2013-07-02 - 13:34
AK PARTİ TBMM GRUP TOPLANTISI...
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, Lice olayının, sıradan bir olay olmadığını belirterek, "Lice olayının da dayandığı yer, esrar olayıdır, hint keneviri olayıdır. Kalekol, karakol, bunların hepsi hikayedir. Daha güvenlikli karakolları yapmak durumundayız. Niçin? Ülkemizin güvenliği için. Bunun için de bazı siyasi partilerden ve örgütlerden izin alacak halimiz yok" dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, Lice olayının, sıradan bir olay olmadığını belirterek, "Lice olayının da dayandığı yer, esrar olayıdır, hint keneviri olayıdır. Kalekol, karakol, bunların hepsi hikayedir. Daha güvenlikli karakolları yapmak durumundayız. Niçin? Ülkemizin güvenliği için. Bunun için de bazı siyasi partilerden ve örgütlerden izin alacak halimiz yok" dedi.

Erdoğan, dün açıklanan üniversite Lisans Yerleştirme Sınavı sonuçlarının tüm adaylar, gençler için hayırlı olmasını temenni etti. Erdoğan, sınavda dereceye girenleri, üniversite eğitimine başlayarak, hayatlarına yön çizecek gençleri tebrik ederek, başarılarının devamını diledi.

AK Parti TBMM Grubu'nda yapılan seçimlerde, 24. Dönem ikinci devrede grupları adına görev yapacakların belirlendiğini anımsatan Erdoğan, TBMM Başkanvekilliği için Kayseri Milletvekili Sadık Yakut ve İstanbul Milletvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'yı aday olarak gösterdiklerini belirtti. Erdoğan, Bahçekapılı'dan boşalan Grup Başkanvekilliği görevine İstanbul Milletvekil Mihrimah Belma Satır'ın seçildiğini, katip üyelikler ve idare amirlikleri için de adayların belirlendiğini söyledi.

Erdoğan, görevlerine ilk kez seçilenleri tebrik ederek, başarılar diledi. Erdoğan, görevlerini devreden milletvekillerine de özverili çalışmaları ve üstün gayretlerinden dolayı teşekkür etti, birikim ve tecrübelerinden her aşamada yararlanmaya devam edeceklerini ifade etti. Erdoğan, bu yeni yapıyla Meclis çalışmalarının, artan kararlılıkla devam edeceğine olan inancını dile getirdi.

TBMM Başkanlığı için bugün Genel Kurul'da seçim yapılacağına işaret eden Erdoğan, tam kadro halinde bu seçimlere katılacaklarını, adaylarını güçlü şekilde destekleyeceklerini ve hız kesmeden yollarına devam edeceklerini kaydetti.

Erdoğan, Mersin'de gerçekleştirilen 17. Akdeniz Oyunları'nın, geçen pazar akşamı tamamlandığını anımsatarak, Akdeniz Oyunları'nda tarihi nitelikte bir başarıya imza atan, Türkiye'yi, milleti gururlandıran tüm sporcuları tebrik etti.

Oyunlarda Türkiye'nin 47 altın, 43 gümüş, 36 bronz madalya ile toplamda 126 madalya kazanarak, İtalya'dan sonra en fazla madalya kazanan ülke olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye, daha önce bu oyunlarda en fazla 74 madalya kazanmıştı, bu defa 126 madalyayla spor tarihimizde önemli başarı elde etti. Türkiye, bu oyunların tarihinde daha önce hiç madalya alamadığı 11 branşta madalya kazanma başarısı gösterdi. Mersin Akdeniz Oyunları'na başarıyla evsahipliği yaparak, kısa sürede altyapı hazırlayarak, 18 ay gibi bir sürede tesisleri tamamlayarak, organizasyonu da mükemmel şekilde gerçekleştirerek, zaten bir tarih yazmıştık. Oyunlar boyunca tribünler hiç boş kalmadı. Toplam 150 bini biletli olmak üzere 200 bin kişi oyunları izlerken, oyunlar tarihinin bilet satış rekoru da kırıldı. Oyunların açılış töreni 14 ülkenin resmi televizyonu tarafından canlı yayınlandı. Sporcularımız, hazırlık ve organizasyondaki bu başarımıza yakışır şekilde Türkiye'nin ne kadar farklı ülke olduğunu, azmettiği zaman neleri başarabileceğini göstererek, milletçe hepimizi gururlandırdılar. Hem madayla alan hem de oyunlara katılan tüm sporcularımızı gönülden tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Hepsine tek tek teşekkür ederken, başta Gençlik ve Spor Bakanımız olmak üzere tüm mesai arkadaşlarını da kutluyorum."

