2012-11-06 - 16:16
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin atanamayan öğretmenlere ilişkin grup önerisi kabul edilmedi. Genel Kurul, gelecek hafta salı ve çarşamba günleri 7 gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağını görüşecek.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı.

CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal'ın organ bağışı ile ilgili mesajını okudu.

CHP'li Çıray, Mehmet Haberal'ın organ bağışı ile ilgili mesajı hakkında gündemdışı konuştu. ''Silivri'de olan Haberal, bu şartlarda bile hastalarını düşünmektedir'' diyen Çıray, Haberal'ın mesajını okudu.

Haberal mesajında, 1975'te başlayan organ nakilleri kapsamında bugüne dek pek çok hastanın yaşama döndürüldüğünü belirterek, çok sayıda hasta olmasına rağmen bunları karşılayacak doku ve organın bulunmadığını vurguladı. Haberal, ayrıca vatandaşlardan organlarını bağışlamalarını istedi.

MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, Iğdır'da yaşanan olaylar hakkında yaptığı gündemdışı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun gruplarındaki toplantıda kullandıkları üslubun siyasete, millete ve Gazi Meclis'e yakışmadığını söyledi.

Erdoğan ile Kılıçdaroğlu'nun, ''bahtsız bedevi, kutup ayısı, tavuk ve horoz'' kelimelerini kullandığını ifade eden Oğan, ''Eğer Başbakan ve Kılıçdaroğlu'na seviye tespit sınavı yapılsa, emin olunuz ki sınıfta kalırlar. Eğer bu sınavı ÖSYM yapsa kopya skandalı yaşanır. Eğer bunu siz oylamaya kalksanız, AKP'nin yaptığı gibi yine sahte oy kullanırsınız. Burası herhangi bir yer değil, Gazi Meclis'tir. Siz herhangi bir topluluğa hitap etmiyorsunuz, Türk topluluğuna hitap ediyorsunuz'' dedi.

AK Parti Ankara Milletvekili Tülay Selamoğlu da Dünya Şehircilik Günü nedeniyle gündemdışı konuştu.

TBMM Genel Kurulu'nda, ''Genel görüşme önergelerinin okutulmaması'' tartışması yaşandı.

Genel Kurul'da, gündemdışı konuşmaların ardından, araştırma ve gensoru önergeleri okundu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, partisinin genel görüşme önergelerinin bulunduğunu, bunların da gensoru önergeleri gibi okunması gerektiğini söyledi. Vural, genel görüşme önergelerinin okunmayarak, gündeme alınmasının ve denetim haklarının engellendiğini savundu.

Vural, TBMM İçtüzüğünün 102. maddesinde, ''Genel görüşme açılması, Hükümet, siyasi parti grupları veya en az 20 milletvekili tarafından Başkanlık'tan bir önergeyle istenebilir. Bu istem derhal gelen kağıtlar listesine alınır, Genel Kurul'a ve Hükümet'e duyurulur'' denildiğini anımsattı.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, gündemdeki Meclis araştırması ve genel görüşme önergelerinin sayısının 740 olduğunu belirterek, ''Meclis araştırması ve genel görüşme önergeleri aynı usulle işlem görmektedir ve sırasına göre de işleme alınmaktadır. Okutulmasa bile, genel görüşme ve Meclis araştırması önergeleri Meclis internet sitesinde vardır. Her birleşimde 3 Meclis araştırması ve genel görüşme önergesi okunmaktadır, bu da genel bir teamüldür'' dedi.

Yakut, MHP'nin itirazlarını sürdürmesi üzerine usul tartışması açtı.

Başkanlık Divanı'nın tutumu lehinde konuşan CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, ''Başkan 'teamül böyle' diyor ama İçtüzük var'' dedi. İçtüzük'ün bugün kadar bir çok kez ihlal edildiğini ve İçtüzük katliamı yapıldığını iddia eden Altay, ''İçtüzük'ü dikkate almadan 'teamül böyle' demek hukuk katliamı olur'' diye konuştu.

Aleyhte söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, ''Genel görüşme önergelerini okumadan nasıl gündeme aldıracağız'' dedi.

Genel görüşme önergelerinin Genel Kurul'da okunması gerektiğini dile getiren Vural, ''Gensoruyu okudunuz. Genel görüşmeyi de muhakkak Genel Kurul'un bilgilerine arz etmeniz lazım'' dedi.

Vural'ın, ''Bunu Hükümete bildirdiniz mi?'' diye sorduğu Yakut, ''Daha sonra gönderilecek'' yanıtını verdi.

