2014-11-19 - 14:54
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. TBMM Genel Kurulu'nda, temel kanun olarak görüşülen, İstanbul Tahkim Merkezi kurulmasına ilişkin tasarının, birinci bölümünü içeren ilk 9 maddesi kabul edildi. Akşener, TSK'nın; AB'nin, Orta Afrika Cumhuriyeti ve Mali'de icra ettiği harekat ve misyonlar kapsamında yurt dışına gönderilmesi için 1 yıl süreyle izin verilmesini öngören Başbakanlık Tezkeresi ile gündemdeki kanun tasarı ve tekliflerini görüşmek için bugün saat 14.00'da toplanmak üzere birleşimi kapattı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.
MHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz, Türkiye'deki eğitim sistemi ve yaşanan sorunlara ilişkin gündem dışı konuşma yaptı.
Her şeyin temelinin eğitimin bulunduğunu ifade eden Yılmaz, ancak AK Parti'nin 12 yıllık iktidarında en fazla tartışılan, değiştirilen ve siyasi anlayışla yaklaşılan alanlardan birinin de eğitim olduğunu savundu.
AK Parti iktidarında öğretmen açığının kapatılmadığını, atanamayan öğretmenlerin ise ciddi sıkıntılar yaşadığını belirten Yılmaz, geçen aylarda yapılan müdür atamalarının da subjektif kriterlerle gerçekleştirildiğini, haksızlık ve hukuksuzluğa sahne olduğunu söyledi. Yılmaz, bu hukuksuzluğa asla sessiz kalınamayacağını belirtti. Öğretmenlerin özlük haklarını alamadığını, ekonomik sıkıntılar içinde olduğunu kaydeden Yılmaz, "Eğitimdeki sorunlarımızı doğru teşhis edip, doğru çareler üretmeliyiz" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak ise Avrupa HIV Tarama Haftası nedeniyle AIDS hastalarının sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşmasında, AIDS'in insan sağlığını küresel çapta tehdit eden en önemli hastalıklarından biri olduğunu söyledi.
Dünyada 33 milyon ile 37 milyon arasında HIV taşıyıcısı olduğunu belirten Toprak, 1,5 milyon kişinin de AIDS nedeniyle yaşamını kaybettiğini söyledi. Toprak, "Türk Halk Sağlığı Kurumu'nun 2013 raporuna göre 1985-2013 yılları arasında Türkiye'de 5 bin 935 HIV pozitif kişi var. Bin 115'de AIDS vakası var" dedi. Uluslararası raporların Türkiye'yi AIDS vakalarının az rastlandığı ülkeler arasına koyduğunu, ancak hastaların sayısında ciddi artış olduğu tesbitini de yaptığını aktaran Toprak, "Rapor, buna rağmen 'Türkiye 2008'den beri HIV'in önlenmesi için hiçbir kaynak ayırmamakta' diyor" değerlendirmesinde bulundu. Toprak, bunun AIDS hastalarının belirli gruplarla sınırlı olduğu ön yargısından kaynaklandığını söyledi.
Yanlış bilgiler ve ön yargılar nedeniyle HIV taşıyıcılarının ve AIDS hastalarının günlük hayatta ciddi insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını kaydeden Toprak, "Oysa günümüzde tedavi edilebilen bir hastalık AIDS. Bundan kurtulan çok sayıda kişi var" dedi.
Ön yargıların kaldırılabilmesi ve hastaların sorunlarının çözülebilmesi için kapsamlı bir ulusal stratejiye ihtiyaç olduğuna işaret eden Toprak, TBMM'yi bu konuya duyarlılıkla yaklaşmaya çağırdı.
AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu da Çorum'un Bayat İlçesi Çukuröz Köyün'nde meydana gelen yangın konusundaki gündem dışı konuşmasında, yangınla mücadelede görev alan herkese teşekkür etti. Köye konteynerlerin ulaştırıldığını ve kurulma çalışmasına başlandığını aktaran Uslu, yangın mevsimi dışında da yangınların çıkabileceğine işaret ederek, yangın işçilerinin sürekli istihdamının gerekli olduğuna dikkati çekti. Uslu, itfaiye teşkilatında da AB pratikleri dikkate alınarak yeni düzenlemeler yapılabileceğini söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda, HDP'nin, cezaevlerindeki hak ihlallerinin araştırılmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Partisinin önerisi üzerine söz alan Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, tutuklu ve mahkum sayısının, Cumhuriyet tarihinin en üst noktasına ulaştığını belirtti. Sarıyıldız, 145 bini aşkın tutuklu ve hükümlünün cezaevlerinin olumsuz koşullarında yaşadığını ifade etti.
Hükümetin hak ihlallerini önlemek yerine yeni cezaevleri açma yoluna gittiğini savunan Sarıyıldız, bu ihlallerin görmezden gelinemeyeceğini ifade etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan, partisinin iktidarı döneminde, cezaevlerindeki koşulların iyileştirilmesi konusunda, şimdiye kadar atılamamış adımların atıldığını söyledi. Türkiye'nin 10 yıl öncesine kadar hemen her gün işkenceden mahkum olduğunu anlatan Turan, ancak bugün istisnalar dışında işkencenin ülke gündemine gelmediğini kaydetti.
CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, AK Parti iktidarı döneminde özellikle hırsızlık, uyuşturucu ve fuhuş suçlarının arttığını, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin büyük kısmının bu suçları işleyen kişilerden oluştuğunu dile getirdi.
