2014-11-27 - 14:00
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekil Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Genel Kurul'da, kamuoyunda "yargı paketi" olarak bilinen Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümünde yer alan 11 maddesi kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekil Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, "Ey zalim siyonistler, siz bizim camilerimize saldırırken biz sizin ibadet yerlerinizi onararak size tokat vuruyoruz" dedi.
Gündem dışı söz alan MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Ermenek'teki maden kazasıyla ilgili sorumluların hala ortada olmadığını savundu.
Kalaycı, "O madene ruhsat veren, işletme izni veren kim? İmalat haritasını işlemeyen kim? Onaylayan kim? Denetlemesi gereken kim? Denetlemeyen kim? Kim sorusu hep var ama kim ortada yok. Sorumsuzlara, yüzsüzlere buradan soruyorum: Madenleri denetlemek, güvenliğini sağlamak Karaman halk oyunları ekibinin görevi mi?" diye sordu.
Başbakan Ahmet Davutoğu'nun "Cilalı lafları bırakıp hesap vermesi gerektiğini" ifade eden Kalaycı, "Lafa gelince Fırat'ın kenarındaki kuzudan sorumluyuz diyenler önce Ermenek'teki ana kuzularının hesabını versinler" dedi.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, Suriye'de mezhep savaşlarının devam ettiğini ve insanlık onurunun öldürüldüğünü belirtti.
İsrail'in Mescid-i Aksa'ya saldırmasını eleştiren İçten, "İsrail'deki terörist hükümet, namusumuza, dinimize saldırmaya devam ediyor. Ey zalim siyonistler, Mecsid-i Aksa'ya saldıran deccaller; aklınızı başınıza alın, bu, bize savaş açmak demektir. Siz bizim camilerimize saldırırken biz sizin ibadet yerlerinizi onararak size tokat vuruyoruz" diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, özel okullara verilen destekler ve TEOG sınavına ilişkin araştırma önergesinin bugün gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Önerinin görüşmelerinde MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, "Bu yıl okul müdürleri görevden alındı. Yeni atamalar için yapılan sınavda müdür olmak için 90 puanın üzerinde alanların yüzde 92'si AKP yanlısı sendika olan Eğitim Bir Sen üyesidir. Liste elimde, sonuçlar buradadır" ifadesini kullandı.
Yeniçeri, "Bu sonuçları ayaklarımın altına alarak protesto ediyorum" diyerek kürsüde elindeki kitabı yere attı ve üstüne bastı.
Önerinin reddedilmesinin ardından, hakim ve savcı ücretlerinde artış, aramalarda kuvvetli şüpheyi makul şüpheye dönüştüren, Danıştay ve Yargıtay'da üye ve daire sayısı artışını öngören teklifin görüşmelerine geçildi.
Teklifin görüşmelerine 21. maddeden itibaren devam ediliyor.
Öte yandan HDP kontenjanında boş olan komisyon üyeliklerine seçim yapıldı.
Buna göre, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu ile AB Uyum Komisyonu Üyeliğine HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü; Çevre Komisyonu üyeliğine HDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel; Adalet Komisyonu üyeliğine HDP Mardin Milletvekili Erol Dora seçildi.
Kamuoyunda "yargı paketi" olarak bilinen Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 1. bölümde kabul edilen maddelerine göre, boşalan, açılan veya dördüncü sınıftan üçüncü sınıfa geçirilen noterlikler Resmi Gazete'de ilan olunacak. Mevcut düzenlemede, bu noterlikler Resmi Gazete'nin yanı sıra bulunduğu yerde, İstanbul'da, Ankara'da ve Adalet Bakanlığı'nca uygun görülecek diğer yerlerde çıkan birer gazetede ilan ediliyor.
Noterlere Türkiye Noterler Birliği'nce verilen kimlik kartı, tüm resmi ve özel kuruluşlarca kabul edilecek resmi kimlik hükmünde olacak.
Atama yapılırken, aynı sınıftan noterlerin meslekteki kıdemleri esas alınacak. Kıdemde eşitlik halinde Adalet Bakanlığı'nca verilen noterlik belge sıra numarası önce olan tercih edilecek.
Noterlerin hastalıkları nedeniyle izinli sayılmalarında, cumhuriyet savcılığı kanalı ile hükümet tabiplerinden veya devlet hastanesi doktorlarından rapor alma şartı kaldırılıyor.
Noterlerin işlemlerini elektronik ortamda yapabilmeleri için uyum düzenlemesi yapılıyor. Buna göre işlemler, elektronik ortamda güvenli elektronik imza kullanılarak da yapılabilecek. Ancak, düzenleme şeklinde yapılması zorunlu tutulan işlemler ile irade beyanlarının alınmasına ilişkin işlemlerde güvenli elektronik imza kullanılabilmesi için ilgililerin noter huzurunda olmaları gerekecek.
Noterlik işlemlerine ilişkin tüm bilgi ve belgeler, güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda işlenebilecek, saklanabilecek ve gerektiğinde kişi ve kurumlara elektronik ortamda gönderebilecek. Yapılan tüm işlemlere dair bilgi ve belgeler, Türkiye Noterler Birliği'nin bilişim sisteminde kaydedilecek ve saklanacak.
