2006-08-26 - 15:00
TARİŞ Üzüm Birliği'ni ziyaret eden TBMM Başkanı Arınç, Üzüm Birliği Başkanı Ali Rıza Türker, Genel Müdür Sebahattin Gazanfer ve kooperatif yöneticileriyle üzüm sorunları hakkında basına kapalı bir toplantı yaptı.
FİSKOBİRLİK'le TARİŞ Üzüm Birliği'nin statü olarak birbirine benzese bile
bugünkü konumları ve maddi durumları itibarıyla birbirine benzemediğini belirten
TBMM Başkanı Arınç "TARİŞ Üzüm Birliği 2005 yılı mahsulünden 40 bin tona
yakın ihracatta bulundu. Ama FİSKOBİRLİK'in geçen yılın mahsulünden ihracatı yok.
Üzüm birliğimiz geçmişte aldığı avansları ve maddi imkanları geri ödeyen bir kuruluştur.
Yani birkaç yüz trilyondan bugün kala kala 60 milyon YTL borcu kalmıştır.
Hazine'ye olan borç sürekli olarak ödenmektedir. İyi bir tüccar, basiretli bir insan gibi hareket
etmektedir." dedi.
TARİŞ Üzüm Birliği'ni ziyaret eden Arınç, Üzüm Birliği Başkanı Ali Rıza
Türker, Genel Müdür Sebahattin Gazanfer ve kooperatif yöneticileriyle üzüm
sorunları hakkında basına kapalı bir toplantı yaptı.
Toplantı öncesi gazetecilerin sorunlarını yanıtlayan Arınç, çekirdeksiz kuru
üzümde rekoltenin yüksek olduğu bir sezonun yaşandığını belirtti.
Kuru üzümde iç tüketimin az olduğunu, ana pazarın ise ihracat olduğunu ifade
eden Arınç, ürünün gerçek değerini bularak ülkeye daha fazla miktarda döviz
girdisi sağlamasının hedeflendiğini dile getirdi.
TARİŞ Üzüm Birliği'nin son yıllarda çok atak davrandığını, son üç yılda
ihraç fiyatının tonunun bin doların üzerine çıktığını kaydeden Arınç, bu yıl da
hak edilen fiyatın bulunması için TARİŞ ve ziraat odalarının bir kampanya
yaptığını kaydetti.
Üreticinin mahsulünü hemen satmamasının istendiğini kaydeden Arınç, ''Ne
kadar ihtiyacı varsa o kadarını satmasını istiyoruz. Böylelikle fiyatın
oluşmasına imkan tanınmasını istiyoruz. Geçen yıl bu sistem muhteşem başarıyla
uygulandı. Eylül ayına geldiğimizde piyasa oturmuş vaziyetteydi'' dedi.
Önceki yıllarda 1 dolar ve 1 kg üzüm denkliğinin ideal olacağı yönünde
hesaplamalar bulunduğunu, ancak fiyatın geçen yıl 1 doları da geçerek 1 avroya
yaklaştığını dile getiren Arınç,''Bu yıl keşke 2 dolar olabilse. Dünya
piyasasında Türkiye konumunu en iyi şekilde değerlendirmeye çalışacaktır. Ümit
ediyorum ki bu yıl da üreticimiz desteksiz kalmayacaktır. Ürününü en iyi fiyata
satmış olacaktır'' diye konuştu.
Arınç, üzümde de fındıkta olduğu gibi bir arz fazlası sorunun yaşanıp
yaşanmayacağı yönündeki bir soruyu ise şöyle yanıtladı:
''FİSKOBİRLİK'le TARİŞ Üzüm Birliği statü olarak birbirine benzese bile
bugünkü konumları ve maddi durumları itibarıyla birbirine benzememektedir. TARİŞ
Üzüm Birliği 2005 yılı mahsulünden 40 bin tona yakın ihracatta bulundu. Ama
FİSKOBİRLİK'in geçen yılın mahsulünden ihracatı yok. Üzüm birliğimiz geçmişte
aldığı avansları ve maddi imkanları geri ödeyen bir kuruluştur. Yani birkaç yüz
trilyondan bugün kala kala 60 milyon YTL borcu kalmıştır. Hazine'ye olan borç
sürekli olarak ödenmektedir. İyi bir tüccar, basiretli bir insan gibi hareket
etmektedir. FİSKOBİRLİK, 2 katrilyonu silinmiş olmasına rağmen elindeki tüm
imkanları market işine yatırmış, geri dönüşü olmayan bir şekilde paraları çarçur
etmişse bu, TARİŞ için söz konusu değildir.
