2019-02-19 - 15:13
HDP GRUP TOPLANTISI...
HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, hayatını kaybeden eski Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü'ye Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi.
HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, hayatını kaybeden eski Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü'ye Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi.

31 Mart yerel seçimi öncesinde son grup toplantısını yaptıklarını belirten Buldan, zorlu ve kritik bir süreçten geçildiğini, Türkiye'nin tam anlamıyla bir yol ayrımında olduğunu iddia etti.

Buldan, "Bir yanda halklara nefes aldırmayan bir faşizm, diğer tarafta ise ülkeye nefes aldıracak ve herkesi rahatlatacak güçlü bir demokrasi seçeneği var. Bir yanda tüm ülkeyi esir almaya çalışan karanlık, diğer tarafta ise aydınlık var." ifadesini kullandı.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin Cumhuriyet Gazetesi davasında verilen cezaları onamasını eleştiren Buldan, "Buradan bir kez daha bu kararı reddettiğimizi, tasvip etmediğimizi, onaylamadığımızı ve kınadığımızı da ifade etmek istiyoruz." diye konuştu.

Demokratik hakkını kullanmak isteyen milletvekillerinin engellendiğini savunan Buldan, şunları söyledi:

"İllerdeki tecrit protestolarında her bir milletvekilimizin karşısına polis ordusu yığdılar. Fiziki saldırılarda bulundular. Van'da gözaltına alınan üç çocuğa dipçikle vurma, başlarını klozete sokma gibi insanlık dışı işkenceler yaptılar. Ankara'daki saldırılar sırasında devletin üniformalı bir polisinin, zorla gözaltına aldığı öğrenci Merve Demirel'e başkentin göbeğinde yaptığı mide bulandırıcı ve iğrenç tacizi tüm dünya gördü. Toplumun güvenliğini alması, kadını tacize ve cinsel saldırıya karşı koruması gereken emniyet, bu iğrenç saldırıya sahip çıktı, tacizciyi korudu. Peki bunlar kimden güç alıyorlar? Elbette iktidardan güç alıyorlar."

Pervin Buldan, son 20 günde üye ve çalışanlarının gözaltına alındığını ve tutuklandığını ifade ederek, "Milletvekillerimiz darbedildi. Leyla Güven'e destek yürüyüşleri engellendi. Lokaller ve mahalle kahveleri seçim propagandası yapmayalım diye tek tek kapatıldı. Misafirlerimiz Ankara girişinde alıkonuldu. En son Antalya Serik'te maç sonrası Cizrespor oyuncularına ırkçı saldırılar yapıldı." iddiasında bulundu.

Yoksulluk, yolsuzluk, işsizlik ve sefaletin "diz boyu" olduğunu öne süren Buldan, şöyle devam etti:

"Halk bunları görmesin diye bizlere, 'Kandil ittifakı', 'devletin bekası' diyerek, gerçekleri saptırmaya çalışıyorlar. Önceki seçimlerde olduğu gibi halkı korkutarak, ürküterek oy devşirmeye çalışıyorlar. Biz de buradan onlara soruyoruz: Patatesin, soğanın fiyatını HDP mi arttırdı? Halkı pazar kuyruklarına HDP mi mahkum etti? Ekonomik krizi HDP mi yarattı? Türkiye'yi Suriye bataklığına HDP mi çekti? Ülkeyi IMF'ye muhtaç hale HDP mi getirdi? Halka hesap vermeleri gerekirken akşam sabah ne yazık ki yalanlara sarılarak bir algı operasyonu başlattılar, bunu sürdürüyorlar. Utanmadan, 6 milyon seçmeni terörist olarak gösteriyorlar.

Neymiş? 'Devletin bekasıymış.' Bir beka sorunu varsa bunu yaratan sizsiniz. Ülkeyi uçurumun kenarına getiren, içeride ve dışarıda krizlerin içine sürükleyen sizin iktidarınızdır. Bunların derdi kendi koltuklarının, sarayın bekasıdır. Devleti soyup soğana çeviren yandaş şirketlerinin bekasıdır, müteahhitlerin bekasıdır. Binlerce üniversite mezunu atama beklerken kamuda en üst yerlere torpille atanan bakan yakınlarının bekasıdır. Yani torpilin, kupon arazilerinin, rüşvetin, yolsuzluğun, ihalelerin bekasıdır."

HDP'nin önemli bir strateji oraya koyduğunu ve krizden çıkış için demokratik bir seçenek ortaya attığını belirten Buldan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kayyumlar eliyle gasbedilen bütün belediyeleri geri alacağız. Daha önce bizim olmayan belediyeleri de bu kervana ekleyeceğiz. AKP'yi bölgede hep birlikte tabela partisine dönüştüreceğiz. Batıda ise faşizme kaybettireceğiz. Faşizm deyince, AKP ve küçük ortağı hemen kendilerinden bahsedildiğini anladı ve paniğe kapıldılar. Kamuoyuyla şunu açık yüreklilikle paylaşmak istiyorum: AKP kaybederse ne olur? AKP kaybederse, bu halk, toplum, tüm demokrasi güçleri, özgürlük isteyen tüm kesimler, ezilenler, emekçiler, kadınlar, gençler herkes kazanır."

HDP Eş Genel Başkanı Buldan, seçim bildirgelerinin "yerel demokrasi manifestosu" olduğunu belirterek, "Halk kendi kendisini yönetecektir. Bir kişinin milyonların geleceğiyle ilgili karar verme süreci artık bitecektir. Yereller, kendi geleceğini kendisi belirleyecektir. Birlikte karar alarak, birlikte hareket ederek demokratik yönetim sürecini kendi içinde işletecektir." ifadesini kullandı.