Elektronik ortamda yapılabilecek bir noterlik işleminin bir belgeye dayanması halinde, belge sureti taraflar, vekilleri veya temsilcileri tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanarak elektronik ortamda notere gönderilebilecek.
Danıştay ve Yargıtay üyesi seçilebilmek için hakimlik ve savcılık mesleğinde 20 yıllık kıdem şartı, 17 yıla düşürülüyor.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Genel Sekreterleri de Danıştay üyesi seçilebilecek.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu ile İdari Dava Daireleri Kurulu, ayrıntılı olarak yeniden yapılandırılıyor. Dava daireleri arasındaki iş bölümü karar tasarısı Başkanlık Kurulu tarafından hazırlanacak.
Danıştay'da İdari Dava Daireleri Kurulu için toplantı ve görüşme yeter sayısı 25 olacak.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun, düzenleme yürürlüğe girdikten itibaren 3 yıl olarak belirlenen görevine devam etme süresi 31 Aralık 2016'ya çekiliyor.
Düzenleme yürürlüğe girdikten itibaren 15 gün içinde, 39 yeni Danıştay üyeliği için seçim yapılacak. Seçimin ardından Danıştay daireleri arasındaki iş bölümüyle daire başkanları, üyeler ve tetkik hakimlerin hangi dairede görev yapacağına ilişkin süreç işleyecek.
Yargıtay'daki daire sayısı 38'den 46'ya çıkarılıyor. Bu dairelerin 23'ü hukuk, 23'ü ceza dairesi olacak. Her dairede bir başkan ile yeteri kadar üye bulunacak.
Yargıtay'da yeteri kadar tetkik hakimi bulunacak. Tetkik hakimleri, meslekte en az 5 yılını fiilen dolduran adli yargı hakim ve Cumhuriyet Savcıları arasından HSYK tarafından atanacak.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "İnsanların itibarını, onurunu, haysiyetini herkesin koruması, gözetmesi lazım. Bu parlamentonun daha fazla gözetmesi lazım" dedi.
Bozdağ, kamuoyunda "yargı paketi" olarak bilinen Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 2. bölümdeki görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Bozdağ, 2002 yılı dahil bugüne kadar 94 tane cezaevi açıldığını, bu süre içerisinde 247 tane cezaevinin kapatıldığını belirterek, şu anda cezaevlerinde 156 bin 232 tutuklu ve hükümlü bulunduğunu söyledi.
Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayılarında artış olduğunu ifade eden Bozdağ, bunun nedenlerine ilişkin şunları söyledi:
"Bu çok açık net ortada. Bunun da değişik nedenleri var. Sadece suç işleme oranının artması değil, yeni ceza kanunu ceza miktarlarını artırdı. Şimdi cezanın 3'te 2'si infaz ediliyor. Yeni suç türleri ortaya çıktı. Bunlar nedeniyle de mahkumiyetlerde artış var. Suç ve suçluyla mücadele konusunda daha aktif bir yapı ortaya çıktı. İmkanların artması, delilleri toplama konusundaki teknolojik gelişmeler de bunda etken."
Bozdağ, şu anda cezaevlerinde kapasitesinin üstünde bir doluluk oranının farkında olduklarını belirterek, bu oranları daha iyi bir noktaya çekmek için çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Bozdağ, "İnşaatı bitmek üzere olanlar var, devam edenler var, proje aşamasında olanlar var. Biz oradaki doluluğun makul bir seviyede olmasını ve herkesin daha rahat bir ortamda cezasını çekmesini arzu ediyoruz. Bunun için de bakanlık olarak çalışmalarımız devam ediyor" diye konuştu.
17, 25 Aralık hadiselerinin ne olduğu konusunda herkesin farklı bir değerlendirme yaptığını kaydeden Bozdağ, şöyle devam etti:
"Bazıları bunun bir yolsuzluk operasyonu olduğunu söylüyor, bazıları bunun bir darbe teşebbüsü olduğunu söylüyor, bazıları bunun hükümeti indirmek veya başka bir şekilde itibarsızlaştırmak için planlı, düzenli bir operasyon... Herkes farklı bir noktadan bakar. Ama bu noktada işin doğrusu ne zaman ortaya çıkacak? Elbette yargılamadan sonra çıkacak. Bunun üzerinde siyasal rekabet konusu... Bunlar yapılırsa bundan herkes zarar görür. İnsanlar 30 yıl, 40 yıl, 50 yıl, 70 yıl uğraşıyor bir itibar kazanıyor. Milletvekili, bakan, insan olarak. Hepimizin onuru kıymetlidir. Ama gazetenin biri bir gün bir manşet atıyor. O manşetin yaptığı tesiri Türkiye'nin bütün hakimleri biraraya gelip beraat kararı verse oradan silemiyor. Onun için insanların itibarını, onurunu, haysiyetini herkesin koruması, gözetmesi lazım. Bu parlamentonun daha fazla gözetmesi lazım."
