2015-03-12 - 15:55
TBMM Genel Kurulu, Akşener başkanlığında toplandı. İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen, kamuoyunda "iç güvenlik paketi" olarak bilinen tasarının, görüşülmeyen, 68. ile 130. maddelerini kapsayan 63 maddenin İçişleri Komisyonu'na geri verilmesi için önerge verdi. TBMM Başkanvekili Meral Akşener, söz konusu maddelerin önergeleriyle birlikte komisyona geri verildiğini açıkladı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Meclis Başkanvekili Meral Akşener ve grup başkanvekilleri İstiklal Marşı'nın kabulünün 94. yıl dönümünü kutladı.
TBMM Genel Kurulu, Akşener başkanlığında toplandı.
Akşener, Başkanlık Divanı adına İstiklal Marşı'nın kabulünün 94. yıl dönümünü büyük bir heyecanla ve minnetle kutladığını ve andığını belirterek, "İstiklal Marşı'nın şairi merhum Mehmet Akif Ersoy'u ve İstiklal Marşımızda şekillenen Milli Mücadele ruhunun iradesinin sahiplerini minnetle, şükranla, rahmetle anıyorum. 'Cenabı Hak bir daha bu millete İstiklal Marşı'nı yazdırmasın' duasını tekrarlıyorum. O gün kabul eden Gazi Meclis'in mensuplarını, bizler gibi Başkanlık Divanı'nda oturanları rahmetle, minnetle, şükranla anıyorum" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, İstiklal Marşı'nın kabulünün 94. yıldönümünü kutlayarak, şöyle devam etti:
"12 Mart 1921 tarihinde TBMM'de kabul edilen İstiklal Marşımız aziz milletimizin bir diriliş destanıdır. İstiklale giden zamanlarda maddi ve manevi zorluklarla mücadele eden milletimizin ortak duygusunun, inancının sembolüdür. İstiklal Marşı'nda ortaya konan inanç ve güven bugünde ihtiyacımız olan manevi atmosferi yansıtmaktadır. İstiklal Marşımızda o güzel dizeler dünümüzü ve sadece manevi dünyamızı aydınlatmakla kalmamakta yeni Türkiye hedeflerine de ışık tutmaktadır. İstiklal Marşı aziz milletimizin bağımsızlık ve özgürlük savaşını ölümsüzleştiren, her mısrasıyla milletin ortak duygu dünyasına seslenen eşsiz bir eserdir. Bu duygu ve düşüncülerle İstiklal Marşımızın TBMM'de kabulünün 94. yıldönümünü kutluyor, milli şairimiz büyük mütefekkir Mehmet Akif Ersoy'u ve bütün şehitlerimizi rahmetle, şükranla anıyorum."
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, "94 yıl önce birinci Meclis tarafından kabul edilen ve Mehmet Akif Ersoy'un Türk milletine emanet ettiğini İstiklal Marşı'nın kabulünün yıldönümünde İstiklal Marşı'nı yazanları, güfteleyenleri, besteleyenleri ve İstiklal harbini sürdürerek bağımsız Türkiye'yi yaratanların her birini aynı ayrı saygıyla selamlıyor ve hepsine rahmet diliyorum" diye konuştu.
Gök, 44 yıl önce 12 Mart 1971 tarihinde Silahlı Kuvvetlerin Cumhurbaşkanı'na verdiği bir muhtırayla hükümeti istifaya zorladığını anımsatarak, bu muhtırayla son derece karanlık bir sürece girildiğini ve Türkiye'nin en karanlık tablosunu oluşturan günlerin bu dönemde yaşandığını söyledi. Gök, "Askeri darbeler askeri muhtıralar gibi her türlü vesayeti reddettiğimizi ama bugünlerde oluşturulmaya çalışılan Cumhurbaşkanı vesayetini de şiddetle kınadığımızı ve reddettiğimizi belirtmek istiyorum" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, milli şair Mehmet Akif Ersoy'u, istiklal ve egemenlik uğruna şehit olanları rahmet ve minnetle anarak, şunları kaydetti:
"Cenabı hak milletimize bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın. Vatan toprağını koruyarak İstiklal Marşı'nı kabul eden TBMM aslında bugünlerde vatan toprağının terk edilmesinin sonuçlarını çok iyi idrak etmelidir. İstiklal Marşı'nı kabul eden, Türk milletinin egemenliğini ve istiklalini temsil eden TBMM'nin aynı ruh, heyecanla istiklalimizi, egemenliğimizin bölünmez bütünlüğünü, milli mücadalede kurulan cumhuriyetimizi, vatan toprağını korumaya yönelik her türlü kararı alması gerektiğine olan inancımı ifade etmek istiyorum."