Cezaevlerinde hak ihlallerinin devam ettiğini belirten Işık, "Mahkumların insan oldukları bile unutulmuş. Çıplak aramalar halen devam ediyor. Tutuklu ve mahkumlar sağlık hizmetine bile kolay kolay ulaşamıyor. Hükümet ise yeni cezaevleri ve adliyeler yapıyor" dedi.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, hükümetin cezaevlerindeki ihlallerin önlenmesine yönelik ciddi adımlar attığını, ancak uygulamada bir takım yanlışlıklar olabildiğini söyledi. Cezaevlerinde işkence iddialarına değinen Özel, bunların genel bir şekilde konuşulamayacağını, belgelere dayandırılarak ortaya konulması gerektiğini kaydetti.
TBMM Genel Kurulu'nda MHP ve CHP'nin grup önerileri reddedildi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık partisinin, ziraat ve veteriner fakültesi mezunlarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasına ilişkin önergelerinin gündeme alınmasıyla ilgili grup önerisi hakkında söz aldı.
Işık, Türkiye'de tarımın yerine işaret ederek, ziraat ve veteriner fakültelerinin önemine değindi. Çok sayıda fakülte açıldığını, ancak mezun olanların istihdamları konusunda ciddi sıkıntı olduğunu belirten Işık, ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerin kadro taleplerine dikkati çekti.
AK Parti Bayburt Milletvekili Bünyamin Özbek de iktidarları döneminde tarım sektörünün geliştiğini, sürdürülebilir bir büyüme elde ettiğini söyledi. Özbek, AK Parti'nin iktidara geldiği günden bu yana ziraat mühendisleri, veterinerler, gıda ve su ürünleri mühendislerinin istihdamı konusunda da dikkat çekici olanaklar yarattığını anlattı.
CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz MHP Grup önerisine ilişkin konuşmasında, ziraat mühendisleri ve veterinerlerde işsizlik oranının yüksekliğinin, kişilerin değil, hükümetin sorunu olduğuna işaret etti. "Hükümet eliyle, devlet eliyle tarım çökertilmiştir" diyen Demiröz, yanlış politikalarla giderek küçülen tarım ve hayvancılık sektöründe işsizliğin hızla arttığını savundu.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can da AK Parti iktidarının tarım ve hayvancılık sektöründeki icraatları hakkında bilgi verdi. Can, yeni mezunların özel sektörü de istihdam imkanları arasında görmesi gerektiğini belirterek, "İhtiyaç varsa devletin tabi ki bunu karşılaması lazım. Ama sadece devleti bir istihdam kapısı olarak görmek istismardır, popülizmdir" dedi.
Görüşmelerin ardından MHP Grup önerisi oylanarak reddedildi.
CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören partisinin, Turgutlu Çal Dağı'ndaki nikel madenciliğinin araştırılmasına ilişkin önergenin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi üzerine yaptığı konuşmada, iktidar partisinin araştırma komisyonlarının kurulmasına ilişkin grup önerilerini ciddiye almadığını, ancak bir facia yaşanması halinde dikkatlerini çektiğini savundu. Komisyonların önemli görevler yaptığını ve kurulmasına destek verilmesi gerektiğini belirten Ören, "Soma Komisyonu dün aralıksız 7 saat çalıştı. Komisyonların kurulmasında bu Meclis'in ödediği bir para yok, masrafı yok. Bu komisyonlar ARGE'dir" dedi.
Manisa'nın Turgutlu İlçesi'nde nikel madenciliği için ağaç katliamı yapıldığını ileri süren Ören, ağaç kesimine ilişkin fotoğrafları kürsüden gösterdi. Yaşananın vahşet olduğunu ileri süren Ören, "Bu komisyonu kuralım, gidelim, yerinde inceleme yapalım. Siz de 'bu madenin buraya zararı yok derseniz' sorun yok. Ama 50 yaşındaki ağacı nasıl kesebilirsiniz?" ifadelerini kullandı. Ören konuşmasını, "Bütün ağaçlar kesildiğinde, bütün hayvanlar avlandığında, bütün sular kirlendiğinde, hava solunamaz hale geldiğinde işte o zaman paranın yenilebilir bir şey olmadığını anlayacaksınız" şeklindeki Kızılderili sözüyle tamamladı.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da CHP'nin grup önerisi üzerine yaptığı konuşmada, 2005 yılında İngiliz kraliyet ailesine mensup kişilere ait bir şirketin, özel ricalar ile Çal Dağı'nda madencilik yapmak için ruhsat aldığını ileri sürdü. Kürsüden meşe palamutu gösteren ve kimsenin küresel sermayenin çıkarları için doğayı katletmesine izin verilmemesi gerektiğini belirten Kaplan, "Bir ingiliz şirketi zengin olsun diye kalkacak ağaç keseceksiniz. Sizin bir şirketiniz, herhangi bir Avrupa kentinde bunu yapabilir mi? Size yaptırırlar ancak, size" diye konuştu.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da konuşması sırasında kürsüden Çal Dağı'nda ağaç kesimine ilişkin fotoğraflar gösterdi. Akçay, en fazla 10 yıl faaliyet gösterecek bir işletme için, yüzyıllar sonucunda oluşan doğanın katledildiğini söyledi.
AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ da Manisa'daki yatırımlar ve yapılan hizmetler hakkında bilgi verdi. Özdağ, grup önerisine konu olan maden alanında çalışma yapan firmanın yerli bir firma olduğunu da bildirdi. Özdağ, "Bir yandan çevreyi korumalı bir diğer yanda da enerji üretmeliyiz" dedi.
