2010-09-23 - 16:58
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, BDP ile yapılan görüşmeyi, ''olağan, olması gereken, geçmişte de zaman zaman yapılmış bir görüşme'' olarak nitelendirdi ve ''Bu diyaloğun devam etmesinde fayda görüyoruz. Umut ediyoruz ki yeni sayfa açılmış olur'' dedi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, BDP ile yapılan görüşmeyi,
''olağan, olması gereken, geçmişte de zaman zaman yapılmış bir görüşme''
olarak nitelendirdi ve ''Bu diyaloğun devam etmesinde fayda görüyoruz.
Umut ediyoruz ki yeni sayfa açılmış olur'' dedi.
Çiçek, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve BDP eş başkanı
Gültan Kışanak ile yaptıkları görüşmeye ilişkin gazetecilere
açıklamalarda bulundu.
Demirtaş'ın açıklamasını tamamlamasını bekleyen Çiçek, Adalet Bakanı
Sadullah Ergin ile gazetecilerin karşısına çıkarak, görüşmeye ilişkin bilgi verdi.
Çiçek, görüşmelere çok fazla özel bir anlam yüklemenin doğru olmadığını
belirterek, ''Görüşmeden hemencecik her şeyin çözüldüğü, çözüleceği veya
çözülemeyeceği gibi olumlu, olumsuz anlam yüklemeyi, bundan sonraki
değerlendirmeleri bunun üzerinde yapmayı doğru bulmuyoruz. Neticede olağan,
olması gereken, geçmişte de zaman zaman yapılmış olan bir görüşmedir'' diye konuştu.
Bu görüşmelerin sadece kendileriyle değil tüm partilerle, tüm partilerin
de kendileriyle bu görüşmeleri yapmasının milletin de özlemi, arzusu olduğunu
vurgulayan Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Çünkü konuştuğumuz konular, sorunlar Türkiye'nin sorunu, konularıdır.
Bir partinin, iktidarın sorunu değil. İktidarda başka bir parti de olsa, onlar da
bu sorunlarla karşı karşıya kalacaktır. Dolayısıyla bu diyaloğun devam etmesinde,
şahsen fayda görüyoruz. Umut ediyoruz ki yeni sayfa bu manada açılmış olur.
Maalesef bu görüşmeler gizli görüşme olarak takdim edildi. Bu hiç doğru
değil. Gizli görüşme olsa, bu kadar basın mensubu burada nasıl toplanacaktı?
Gizli bir görüşme olsa, bu Meclis çatısı altında niye yapılsın, herkesin
rahatlıkla girip çıktığı bir yerde? Gizli bir görüşme yanı yok.''
Çiçek, yaptığı açıklamada, halk oylamasıyla beraber yeni bir sayfa açılması gerektiğini
belirtti. Çiçek, vatandaşın yüksek standartta bir demokrasiden yana tavır
koyduğunu ifade ederek, referandumdan çıkan yüzde 58 oranındaki ''evet''in
birinci mesajının bu olduğunu kaydetti.
Milletin, toplumun, temel tercih olarak demokrasiyi seçtiğini dile
getiren Çiçek, ''Demokrasiyi tercih ettiğimize göre, bu mevsimlik, geçici değil,
bir temel tercih. Kaliteli bir demokrasi, yüksek standartta bir demokrasi...
Bunun yolu çağdaş normlara, anlayışlara uygun yeni bir anayasadan geçiyor''
dedi.
Çiçek, bunu 2007 seçimlerine giderken de sonrasında da söylediklerini
anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ama maalesef hepinizin bildiği ve halk oylaması süresince de uzun uzun
anlattığımız sebeplerden dolayı bunu gerçekleştirmek mümkün olmadı. Şimdi böyle
bir ortamın var olduğunu düşünüyoruz. Bunun için de yeni bir anayasa
müzakeresine, seviyeli bir tartışmaya, konuyu saptırmadan kendi bağlamında
tutarak yeni bir anayasa çalışmasına, tartışmasına ihtiyaç var. Çünkü biz
biliyoruz ki bir çok sorun bugünkü anayasadan kaynaklanıyor. Toplumdaki bir kısım
gerginliklerin ya da bir kısım sorunların çözülememesinin temelinde anayasanın
felsefesi, anayasanın öncelikleri yatıyor.