Soruşturmanın gizliliğinin önemine işaret eden Bozdağ, şunları kaydetti:
"Lekelenmeme hakkının gereğidir. İnsanlar soruşturulurken eğer aleniyet olursa belki takipsizlik çıkacak, belki dosya ileri gitmeyecek. Masumiyet karinesi de var yargılanmayla alakalı. Hem lekelenmeme hakkı hem masumiyet karinesi çiğneniyor. Hepimiz 'suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar hiç kimse suçlu kabul edilemez' diyoruz. Öte yandan da insanları yargıladık, iddiayı tanzim ettik, kestik faturayı ve cezayı da infaz ediyoruz. Ben Balyoz ve Ergenekon'da da benzer lafları söyledim. Tutanaklar şahittir. Toplum ikiye bölündü. Yarısı suçlu, yarısı suçsuz. Ben bunun ikisinin de yanlışlığını defalarca söylemiş insanlardan bir tanesiyim. O dönemde de bu ikiye bölünme yanlıştı, şimdi de yanlış. Bizim hepimizin gerçeğin peşinde olmamız lazım. Eğer bir ülkede herhangi bir grubun ülkenin hükümetine karşı yargının içerisindeki kendisine yakın olan kişileri kullanarak bir iş yapmaya teşebbüs ettiğine dair iddialar varsa bunu hepimizin dikkate alması lazım."
Yargının bağımsız ve tarafsız olması gerektiğini ve bunun hukuk devletinin "olmazsa olmazı" olduğunu vurgulayan Bozdağ, ancak bu bağımsızlık ve tarafsızlığın hiçbir şeyle bağlı olmamak anlamına gelmeyeceğini söyledi.
Bunun anayasayla, kanunla, hukukla ve bunlarla uygun vicdanla bağlılığı ifade ettiğini ve bunun dışındaki bağlılıkları reddettiğini ifade eden Bozdağ, şöyle devam etti:
"Eğer bir ülkenin hukukunu uygulayanlar içerisinde bu bağlılıklarını hakim ve savcılar uygularsa, yani anayasa, kanun, hukuk ve bununla uyumlu vicdani kanaatleriyle karar verirlerse hukuk devleti orada güçlü olur. Burada tereddüt olursa hepimizin şikayeti artar. Hükümeti bu olaylar üzerinden yıpratmak için görüşler ileri sürülebilir. Ama yargının, ülkenin içerisinde görev yapan bazı kamu görevlilerinin anayasa ve yasayı tanımayan bir şeyi ortaya çıkarsa o zaman hep beraber bunun karşısında da birlikte olmamız lazım.
Bakın soruşturmalar başladı. Soruşturmaları başlatanlar Cumhuriyet savcıları. Savcıların iddianameleri ve hazırlıklarına herkes değer verdi. Ama soruşturmanın devamında da başka savcılar bunlarla ilgili kararlar verdiler, takipsizlik kararı. Şimdi soruşturmayı başlatan savcılar doğru dürüst hakka hukuka uygun, soruşturmayı nihayetlendiren savcılar ise tam tersi. Oda savcı, o da savcı. Onun görüşü niye çok kıymetli, öbürünün niye öyle? Onun kararı niye öyle, öbürünün ki niye öyle? Bu tamamen siyasi duruşla ilgilidir."
Bozdağ, soruşturma komisyonunun gizlilik kararına ilişkin, soruşturma komisyonlarının bir adli soruşturmayı savcı gibi Meclis adına yürüten komisyon olduğunu, savcılık vazifesi yaptığını belirterek, "Ceza Muhakemesi Kanunu'nu soruşturma sürecinde uyguluyor. Soruşturma gizlidir. Eğer böyle bir gizlilik ihtiyacı duyduysa öyle bir karar talep edebilir, hakim de böyle bir karar verebilir. Bu talep, bu karar hukuka uygun mu değil mi, ona bakmamız lazım. İnsanların onurunu, haysiyetini siyaseten de olsa ayaklar altına almak hiçbirimize yakışmaz" şeklinde konuştu.
Kamuoyunda "yargı paketi" olarak bilinen Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin hakim ve savcıların maaş artışını içeren 30. maddesi kabul edildi.
Kabul edilen maddeye göre, Adalet Müfettişlerinin yanı sıra, HSYK müfettişlerine ve Adalet Bakanlığı iç denetçilerine de brüt aylık tutarlarının yüzde 5'i oranında ek ödemede bulunulacak.
Yargıtay Birinci Başkanı, Danıştay Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Bavşsavcısı, Yargıtay Birinci Başkanvekilleri, Danıştay Başkanvekilleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay ve Danıştay daire başkanları, Adalet Bakanlığı Müsteşarı, Yargıtay ve Danıştay üyeleri, birinci sınıf hakim ve savcılar, birinci sınıfa ayrılmış hakim ve savcılar ile diğer hakim ve savcılara (15 bin) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenecek. Düzenlemeye göre hakim ve savcı maaşlarında bin 154 lira artış olacak.
Öte yandan görüşmeler sırasında TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, eski TBMM Başkanlarından, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'ın eşinin vefat ettiğini belirterek merhumeye Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi. Parti Grup Başkanvekilleri de yerlerinden söz alarak aynı dilekleri ilettiler.
TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda "yargı paketi" olarak bilinen Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümünde yer alan 11 maddesi kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, Adalet Müfettişlerinin yanı sıra, HSYK müfettişlerine ve Adalet Bakanlığı iç denetçilerine de brüt aylık tutarlarının yüzde 5'i oranında ek ödemede bulunulacak.
Yargıtay Birinci Başkanı, Danıştay Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Bavşsavcısı, Yargıtay Birinci Başkanvekilleri, Danıştay Başkanvekilleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay ve Danıştay daire başkanları, Adalet Bakanlığı Müsteşarı, Yargıtay ve Danıştay üyeleri, birinci sınıf hakim ve savcılar, birinci sınıfa ayrılmış hakim ve savcılar ile diğer hakim ve savcılara (15 bin) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenecek. Düzenlemeye göre hakim ve savcı maaşlarında bin 154 lira artış olacak.
Hakim ve savcılar, Emniyet Genel Müdürlüğü'nce Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun uyarınca temin edilen yerli veya ithal tabancaları yasal şartlar uyarınca zati silah olarak satın alabilecek.
Hakim ve savcılarla yüksek yargı organı mensuplarına verilen mesleki kimlik kartı, tüm resmi ve özel kuruluşların iş ve işlemlerinde resmi kimlik hükmünde olacak.
Adli yargı hakim ve savcılar ile idari yargı hakim ve savcılara, 14 Şubat 2005 tarihinden 1 Eylül 2013 tarihine kadar verilen uyarma, aylıktan kesme cezaları bütün sonuçları ile affedilecek. Önergeyle, kınama ve kademe ilerleme cezaları af kapsamından çıkarıldı ancak bu cezalar için HSYK Genel Kurulu'na başvurma imkanı getirildi.
Af kapsamına giren disiplin cezalarının verilmesini gerektiren fiillerden dolayı, ilgililer hakkında disiplin inceleme, soruşturma ve kovuşturması yapılmayacak; devam eden disiplin inceleme, soruşturma ve kovuşturmaları işlemden kaldırılacak, kesinleşen disiplin cezaları uygulanmayacak.
14 Şubat 2005 tarihinden 1 Eylül 2013 tarihine kadar işlenen ve kesinleşen disiplin cezaları hakkında yapılacak başvuru, 60 gün içinde HSYK Genel Kurulu'nca incelenecek. Genel Kurul başvurunun reddine karar verebileceği gibi, önceki kararın kaldırılmasına veya eyleme uyan alt disiplin cezasına karar verebilecek.
Disiplin cezalarının affı, ilgililere geçmiş süreler için özlük hakları ve parasal yönden herhangi bir talep hakkı vermeyecek.
Kanunla, Adalet Bakanlığı Yurtdışı Teşkilatı kuruluyor. Adalet Bakanlığı teşkilatı; merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatı ile bağlı kuruluşlardan meydana gelecek. Yurt dışı teşkilatında yer alan Adalet Müşavirliği kadrolarına, hakimlik ve savcılık mesleğinde fiilen en az 5 yıl görev yapan ve üstün başarısı ile yurt dışı hizmetlerinde yararlı olacağı anlaşılmış bulunanlar arasından atama yapılacak. Misyon şefleri; adalet müşavirlerinin sicil amiri olmayacak.
Yurtdışı teşkilatına atanan adalet müfettişlerinin bu görevde geçirdikleri süreler, hakimlik ve savcılık mesleğinde geçmiş sayılacak. Adalet müfettişleri hakkındaki siciller, Adalet Bakanlığı Müsteşarı tarafından verilecek.
Verilen önerge üzerinde söz alan CHP Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz, iktidara, "Siz Alevi sorununu çözemezsiniz. Çünkü siz Alevilere şaşı gözle bakıyorsunuz. Alevileri düşman görüyorsunuz. Düşman gördüğünüz, dışlamaya ve ötekileştirmeye çalıştığınız Alevilere siz çözüm üretemezsiniz" dedi.
Sataşma gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, bölücülük, ayrımcılık, şiddet kokan bir konuşmaya cevap vermenin kendisine zul geldiğini belirterek, "Bunun uğraşını veren bir iktidara bu kadar haksız, mesnetsiz ithamlarda bulunmaktan hiç hayıflanmadın mı? Bu kadar ayrımcılık, şiddet kokan bir konuşmayı nasıl yaparsın? Alevilere kimin ne gözle baktığını bu millet biliyor" karşılığını verdi.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, görüşme sırasında verilen aranın ardından Danışma Kurulu önerisini oyladı.
Kabul edilen öneriye göre, Genel Kurul'un 28 Kasım Cuma, 29 Kasım Cumartesi ve 30 Kasım Pazar günleri çalışma kararı kaldırıldı.
176 Sayılı Maden İşyerlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı gündemin ön sıralarına alındı. Genel Kurul, 2 Aralık Salı günü bu tasarının bitimine kadar çalışmasını sürdürecek.
TBMM Başkanvekili Bahçekapılı, komisyonun ve hükümetin yerine oturmaması üzerine, birleşimi, 2 Aralık salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, "Ey zalim siyonistler, siz bizim camilerimize saldırırken biz sizin ibadet yerlerinizi onararak size tokat vuruyoruz" dedi.
