Mem Ararat'a izin vermedi ya, konser yasakladı. Dario Fo'nun tiyatro oyununu yasakladı, Kürtçe sergileneceği için. Kürtlere de Kürtçeye de düşmanlık vardır ve devam ettiriliyor. Bu kürsüde biz her Kürtçe konuştuğumuzda bir zıplama hâli var, bir itiraz, isyan hâli var; ya ana dilimizden söz ediyoruz, yine bir itiraz ediyorlar.

Son olarak, lütfen devlet arşivlerine baksınlar. Devlet arşivlerinde, Meclis Kütüphanesinde bu dediklerimin hepsi fazlasıyla yer alıyor. Bunu kesinlikle kabul edemeyiz, açıkça gerçeklerin inkârını biz de kabul etmiyoruz.

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Sayın Bülbül...

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Sayın Beştaş, "Sayın Grup Başkan Vekili" derken beni mi Özgür Bey'i mi kastettiniz?

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Sizi kastettim.

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Yok, 1923-1938 arasından bahsedince sahip çıkanlar orada, sahipleri orada.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Ben sizin konuşmanızı... Ona da geleceğim.