Lehte konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, ''Bu hüküm 22. Dönem'de başlamadı. Daha önceki dönemlerde de MHP ve CHP'nin iktidar partisi olduğu dönemlerde de bu hüküm böyleydi, AK Parti iktidarıyla başlamadı'' diye konuştu

Canikli, ''Eğer dediğiniz gibi olursa Meclis çalışmaları fiilen bloke edilir, çalışamaz hale getirilir. Çünkü bir parti 50 tane genel görüşme önergesi verebilir ve uzun da olabilir. Bunun okunması bile 8-10 saat sürer. Bu, Meclis'in tatil edilmesi, kanun çıkaramaması anlamına gelir. Böyle bir değerlendirme, kesinlikle ne İçtüzük'e ne de mantığa uygun'' dedi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, aleyhte yaptığı konuşmada, hukukun, hukuk içinde kalınarak uygulanması gerektiğini söyledi.

''Buranın hukuku İçtüzük'tür, İçtüzük 'derhal sunun' diyor'' diyen Şandır, genel görüşme önergesinin Hükümete ve Genel Kurul'a hemen sunulması gerektiğini kaydetti. Sunulmazsa İçtüzük'ün ihlal edilmiş olacağını ifade eden Şandır, ''Genel görüşme bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Biz 2-B uygulamalarının, Suriye sınırındaki illerin ekonomik durumlarının görüşülmesini istiyoruz. Bunlar milletin gündemi. Siz milletin gündemini, 'teamül böyle' diyerek geçiştiremezsiniz'' diye konuştu.

Şandır, ''Biz yarın genel görüşme önergelerinin Genel Kurul'a getirilmesini isteyeceğiz. Okunmadan nasıl getireceğiz?'' diye sordu.

Başkanvekili Yakut, konuşmaların ardından, tutumunda bir değişiklik olmadığını söyledi.

İtirazlarını sürdüren Vural, ''Oslo'nun konusu mu önemli, milletin konusu mu önemli-'' dedi.

Yakut, ''Bu uygulama geçmişten bugüne kadar böyle devam ediyor. Bu İçtüzük ihlali ise bu ihlalin altında her Meclis Başkanı ve parti kalır o zaman'' diye konuştu.

Başkanvekili Yakut, bu tartışmalar sırasında birleşime bir kaç kez ara verdi.

Sadık Yakut, 21. Dönemde, bir genel görüşme önergesinin 1 Mart 2001'de Meclis'e sunulduğunu, 22 Mart 2001'de Genel Kurul'da okunduğunu ve Başbakanlık'a da 27 Mart 2001'da sunulduğunu ifade ederek, başka bir genel görüşme önergesinin ise 25 Eylül 2001'de Meclis'e geldiğini, 9 Ekim 2001'e okutulduğunu, 12 Ekim 2001'de ise Başbakanlık'a gönderildiğini söyledi.

Vural, genel görüşme önergelerinin ''gelen kağıtlara'' neden alınmadığını sordu. Vural, önergelerine ambargo konulamayacağını ifade ederek, ''Gelen kağıtlarda yayınlamayarak, denetim yetkimizi yok sayıyorsunuz. Derhal kağıda basmak zorundasınız, milletten niye saklıyorsunuz?'' dedi.

Yakut da milletten bir şey saklamadıklarını belirtti.

Daha sonra Vural, ''gelen kağıtlardaki uygulamayla'' ilgili usul tartışması açılmasını istedi.

Canikli, lehte yaptığı konuşmada, gelen kağıtlara alınmada farklı bir uygulama olmadığını, geçmiş dönemde de aynı uygulamanın bulunduğunu belirtti.

Canikli, Meclis Başkanlığı'nın, teknik olarak, Genel Kurul'da okunduktan sonra gelen kağıtlara aldığını, sıraya konulmasının dahi, gelen kağıtlar listesine konulduğu anlamına geldiğini kaydetti.

Oktay Vural da tutumun aleyhinde yaptığı konuşmada, 13 ilin büyükşehir olmasına ilişkin tasarı ne kadar ötelenirse, millet için o kadar hayırlı olacağını belirterek, hayırsız bir işin TBMM'de görüşülmemesini arzu ettiklerini belirtti.

Vural, İçtüzük'e göre genel görüşme isteminin, derhal gelen kağıtlar listesine alınması gerektiğini, genel görüşmenin gelen kağıtlarda yer almasının, milletvekillerine saygının gereği olduğunu söyledi.