MHP'li Akçay ise tekrar söz alarak firmanın üç kez el değiştirdiğini, ancak İngiliz Firması ile bağlantıların sürdüğünü iddia etti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de sataşma nedeniyle söz alarak, AK Parti grubu adına konuşan Özdağ'ın, araştırma komisyonu kurulması talebinde bulunarak iş kazalarının önüne geçilemeyeceğini söylediğini aktardı. Hamzaçebi, bu anlayışı kabul etmenin mümkün olmadığının altını çizerek, "Ölüm bu işin kaderinde vardır anlayışını bir kenara bırakın da şu işçilere bir kulak verin" dedi.
Özdağ da tekrar söz alarak sözlerinin çarpıtıldığını söylemek istediğinin, çok sayıda komisyon kurulması halinde Meclis'in bütün mesaisini bu komisyonlara harcayacağı, başka hiçbir iş yapılamayacağı, olduğunu aktardı.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, CHP Grup önerisi reddedildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin, Meclis'in çalışma takvimine ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Kabul edilen öneriye göre, TBMM Genel Kurulu'nda bugün, görüşmeleri yarım kalan İstanbul Tahkim Merkezi'nin kurulmasını öngören yasa tasarısına kaldığı yerden devam edilecek.
Öneriyle hakim ve savcı ücretlerinde artış, makul şüphe üzerine üst ve yer araması, Danıştay ve Yargıtay'da üye ve daire sayısı artışını öngören "Yargı Paketi" ile bazı uluslararası sözleşmelerin onaylanmasına ilişkin kanun tasarıları gündemin ön sıralarına alındı.
Genel Kurul, 4 Aralık tarihine kadar, haftalık çalışma günleri olan salı, çarşamba ve perşembe günlerinin haricinde bu hafta cuma günü, önümüzdeki hafta ise cuma, cumartesi ve pazar günleri de mesai yapacak.
Öneri üzerine söz alan MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, yargı paketinin Genel Kurul'dan geçmemesi için çaba sarf edeceklerini belirtti. TBMM'de yasaların ele alınma şeklinin uluslararası hukuk kurallarına bile aykırı olduğunu savunan Halaçoğlu, çıkarılan bir yasanın çok kısa bir süre sonra değiştirilmek istendiğini ifade etti. Halaçoğlu, yalnızca ihale kanununun 28 kez değiştirildiğini söyledi.
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) kurulmasını öngören yasa tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Kanuna göre, sağlık bilim ve teknolojileri alanında hizmet etmek amacıyla kamu tüzel kişiliğine, bilimsel ve idari özerkliğe sahip, özel bütçeli, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) kurulacak. TÜSEB'in merkezi İstanbul, ilgili olduğu bakanlık da Sağlık Bakanlığı olacak.
TÜSEB, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun sağlık bilimi ve teknolojileri konusunda aldığı kararları uygulayacak veya bu kararların uygulanmasında eşgüdüm sağlayacak, Ar-Ge yapacak, Ar-Ge'lere mali ya da bilimsel destek sağlayacak, bunları koordine ve teşvik edecek, izleyecek, bu amaçla program ve projeler geliştirecek.
TÜSEB, görevleri kapsamında yurt içi veya dışında, kamu hukuku ve özel hukuk tüzel kişilerine veya TÜSEB'e ait sağlık kurumları, enstitüler, Ar-Ge merkezleri ve laboratuvarları, insan kaynağı, fiziki mekan ve altyapı, donanım, finansman dahil her türlü kaynağı, iş birliği veya birlikte kullanım protokolü çerçevesinde kullanabilecek veya kullandırabilecek.
TÜSEB, yönetim kurulu, yüksek danışma kurulu ve başkanlıktan oluşacak. Yönetim kurulu, Sağlık Bakanı'nın başkanlığında, Bakanlık Müsteşarı, başkan ve Bakan tarafından seçilecek 2 üye, Yükseköğretim Kurulu'ndan 2 üye ve 2 enstitü başkanı olmak üzere 9 üyeden oluşacak.
"Başkanlık projeleri dahil, kamu kaynağı kullanılacak ve tutarı 1 milyon TL'nin üzerindeki TÜSEB'in faaliyet alanı kapsamındaki Ar-Ge projelerine, bilim kurullarının görüşlerini de alarak izin vermek" Yönetim Kurulunun görevleri arasında yer alacak. Bu tutar, Bakanlar Kurulu'nca 5 katına kadar artırılabilecek, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, o yıl için Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacak.
Yüksek Danışma Kurulu, Bakanın başkanlığında, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı müsteşarları, Savunma Sanayii Müsteşarı, Başkan, Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi başkanları, Bakanlık Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu tarafından seçilecek 6 üye ile YÖK Başkanlığı'nın vereceği 3 üye olmak üzere toplam 32 üyeden oluşacak.
Başkanlık, başkan, genel sekreterlik ile başkana bağlı olarak faaliyet gösteren enstitülerden kurulacak. Başkan, 3 yıl süreyle görev yapmak üzere Bakanın teklifi üzerine Başbakan tarafından atanacak. Süresi biten başkan, iki dönem daha aynı usulle yeniden atanabilecek. Başkana yardımcı olmak üzere iki başkan yardımcısı görevlendirilebilecek.
Genel sekreter, başkanın teklifi üzerine Bakan tarafından atanacak. Enstitü başkanları, başkanın teklifi üzerine Bakan tarafından 3 yıllığına görevlendirilecek. "Enstitü başkanlarının 1 milyon TL altındaki Ar-Ge proje teklifleri hakkında karar vermek" başkanın görevleri arasında yer alacak.