Gündem dışı söz alan MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Ermenek'teki maden kazasıyla ilgili sorumluların hala ortada olmadığını savundu.
Kalaycı, "O madene ruhsat veren, işletme izni veren kim? İmalat haritasını işlemeyen kim? Onaylayan kim? Denetlemesi gereken kim? Denetlemeyen kim? Kim sorusu hep var ama kim ortada yok. Sorumsuzlara, yüzsüzlere buradan soruyorum: Madenleri denetlemek, güvenliğini sağlamak Karaman halk oyunları ekibinin görevi mi?" diye sordu.
Başbakan Ahmet Davutoğu'nun "Cilalı lafları bırakıp hesap vermesi gerektiğini" ifade eden Kalaycı, "Lafa gelince Fırat'ın kenarındaki kuzudan sorumluyuz diyenler önce Ermenek'teki ana kuzularının hesabını versinler" dedi.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten, Suriye'de mezhep savaşlarının devam ettiğini ve insanlık onurunun öldürüldüğünü belirtti.
İsrail'in Mescid-i Aksa'ya saldırmasını eleştiren İçten, "İsrail'deki terörist hükümet, namusumuza, dinimize saldırmaya devam ediyor. Ey zalim siyonistler, Mecsid-i Aksa'ya saldıran deccaller; aklınızı başınıza alın, bu, bize savaş açmak demektir. Siz bizim camilerimize saldırırken biz sizin ibadet yerlerinizi onararak size tokat vuruyoruz" diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, özel okullara verilen destekler ve TEOG sınavına ilişkin araştırma önergesinin bugün gündeme alınması önerisi kabul edilmedi.
Önerinin görüşmelerinde MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, "Bu yıl okul müdürleri görevden alındı. Yeni atamalar için yapılan sınavda müdür olmak için 90 puanın üzerinde alanların yüzde 92'si AKP yanlısı sendika olan Eğitim Bir Sen üyesidir. Liste elimde, sonuçlar buradadır" ifadesini kullandı.
Yeniçeri, "Bu sonuçları ayaklarımın altına alarak protesto ediyorum" diyerek kürsüde elindeki kitabı yere attı ve üstüne bastı.
Önerinin reddedilmesinin ardından, hakim ve savcı ücretlerinde artış, aramalarda kuvvetli şüpheyi makul şüpheye dönüştüren, Danıştay ve Yargıtay'da üye ve daire sayısı artışını öngören teklifin görüşmelerine geçildi.
Teklifin görüşmelerine 21. maddeden itibaren devam ediliyor.
Öte yandan HDP kontenjanında boş olan komisyon üyeliklerine seçim yapıldı.
Buna göre, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu ile AB Uyum Komisyonu Üyeliğine HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü; Çevre Komisyonu üyeliğine HDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel; Adalet Komisyonu üyeliğine HDP Mardin Milletvekili Erol Dora seçildi.
Kamuoyunda "yargı paketi" olarak bilinen Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 1. bölümde kabul edilen maddelerine göre, boşalan, açılan veya dördüncü sınıftan üçüncü sınıfa geçirilen noterlikler Resmi Gazete'de ilan olunacak. Mevcut düzenlemede, bu noterlikler Resmi Gazete'nin yanı sıra bulunduğu yerde, İstanbul'da, Ankara'da ve Adalet Bakanlığı'nca uygun görülecek diğer yerlerde çıkan birer gazetede ilan ediliyor.
Noterlere Türkiye Noterler Birliği'nce verilen kimlik kartı, tüm resmi ve özel kuruluşlarca kabul edilecek resmi kimlik hükmünde olacak.
Atama yapılırken, aynı sınıftan noterlerin meslekteki kıdemleri esas alınacak. Kıdemde eşitlik halinde Adalet Bakanlığı'nca verilen noterlik belge sıra numarası önce olan tercih edilecek.
Noterlerin hastalıkları nedeniyle izinli sayılmalarında, cumhuriyet savcılığı kanalı ile hükümet tabiplerinden veya devlet hastanesi doktorlarından rapor alma şartı kaldırılıyor.
Noterlerin işlemlerini elektronik ortamda yapabilmeleri için uyum düzenlemesi yapılıyor. Buna göre işlemler, elektronik ortamda güvenli elektronik imza kullanılarak da yapılabilecek. Ancak, düzenleme şeklinde yapılması zorunlu tutulan işlemler ile irade beyanlarının alınmasına ilişkin işlemlerde güvenli elektronik imza kullanılabilmesi için ilgililerin noter huzurunda olmaları gerekecek.
Noterlik işlemlerine ilişkin tüm bilgi ve belgeler, güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda işlenebilecek, saklanabilecek ve gerektiğinde kişi ve kurumlara elektronik ortamda gönderebilecek. Yapılan tüm işlemlere dair bilgi ve belgeler, Türkiye Noterler Birliği'nin bilişim sisteminde kaydedilecek ve saklanacak.