Erdoğan, TBMM'ye geçen hafta sundukları tasarıyla, demokrasinin gücüne güç katacak, demokrasi üzerindeki bir yanlışı, yıllarca istismar edilen bir gerekçeyi tamamen ortadan kaldıracak bir adım attıklarını kaydetti.

On yıllardır demokrasiye müdahele için gerekçe gösterilen, gerekçe olarak kullanılan, müdahalelere kılıf olarak sunulan TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinin değiştirileceğini vurgulayan Erdoğan, "Kanunun 35. maddesi, 27 Mayıs 1960 müdahalesi, 12 Eylül 1980 müdahalesi, 28 Şubat müdahalesi ve daha sonrasında tertiplenen müdahale girişmeleri için hep bir gerekçe olarak öne sürüldü" dedi.

Erdoğan, AK Parti Hükümetleri olarak, anayasal değişiklik yaparak, bütün bu müdahaleler için yargı yolunu açtıklarını dile getirerek, yargıda hesap veren sorumluların ağız birliği etmişcesine hep 35. maddenin arkasına sığındığını, bu maddeyi demokrasiye yönelik girişimleri için bir kılıf, mazaret olarak sunduklarını söyledi. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Şimdi biz bu kılıfı, bu yanlışı, demokrasimiz üzerindeki bu gölgeyi artık kaldırıyoruz. Madde metninde yapacağımız bir değişiklikle TSK'nın vazifesini ve askerlik kavramını yeniden tanımlıyor, bu maddenin farklı şekilde yorumlanmasının, meşhur deyimiyle durumdan vazife çıkarılmasının önüne geçiyoruz. Bu değişiklikle TSK mensuplarının, siyasi faaliyette bulunamayacaklarını açık şekilde kanuna yerleştiriyoruz. Aynı şekilde bu tasarıda sözleşmeli er ve erbaş uygulamasına ilişkin yaşanan sorunlara çözüm getireceğine inandığımız pek çok yenilikle, çeşitli askeri kanunlara ilişkin değişiklikler de yer alıyor. Bu çok önemli düzenlemenin de ülkemize, milletimize, demokrasimize hayırlı olmasını diliyorum. Meclis aşamalarında her birinizin, bu önemli değişikliğin ruhuna ve felsefesine yaraşır şekilde hareket edeceğinizden şüphe duymuyorum. Bu maddeyi Genel Kurul'dan geçireceğinize ve en önemlisi de bu değişikliği milletimize en iyi şekilde anlatacağınıza inanıyor, sizleri şimdiden kutluyorum."

TBMM'ye gelen bir başka kanun teklifinin de pek çok önemli düzenlemeyi içerdiğini ifade eden Erdoğan, "Bu teklifte, sanayi işletmelerine sicil affından, yasa dışı bahis oyunlarının engellenmesine, sözleşmeli personelin kadroya alınmasından sürücü belgelerine kadar pek çok önemli değişiklikler yer alıyor. Bu teklifin de en kısa sürede Genel Kurul gündemine geleceğine, hayata geçirileceğine inanıyorum. Bunlar çıkmadan, tatile çıkmak yok. Önce bunları halledeceğiz, sonra tatile çıkacağız" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, gelecek hafta hem Türkiye hem İslam dünyası hem de tüm insanlık için son derece önemli bir aya, Ramazan-ı Şerife hep birlikte vasıl olacaklarını vurguladı.