TÜSEB bünyesinde, Türkiye Kanser Enstitüsü, Türkiye Biyoteknoloji Enstitüsü, Türkiye Anne, Çocuk ve Ergen Sağlığı Enstitüsü, Türkiye Kronik Hastalıklar Enstitüsü, Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü, Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü kurulacak.
Bu enstitüler dışında, Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla, TÜSEB'in merkezi dışındaki illerde de olmak üzere yeni enstitüler kurulabilecek. Enstitüler bünyesinde, ihtiyaca göre bilim kurulları oluşturulabilecek. Başkanlık personeli, İş Kanunu hükümlerine tabi olarak çalıştırılacak. Başkanlığa 400 kadro ihdas edilecek.
Başkan, başkan yardımcıları, genel sekreter ve enstitü başkanlarında, en az doçent derecesine sahip olması, İngilizce, Almanca ya da Fransızca'dan en az birini iyi derecede bilmesi, en az 10 yıl kamu veya özel sektörde çalışmış olması şartı aranacak. Başkanlıkta çalıştırılacak yabancı uzmanlar için Türk vatandaşlığı şartı aranmayacak.
Enstitülerde Ar-Ge projelerinin gerektirdiği niteliklere sahip olanlar, proje süresi ile sınırlı olmak üzere, belirli süreli iş sözleşmesiyle istihdam edilebilecek. Yabancı uyruklu uzmanlar bir yıla kadar çalıştırılabilecek. Devlet memurları ile öğretim elemanları, Başkanlık kadrolarında istihdam edilebilecek.
Kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışanlar, başkan tarafından, yapılacak çalışmanın kapsamı ve süresi de dikkate alınarak en çok 3 yıl süreyle TÜSEB'de görevlendirilebilecek. Süresi sona erenler yeniden görevlendirilebilecek. Bu şekilde görevlendirileceklerin sayısı toplam kadro sayısının yarısını geçmeyecek. Başkan ve diğer personelin ücreti ile diğer mali haklarının üst sınırı, bakanın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek.
TÜSEB tarafından desteklenen projelerde, proje süresiyle sınırlı olmak kaydıyla, proje kapsamında ve projeye ilişkin hizmetlerde görev alan kamu kurum veya kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında bulunanlara, bir ayda ödenmekte olan tutarın yüzde 75'ini geçmemek kaydıyla, proje sözleşmesinde belirlenen oranda proje teşvik ikramiyesi ödenebilecek.
TÜSEB'in gelirleri, genel bütçeden yapılacak yardımlar, faaliyet gelirleri, taşınır ve taşınmazlardan, şirketlerin ve teknoparkların karlarından, ulusal ve uluslararası Ar-Ge fonları ile iş birliklerinden, fikri haklardan, bağış ve vasiyetlerden, müşavirlik hizmetlerinden elde edilecek gelirler ve gelirlerin nemalarından oluşacak.
TÜSEB'in görevleriyle ilgili yaptığı faaliyetlerden elde ettiği gelirleri dolayısıyla kurumlar vergisi açısından iktisadi işletme oluşmuş sayılmayacak.
TÜSEB'e makbuz karşılığında yapılan nakdi bağış ve yardımlar, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde, gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla beyan edilen gelirden veya kurum kazancından indirilebilecek.
Başkanlık, Harçlar Kanunu ile Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan vergi ve harçlardan ve katılma payından, damga vergisinden, kendisine yapılan bağış ve yardımlar nedeniyle veraset ve intikal vergisinden, sahip olduğu taşınmazları dolayısıyla emlak vergisinden muaf olacak.
Başkanlık, yapacağı araştırma ve incelemeler için hiçbir ilmühaber, ruhsatname veya imtiyaz almak zorunda olmayacak.
Yükseköğretim kurumlarıyla yapılacak protokoller çerçevesinde, yüksek lisans, doktora, eczacılık, veteriner hekimlik, tıp ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi ile doktora sonrası bilimsel çalışma yapanlar, bu eğitim ve çalışmalarını enstitülerde yapabilecek.
Başkanlık, görevleri kapsamında Ar-Ge konuları için gerekli gördüğü her türlü bilgiyi, kamu kurum ve kuruluşları ile vakıflara ait olanlar dahil tüm yükseköğretim kurumlarından talep edebilecek. Kendilerinden bilgi talep edilenler, fikri hakları saklı kalmak kaydıyla, bu bilgileri vermek ve gereken kolaylığı göstermekle yükümlü olacak. Bu şekilde elde edilen bilgilerden gizli mahiyetinde olanların gizliliğine riayet edilecek.
Sağlık Bakanlığı tarafından, Maliye Bakanlığı'nın onayıyla belirlenen özellikli tıbbi işlemler karşılığı yapılacak ek ödemelerde yüzde 800 ve yüzde 700 oranları bir kat artırılarak uygulanacak.
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, bu oranları kamu hastane birlikleri bazında hesaplamaya da yetkili olacak. Ancak bu halde dahi yüzde 50 oranı, sağlık tesisi bazında yüzde 65'i geçemeyecek.
Milli Eğitim Bakanlığı, aday öğretmenlerin sınavlarını yazılı ve/veya yazılı ve sözlü olarak yapabilecek.
Veteriner hekimlikte de uzmanlık yapılabilecek, ayrıca diş hekimliği ve eczacılıkta da uzmanlık eğitimini yapılabilecek.