Vural, 12 Mart 1971 muhtırasına değinerek, milli egemenliğe yönelik her türlü darbe girişim ve zihniyeti kınadığını söyledi.
Bu arada yerinden söz alan bazı milletvekilleri de İstiklal Marşı'nın kabulünün 94. yıl dönümünü kutladı.
Genel Kurul'da AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Boyraz, Türkiye'de demir yolu ulaşım ağlarının gelişimi, MHP Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, Mersin'in sorunları ve HDP Mardin Milletvekili Erol Dora da Kızıltepe ve Cizre'de üniversite seçme sınavına girecek öğrencilerin yaşadıkları sorunlar hakkında gündem dışı söz aldı.
TBMM Genel Kurul'da CHP, MHP ve HDP'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
MHP, sağlık çalışanlarının mevcut sorunlarının araştırılmasına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisini TBMM Genel Kurulu'na getirdi.
MHP'nin önerisi üzerinde söz alan MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, "Sağlıkta dönüşüm, değişim dediğiniz iş, MHP'nin 1999 yılı seçim beyannamesinde Emekli Sandığı'na tabi olanlar ile SSK'lileri ve Bağ-Kur'luları birleştirme projesidir" dedi. Bal, AK Parti'nin 2001 ve 2002'li yıllarda kurulurken "siyasi projeleri nasıl araklarım" diye bir arayışa geçtiğini iddia etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, konuşmalarda, hızlı trenle, sağlıkta dönüşümle ilgili projelerin AK Parti iktidara gelmeden önce başlatıldığının söylendiğini ifade ederek, "Devletin zaten rafları bir sürü projeyle dolu. Bu projeleri aslolan gerçekleştirecek iradeyi ortaya koymaktır ve bu mali disiplini, parayı sağlayabilmektir" dedi.
Ünal, 2002 yılı ile bugünün bazı ekonomik verilerini kıyaslayarak, şunları kaydetti:
"12 yıllık siyasi ve ekonomik istikrar sayesinde ortaya güçlü bir siyasi irade kondu, devletin hazinesi doldu, devletin tozlu raflarındaki projelerde AK Parti'nin güçlü iradesiyle hamdolsun gerçekleşti. Refah oldu, hizmet oldu. Biz bu millete bu yaptıklarımızı söylemekten utanıyoruz çünkü bu bizim görevimiz. Bunları yapmaya devam edeceğiz, bizi izlemeye devam edin."
Tekrar söz alan Bal, 2002 yılının bazı ekonomik verilerine değinerek, "Türkiye'nin bütün vatandaşları, şirketleri borçlanmış durumda" diye konuştu.
Müzakerelerin ardından MHP'nin önerisi kabul edilmedi.
Bu arada, HDP'nin, imar affı ve gecekondu kanunu gereği tapu hakkı kazanmış fakat tapusunu alamamış kişilerin sorunlarının giderilmesine, CHP'nin de demir çelik üretim ve ticaret sektörünün sorunlarının araştırılması için verdiği araştırma önergelerinin bugün gündeme alınması önerileri kabul edilmedi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Elazığ'daki cinsel istismar i iddialarına ilişkin, "Bakanlığımız derhal bu konuyu araştırmak üzere müfettişler tayin etmiştir ve müfettişler görevlerinin başındadır. Konu hem Cumhuriyet Savcılığı hem Bakanlığımız tarafından ayrı ayrı incelenmektedir" dedi.
Genel Kurul'da, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine devam ediliyor.
Görüşmeler sırasında, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ve HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, "Harput Bakım, Sosyal ve Rehabilitasyon Merkezindeki kız öğrencilere cinsel istismarda bulunulduğu" iddialarıyla ilgili gelişmeler konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesini istedi.
İslam, 2007-2012 yılları arasında cereyan ettiği iddia edilen birtakım istismar iddiaları olduğunu belirterek, bu iddiaların jandarma komutanlığı tarafından tespit edildiğini ve Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu ancak savcılığın henüz iddia metnini hazırlamadığını, çalışmalarına devam ettiğini söyledi.
Devam eden bir hadise olmadığını ifade eden İslam, iddialar ortaya atıldığı andan itibaren bakanlığın geçmişe yönelik dahi olsa herhangi bir alanda gri bir alan oluşmaması ve herhangi bir sorunun üzerine gidilmeden kapatılmasını engelleyebilmek amacıyla derhal harekete geçtiğini vurguladı.