Lehte söz alan CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, muhalefetin işini yapmasının hazmedilememesini anlamadığını vurgulayarak, ''Dünyada bir siz varsınız, muhalefete dönüp, 'işinizi niye yapıyorsunuz-' diyen'' dedi.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal da aleyhte yaptığı konuşmada, bunun, açık şekilde muhalefetin sesini kısmak ve İçtüzük ihlali olduğunu öne sürdü.

Yakut, Meclis araştırma ve genel görüşme önergelerinin, Genel Kurul'da okutulup, bilgiye sunularak, aynı tarihteki gelen kağıtlar listesine alındığını belirtti. Yakut, tutumlarında bir değişiklik olmadığını söyledi.

Daha sonra Genel Kurul'da, BDP'nin grup önerisinin görüşmelerine geçildi.

AK Parti Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin, çocukları cezaevlerinde açlık grevinde olan ailelere, ''Çocuklarınızı birilerinin kirli emellerine alet etmeyin'' diye seslendi.

BDP, Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamadığı için cezaevlerindeki açlık grevlerine ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesine dair grup önerisini, TBMM Genel Kurul gündemine getirdi.

Grup önerisi aleyhinde söz alan AK Parti'li Bilgin, açlık grevindeki tutuklu ve hükümlülerin taleplerinin tamamının, siyasi ve ideolojik olduğunu belirtti. Bilgin, grevlerin tetikleyicisinin terör örgütü olduğunu ifade ederek, ''BDP samimiyse, açlık grevinin bitirilmesi konusunda samimi iradelerini ortaya koysunlar. Samimiyetini bu çağrıyı yaptığında göreceğiz'' diye konuştu.

Bilgin, çocukları açlık grevinde olan ailelere ise ''Çocuklarınızı birilerinin kirli emellerine alet etmeyin'' çağrısında bulundu.

BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın, Bakanlar Kurulu sonrası açıklamasını, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ile görüşmesini olumlu bulduklarını söyledi. Sakık, 56 gündür açlık grevinde olanların taleplerinin, ''ahlaki, vicdani'' olduğunu savundu.

CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, olayların sorumlusunun AK Parti ve özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ileri sürerek, ''Talepler tabii siyasi olacak. Senin baskın siyasi, karşılığı da siyasi olacaktır'' görüşünü savundu.

BDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, siyasi tutuklukların, kendi iradeleriyle bu eylemi sürdürdüğünü savundu. Arınç'ın çağrısının anlamlı olduğunu ve önemsenmesi gerektiğini belirten Baluken, ''AKP, CHP, MHP içindeki vicdanlı arkadaşlarımız bu çağrının gereklerini yerine getirmeli'' diye konuştu.

Oylama sonrası BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi, MHP'nin grup önerisinin görüşmelerine geçildi.

TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin atanamayan öğretmenlere ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.

MHP, ataması yapılmayan öğretmenlerin sorunlarının araştırılmasına ilişkin Meclis araştırması önergesinin bugün görüşülmesi önerisini Genel Kurul'a getirdi.

Öneri lehinde konuşan MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, AK Parti gündeminin, ülkeyi bölünmeye götürecek eyalet sisteminin getirilmesi olduğunu iddia ederek, ''Milletin gündemi bu değil. Millet, evine ekmek götürmenin peşinde'' dedi.

''Onlar atanamayan öğretmenler değil, AKP'nin atamasını yapmadığı öğretmenlerdir'' diyen Işık, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 2002 İzmit mitinginde, ''bütün öğretmenleri göreve başlatacağız'' demesine karşın, 10 yılda gelinen noktada, 72 bin öğretmen açığının 150 bine çıktığını ifade etti.

Işık, Erdoğan'ın, ''boşta öğretmen adayı kalmayacak'' dediğini de ifade ederek, Milli Eğitim Bakanlığı'nın, 236 bin 895 öğretmen adayının atama beklediği yönünde açıklama yaptığını bildirdi.

Alim Işık, AK Parti'nin yeni okul açmakla övünmesine rağmen, bu iktidar döneminde 15 bin 961 okulun kapandığını, yani 200 bin dersliğin çöplüğe döndüğünü ileri sürdü.

Aleyhte konuşan BDP Kars Milletvekili Mülkiye Birtane, cezavlerinde devam eden açlık grevleri konusuna değindi.

300 bin öğretmenin atama beklerken, 60 bin öğretmenin ücretli öğretmenlik yaptığını belirten Birtane, öğretmenlerin, ücretli öğretmenlikle uygulanan ucuz işgücüne ''hayır'' dediğini kaydetti.