Yeni kurulan devlet üniversitelerinde ortaya çıkan öğretim üyesi açığının kapatılmasına katkıda bulunmak amacıyla, vakıf üniversitelerine yapılan görevlendirme 2 yılı geçemeyecek
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
MHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz, Türkiye'deki eğitim sistemi ve yaşanan sorunlara ilişkin gündem dışı konuşma yaptı.
Her şeyin temelinin eğitimin bulunduğunu ifade eden Yılmaz, ancak AK Parti'nin 12 yıllık iktidarında en fazla tartışılan, değiştirilen ve siyasi anlayışla yaklaşılan alanlardan birinin de eğitim olduğunu savundu.
AK Parti iktidarında öğretmen açığının kapatılmadığını, atanamayan öğretmenlerin ise ciddi sıkıntılar yaşadığını belirten Yılmaz, geçen aylarda yapılan müdür atamalarının da subjektif kriterlerle gerçekleştirildiğini, haksızlık ve hukuksuzluğa sahne olduğunu söyledi. Yılmaz, bu hukuksuzluğa asla sessiz kalınamayacağını belirtti. Öğretmenlerin özlük haklarını alamadığını, ekonomik sıkıntılar içinde olduğunu kaydeden Yılmaz, "Eğitimdeki sorunlarımızı doğru teşhis edip, doğru çareler üretmeliyiz" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Binnaz Toprak ise Avrupa HIV Tarama Haftası nedeniyle AIDS hastalarının sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşmasında, AIDS'in insan sağlığını küresel çapta tehdit eden en önemli hastalıklarından biri olduğunu söyledi.
Dünyada 33 milyon ile 37 milyon arasında HIV taşıyıcısı olduğunu belirten Toprak, 1,5 milyon kişinin de AIDS nedeniyle yaşamını kaybettiğini söyledi. Toprak, "Türk Halk Sağlığı Kurumu'nun 2013 raporuna göre 1985-2013 yılları arasında Türkiye'de 5 bin 935 HIV pozitif kişi var. Bin 115'de AIDS vakası var" dedi. Uluslararası raporların Türkiye'yi AIDS vakalarının az rastlandığı ülkeler arasına koyduğunu, ancak hastaların sayısında ciddi artış olduğu tesbitini de yaptığını aktaran Toprak, "Rapor, buna rağmen 'Türkiye 2008'den beri HIV'in önlenmesi için hiçbir kaynak ayırmamakta' diyor" değerlendirmesinde bulundu. Toprak, bunun AIDS hastalarının belirli gruplarla sınırlı olduğu ön yargısından kaynaklandığını söyledi.
Yanlış bilgiler ve ön yargılar nedeniyle HIV taşıyıcılarının ve AIDS hastalarının günlük hayatta ciddi insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını kaydeden Toprak, "Oysa günümüzde tedavi edilebilen bir hastalık AIDS. Bundan kurtulan çok sayıda kişi var" dedi.
Ön yargıların kaldırılabilmesi ve hastaların sorunlarının çözülebilmesi için kapsamlı bir ulusal stratejiye ihtiyaç olduğuna işaret eden Toprak, TBMM'yi bu konuya duyarlılıkla yaklaşmaya çağırdı.
AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu da Çorum'un Bayat İlçesi Çukuröz Köyün'nde meydana gelen yangın konusundaki gündem dışı konuşmasında, yangınla mücadelede görev alan herkese teşekkür etti. Köye konteynerlerin ulaştırıldığını ve kurulma çalışmasına başlandığını aktaran Uslu, yangın mevsimi dışında da yangınların çıkabileceğine işaret ederek, yangın işçilerinin sürekli istihdamının gerekli olduğuna dikkati çekti. Uslu, itfaiye teşkilatında da AB pratikleri dikkate alınarak yeni düzenlemeler yapılabileceğini söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda, HDP'nin, cezaevlerindeki hak ihlallerinin araştırılmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Partisinin önerisi üzerine söz alan Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, tutuklu ve mahkum sayısının, Cumhuriyet tarihinin en üst noktasına ulaştığını belirtti. Sarıyıldız, 145 bini aşkın tutuklu ve hükümlünün cezaevlerinin olumsuz koşullarında yaşadığını ifade etti.
Hükümetin hak ihlallerini önlemek yerine yeni cezaevleri açma yoluna gittiğini savunan Sarıyıldız, bu ihlallerin görmezden gelinemeyeceğini ifade etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan, partisinin iktidarı döneminde, cezaevlerindeki koşulların iyileştirilmesi konusunda, şimdiye kadar atılamamış adımların atıldığını söyledi. Türkiye'nin 10 yıl öncesine kadar hemen her gün işkenceden mahkum olduğunu anlatan Turan, ancak bugün istisnalar dışında işkencenin ülke gündemine gelmediğini kaydetti.
CHP Erzincan Milletvekili Muharrem Işık, AK Parti iktidarı döneminde özellikle hırsızlık, uyuşturucu ve fuhuş suçlarının arttığını, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin büyük kısmının bu suçları işleyen kişilerden oluştuğunu dile getirdi.
Cezaevlerinde hak ihlallerinin devam ettiğini belirten Işık, "Mahkumların insan oldukları bile unutulmuş. Çıplak aramalar halen devam ediyor. Tutuklu ve mahkumlar sağlık hizmetine bile kolay kolay ulaşamıyor. Hükümet ise yeni cezaevleri ve adliyeler yapıyor" dedi.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, hükümetin cezaevlerindeki ihlallerin önlenmesine yönelik ciddi adımlar attığını, ancak uygulamada bir takım yanlışlıklar olabildiğini söyledi. Cezaevlerinde işkence iddialarına değinen Özel, bunların genel bir şekilde konuşulamayacağını, belgelere dayandırılarak ortaya konulması gerektiğini kaydetti.