Elektronik ortamda yapılabilecek bir noterlik işleminin bir belgeye dayanması halinde, belge sureti taraflar, vekilleri veya temsilcileri tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanarak elektronik ortamda notere gönderilebilecek.
Danıştay ve Yargıtay üyesi seçilebilmek için hakimlik ve savcılık mesleğinde 20 yıllık kıdem şartı, 17 yıla düşürülüyor.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Genel Sekreterleri de Danıştay üyesi seçilebilecek.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu ile İdari Dava Daireleri Kurulu, ayrıntılı olarak yeniden yapılandırılıyor. Dava daireleri arasındaki iş bölümü karar tasarısı Başkanlık Kurulu tarafından hazırlanacak.
Danıştay'da İdari Dava Daireleri Kurulu için toplantı ve görüşme yeter sayısı 25 olacak.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun, düzenleme yürürlüğe girdikten itibaren 3 yıl olarak belirlenen görevine devam etme süresi 31 Aralık 2016'ya çekiliyor.
Düzenleme yürürlüğe girdikten itibaren 15 gün içinde, 39 yeni Danıştay üyeliği için seçim yapılacak. Seçimin ardından Danıştay daireleri arasındaki iş bölümüyle daire başkanları, üyeler ve tetkik hakimlerin hangi dairede görev yapacağına ilişkin süreç işleyecek.
Yargıtay'daki daire sayısı 38'den 46'ya çıkarılıyor. Bu dairelerin 23'ü hukuk, 23'ü ceza dairesi olacak. Her dairede bir başkan ile yeteri kadar üye bulunacak.
Yargıtay'da yeteri kadar tetkik hakimi bulunacak. Tetkik hakimleri, meslekte en az 5 yılını fiilen dolduran adli yargı hakim ve Cumhuriyet Savcıları arasından HSYK tarafından atanacak.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "İnsanların itibarını, onurunu, haysiyetini herkesin koruması, gözetmesi lazım. Bu parlamentonun daha fazla gözetmesi lazım" dedi.
Bozdağ, kamuoyunda "yargı paketi" olarak bilinen Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 2. bölümdeki görüşmeleri sırasında milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Bozdağ, 2002 yılı dahil bugüne kadar 94 tane cezaevi açıldığını, bu süre içerisinde 247 tane cezaevinin kapatıldığını belirterek, şu anda cezaevlerinde 156 bin 232 tutuklu ve hükümlü bulunduğunu söyledi.
Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü sayılarında artış olduğunu ifade eden Bozdağ, bunun nedenlerine ilişkin şunları söyledi:
"Bu çok açık net ortada. Bunun da değişik nedenleri var. Sadece suç işleme oranının artması değil, yeni ceza kanunu ceza miktarlarını artırdı. Şimdi cezanın 3'te 2'si infaz ediliyor. Yeni suç türleri ortaya çıktı. Bunlar nedeniyle de mahkumiyetlerde artış var. Suç ve suçluyla mücadele konusunda daha aktif bir yapı ortaya çıktı. İmkanların artması, delilleri toplama konusundaki teknolojik gelişmeler de bunda etken."
Bozdağ, şu anda cezaevlerinde kapasitesinin üstünde bir doluluk oranının farkında olduklarını belirterek, bu oranları daha iyi bir noktaya çekmek için çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Bozdağ, "İnşaatı bitmek üzere olanlar var, devam edenler var, proje aşamasında olanlar var. Biz oradaki doluluğun makul bir seviyede olmasını ve herkesin daha rahat bir ortamda cezasını çekmesini arzu ediyoruz. Bunun için de bakanlık olarak çalışmalarımız devam ediyor" diye konuştu.
17, 25 Aralık hadiselerinin ne olduğu konusunda herkesin farklı bir değerlendirme yaptığını kaydeden Bozdağ, şöyle devam etti:
"Bazıları bunun bir yolsuzluk operasyonu olduğunu söylüyor, bazıları bunun bir darbe teşebbüsü olduğunu söylüyor, bazıları bunun hükümeti indirmek veya başka bir şekilde itibarsızlaştırmak için planlı, düzenli bir operasyon... Herkes farklı bir noktadan bakar. Ama bu noktada işin doğrusu ne zaman ortaya çıkacak? Elbette yargılamadan sonra çıkacak. Bunun üzerinde siyasal rekabet konusu... Bunlar yapılırsa bundan herkes zarar görür. İnsanlar 30 yıl, 40 yıl, 50 yıl, 70 yıl uğraşıyor bir itibar kazanıyor. Milletvekili, bakan, insan olarak. Hepimizin onuru kıymetlidir. Ama gazetenin biri bir gün bir manşet atıyor. O manşetin yaptığı tesiri Türkiye'nin bütün hakimleri biraraya gelip beraat kararı verse oradan silemiyor. Onun için insanların itibarını, onurunu, haysiyetini herkesin koruması, gözetmesi lazım. Bu parlamentonun daha fazla gözetmesi lazım."
