GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Fırat Kalkanı Harekâtı bölgesinde şehit olan Tayfun Özköse'ye Allah'tan rahmet dilediğine, Mustafa Pehlivanoğlu ve Necdet Adalı'nın ölüm yıl dönümlerine, 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin yarattığı mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğine, Süleyman Soylu'nun polis ve jandarma adaylarına siyasi propaganda yaptığına, 3600 ek gösterge konusunda verilen ve tutulmayan sözleri kendilerinin yerine getireceğine, Boğaziçi Üniversitesinde tutuklanan ve gözaltına alınan öğrencilere, Rönesans Holdingin sahibi Erman Ilıcak'ın vergi cennetlerinde yaptığı bağışa, Ziraat Bankası Yönetim Kurulu üyelerine verilen limitsiz kredi kartlarına ve USHAŞ'ta 100 bin TL limitli kredi kartı verilen kişinin isminin açıklanması gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:4
Tarih:07.10.2021

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Öncelikle Fırat Kalkanı Harekâtı sırasında şehit olan Deniz Piyade Sözleşmeli Erimiz Tayfun Özköse'ye Allah'tan rahmet, ailesine ve tüm milletimize başsağlığı diliyorum.

Sayın Başkan, 12 Eylül faşist askerî darbesinin ülkemizi onlarca yıl geriye götürmüş olduğunun en önemli kanıtlarından bir tanesi 50 kişinin o dönemde idam edilmesidir. İdamların ilklerinden olan Mustafa Pehlivanoğlu ve Necdet Adalı'nın bugün ölüm yıl dönümleri. 7 Ekim 1980'de "bir sağdan bir soldan" diye sol görüşlü Necdet Adalı'yı ve sağ görüşlü Mustafa Pehlivanoğlu'nu aynı gün infaz etmişlerdi. İdamlara karşı olan bir siyasi parti olarak hangi görüşten olursa olsun 12 Eylül cuntasının idam ettiği, hapishanelerde çürüttüğü, işkenceden geçirdiği o genç nesle bir borcumuz olduğunu hatırlatmak isteriz.

27 Mayıs 1960 darbesine ilişkin Yüksek Adalet Divanının verdiği kararları yok hükmünde sayan ve ortadan kaldıran bir kanun teklifi bu Parlamentoda geçtiğimiz dönem hızla yasalaşmıştı. Bunu anımsatarak 12 Mart ve 12 Eylül darbelerinin ardından yaşanan mağduriyetlerin de giderilmesi noktasında Parlamentoyu bir adım atmaya davet ediyoruz.

Sayın Başkan, geçtiğimiz hafta 3600 ek göstergeyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi 360 derece bir kampanya başlattı ve verilen sözleri hatırlatmak için tüm mecralarda, tüm temsilcileriyle kampanyalar yaptı, söylemlerde bulundu ve Genel Başkanımız da 3600 ek gösterge sözünün tutulmamasından mağdur olan emekli polislerle bir araya geldi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Adalet ve Kalkınma Partililer "Efendim, polisi siyasete alet etmeyin." dediler. Emekli polis, emir komuta altında değil, çağrıldığında ister gider ister gitmez ama o eleştiriyi yapanlar bir baksınlar bakalım, suç işleri bakanımız Sayın Süleyman Soylu salı günü Kastamonu Polis Meslek Yüksekokulunun yemin töreninde, dün de Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisinin eğitim yılı açılışında konuşuyor. Emir altında, yemin etmezse göreve başlayamayacak, "gel" deyince gelen, "otur" deyince oturan genç polislere, jandarmalara, Sahil Güvenlik çalışanlarına, mensuplarına çıkıp parlamenter sistemi yerden yere vurup, bunu isteyen partilere hakaretler edip başkanlık sistemini öven siyasi pozisyonunu anlatıyor. Ya, polise siyaset yapmayacaksanız emekli polisle kahvaltı yapanlara değil, polis adayına, asker adayına, göreve başlamak üzere olan polislere propaganda yapan Süleyman Soylu'ya bakmak gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bugün 3600'le ilgili Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı "Hukuki altyapıyı çalışıyoruz, 2022 sonu." demiş. Yıllar önce verdiği bir söz için "2022 sonu." demiş. Bir kere şu var: Hukuki altyapı burası, 3 maddelik kanun. Doğan Kubat'la oturalım, on beş dakikayı bulmaz yazarız. "Şu cetveldeki şu katsayının 3600 olarak değiştirilmesi." Bitti gitti, yürütme yürürlük; ne hukuki altyapısı? Biziz hukuki altyapı.