Öneri lehinde konuşan CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, bu konuda Meclis'in tozlu raflarında bekleyen 100 araştırma önergesi olduğunu söyledi.

''Atama bekleyen 250 bin öğretmeni sisteme alın diyemem ancak Başbakan, 'OECD'nin en hızlı büyüyen ülkesi olduk' diyorsa, siz bu öğretmenleri sisteme dahil etmek zorundasınız'' diyen Altay, ücretli öğretmenlik uygulamasının kölelik olduğunu kaydetti.

AK Parti'li milletvekilleri, Altay'ın, ''Milli eğitim sisteminin içine ettiniz, perişan ettiniz'' sözlerini tepki gösterdi.

Altay, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'e yönelik, ''Ömer Dinçer'den önce öğrenci başına düşen derslik sayısı neydi, şimdi ne- Gelsin bunun cevabını versin. Başbakan yapılan derslik sayısını 146 bin, Dinçer ise 181 bin olarak açıklıyor, bunun hangisi doğru-'' diye sordu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Bakan Dinçer'e fırça attığını iddia eden Altay, ''Başbakan bakana fırça atarsa, öğrenci eğitime güvenir mi-'' dedi.

Sataşma gerekçesiyle söz alan Ömer Dinçer, 2003'ten beri yapılan derslik sayısının 181 binden fazla olduğunu söyledi.

Sadece geçen yıl 22 binden fazla yeni derslik kazandırdıklarını vurgulayan Dinçer, ilkokullarda 31 olan bir derslik başına düşen öğrenci sayısının hala aynı olduğunu bildirdi.

Dinçer, Altay'ın söylediği derslik başına düşen öğrenci sayısında hata olduğunu ifade ederek, ''İstanbul'da derslik başına düşen 80 öğrenciden bahsediliyor ama bir öğretmen karşısındaki öğrenci sayısı 40'tır'' dedi.

Tekrar söz alan Altay, ''Başbakan derslik sayısını 146 bin artırdık, bakan ise 181 bin diyor. Ya Başbakan ya da Bakan yalan söylüyor'' diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de İstanbul'da Sultanbeyli ve Sancaktepe'de 55-60 kişilik sınıflar olduğunu iddia etti.

Sataşma gerekçesiyle kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, bu tür ağır ithamlarda bulunmanın bir anlamının olmadığını belirterek, ilave 180 bin derslik açıldığını, 30 bin dersliğin ise devre dışı kaldığını anlattı.

AK Parti Amasya Milletvekili Avni Erdemir de öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, muhalefete göre bardağın hiç dolu tarafının olmadığını söyledi.

''Ya siz şaşı bakıyorsunuz ya da millet yanlış görüyor, siz de bize milletin gözü ile bakın'' diyen Erdemir, iktidarlarında 367 bin öğretmen atadıklarını kaydetti. Öğretmenlerin yarısından fazlasının iktidarlarında atandığını ifade eden Erdemir, ücretli öğretmen sayısını da 53 binden 12 bine düşürdüklerini bildirdi.

MHP'li milletvekilleri, Erdemir'in, ''MHP döneminde atanamayan öğretmenler, batık bankalar vardı''' sözlerine tepki gösterdi. MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, ''İktidara gelir gelmez hangi patronların vergi cezalarını, usulsüzlüklerini affettiniz- Hortumlandı dediğiniz bankaların patronlarının 3 milyara yakın vergi cezalarını sildiniz. Başbakan, hortumcuların helikopterine binip gezdi'' dedi.

Günal'a yanıt veren Canikli, ''Böyle bir ithamda bulunabilmek için önce kim hortumcu, kim vergi kaçırmıştır, bunları açıklamak lazım. Gerçek olmayan, ispat edemeyeceğiniz şeyler söylediniz. Böyle bir iddiada bulunmak ne kadar doğrudur, vicdanidir- Elinizde belgeniz varsa onu ortaya koyun tartışalım ama ne bilgi ne de başka bir şey var. Bu iddiaların hepsi asılsızdır'' diye konuştu.

Konuşmaların ardından MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu, bu hafta Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nı yasalaştırmak için mesai yapacak.

Genel Kurul, gelecek hafta salı ve çarşamba günleri 7 gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağını görüşecek.

AK Parti, Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamadığı için Meclis'in çalışma programını içeren grup önerisini, TBMM Genel Kurul gündemine getirdi.

Kabul edilen grup önerisine göre Genel Kurul; yarın Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın görüşmeleri tamamlanıncaya kadar, tamamlanamaması halinde ise 8 Kasım Perşembe günü tasarı yasalaşana kadar çalışacak. Tasarı, ''temel kanun'' olarak, iki bölüm halinde ele alınacak.