İşte 12 Eylül'de yapılan halk oylaması, siyaset kurumuna da konuya ilgi
duyanlara da bir mesajdır. Toplum diyor ki 'bize yeni bir anayasa yapın'. Bunun
için de bugünden çağrıda bulunuyoruz. Öncelikle, konuya ilgi duyan hemen herkes,
en başta siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ve meslek kuruluşları dahil, her
defasında esasın önüne geçen ve en önemli konuların gerçekleşmesinin önündeki en
büyük engel gözüken 'yöntem' konusunu tartışılmamız gerekiyor.''
Cemil Çiçek, ''Bir taslak hazırlayalım, toplumun önüne sunalım''
dediklerinde, ''Siz anayasayı kendinize göre mi hazırlıyorsunuz'' şeklinde tepki
gösterildiğini anımsattı.
Mecliste uzlaşma komisyonu kurulması önerilerine, bazılarının olumlu
cevap vermediklerine işaret eden Çiçek, şunları kaydetti:
''Halk oylamasına sunulan şekliyle bir yöntem denemeye çalıştık, 'bize
danışılmadı, bizimle konuşulmadı, uzlaşma olmadı...' 2 aydan uzun bir süre bunu
tartıştık. Şimdi o zaman millet 12 Eylül ile beraber böyle bir mesaj verdiğine
göre kim bu konuyla ilgili fikir söyleyecekse evvela nasıl bir yöntemle bu yeni
anayasanın yapılmasını istiyorsa bunu açıklığa kavuşturmalı. İkinci olarak da
içeriğiyle ilgili bu çalışmaları şimdi başlatalım. Herkes kendi yönünden
başlasın. İcap ediyorsa bir araya gelip başlatalım. Çünkü her defasında bu
anayasa değişikliği veya önemli konular olduğunda klasik bir mazeret gündeme
geliyor; 'aceleye getiriliyor, şimdi sırası değil, daha sonra'... Niye bunları
yeteri kadar tartışmıyoruz. Şimdi önümüzde yeteri kadar zaman da var fırsat da
var. Dolayısıyla bugünkü görüşmede, bu anayasa konusu, bu çerçevede gündeme
gelmiştir. Hem yöntem hem de içerik itibariyle.''
Konuştukları ikinci konu hakkında da bilgi veren Çiçek, ülkede herkesin
yüreğini yakan, yeteri kadar kan ve gözyaşı döküldüğünü dile getirdi. Çiçek, bu
işlerin bitmesi gerektiğine işaret ederek, artık cebir, şiddet ve terörü bir
sorun çözme yöntemi olarak gündemlerinden kesinlikle çıkarmaları gerektiğini
vurguladı.
Cemil Çiçek, demokrasi ve hukuk çerçevesinde zaten her konuyu
tartıştıklarını, tartışabileceklerini kaydederek, ''Böylece bu ülkenin ne sorunu
varsa demokrasi, hukuk kanallarından giderek çözüme kavuşturabiliriz veya çözüm
yolunda önemli bir mecraya bu sorunları yönlendirmiş olabiliriz. Biz inanıyoruz
ki bu ülkenin çözülemeyecek sorunu yok ve bunu da kan, gözyaşı dökülmeden çözme
imkanı vardır. Yeter ki bu noktada demokrasiyi ve hukuku çözüm noktasında bir
önemli imkan, atmosfer olarak görelim'' diye konuştu.
Vatandaşın, diyalog yoluyla sorunların çözülmesini istediğini belirten
Çiçek, halk oylaması sürecinde gittikleri her yerde vatandaşların, ''Niye oturup
bir araya gelmiyorsunuz, niye bu işleri konuşmuyorsunuz?'' dediğini anlattı.
''Biz konuşmaya başladık. Biz ülkenin her sorununu herkesle konuşmaya
varız. Herkesle konuşacağız, tartışacağız ve sorunları demokrasi, hukuk içinde
kalarak çözmeye gayret edeceğiz. Bu manada bu günkü görüşme şahsi kanaatim
itibariyle faydalı bir görüşme olmuştur'' diyen Çiçek, şöyle devam etti:
''(Görüştüler de ne oldu) gibi ne küçümsenecek ne de abartılacak bir
zemine oturtmadan, görüşülmüş olmasının bile önemli olduğu kanaatini taşıyoruz.