BAŞKAN - Yani bizimle oturursanız olmuyor mu, sadece Doğan Kubat'la mı?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Efendim, tarafsızlık makamında olduğunuz için böylesi daha münasip. Ama bunun şakası yok, hukuki altyapıya ne gerek var? "Göstergeyi 3600'e çıkaracağız: Kabul edenler... Etmeyenler..." 2022 sonu... Doğrudur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Diğerleri ne olacak, diğerleri?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - 2022 sonunu işaret etmesi şundan, seçim 2022'de olacak ya, diyor ki: "Bu Cumhuriyet Halk Partisi iktidara gelir, 2022 sonuna varmadan da 3600'ü verir." Bizim üzerimizden kimse müjde vermesin, söz bizim sözümüz, o sözü biz tutacağız, bunu söyleyelim.

Şimdi, tatsız bir husus: Boğaziçinde yine 2 tutuklu, bugün arkadaşlarının tutuklanmasını protesto etmek isteyen öğrencilere saldırı ve 9 gözaltı... Arkadaşlar, on dokuz yıl önce "Yasaklara karşı geleceğiz." diyenlerin... Ya, dünyanın her yerinde üniversite öğrencisi gider, basın açıklaması yapar; nasıl "Yaptırmayız." diyebiliyorsunuz, buna nasıl sessiz kalıyorsunuz, gerçekten anlamak mümkün değil. Geçen sefer kriminalize ettiğiniz, "Terörle irtibatı var." dediğiniz 524 öğrencinin 524'ü mahkemelerde aklandı; haklı çıktılar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Şu Boğaziçi nefretinden artık uzak durun, öğrencilerle polisimizi karşı karşıya getirmekten, öğretim görevlilerinin karşısına polis dikmekten vazgeçin. Yıl 2021, Türkiye'yi dünyaya rezil etmeye hakkınız yok.

Sayın Başkanım, Rönesans Holdingin yani sarayın müteahhidi Erman Ilıcak -Rönesans Holdingin sahibi- vergi cennetlerine giden parayı doğruladı. Türkiye'de vergi vermediğine bir masumiyet kazandırmak için de "1 milyar TL bağış yaptık orada." dedi. Bağışı burada yapmamış, orada yapmış; kime yapmış, bunu açıklasın. 16 milyar lira kamu ihalesi almış birinin vergi cennetinde bir şahsa 1 milyar TL bağış yapmış olması bu Meclisin konusudur; bu açıklanacak, bunun peşinden gideriz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - İsterseniz son kez açayım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Belki bir kez daha zahmet verebilirim efendim.

BAŞKAN - Buyurun.

İSMAİL GÜNEŞ (Uşak) - Sayın Başkan...

BAŞKAN - Sayın Güneş, ben ne yapabilirim ki? Ben teklifimi yaptım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ayrıca, Sayın Başkanım, bir de şu husus var: Ziraat Bankası Yönetim Kurulu için Sayın Güneş, bir iddiada bulundum geçen sene, "Bu arkadaşlara -isimlerini de saydım- limitsiz kredi kartı vermişler." dedim ve toplam 3 milyon TL harcanmış, Sayıştay "Göster." demiş, "Gizli bilgi, veremeyiz." "Neye göre verdiniz?" "Yönetim Kurulu kararıyla." İsimlerini saydım, döktüm. Ahmet Genç aradı "Böyle bir kart doğru, ben kullanmadım." Faruk Çelik açıklama yaptı: "Ben böyle bir harcama yapmadım." Serruh Kaleli aradı, dedi ki: "Böyle bir kart veriliyor, doğru bulmadım, teslim almadım." Geriye kalan Yusuf Dağcan, Hüseyin Aydın, Yusuf Bilmez, Feyzi Çutur, Mahmut Kaçar, Mehmet Nihat Ömeroğlu, Gülnur Aybet, Fatih Mehmet Doğan; kimi Cumhurbaşkanı danışmanı kimi önceki ombudsman kimi yönetim kurulu üyesi kimi eski milletvekili.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi, buyurun.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Bu arkadaşlardan hâlâ ses yok. Bu limitsiz kartı bu 3 kişi "Kullanmadım, almadım." diyor, çizdik üstünü onların. 3 milyonu hanginiz harcadı, nerede harcadı açıklayın. Hâlâ susuyorlar.

Bir de USHAŞ... Bu millet canıyla uğraşırken yapılan PCR testlerini 30 liradan alan, sonra yakalanan; şimdi, Bakanlığın o testi 9,8 liraya aldığı, 10 liraya aldığı testi aynı günlerde Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünün 6,73'ten aldığı USHAŞ'ta yönetim kurulu kararıyla bir kişiye 100 bin TL limitli kredi kartı vermişler. Bu kişinin isminin açıklanması, harcamanın ortaya dökülmesi lazım. Bu kurumu KHK'yle kurdunuz, kamu sermayeli kurum; başına yandaşları koydunuz, PCR testinden yolsuzluk yaptılar, görevden alındılar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum artık.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Şimdi, kurumdan birisine 100 bin liralık kredi kartı, bunun açığa çıkması lazım.

Teşekkür ederim Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)