Ramazan-ı Şerif'in, Türkiye, millet, tüm İslam dünyası, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını, rahmeti, bereketiyle, evleri, haneleri, gönüllerini kuşatmasını niyaz eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ramazan ayının, ülkemizde, özellikle de Suriye, Mısır, Somali, Myanmar, Filistin, Tunus, Libya gibi kardeşlerimizin ciddi sıkıntılar yaşadığı ülkelerde barışa, daha fazla kardeşliğe, daha fazla dayanışmaya, refah ve felaha vesile olmasını temenni ediyorum. AK Parti teşkilatı olarak, 365 gün boyunca yaptığımız gibi Ramazan ayını da dayanışma, paylaşma içinde inşallah idrak edeceğiz, yoksulları daha hassasiyetle arayıp, bulacağız, ocağı yanmayan, ocağında aş kaynamayan haneleri daha yakınlıkla, dikkatle espit edecek, oralara elimizi uzatacağız. Bu ay içinde çocuklara çok daha fazla şefkat gösterecek, yoksulu, garibi, gurabayı, yolda kalmışı, muhtacı daha fazla gözeteceğiz. İmkanlarımız dahilinde en yakınlarımızdan başlayarak, dalga dalga, en uzak coğrafyalara kadar yüreğimizi, gönlümüzü açacak, ekmeğimizi ihtiyaç sahipleriyle paylaşacağız."

Başbakan Erdoğan, zekat, sadaka, paylaşma, dayanışma gibi kavramların, sadece dini kavramlar değil, bizi biz yapan, tek millet olmayı, asırlar boyu ayakta kalmayı sağlayan kavramlar olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Birileri bunu anlayamıyor olabilir, birileri bunu farklı yerlere çekiyor olabilir. Bizim gerek bireysel, gerek teşkilat ve gerek Hükümet olarak yardımlaşmaya, dayanışmaya verdiğimiz önemi, sosyal yardımlar konusundaki hassasiyetimizi farklı yerlere çekmek isteyenler olabilir. Hatta hatta kendi yaşadığı mahallesinden dışarı çıkmadığı için Türkiye'nin tamamını da kendi yaşadığı lüks mahalle gibi zannettiği için cahillik içinde ihtiyaç sahiplerini, makarnacı, kömürcü diye aşağılamaya cüret edenler de olabilir. Bu zavalıllara kulak asmayacak, bu dertlerine deva bulunmaz çaresizleri, sadece Allah'a havale edeceğiz. Benim aziz milletimi, ihtiyaç sahibi kardeşimi 'makarnacı, kömürcü, pirinç, un için oyunu satan adam' diye lanse edenler, kibir hastalığı içinde vicdanını kaybetmiş zavalılardır. Bu çok eski bir hastalıktır. Bu devası olmayan, ilacı bulunmayan, şifası mümkün olmayan bir hastalıktır. Hiç endişeniz olmasın bu tekebbür, yani kibirlilik, bu vicdansızlık, millet karşısında her zaman kaybetmiştir. Bundan sonra da kaybetmeye mahkumdur. Biz bunlara aldırmayacağız. 10,5 yıl boyunca çok büyük başarıyla hem de dünyaya model olacak şekilde başarıyla yürüttüğümüz sosyal yardımları daha bir aşk, şekvle sürdüreceğiz."

Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın, PTT ile işbirliği içinde yeni, güzel bir uygulama başlattığına işaret ederek, yeni uygulamayla sağ elin verdiğini, sol elin görmeyeceğini kaydetti.

