2010-03-17 - 16:02
''Kayıp Çocuklar Komisyonu'' olarak bilenen ''Kayıp Çocuklar Başta Olmak Üzere Çocukların Mağdur Olduğu Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'' kayıp yakınlarını dinledi.
''Kayıp Çocuklar Komisyonu'' olarak bilenen ''Kayıp Çocuklar Başta Olmak
Üzere Çocukların Mağdur Olduğu Sorunların Araştırılarak Alınması Gereken
Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'' kayıp
yakınlarını dinledi.
Yaklaşık beş yıl önce 4 yaşındaki oğlu kaybolan Hatice Atıcı, kayıp
acısının tarifinin imkansız olduğunu belirterek, ''İnanın ölüm acısı bunun
yanında bana tatlı geliyor. Her gün yüreğimiz yanıyor. Tarifi imkansız bir acı''
dedi.
1992 yılında otistik ağabeyi kaybolan, Yakınlarını Kaybetmiş Aileler
Derneği Başkanı Zafer Özbilici de kayıp acısının çok farklı olduğunu ve insanı
''sürekli kemirdiğini'' ifade etti. Gözyaşlarını tutamayan Özbilici, annesinin,
ölen diğer ağabeyinin mezarının toprağını kokladığını belirterek, ''Kayıp olanın
nesini koklayacaksın' diyor. Cesedini bile görse rahatlayacak. Ben de duysam ki
ölmüş ve mezarının yerini görsem rahatlayacağım'' diye konuştu.
Ağabeyinin kaybolmasından sonra arama çalışmalarına başladıklarını
belirten Özbilici, yaşanan sorunları dile getirdi. Devlet birimlerinin organize
çalışması ve halkta bilinç oluşturulmasının önemine işaret eden Özbilici, böylece
kayıpların yüzde 85'inin bulunabileceğini söyledi. Özbilici, ''kayıp otobüsü''
organizasyonu ve diğer etkinliklerle 950'nin üzerinde insanı bulabildiklerini
ifade etti.
Özbilici, kaybolan kişiler ve yakınlarının gen ve bilgi bankasının
kurulması, iz sürme köpeklerinin kullanılmasını önerdi.
Çocukların 18 yaşından sonra fiziksel değişime uğradıklarına işaret eden
Özbilici, bu yaştan önce kaybolan çocukların fiziksel değişime paralel
resimlerinin çizilmesinin büyük önem taşıdığını anlattı. Özbilici, bu konuda
çeşitli tekniklerin kullanılabildiğini, bundan yoğun şekilde yararlanılması
gerektiğini vurguladı.
Oğlu 2005 yılında 15 yaşındayken kaybolan Mustafa Çayçı da yaşadığı
acılara değindi.
Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Şahin Antakyalıoğlu ise
merkezin çalışmalarını anlattı, kayıplar konusundaki izlenim ve görüşlerini dile
getirdi. Çocukların fuhuş, organ ticareti ve sokakta çalıştırılmak için
kaçırıldıklarını ifade eden Antakyalıoğlu, bazen ailelerin de para karşılığı
çocuklarını verebildiklerini söyledi.
Yasaların uygulanması konusunda kurumların yeterli inisiyatif
kullanmadığını, yeterli uzmanın bulunmadığını belirten Antakyalıoğlu, ''kayıp
çocuklar neden bulunamıyor'' sorusu üzerine son günlerde yaşanan bir olayı
anlattı. Cinsel istismar faili bir kişinin yakalanması için günlerdir polis ile
irtibat halinde olduklarını bildiren Antakyalıoğlu, ''Kişinin telefonunu,
çalıştığı iş yerini polise bildirdik. Ona rağmen bulunamıyor. Sebebi bu'' diye
konuştu.
Son bir ayda merkezlerini cinsel istismar konusunda başvuruların
arttığını belirten Antakyalıoğlu, bunu neye bağladığının sorulması üzerine,
''İstismarlar her zaman var. Başvuran sayısı artmıştır. Ailelerin farkındalığı,
bilinci artığı için artmıştır'' dedi. Antakyalıoğlu, ailede ensest ilişki
sayısının az olmadığını da işaret etti. (16:02)