Dolayısıyla bizim, TARİŞ'e destek sağlayarak üreticinin mahsulünün bedelini
tam karşılığıyla ödemesini ve ihracat imkanlarını da artırarak iyi kar eden bir
kuruluş haline getirmemiz lazım.''
bugünkü konumları ve maddi durumları itibarıyla birbirine benzemediğini belirten
TBMM Başkanı Arınç "TARİŞ Üzüm Birliği 2005 yılı mahsulünden 40 bin tona
yakın ihracatta bulundu. Ama FİSKOBİRLİK'in geçen yılın mahsulünden ihracatı yok.
Üzüm birliğimiz geçmişte aldığı avansları ve maddi imkanları geri ödeyen bir kuruluştur.
Yani birkaç yüz trilyondan bugün kala kala 60 milyon YTL borcu kalmıştır.
Hazine'ye olan borç sürekli olarak ödenmektedir. İyi bir tüccar, basiretli bir insan gibi hareket
etmektedir." dedi.
TARİŞ Üzüm Birliği'ni ziyaret eden Arınç, Üzüm Birliği Başkanı Ali Rıza
Türker, Genel Müdür Sebahattin Gazanfer ve kooperatif yöneticileriyle üzüm
sorunları hakkında basına kapalı bir toplantı yaptı.
Toplantı öncesi gazetecilerin sorunlarını yanıtlayan Arınç, çekirdeksiz kuru
üzümde rekoltenin yüksek olduğu bir sezonun yaşandığını belirtti.
Kuru üzümde iç tüketimin az olduğunu, ana pazarın ise ihracat olduğunu ifade
eden Arınç, ürünün gerçek değerini bularak ülkeye daha fazla miktarda döviz
girdisi sağlamasının hedeflendiğini dile getirdi.
TARİŞ Üzüm Birliği'nin son yıllarda çok atak davrandığını, son üç yılda
ihraç fiyatının tonunun bin doların üzerine çıktığını kaydeden Arınç, bu yıl da
hak edilen fiyatın bulunması için TARİŞ ve ziraat odalarının bir kampanya
yaptığını kaydetti.
Üreticinin mahsulünü hemen satmamasının istendiğini kaydeden Arınç, ''Ne
kadar ihtiyacı varsa o kadarını satmasını istiyoruz. Böylelikle fiyatın
oluşmasına imkan tanınmasını istiyoruz. Geçen yıl bu sistem muhteşem başarıyla
uygulandı. Eylül ayına geldiğimizde piyasa oturmuş vaziyetteydi'' dedi.
Önceki yıllarda 1 dolar ve 1 kg üzüm denkliğinin ideal olacağı yönünde
hesaplamalar bulunduğunu, ancak fiyatın geçen yıl 1 doları da geçerek 1 avroya
yaklaştığını dile getiren Arınç,''Bu yıl keşke 2 dolar olabilse. Dünya
piyasasında Türkiye konumunu en iyi şekilde değerlendirmeye çalışacaktır. Ümit
ediyorum ki bu yıl da üreticimiz desteksiz kalmayacaktır. Ürününü en iyi fiyata
satmış olacaktır'' diye konuştu.
Arınç, üzümde de fındıkta olduğu gibi bir arz fazlası sorunun yaşanıp
yaşanmayacağı yönündeki bir soruyu ise şöyle yanıtladı:
''FİSKOBİRLİK'le TARİŞ Üzüm Birliği statü olarak birbirine benzese bile
bugünkü konumları ve maddi durumları itibarıyla birbirine benzememektedir. TARİŞ
Üzüm Birliği 2005 yılı mahsulünden 40 bin tona yakın ihracatta bulundu. Ama
FİSKOBİRLİK'in geçen yılın mahsulünden ihracatı yok. Üzüm birliğimiz geçmişte
aldığı avansları ve maddi imkanları geri ödeyen bir kuruluştur. Yani birkaç yüz
trilyondan bugün kala kala 60 milyon YTL borcu kalmıştır. Hazine'ye olan borç
sürekli olarak ödenmektedir. İyi bir tüccar, basiretli bir insan gibi hareket
etmektedir. FİSKOBİRLİK, 2 katrilyonu silinmiş olmasına rağmen elindeki tüm
imkanları market işine yatırmış, geri dönüşü olmayan bir şekilde paraları çarçur
etmişse bu, TARİŞ için söz konusu değildir.
Dolayısıyla bizim, TARİŞ'e destek sağlayarak üreticinin mahsulünün bedelini
tam karşılığıyla ödemesini ve ihracat imkanlarını da artırarak iyi kar eden bir
kuruluş haline getirmemiz lazım.''