Soruşturmanın gizliliğinin önemine işaret eden Bozdağ, şunları kaydetti:
"Lekelenmeme hakkının gereğidir. İnsanlar soruşturulurken eğer aleniyet olursa belki takipsizlik çıkacak, belki dosya ileri gitmeyecek. Masumiyet karinesi de var yargılanmayla alakalı. Hem lekelenmeme hakkı hem masumiyet karinesi çiğneniyor. Hepimiz 'suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar hiç kimse suçlu kabul edilemez' diyoruz. Öte yandan da insanları yargıladık, iddiayı tanzim ettik, kestik faturayı ve cezayı da infaz ediyoruz. Ben Balyoz ve Ergenekon'da da benzer lafları söyledim. Tutanaklar şahittir. Toplum ikiye bölündü. Yarısı suçlu, yarısı suçsuz. Ben bunun ikisinin de yanlışlığını defalarca söylemiş insanlardan bir tanesiyim. O dönemde de bu ikiye bölünme yanlıştı, şimdi de yanlış. Bizim hepimizin gerçeğin peşinde olmamız lazım. Eğer bir ülkede herhangi bir grubun ülkenin hükümetine karşı yargının içerisindeki kendisine yakın olan kişileri kullanarak bir iş yapmaya teşebbüs ettiğine dair iddialar varsa bunu hepimizin dikkate alması lazım."
Yargının bağımsız ve tarafsız olması gerektiğini ve bunun hukuk devletinin "olmazsa olmazı" olduğunu vurgulayan Bozdağ, ancak bu bağımsızlık ve tarafsızlığın hiçbir şeyle bağlı olmamak anlamına gelmeyeceğini söyledi.
Bunun anayasayla, kanunla, hukukla ve bunlarla uygun vicdanla bağlılığı ifade ettiğini ve bunun dışındaki bağlılıkları reddettiğini ifade eden Bozdağ, şöyle devam etti:
"Eğer bir ülkenin hukukunu uygulayanlar içerisinde bu bağlılıklarını hakim ve savcılar uygularsa, yani anayasa, kanun, hukuk ve bununla uyumlu vicdani kanaatleriyle karar verirlerse hukuk devleti orada güçlü olur. Burada tereddüt olursa hepimizin şikayeti artar. Hükümeti bu olaylar üzerinden yıpratmak için görüşler ileri sürülebilir. Ama yargının, ülkenin içerisinde görev yapan bazı kamu görevlilerinin anayasa ve yasayı tanımayan bir şeyi ortaya çıkarsa o zaman hep beraber bunun karşısında da birlikte olmamız lazım.
Bakın soruşturmalar başladı. Soruşturmaları başlatanlar Cumhuriyet savcıları. Savcıların iddianameleri ve hazırlıklarına herkes değer verdi. Ama soruşturmanın devamında da başka savcılar bunlarla ilgili kararlar verdiler, takipsizlik kararı. Şimdi soruşturmayı başlatan savcılar doğru dürüst hakka hukuka uygun, soruşturmayı nihayetlendiren savcılar ise tam tersi. Oda savcı, o da savcı. Onun görüşü niye çok kıymetli, öbürünün niye öyle? Onun kararı niye öyle, öbürünün ki niye öyle? Bu tamamen siyasi duruşla ilgilidir."
Bozdağ, soruşturma komisyonunun gizlilik kararına ilişkin, soruşturma komisyonlarının bir adli soruşturmayı savcı gibi Meclis adına yürüten komisyon olduğunu, savcılık vazifesi yaptığını belirterek, "Ceza Muhakemesi Kanunu'nu soruşturma sürecinde uyguluyor. Soruşturma gizlidir. Eğer böyle bir gizlilik ihtiyacı duyduysa öyle bir karar talep edebilir, hakim de böyle bir karar verebilir. Bu talep, bu karar hukuka uygun mu değil mi, ona bakmamız lazım. İnsanların onurunu, haysiyetini siyaseten de olsa ayaklar altına almak hiçbirimize yakışmaz" şeklinde konuştu.
Kamuoyunda "yargı paketi" olarak bilinen Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin hakim ve savcıların maaş artışını içeren 30. maddesi kabul edildi.
Kabul edilen maddeye göre, Adalet Müfettişlerinin yanı sıra, HSYK müfettişlerine ve Adalet Bakanlığı iç denetçilerine de brüt aylık tutarlarının yüzde 5'i oranında ek ödemede bulunulacak.
Yargıtay Birinci Başkanı, Danıştay Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Bavşsavcısı, Yargıtay Birinci Başkanvekilleri, Danıştay Başkanvekilleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay ve Danıştay daire başkanları, Adalet Bakanlığı Müsteşarı, Yargıtay ve Danıştay üyeleri, birinci sınıf hakim ve savcılar, birinci sınıfa ayrılmış hakim ve savcılar ile diğer hakim ve savcılara (15 bin) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenecek. Düzenlemeye göre hakim ve savcı maaşlarında bin 154 lira artış olacak.
Öte yandan görüşmeler sırasında TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, eski TBMM Başkanlarından, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'ın eşinin vefat ettiğini belirterek merhumeye Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi. Parti Grup Başkanvekilleri de yerlerinden söz alarak aynı dilekleri ilettiler.
