2014-01-09 - 14:55
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, "Yolsuzlukla mücadele AK Parti'nin varlık nedenidir. Bu çamur tutmaz" dedi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, "Yolsuzlukla mücadele AK Parti'nin varlık nedenidir. Bu çamur tutmaz" dedi.

Gündemdışı söz alan MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla gündeme gelen olaylarla ilgili eleştirilerde bulundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, "Yolsuzlukla mücadele AK Parti'nin varlık nedenidir. Bu çamur tutmaz. Bu çamurun ancak sizin elinizde izi kalır" diye konuştu.

Aydın, yolsuzluk iddialarının üzerine gidileceğini defalarca ifade ettiklerini belirterek, "Masumiyet karinesini ihlal etmek doğru değil, dikkatli bir dil kullanmalıyız. Varsa bile bir kaç kişi, bütün grubu suçlu ilan etmek doğru değil" dedi.

Türkkan, yeniden söz alarak, "Ben Genel Kurul'a hitap ettim. Ahmet Aydın'ın üstüne alınmasını manidar buluyorum. İstediğiniz kadar gündemi değiştirmeyi çalışın, kaçamayacaksınız" ifadelerini kullandı.

Gruplar adına yapılan açıklamalarda, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlandı.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, Uludere olayının çözüm sürecini baltalamaya yönelik olduğunu öne sürerek, "Dört ayrı koldan idari ve adli soruşturma yürütülmesine rağmen kamuoyunu ikna edici tezler üretilememesinin en önemli nedeni, bu operasyonu, devlet içindeki derin odaklarla PKK içindeki irtibatlı grupların MOSSAD'dan lojistik destek sağlayarak gerçekleştirmiş olmasıdır" dedi.

BDP, "derin devletin açığa çıkarılması" amacıyla verdiği Meclis araştırma önergesinin Genel Kurul'da görüşülmesi için grup önerisi getirdi.

BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, derin devletin özellikle Kürtler'in yoğun yaşadığı bölgede faaliyet gösterdiğini, bu faaliyetlerin de insanlık dışı uygulamalara imza attığını savundu.

Derin devlet uygulamalarının günümüzde de sürdüğünü, faili meçluh cinayetlerin devam ettiğini öne süren Buldan, "Barış ve çözüm sürecini engellemek isteyen bir güç var" dedi. Buldan, 3 terör örgütü üyesinin geçen yıl Paris'te öldürülmesinin de sürecin engellenmek istendiğinin göstergesi olduğunu ifade etti.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, "derin devlet" kavramının, Oğuz Türkleri kadar uzanan "devleti ebed müddet" sloganıyla vücut bulan, yurdun işgale uğraması halinde kendi küllerinden bir devlet oluşturmayı öngören milli seferberlik projesi olduğunu söyledi.

Derin devletin yaklaşık 200 yıldır karanlık, kirli ve kanlı bir gelenekten beslendiğini belirten Tayyar, "Devletin sahibi olarak kendini gören bu anlayış, iktidarını kalıcı ve etkin kılmak için konjonktüre bağlı olarak düşman belirlemiş, bunu millet adına yaptığı tezi üzerinden meşruiyet kazanmaya çalışmıştır" diye konuştu.

AK Parti'nin, iktidara geldikten sonra derin odaklarla mücadeleyi ilk hedef olarak belirlediğini anlatan Tayyar, bazı çabalara rağmen derin yapılarla mücadelede kesin sonuç alınamadığını söyledi. Tayyar, "AK Parti iktidarı derin devletin üzerine gittikçe kendilerini yenileyerek, farklı bir darbe senaryosuyla sahne aldılar. Sokakları hareketlendirdiler, toplumun birleşme yerlerine jilet atmak için provokatif eylemlere kalkıştılar. 2003, 2004, 2007, 2009, 2013'te darbe hayaline sarıldılar. Başbakan'a yönelik 20'ye yakın suikast teşebbüsünde bulundular" dedi.

Uludere olayının çözüm sürecini baltalamaya yönelik olduğunu öne süren Tayyar, "Uludere baskını yeni dönemin nasıl bir tehdit algılamasıyla karşı karşıya olduğunu gösteren en karanlık eylemidir. Dört ayrı koldan idari ve adli soruşturmalar yürütülmüş olmasına rağmen kamuoyunu ikna edici tezler üretilememesinin en önemli nedeni, bu operasyonu, devlet içindeki derin odaklarla PKK içindeki irtibatlı grupların MOSSAD'dan lojistik destek sağlayarak gerçekleştirmiş olmasıdır" diye konuştu.

Şamil Tayyar, Genelkurmay Başkanlığı'nın olay üzerindeki sis perdesini aralayacak bilgi ve belgeleri hem savcılardan hem Meclis'ten gizlediğini iddia ederek, "Takipsizlik kararı verilmesi, bu yorumumuzu güçlendirici mahiyettedir ve vicdanları kanatmıştır" dedi.

BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, sataşma gerekçesiyle söz alarak, derin devleti AK Parti'nin yönettiğini öne sürdü. Üçer, Uludere olayından Başbakan ve Genelkurmay Başkanı'nın sorumlu olduğunu iddia etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ise Üçer'e, "AK Parti olarak derin devleti biz yönetsek siz burada olmazdınız. Artık kan üzerinden siyaset yapılmasın" diye karşılık verdi.

CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, AK Parti'nin iktidara geldikten sonra kendi derin devletini kurduğunu öne sürdü.

AK Parti'nin faili meçhul cinayetleri ortaya çıkarmak için ciddi çaba harcamadığını savunan Işık, 2002'den bu yana baskı ve cinayetlerin devam ettiğini söyledi.

Işık, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın devlet içinde çeteleşmeye izin verdiğini iddia ederek, "Ne zaman ki kendine dokunmaya başladı, 'paralel devlet var' diye bağırmaya başladı. Çeteyi birlikte kurdunuz, kumpasa siz göz yumdunuz. Şimdi bunları yok etmeye çalışıyorsunuz ama beceremeyeceksiniz" diye konuştu.

AK Parti Çankırı Milletvekili İdris Şahin ise derin yapılarla mücadelenin tüm partilerin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti.

Çözüm sürecini değerlendirme komisyonuna gelen tanıkların hem kamu görevlilerinin hem terör örgütünün bölge insanına yönelik baskı ve eylemlerde bulunduğunu anlattığına dikkati çeken Şahin, derin yapılanmanın irdelenmesi ve demokrasinin önündeki engelleri kaldırmanın Meclis'in görevi olması gerektiğini kaydetti.

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, "Başbakan yolsuzlukların üzerine gideceğine yolsuzlukların üstünü örtmeye çalışmaktadır" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, MHP'nin, yolsuzluk ve usulsüzlüklerle ilgili verdiği araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Sayıştay'ın denetim yapamaz hale getirildiğini, Kamu İhale Kanunu mevzuatında 170 değişiklik yapıldığını ifade etti.

Rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasına değinen Akçay, "17 Aralık'ta AKP suç üstü yakalanmıştır" dedi.

"Yolsuzluk yok" diyemeyenlerin bunun yerine "zamanlaması manidar" dediğini belirten Akçay, "Başbakan yolsuzlukların üzerine gideceğine yolsuzlukların üstünü örtmeye çalışmaktadır. Polis müdürleri görevden alınmıştır. Başka yolsuzlukları ortaya çıkarabilecek polislerin de yerleri değiştirilmiştir. Başbakan, oğlunu koruma altına almıştır. Bu korkunun ve paniğini nedeni nedir?" diye sordu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Harun Karaca, operasyonların milli iradeye karşı kurulan bir tuzak olduğunu ve yerel seçimler ile Cumhurbaşkanlığı seçimini etkilemeyi amaçladığını kaydetti.

Karaca, "Kayıtdışı siyaset yapanları mertçe burada siyaset yapmaya davet ediyoruz" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, "Siz savcıları, polisleri görevden alacağınıza kamuoyundan özür dileyin ve bu soruşturmaların önünü kapatmayın. Yargıyı tehdit eden iktidar, gayrimeşru iktidardır" görüşünü savundu.

Tanal, Karaca ile ilgili bazı iddialar gündeme getirdi.

Karaca da yeniden söz alarak, "Ben milletvekili olduktan sonra kendime ait olan şirketle ilgili İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden ihale aldığımı ispatlarsa ben istifa etmeye hazırım, yoksa kendisi istifa etsin. Etik olsun diye o şirketimi devrettim ve bıraktım" diye konuştu.

Tartışmanın sürmesi üzerine, Akşener birleşime ara verdi.

Tartışma arada da devam etti. AK Parti İzmir Milletvekili Hamza Dağ ile Mahmut Tanal bir süre tartıştı. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ile AK Parti İstanbul Milletvekili Muhammet Bilal Macit arasında bağrışmalar oldu.

MHP ve CHP milletvekilleriyle AK Parti milletvekilleri, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla ilgili birbirlerine sataşmada bulundu.

CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, konuşmak için kürsüye ayakkabı kutusu ile çıktı ve "Merak etmeyin içinde benim evraklarım var" dedi.

Öztürk, "Yargıda çeteleşme varsa bu çeteleşmeyi siz yaptınız" diye konuştu.

AK Parti Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün, "Yolsuzluğu kim yaptıysa hesabını versin, vermelidir" dedi.

Üstün, CHP'nin olağanüstü yollarla, millete rağmen iktidara gelme arayışı içinde olduğunu savundu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, "Millete rağmen anlayışı bizde hiçbir zaman olmamıştır. Biz, millete din imam diyerek, kendileri han hamam sahibi olanlardan olmadık. Türkiye'nin gündemi darbe değil yolsuzluk" diye konuştu.

MHP'nin önerisi reddedildi.

Türkiye ile Japonya Arasında Nükleer Enerjinin Barışçıl Amaçlarla Kullanımına Dair İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.

TBMM Genel Kurulu'nda CHP'nin lösemi hastaları ve ailelerinin sorunlarına ilişkin verdiği Meclis Araştırması önergesinin gündeme alınmasına dair grup önerisi reddedildi.

Daha sonra Türkiye ile Japonya Arasında Nükleer Enerjinin Barışçıl Amaçlarla Kullanımına Dair İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine devam edildi.

TBMM Başkanvekili Meral Akşener, tasarının kabul edilmesinin ardından, komisyonun yerini almaması üzerine birleşimi 14 Ocak Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.