Genel Kurul, 9 Kasım Cuma, 11 Kasım Pazar, 12 Kasım Pazartesi günleri Türkiye'nin bazı ülkelerle imzaladığı uluslararası anlaşmaların onaylanmasını uygun bulan kanun tasarını yasalaştırmak için mesai yapacak.

Meclis, Atatürk'ün 74. ölüm yılı olan 10 Kasım Cumartesi günü toplanacak, Başkanlığın Genel Kurul'a sunuşlarından sonra kapanacak.

TBMM Genel Kurulu, 13 Kasım Salı ve 14 Kasım Çarşamba günleri ise gensoru önergelerinin gündeme alınıp alınmayacağını görüşecek. MHP'nin, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç hakkında verdiği iki gensoru önergesi 13 Kasım Salı, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün hakkındaki gensoru önergelerini ise 14 Kasım Çarşamba günleri ele alacak.

Aleyhte konuşan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, ''İnsanoğlunun kendi kendine yapacağı kötülüğü ve zararı bütün dünya bir araya gelse yapamaz'' dedi.

Genel Kurul'da, 2 bin 500 maddenin üzerindeki 5 kanunu 10 günde uzlaşarak çıkardıklarını belirten Şandır, ''Kendinize eziyet ediyorsunuz. Kendinize eziyet ederken, bizim günahımız ne-'' dedi.

Şandır, tasarıların uzlaşarak kabul edilebileceğini ifade ederek, ''Şimdi ne olur uzlaşsak- Saat 22.00'den sonra gündeme geçebiliyoruz. Bu saatten sonra çıkacak kanunun millete ne hayrı olacak'' diye konuştu.

Mehmet Şandır, ''Büyükşehir yasasını 1 yıldır konuşuyorsunuz. Basından, milletvekillerinden, kamuoyundan sakladınız, bayramdan 3 gün önce getirdiniz. Türkiye'yi bir başka sisteme dönüştürüyorsunuz ama bunun tartışılmasını istemiyorsunuz'' dedi.

Büyükşehir tasarısını uzlaşma aranmadan, müzakere edilmeden Genel Kurul'dan çıkartma kararının, ''Kör testereyle ağaç kesmeye benzediğini'' kaydeden Şandır, ''Gecenin bu yarısında gündeme giremediniz, giremeyeceksiniz de. Sizin mecburiyetiniz benim mecburiyetim değil. Devletimizin varlığı açısından çok kötü olacak bir yasayı getiriyorsunuz'' ifadesini kullandı.

Şandır, AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın, geçen hafta Genel Kurul'da, ''Şandır'a hakkımı helal etmiyorum'' dediğini anımsatarak, ''Ben ona hakkımı helal ediyorum'' dedi.

Lehte konuşan AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, muhalefetin İçtüzük'ten kaynaklanan haklarını kullanabileceğini, ancak bunu yaparken istismar edemeyeceğini söyledi.

CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk ise Meclis'in geç saatlere kadar çalıştırılmasının yanlış olduğunu ifade ederek, ''AK Parti'li milletvekilleri uyuyacak, ben daha önce uyurken çektim fotoğraflarını, onları gösterebilirim'' dedi.

Müzakerelerin ardından AK Parti'nin önerisi kabul edildi.

Ayrıca Genel Kurul'da CHP'nin, sebze ve meyve üreticilerinin sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesine dair grup önerisi de kabul edilmedi.

Bu arada, Genel Kurul'da, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran'ın, Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınması önergesi görüşüldü.

Oran, yaptığı konuşmada, teklifinin, tüm gazetecilere sendika zorunluluğu getirdiğini, medya patronlarının kamudan ihale almamasını, gazeteciye yıpranma hakkının yeniden verilmesini, stajyer gazetecilerin özlük haklarına sahip olmasını, internet gazeteciliğin yasal statüye kavuşmasını öngördüğünü söyledi.

Gazetecilerin her yönde baskı, abluka altında çalıştığını ifade eden Oran, ''Örgütlü basın, özgür basın; özgür basın özgür Türkiye demek, talebimiz bu. 'İleri demokrasi, daha çok demokrasi, özgürlükler' diyorsak bu teklifi hep birlikte kabul edelim'' dedi.

Konuşmaların ardından doğrudan gündeme alınma önergesi kabul edilmedi.

*** Haberin devamına ilgili dökümanlar kısmından ulaşabilirsiniz.***