TBMM Genel Kurulu'nda, kamuoyunda "yargı paketi" olarak bilinen Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümünde yer alan 11 maddesi kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, Adalet Müfettişlerinin yanı sıra, HSYK müfettişlerine ve Adalet Bakanlığı iç denetçilerine de brüt aylık tutarlarının yüzde 5'i oranında ek ödemede bulunulacak.
Yargıtay Birinci Başkanı, Danıştay Başkanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Danıştay Bavşsavcısı, Yargıtay Birinci Başkanvekilleri, Danıştay Başkanvekilleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay ve Danıştay daire başkanları, Adalet Bakanlığı Müsteşarı, Yargıtay ve Danıştay üyeleri, birinci sınıf hakim ve savcılar, birinci sınıfa ayrılmış hakim ve savcılar ile diğer hakim ve savcılara (15 bin) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarda aylık ek tazminat ödenecek. Düzenlemeye göre hakim ve savcı maaşlarında bin 154 lira artış olacak.
Hakim ve savcılar, Emniyet Genel Müdürlüğü'nce Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun uyarınca temin edilen yerli veya ithal tabancaları yasal şartlar uyarınca zati silah olarak satın alabilecek.
Hakim ve savcılarla yüksek yargı organı mensuplarına verilen mesleki kimlik kartı, tüm resmi ve özel kuruluşların iş ve işlemlerinde resmi kimlik hükmünde olacak.
Adli yargı hakim ve savcılar ile idari yargı hakim ve savcılara, 14 Şubat 2005 tarihinden 1 Eylül 2013 tarihine kadar verilen uyarma, aylıktan kesme cezaları bütün sonuçları ile affedilecek. Önergeyle, kınama ve kademe ilerleme cezaları af kapsamından çıkarıldı ancak bu cezalar için HSYK Genel Kurulu'na başvurma imkanı getirildi.
Af kapsamına giren disiplin cezalarının verilmesini gerektiren fiillerden dolayı, ilgililer hakkında disiplin inceleme, soruşturma ve kovuşturması yapılmayacak; devam eden disiplin inceleme, soruşturma ve kovuşturmaları işlemden kaldırılacak, kesinleşen disiplin cezaları uygulanmayacak.
14 Şubat 2005 tarihinden 1 Eylül 2013 tarihine kadar işlenen ve kesinleşen disiplin cezaları hakkında yapılacak başvuru, 60 gün içinde HSYK Genel Kurulu'nca incelenecek. Genel Kurul başvurunun reddine karar verebileceği gibi, önceki kararın kaldırılmasına veya eyleme uyan alt disiplin cezasına karar verebilecek.
Disiplin cezalarının affı, ilgililere geçmiş süreler için özlük hakları ve parasal yönden herhangi bir talep hakkı vermeyecek.
Kanunla, Adalet Bakanlığı Yurtdışı Teşkilatı kuruluyor. Adalet Bakanlığı teşkilatı; merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatı ile bağlı kuruluşlardan meydana gelecek. Yurt dışı teşkilatında yer alan Adalet Müşavirliği kadrolarına, hakimlik ve savcılık mesleğinde fiilen en az 5 yıl görev yapan ve üstün başarısı ile yurt dışı hizmetlerinde yararlı olacağı anlaşılmış bulunanlar arasından atama yapılacak. Misyon şefleri; adalet müşavirlerinin sicil amiri olmayacak.
Yurtdışı teşkilatına atanan adalet müfettişlerinin bu görevde geçirdikleri süreler, hakimlik ve savcılık mesleğinde geçmiş sayılacak. Adalet müfettişleri hakkındaki siciller, Adalet Bakanlığı Müsteşarı tarafından verilecek.
Verilen önerge üzerinde söz alan CHP Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz, iktidara, "Siz Alevi sorununu çözemezsiniz. Çünkü siz Alevilere şaşı gözle bakıyorsunuz. Alevileri düşman görüyorsunuz. Düşman gördüğünüz, dışlamaya ve ötekileştirmeye çalıştığınız Alevilere siz çözüm üretemezsiniz" dedi.
Sataşma gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, bölücülük, ayrımcılık, şiddet kokan bir konuşmaya cevap vermenin kendisine zul geldiğini belirterek, "Bunun uğraşını veren bir iktidara bu kadar haksız, mesnetsiz ithamlarda bulunmaktan hiç hayıflanmadın mı? Bu kadar ayrımcılık, şiddet kokan bir konuşmayı nasıl yaparsın? Alevilere kimin ne gözle baktığını bu millet biliyor" karşılığını verdi.
TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, görüşme sırasında verilen aranın ardından Danışma Kurulu önerisini oyladı.
Kabul edilen öneriye göre, Genel Kurul'un 28 Kasım Cuma, 29 Kasım Cumartesi ve 30 Kasım Pazar günleri çalışma kararı kaldırıldı.
176 Sayılı Maden İşyerlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı gündemin ön sıralarına alındı. Genel Kurul, 2 Aralık Salı günü bu tasarının bitimine kadar çalışmasını sürdürecek.
TBMM Başkanvekili Bahçekapılı, komisyonun ve hükümetin yerine oturmaması üzerine, birleşimi, 2 Aralık salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.