Şartlı nakit transferi, eşi vefat eden kadınlara nakti yardım, yaşlı ve engelli yardımı, evde bakım aylığı, muhtaç asker ailelerine yardım gibi programlardan düzenli ödeme yapılan vatandaşlara artık bir kart vereceklerini belirten Erdoğan, bu ödemelerden yararlanan yaklaşık 2 milyon vatandaşın kuyruğa girmeden, beklemeden, gururları incinmeden, incitilmeden, bu kartlarla paralarını çekebileceğini, alışveriş yapabileceğini anlattı. Erdoğan, bu kart sahiplerine ne kadar yardım alacağının da SMS yoluyla bildirileceğini söyledi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, terörün, silahın, şiddetin olduğu bir ortamda çözüm olmayacağını, çözümün konuşulmayacağını, fikirlerin öne çıkamayacağını belirterek, ''Silahlar sussun, terör, şiddet son bulsun, fikirler, öneriler konuşulsun, sorunlar suhuletle, serinkanlılıkla ele alınsın diyor ve en başından beri de bunun mücadelesini veriyoruz. Şunu herkes bilsin ki biz sonuna kadar bu anlıyışı muhafaza edeceğiz. Biz sonuna kadar şiddetsiz bir ortamda çözüm mücadelesinin peşinde olacağız.'' dedi.

Erdoğan, çözüm sürecine değindi. Geçen hafta İstanbul'da Başbakanlık Ofisi'nde akil insanlarla bir araya geldiğini, heyet üyelerinin görev yaptıkları 7 coğrafi bölgeye ilişkin raporlarını verdiklerini, sunumlarını yaptıklarını, ayrıca gözlemlerini, önerilerini kendilerine ilettiklerini anlattı.

Erdoğan, çözüm süreci adına bu görevi üstlenen ve bunu büyük şevk ve samimiyetle yerine getiren, her türlü baskıya, çirkin saldırıya ülkeleri için göğüs geren tüm heyet mensuplarına teşekkür etti.

Akil İnsanlar Heyeti'nin gerek çözüm sürecinin millete anlatılması, gerek milletin hassasiyetlerinin yerinde görülmesi bakımından güzel bir vazife yaptığını kaydeden Erdoğan, ortaya çıkan raporları çok büyük dikkatle inceleyeceklerini, çok büyük hassasiyetle değerlendirdiklerini ve değerlendireceklerini söyledi

Ortaya çıkan raporların da ışığında bazı hususları tekrar paylaşmak istediği ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Çözüm süreci adı üzerinde bir süreçtir. AK Parti'nin kurulmasıyla başlamış, kademe kademe bugüne ulaşmış, bundan sonra da yoluna devam edecek bir uzun yürüyüştür aslında. 30 yıldır terör şeklinde tezahür eden, aslında kökü çok daha derinlerde olan asırlara sari meselelerin bir gecede çözülmesi elbete mümkün değildir. Biz bir yandan asırlardır ihmal edilen meseleleri telafi etmeye çalışıyor, bir yandan da zihniyet değişimini gerçekleştirmenin, önyargıları kırmanın, kardeşliğimizin önündeki engelleri, bariyerleri kaldırmanın mücadelesini veriyoruz. Böyle bir mücadelede herkes, her taraf sabırlı olmalı, itidalle davranmalıdır. Hep söyledim; keşke akşamdan sabaha her şey değişebilse. Keşke bir gecede bütün sorunları adeta bıçakla keser gibi kesebilsek ve atabilsek ama bunun mümkün olmadığını herkes biliyor. Biz ortak bir noktada buluşmak, ortak değerler ve ortak akıl üzerinden geleceği inşa etmek zorundayız. Bir tarafı yaparken diğer tarafı yıkmadan, demokrasi adına güvenllkten, güvenlik adına özgürlüklerden taviz vermeden bu süreci götürmek zorundayız.