TBMM Genel Kurulu'nda MHP ve CHP'nin grup önerileri reddedildi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık partisinin, ziraat ve veteriner fakültesi mezunlarının sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasına ilişkin önergelerinin gündeme alınmasıyla ilgili grup önerisi hakkında söz aldı.
Işık, Türkiye'de tarımın yerine işaret ederek, ziraat ve veteriner fakültelerinin önemine değindi. Çok sayıda fakülte açıldığını, ancak mezun olanların istihdamları konusunda ciddi sıkıntı olduğunu belirten Işık, ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerin kadro taleplerine dikkati çekti.
AK Parti Bayburt Milletvekili Bünyamin Özbek de iktidarları döneminde tarım sektörünün geliştiğini, sürdürülebilir bir büyüme elde ettiğini söyledi. Özbek, AK Parti'nin iktidara geldiği günden bu yana ziraat mühendisleri, veterinerler, gıda ve su ürünleri mühendislerinin istihdamı konusunda da dikkat çekici olanaklar yarattığını anlattı.
CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz MHP Grup önerisine ilişkin konuşmasında, ziraat mühendisleri ve veterinerlerde işsizlik oranının yüksekliğinin, kişilerin değil, hükümetin sorunu olduğuna işaret etti. "Hükümet eliyle, devlet eliyle tarım çökertilmiştir" diyen Demiröz, yanlış politikalarla giderek küçülen tarım ve hayvancılık sektöründe işsizliğin hızla arttığını savundu.
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can da AK Parti iktidarının tarım ve hayvancılık sektöründeki icraatları hakkında bilgi verdi. Can, yeni mezunların özel sektörü de istihdam imkanları arasında görmesi gerektiğini belirterek, "İhtiyaç varsa devletin tabi ki bunu karşılaması lazım. Ama sadece devleti bir istihdam kapısı olarak görmek istismardır, popülizmdir" dedi.
Görüşmelerin ardından MHP Grup önerisi oylanarak reddedildi.
CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören partisinin, Turgutlu Çal Dağı'ndaki nikel madenciliğinin araştırılmasına ilişkin önergenin gündeme alınmasına ilişkin grup önerisi üzerine yaptığı konuşmada, iktidar partisinin araştırma komisyonlarının kurulmasına ilişkin grup önerilerini ciddiye almadığını, ancak bir facia yaşanması halinde dikkatlerini çektiğini savundu. Komisyonların önemli görevler yaptığını ve kurulmasına destek verilmesi gerektiğini belirten Ören, "Soma Komisyonu dün aralıksız 7 saat çalıştı. Komisyonların kurulmasında bu Meclis'in ödediği bir para yok, masrafı yok. Bu komisyonlar ARGE'dir" dedi.
Manisa'nın Turgutlu İlçesi'nde nikel madenciliği için ağaç katliamı yapıldığını ileri süren Ören, ağaç kesimine ilişkin fotoğrafları kürsüden gösterdi. Yaşananın vahşet olduğunu ileri süren Ören, "Bu komisyonu kuralım, gidelim, yerinde inceleme yapalım. Siz de 'bu madenin buraya zararı yok derseniz' sorun yok. Ama 50 yaşındaki ağacı nasıl kesebilirsiniz?" ifadelerini kullandı. Ören konuşmasını, "Bütün ağaçlar kesildiğinde, bütün hayvanlar avlandığında, bütün sular kirlendiğinde, hava solunamaz hale geldiğinde işte o zaman paranın yenilebilir bir şey olmadığını anlayacaksınız" şeklindeki Kızılderili sözüyle tamamladı.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da CHP'nin grup önerisi üzerine yaptığı konuşmada, 2005 yılında İngiliz kraliyet ailesine mensup kişilere ait bir şirketin, özel ricalar ile Çal Dağı'nda madencilik yapmak için ruhsat aldığını ileri sürdü. Kürsüden meşe palamutu gösteren ve kimsenin küresel sermayenin çıkarları için doğayı katletmesine izin verilmemesi gerektiğini belirten Kaplan, "Bir ingiliz şirketi zengin olsun diye kalkacak ağaç keseceksiniz. Sizin bir şirketiniz, herhangi bir Avrupa kentinde bunu yapabilir mi? Size yaptırırlar ancak, size" diye konuştu.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay da konuşması sırasında kürsüden Çal Dağı'nda ağaç kesimine ilişkin fotoğraflar gösterdi. Akçay, en fazla 10 yıl faaliyet gösterecek bir işletme için, yüzyıllar sonucunda oluşan doğanın katledildiğini söyledi.
AK Parti Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ da Manisa'daki yatırımlar ve yapılan hizmetler hakkında bilgi verdi. Özdağ, grup önerisine konu olan maden alanında çalışma yapan firmanın yerli bir firma olduğunu da bildirdi. Özdağ, "Bir yandan çevreyi korumalı bir diğer yanda da enerji üretmeliyiz" dedi.
MHP'li Akçay ise tekrar söz alarak firmanın üç kez el değiştirdiğini, ancak İngiliz Firması ile bağlantıların sürdüğünü iddia etti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de sataşma nedeniyle söz alarak, AK Parti grubu adına konuşan Özdağ'ın, araştırma komisyonu kurulması talebinde bulunarak iş kazalarının önüne geçilemeyeceğini söylediğini aktardı. Hamzaçebi, bu anlayışı kabul etmenin mümkün olmadığının altını çizerek, "Ölüm bu işin kaderinde vardır anlayışını bir kenara bırakın da şu işçilere bir kulak verin" dedi.