Bundan sonra da ümit ediyoruz ki fırsat buldukça sadece BDP ile değil, Meclisteki
her partiyle her konuyu konuşma noktasında yeni bir sayfayı başlatmış oluruz. Biz
görüştüğümüz gibi partilerimiz de birbirleriyle görüşebilirler ve görüşmeliler ki
bu çatı, TBMM sorunların çözüleceği tek adres olsun. İnancımız bu. Bu çatının
dışında da çözüm aranacak başka bir yer yoktur, olamaz, olmamalıdır.''
Çiçek, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve BDP Genel Başkan
Yardımcısı Gültan Kışanak ile yaptıkları görüşmeye ilişkin açıklamalarının
ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
''Diğer partileri de siz mi davet edeceksiniz?'' sorusu üzerine Çiçek,
''Ben bir yöntem telkin etmiyorum. 'görüşmeliyiz' diyorum. Bunun 50 tane yolu,
yöntemi vardır. Biz gidebiliriz, onlar gidebilirler. Karşılıklı gelebilirler,
iadeyi ziyaretler olur. Bizim ziyaret ettiklerimiz var, iade edilmesi gereken
ziyaretler var. Bunların hepsini yan yana getirdiğinizde zaten bir diyalog zemini
başlamış olur diye düşünüyorum'' dedi.
Çiçek, Hakkari'de meydana gelen saldırının gündeme gelip gelmediği
sorusuna Çiçek, şunları söyledi:
''Bu olay, menfur bir olaydır. Hakikaten vahşettir ve masum insanlar
hayatlarını kaybetmiştir. Bunu kim yaparsa yapsın evvela bu konudaki tavrımız
nettir ve net olmalıdır, herkes için. Bu olayın üzerine zaten devlet, yargı kendi
yönünden gidiyor. Eninde sonunda bu işin önünde, içinde, arkasında kim varsa
bunlar ortaya çıkar biz de çıksın diye elimizden gelen çabayı, gayreti
sarfederiz. Çünkü olaylar tüm yönleriyle ortaya çıkmalı ki suçlamalar, yanlış
anlamalar, ithamlar ortadan kalkmış olsun.
Bu ülkede herkes demokrasi, insan hakları, özgürlük diyor. Demokrasi de
insan hakları da özgürlük de insanlar içindir. İki yaşındaki çocuk bacağını
kaybediyor, beş yaşındaki çocuk hayatını kaybediyorsa, kadınlar gençler, yaşlı
insanlar hayatlarını kaybediyorsa, onlar için demokrasi, özgürlüğün bir anlamı
olmaz. Biz onları geri getiremeyiz. Onun için insanlar bu ve benzeri vahşetlerle,
cinayetlerle hayatlarını kaybetmemelidir. Artık yeteri kadar hepimiz üzüldük,
hepimiz belli sıkıntıları yaşadık. Yapacağımız her türlü çaba, böyle sonuçların
bir daha yaşanmaması içindir.''
Bir gazetecinin, ''Terör sorunun çözüleceği konusunda nasıl bir hava
hissediyorsunuz. Olumlu mu?'' sorusuna Çiçek, ''Ben her zaman olaylara olumlu
baktım. Devlet olarak bu sorunları biz çözeriz, çözeceğiz. Bizim sorunlarımızı da
başkası çözmez zaten. Hiçbir ülke kendi sorununu başkalarına ciro edemez.
Başkalarından da bu noktada çok fazla katkı beklemesi gerçekçi olmaz''
karşılığını verdi.
Çiçek, bir gazetecinin, ''İmralı'nın muhatap alınmasına ilişkin mesajlar
bulunduğunu'' söylemesi üzerine, bu konuların halk oylaması süresince
sorulduğunu, meydanlarda konuşulduğunu, dolayısıyla sorunun ve cevabın aynı
olduğunu söyledi.
Açıklamasının başında, elindeki notların görülmesini engellemek için,
yanındaki gazetecilerin uzaklaşmasını isteyen Çiçek, ''Notları görüyorsunuz sonra
gazetelere onlar çıkıyor. Bu hatayı bu defa yapmam. Notları göremeyeceğiniz bir
yere geçin'' diye espri yaptı. (16:58)