Ben süreç içinde defatle ifade ettim; Türkiye Cumhuriyeti devleti sonuna kadar, tek bir ferdi kalıncaya kadar ülkesini, milletini, sınırlarını, bayrağını, onurunu ve şerefini kahramanca korur ve koruyacaktır. Tarihin hiçbir döneminde vatanımız, bayrağımız için canımızı oraya koymaktan kaçınmadık, bundan sonra da kaçınmayız. Burada bir şey söyleyeceğim, tekrar söyleyeceğim; Biz yola çıkarken bir şey söyledik, bugün de biz aynı noktadayız. Ama bize söylemediğimizi söylüyormuş gibi atfedenler, bunlar bize saygısızlık yapıyorlar."

Başbakan Erdoğan, yola çıkarken Afyonkarahisar'da, "tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet" dediklerini belirterek, "Tek din demedik, tek dil demedik. Bunlar bize iftiradır. Niye? Çünkü bizim devlet yönetim anlayışımızda tek dinci bir anlayış yoktur. Farklı dinlere mensup insarnları idare etmek, bizim devlet yönetim anlayışımızın en başarılı kısmıdır. Farklı dillere mensup insanları yönetmek, bizim devlet yönetimindeki en başarılı yönümüzdür. Ama bu tür iftiralarla bizi halkın nezdinde farklı yerlere çekmek gibi gayretin içerisinde ne yazık ki olanlar var" diye konuştu.

Yola çıkarken bir şey daha söylediklerini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bakın bütün bunların hepsine geldik, geliyoruz. Nedir o söylediğmiz yola çıkarken? Etnik miliyetçilik yapmayacağız dedik, bölgesel milliyetçilik yapmayacağız dedik, dinsel milleyetçilik yapmayacağız dedik. Etnik millityetçilik yapmayacağız derken neyi kastettik? Bu ülkede bildiğimiz kadarıyla 36 farklı etnik unsur var. Bizim için Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Abaza, Roman, Arnavut, Boşnak, aklınıza ne gelirse, hepsi bizim canımız, ciğerimizidir, kardeşimizdir, biz hepsine eşit mesafedeyiz. Birini bir kenara koymak, birini bir kenara koymak, bizim kitabımızda asla böyle bir şey yok. Eğer biz öyle bir anlayışın temsilcisi olmuş olsaydık, bu ülkede 78 vilayetten milletvekili çıkarabilir miydik? Hatta bundan önce 80 vilayetten çıkardık. İnşallah yine aslına döneceğiz. Çünkü biz tüm halkımıza, 76 milyona hitap eden bir partiyiz. Bakın biz yüzde 50 oyla geldik ama yüzde 100'e hizmet verdik. Onun için efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik bu ülkede. Bizim farkımız bu...''

Erdoğan, bölgesel milliyetçiliğin kendilerinde olmadığını, kendilerinin sadece Batı'nın, Akdeniz'in, Marmara'nın, Trakya'nın partisi olmadıklarını, 780 bin kilometre karelik vatan topraklarının partisi olduklarını belirterek, ''Bakınız, Batı ile Doğu arasanda makas çok açıktı ama şu anda böyle bir şey kaldı mı? Kapanıyor bu makas. Doğu'da, Güneydoğu'da, Doğu Karadeniz'de eksik neyse, artık bunları gidermeye başladık. Buradan Doğu'da, Güneydoğu'da; Doğu Karadeniz'de, buralarda yaşayan kardeşlerime sesleniyorum; 10 sene önce denseydi ki Hakkari'ye havalaanı yapılacak, acaba Hakkarili kardeşlerim buna inanır mıydı? Şırnak'a havaalanı yapılacak dense inanır mıydı? Iğdır, Ağrı, Kars'a yapılacak dense inanır mıydı? Buyrun şu anda Ağrı, Kars, Iğdır bitti, şimdi Şırnak hazır, onun da açılışını yapacağız. Hakkari havaalanı da bitti, onun da açılışını inşallah bu yıl içinde yapacağız. Bu arada Karadeniz'de Kastamonu...Kim derdi ki Kastomuna'ya havaalanı yapılacak, buyurun o da bitti, onun da açılışını yapacağız. Biz bu milletin hizmetkarıyız'' diye konuştu.