Özdağ da tekrar söz alarak sözlerinin çarpıtıldığını söylemek istediğinin, çok sayıda komisyon kurulması halinde Meclis'in bütün mesaisini bu komisyonlara harcayacağı, başka hiçbir iş yapılamayacağı, olduğunu aktardı.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamada, CHP Grup önerisi reddedildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin, Meclis'in çalışma takvimine ilişkin grup önerisi kabul edildi.
Kabul edilen öneriye göre, TBMM Genel Kurulu'nda bugün, görüşmeleri yarım kalan İstanbul Tahkim Merkezi'nin kurulmasını öngören yasa tasarısına kaldığı yerden devam edilecek.
Öneriyle hakim ve savcı ücretlerinde artış, makul şüphe üzerine üst ve yer araması, Danıştay ve Yargıtay'da üye ve daire sayısı artışını öngören "Yargı Paketi" ile bazı uluslararası sözleşmelerin onaylanmasına ilişkin kanun tasarıları gündemin ön sıralarına alındı.
Genel Kurul, 4 Aralık tarihine kadar, haftalık çalışma günleri olan salı, çarşamba ve perşembe günlerinin haricinde bu hafta cuma günü, önümüzdeki hafta ise cuma, cumartesi ve pazar günleri de mesai yapacak.
Öneri üzerine söz alan MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, yargı paketinin Genel Kurul'dan geçmemesi için çaba sarf edeceklerini belirtti. TBMM'de yasaların ele alınma şeklinin uluslararası hukuk kurallarına bile aykırı olduğunu savunan Halaçoğlu, çıkarılan bir yasanın çok kısa bir süre sonra değiştirilmek istendiğini ifade etti. Halaçoğlu, yalnızca ihale kanununun 28 kez değiştirildiğini söyledi.
Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) kurulmasını öngören yasa tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Kanuna göre, sağlık bilim ve teknolojileri alanında hizmet etmek amacıyla kamu tüzel kişiliğine, bilimsel ve idari özerkliğe sahip, özel bütçeli, Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) kurulacak. TÜSEB'in merkezi İstanbul, ilgili olduğu bakanlık da Sağlık Bakanlığı olacak.
TÜSEB, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu'nun sağlık bilimi ve teknolojileri konusunda aldığı kararları uygulayacak veya bu kararların uygulanmasında eşgüdüm sağlayacak, Ar-Ge yapacak, Ar-Ge'lere mali ya da bilimsel destek sağlayacak, bunları koordine ve teşvik edecek, izleyecek, bu amaçla program ve projeler geliştirecek.
TÜSEB, görevleri kapsamında yurt içi veya dışında, kamu hukuku ve özel hukuk tüzel kişilerine veya TÜSEB'e ait sağlık kurumları, enstitüler, Ar-Ge merkezleri ve laboratuvarları, insan kaynağı, fiziki mekan ve altyapı, donanım, finansman dahil her türlü kaynağı, iş birliği veya birlikte kullanım protokolü çerçevesinde kullanabilecek veya kullandırabilecek.
TÜSEB, yönetim kurulu, yüksek danışma kurulu ve başkanlıktan oluşacak. Yönetim kurulu, Sağlık Bakanı'nın başkanlığında, Bakanlık Müsteşarı, başkan ve Bakan tarafından seçilecek 2 üye, Yükseköğretim Kurulu'ndan 2 üye ve 2 enstitü başkanı olmak üzere 9 üyeden oluşacak.
"Başkanlık projeleri dahil, kamu kaynağı kullanılacak ve tutarı 1 milyon TL'nin üzerindeki TÜSEB'in faaliyet alanı kapsamındaki Ar-Ge projelerine, bilim kurullarının görüşlerini de alarak izin vermek" Yönetim Kurulunun görevleri arasında yer alacak. Bu tutar, Bakanlar Kurulu'nca 5 katına kadar artırılabilecek, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, o yıl için Vergi Usul Kanunu uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanacak.
Yüksek Danışma Kurulu, Bakanın başkanlığında, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı müsteşarları, Savunma Sanayii Müsteşarı, Başkan, Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi başkanları, Bakanlık Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu tarafından seçilecek 6 üye ile YÖK Başkanlığı'nın vereceği 3 üye olmak üzere toplam 32 üyeden oluşacak.
Başkanlık, başkan, genel sekreterlik ile başkana bağlı olarak faaliyet gösteren enstitülerden kurulacak. Başkan, 3 yıl süreyle görev yapmak üzere Bakanın teklifi üzerine Başbakan tarafından atanacak. Süresi biten başkan, iki dönem daha aynı usulle yeniden atanabilecek. Başkana yardımcı olmak üzere iki başkan yardımcısı görevlendirilebilecek.
Genel sekreter, başkanın teklifi üzerine Bakan tarafından atanacak. Enstitü başkanları, başkanın teklifi üzerine Bakan tarafından 3 yıllığına görevlendirilecek. "Enstitü başkanlarının 1 milyon TL altındaki Ar-Ge proje teklifleri hakkında karar vermek" başkanın görevleri arasında yer alacak.
TÜSEB bünyesinde, Türkiye Kanser Enstitüsü, Türkiye Biyoteknoloji Enstitüsü, Türkiye Anne, Çocuk ve Ergen Sağlığı Enstitüsü, Türkiye Kronik Hastalıklar Enstitüsü, Türkiye Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü, Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü kurulacak.
