GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Boğaziçi Üniversitesindeki basın açıklamasında gözaltına alınan öğrencilere, Boğaziçi Üniversitesinin doğal sit alanı statüsünün değiştirilmesine, İzmir ve Manisa'da bazı dernek üyelerinin gözaltına alınmasına ve Şanlıurfa Halfeti'de halka HDP'ye karşı tutum almaları yönünde baskı yapıldığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:5
Birleşim:4
Tarih:07.10.2021

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine yönelik hukuksuzluk ve haksızlık bitmiyor. Bugün bile dün tutuklanan 2 Boğaziçili öğrenciyle ilgili yapılmak istenen basın açıklamasına çok sert müdahale edildiğini ve şu ana kadar 9 öğrencinin gözaltına alındığını öğrendik. Boğaziçili öğrenciler aslında sadece kendi eğitim ve öğrenim haklarını ve demokratik haklarını talep ettikleri için aylardır büyük bir baskı altında tutuluyorlar öğretim görevlileriyle beraber. Tabii ki bunun sebebini biliyoruz. AKP Genel Başkanı en son 5 Ekimde yaptığı konuşmada Boğaziçili öğrencileri "terörist" diyerek aslında tekrar tekrar hedef gösterdi ve sonrasında da maalesef bu gözaltı operasyonları başladı. İşte, bu öğrencilerin, sadece Boğaziçili öğrencilerin değil, diğer bütün öğrencilerin hedef gösterilmesi aslında en ufak bir muhalefete, demokratik talebe ne kadar büyük bir tahammülsüzlük olduğunu da ortaya koyuyor. Biz, Boğaziçili öğrencilerin, dün tutuklanan 2 öğrencinin dediği gibi "Mücadeleye devam edeceğiz." ve yakın zamanda onlarla da görüşeceğiz demek istiyorum.

Boğaziçi Üniversitesiyle ilgili diğer bir sorun: Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayıyla Boğaziçi Üniversitesinin doğal sit alanı statüsünün 7 Eylül 2021 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak değiştirilmesi maalesef gündemde. Bu da baskının başka bir boyutu tabii ki. Yüz altmış yıllık kampüsün sit alanı, sit durumu neden değiştiriliyor? Bu sorunun cevabını gerçekten merak ediyoruz. Rektöründen izah yok, YÖK'ten izah yok, Cumhurbaşkanından izah yok. Ve hâlbuki Boğaziçi Üniversitesinin kampüsü Türkiye'nin en iyi kampüslerinden bir tanesidir ve o sit alanına dokunulmasını, Boğaziçi Üniversitesinin sit alanının değiştirilmesini kabul etmiyoruz. Ve bu anlayışla hiçbir yere varılamayacağını ifade etmek istiyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın.

Buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Tarihî dokunun bozulması, ülkenin güzide eğitim kurumlarının içinin boşaltılması hiçbir şekilde kabul edilemez. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin kayyuma karşı vermiş olduğu direnişi kesinlikle destekliyoruz, yanlarındayız.

Sayın Başkan, ev baskınları, hukuksuzluk, keyfiyet bitmiyor. Bugün de İzmir ve Manisa'da 70 yaşındaki bir barış annesi Şükriye Kızıldağ'ın da aralarında olduğu 16 kişi gözaltına alındı. Bunlar kim? Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği üyeleri, Din Adamları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyeleri, bir de Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin, buyurun.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Hakikaten bu gözaltı operasyonlarıyla iktidar hâlâ bir yerlere ulaşabileceğini düşünüyorsa yani onlara kötü haber vereyim, böyle bir ulaşma olmayacak, kaybedecekler çünkü bu hukuksuzluk hiç kimseye kazandırmadı bugüne kadar, zulüm hiç kimseye kazandırmadı, bu iktidara da kazandırmayacak.

Son olarak şunu söyleyeceğim Başkan: Halfeti'de partililerimize "Çadır kurun." baskısı yapılıyor, çok açık söylüyorum, yanımda Urfa Milletvekilimiz de var ve trajikomik bir hâle düşülüyor. Ne diyorlar? "Gözaltı politikası." Ve şunu yapıyorlar: HDP'lilerin, partililerimizin ziyaret ettiği esnaf tehdit ediliyor, bayrak asma zorunluluğu getiriliyor ve en son aldığımız bilgiye göre polisler onlarla pazarlık yapıyor. Pazarlık konusu da şu: "Sizi serbest bırakalım, siz de HDP binasını taşlayın, yöneticilerine küfredin, bina önünde de çadır kurun."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Bitiriyorum.

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - "HDP önünde de çadır kurun." teklifinde bulunuyorlar. Sorsak tabii ki AKP sıralarına, sabaha kadar hak hukuk demagojisi yapıyorlar ama iktidarın düştüğü durum tehdit, şantaj ve çadır. Bunun gerçekten kabul edilebilir bir yanı var mı? Bütün Meclise soruyorum. Partimizin önünde çadır kurulması için benim vekili olduğum Siirt de dâhil binlerce aileye gidilerek HDP'ye karşı tutum almaları, desteklememeleri yönünde sadece telkin değil, şantaj var, tehdit var ve para teklifi var. Yani bunların binlercesini getirip yani mahkeme olsa getirip dinletelim diyeceğim. Bu yoldan vazgeçin diyorum.

Teşekkür ediyorum.