Erdoğan, geldiklerinde 26 vilayette havalanı varken şu anda 50 vilayette havaalanı olduğunu belirterek, bu noktaya gelindiğini vurguladı.

Artık her ilin rahatlıkla ulaşabileceği noktaya geldiğini anlatan Erdoğan, ''Bakın Bingöl'de de havaalanını açıyoruz, açacağız. Bunu neyi gösteriyor? Şunu gösteriyor, bu iktidar bu milletin hizmetkarıdır. Hiçbir ayrım yapmadan, Türkiye'nin tamamına baktığınızda modern bir ülke görünümünü sağlayacağız, bunu başaracağız. Okullarıyla, hastaneleriyle; adalet saraylarıyla, emniyet saraylarıyla, ulaşım alt yapısıyla, üst yapısıyla, tarımda attığımız adımlarla, barajlarla Türkiye bir değişim, dönüşüm yapıyor'' dedi.

Erdoğan, kendilerinin baraj yapmak için gayret sarfederken, BDP gibi partilerin barajların karşısına dikildiğini ifade ederek, ''Bu barajlar farklı işlev için yapılıyormuş. Kardeşlerim biz bir gram suyumuzun boşa gitmesini istemiyoruz. Bu barajları yapmak suretiyle geleceğin en büyük tehditi olan susuzluğu aşmak durumundayız. Öyle günler gelecek ki belki biz bırakın bir kereyi, iki, üç, dört kereyi, geri dönüşüm konusunda yedi kez suyu geri dönüşümle kullanma noktasına getirecek teknolojiyi getireceğiz. Bu adımları atacağız, buna mecburuz. İçme suyu noktasında bu sular bize yetmiyor, böyle bir duruma gidiyor'' diye konuştu.

Dinsel milliyetçilik konusuna değinen Erdoğan, şunları kaydetti:

''Biz Hıristiyan, Müslüman, Musevi, bunun yanında mezhepsel noktada Sünni, Alevi... Şu, bu asla bu ayrımların içinde olamayız. AK Parti'nin yönetim anlayışında böyle bir şey olamaz. Her şeyden öne şunu unutmayılım, biz demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletiyiz. Laiklikle ilgili tanımımızda, partimizin programı içinde çok açık, net olarak bu var. AK Parti tüm inanç gruplarına eşit mesafededir ve tüm inanç gruplarının inancını yaşama gövencesi, AK Parti iktidarıdır. Bizim anlayışımız bu... Ama bunu farklı yerlere çekmek suretiyle, inanç gruplarını tahrik etmek, bunun gayreti içerisinde olanlar var. Bu millet, o tür grupları da affetmeyecektir. Çünkü tahrik olayı ülkemize zarar verir. Yazıktır, günahtır. Biz bir olacağız, iri olacağız, beraber olacağız, diri olacağız.

Terör eylemleri olduğunda, terör örgütleri baskı ve şiddet uyguladığında, illegal eylem ve faaliyetler devam ettiğinde, amansız bir şekilde hiç geri adım atmadan sonuna kadar bunlarla mücadele ederiz. Ama biz en başından itibaren bir şey söylüyoruz; terörün olduğu, silahın olduğu, şiddetin olduğu bir ortamda çözüm olmaz. Çözüm konuşulmaz, fikirler öne çıkmaz, çıkamaz diyoruz. Silahlar sussun, terör, şiddet son bulsun, fikirler, öneriler konuşulsun, sorunlar suhuletle, serinkanlılıkla ele alınsın diyor ve en başından beri de bunun mücadelesini veriyoruz. Şunu herkes bilsin ki biz sonuna kadar da bu anlıyışı muhafaza edeceğiz. Biz sonuna kadar şiddetsiz bir ortamda çözüm mücadelesinin peşinde olacağız.''

**** HABERİN DEVAMINI " İLGİLİ DOKÜMANLAR " BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****