Bu enstitüler dışında, Bakanın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla, TÜSEB'in merkezi dışındaki illerde de olmak üzere yeni enstitüler kurulabilecek. Enstitüler bünyesinde, ihtiyaca göre bilim kurulları oluşturulabilecek. Başkanlık personeli, İş Kanunu hükümlerine tabi olarak çalıştırılacak. Başkanlığa 400 kadro ihdas edilecek.
Başkan, başkan yardımcıları, genel sekreter ve enstitü başkanlarında, en az doçent derecesine sahip olması, İngilizce, Almanca ya da Fransızca'dan en az birini iyi derecede bilmesi, en az 10 yıl kamu veya özel sektörde çalışmış olması şartı aranacak. Başkanlıkta çalıştırılacak yabancı uzmanlar için Türk vatandaşlığı şartı aranmayacak.
Enstitülerde Ar-Ge projelerinin gerektirdiği niteliklere sahip olanlar, proje süresi ile sınırlı olmak üzere, belirli süreli iş sözleşmesiyle istihdam edilebilecek. Yabancı uyruklu uzmanlar bir yıla kadar çalıştırılabilecek. Devlet memurları ile öğretim elemanları, Başkanlık kadrolarında istihdam edilebilecek.
Kamu kurum ve kuruluşlarında kadrolu olarak çalışanlar, başkan tarafından, yapılacak çalışmanın kapsamı ve süresi de dikkate alınarak en çok 3 yıl süreyle TÜSEB'de görevlendirilebilecek. Süresi sona erenler yeniden görevlendirilebilecek. Bu şekilde görevlendirileceklerin sayısı toplam kadro sayısının yarısını geçmeyecek. Başkan ve diğer personelin ücreti ile diğer mali haklarının üst sınırı, bakanın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek.
TÜSEB tarafından desteklenen projelerde, proje süresiyle sınırlı olmak kaydıyla, proje kapsamında ve projeye ilişkin hizmetlerde görev alan kamu kurum veya kuruluşlarının kadro veya pozisyonlarında bulunanlara, bir ayda ödenmekte olan tutarın yüzde 75'ini geçmemek kaydıyla, proje sözleşmesinde belirlenen oranda proje teşvik ikramiyesi ödenebilecek.
TÜSEB'in gelirleri, genel bütçeden yapılacak yardımlar, faaliyet gelirleri, taşınır ve taşınmazlardan, şirketlerin ve teknoparkların karlarından, ulusal ve uluslararası Ar-Ge fonları ile iş birliklerinden, fikri haklardan, bağış ve vasiyetlerden, müşavirlik hizmetlerinden elde edilecek gelirler ve gelirlerin nemalarından oluşacak.
TÜSEB'in görevleriyle ilgili yaptığı faaliyetlerden elde ettiği gelirleri dolayısıyla kurumlar vergisi açısından iktisadi işletme oluşmuş sayılmayacak.
TÜSEB'e makbuz karşılığında yapılan nakdi bağış ve yardımlar, Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde, gelir veya kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla beyan edilen gelirden veya kurum kazancından indirilebilecek.
Başkanlık, Harçlar Kanunu ile Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınan vergi ve harçlardan ve katılma payından, damga vergisinden, kendisine yapılan bağış ve yardımlar nedeniyle veraset ve intikal vergisinden, sahip olduğu taşınmazları dolayısıyla emlak vergisinden muaf olacak.
Başkanlık, yapacağı araştırma ve incelemeler için hiçbir ilmühaber, ruhsatname veya imtiyaz almak zorunda olmayacak.
Yükseköğretim kurumlarıyla yapılacak protokoller çerçevesinde, yüksek lisans, doktora, eczacılık, veteriner hekimlik, tıp ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi ile doktora sonrası bilimsel çalışma yapanlar, bu eğitim ve çalışmalarını enstitülerde yapabilecek.
Başkanlık, görevleri kapsamında Ar-Ge konuları için gerekli gördüğü her türlü bilgiyi, kamu kurum ve kuruluşları ile vakıflara ait olanlar dahil tüm yükseköğretim kurumlarından talep edebilecek. Kendilerinden bilgi talep edilenler, fikri hakları saklı kalmak kaydıyla, bu bilgileri vermek ve gereken kolaylığı göstermekle yükümlü olacak. Bu şekilde elde edilen bilgilerden gizli mahiyetinde olanların gizliliğine riayet edilecek.
Sağlık Bakanlığı tarafından, Maliye Bakanlığı'nın onayıyla belirlenen özellikli tıbbi işlemler karşılığı yapılacak ek ödemelerde yüzde 800 ve yüzde 700 oranları bir kat artırılarak uygulanacak.
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, bu oranları kamu hastane birlikleri bazında hesaplamaya da yetkili olacak. Ancak bu halde dahi yüzde 50 oranı, sağlık tesisi bazında yüzde 65'i geçemeyecek.
Milli Eğitim Bakanlığı, aday öğretmenlerin sınavlarını yazılı ve/veya yazılı ve sözlü olarak yapabilecek.
Veteriner hekimlikte de uzmanlık yapılabilecek, ayrıca diş hekimliği ve eczacılıkta da uzmanlık eğitimini yapılabilecek.
Yeni kurulan devlet üniversitelerinde ortaya çıkan öğretim üyesi açığının kapatılmasına katkıda bulunmak amacıyla, vakıf üniversitelerine yapılan görevlendirme 2 yılı geçemeyecek
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