Savcılıkla iletişime geçilerek konuda adı geçen kişilerin tespit edildiğini ve derhal görevden uzaklaştırıldığının altını çizen İslam, bu kişilerin suçluluklarının henüz tespit edilmediğini belirtti. İslam, şöyle devam etti:
"Buna rağmen objektif davranabilmek ve soruşturmanın selameti için görevlerinden uzaklaştırılmışlardır. Bakanlığımız derhal bu konuyu araştırmak üzere müfettişler tayin etmiş. Müfettişler görevlerinin başındadır. Konu hem Cumhuriyet Savcılığı hem Bakanlığımız tarafından ayrı ayrı incelenmektedir. Hangi döneme, hangi yıla ait olursa olsun sonuna kadar gidilecektir. Bize emanet edilen çocuklarımızın yüksek menfaati için konu üzerinde hassas bir dil kullanılarak yorumların yapılması gerektiğini tekrar ediyorum. Hem yüce Meclisimizin hem de halkımızın sonuna kadar bütün durumların inceleneceğinden, sonuç eğer iddia edildiği gibi gelirse bütün insan hatalarının en şiddetli biçimde cezalandırılacağından emin olmalarını rica ediyorum. Bundan sonra bu tür durumların meydana gelmemesi için bütün tedbirler alınmaktadır."
İslam, bu konuda bugüne kadar bakanlığa yapılmış herhangi bir müracaat, bir şikayet ve soruşturma açılması konusunda herhangi bir talep olmadığı için resen yapılmış bir uygulama bulunmadığını, resen ilk uygulamanın konudan haberdar olduktan sonra yapıldığını söyledi.
İdari araştırma yapabilmek için haberlerinin olması gerektiğini vurgulayan İslam, basında yer alan yazışmaları ihbar kabul ederek derhal devreye girdiklerini, soruşturmayı bu sabah itibariyle başlattıklarını ve konu etrafında ismi geçen bütün kişileri açığa aldıklarını kaydetti.
Konuya ilişkin benzer sorular üzerine İslam, AK Parti'nin iktidara geldikten sonra devlet denetimi ve bakımında olan çocuklarla ilgili son derece çağdaş gelişmeler yaşandığını belirterek, bu konuda yapılan çalışmaları anlattı.
İslam, 80 bin çocuğun ailesine yardım verilerek, 10-12 bin arasında çocuğa koruyucu aile yanında ve yaklaşık yine bu kadar çocuğa da sevgi ve çocuk evlerinde bakıldığını belirtti.
Şu anda sevgi ve çocuk evlerinde 3 bin 300 lisanslı sporcu çocuk bulunduğunu ifade eden İslam, "Bu rakamın 2002'de 80 idi. Şu anda çocuklarımızın TEOG başarısı yüzde 95, üniversiteye girme başarısı yüzde 70 civarında. Bütün bu rakamlar çocuklarımızın ne kadar iyi şartlar altında yaşadıklarını gösteriyor" diye konuştu.
İslam, "Harput Bakım, Sosyal ve Rehabilitasyon Merkezindeki kız öğrencilere cinsel istismarda bulunulduğu" iddiaları 'doğruysa' diye düşünerek bu iddialara en şiddetli biçimde karşılık verdiklerini kaydetti.
İddiaların içinde yer alan isimleri derhal görevden uzaklaştırdıklarını yineleyen İslam, şunları söyledi:
"Konuyla ilgili müfettişler tayin ettik. 'Bu geçmiş dönemde olmuş bir şeydir, bugünkü iş değildir' gibi bir düşünceye asla sahip değiliz. Herhangi bir an için bir gri alan yaratılmasına müsaade etmeyiz. Hiçbir insan hatasına göz yummayız, hiçbir ihmal ve istismarı affedebilecek ya da hoş görebilecek bir durumumuz yoktur. En şiddetli biçimde cezalandırılacaklardır, eğer herhangi bir ihmal ya da istismar tespit edilirse. Kendinizden ne kadar eminseniz bunun sonucunu nasıl takip edebileceğinizi, nasıl tahayyül ediyorsanız lütfen benden de o şekilde emin olun. En az sizin hassasiyetiniz, sizin duyarlılığınız kadar yüce milletimizin herhangi bir vicdan sahibi ferdinin duyarlılığı kadar en az konunun üzerindeyiz. Sizlerle birlikte çalışacağız. Bizi istediğiniz gibi denetleyebilirsiniz, bize istediğiniz soruları sorabilirsiniz. Her şey açık, herşey şeffaf yapılmış ve bir hata varsa bu hataları telafi etmek için sonuna kadar gideceğimize de 77 milyon insanımızın emin olması gerekir."
CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün'ün, yerinden söz alarak, "Bizim bu işten haberimiz yoktu, soruşturma açacağız, edeceğiz devletin bir işi sürüncemeye atacağının laflarıdır. Biz bunları biliriz. Tokat'taki öğretmeni alıp başka bir okula verdiniz. Devletin bir ciddiyeti vardır" ifadesi üzerine İslam, "Beni ciddiyete davet eden arkadaşımı ciddiyete davet ediyorum. Dördüncü defa açıklıyorum, olayda adı geçen herkes görevden alınmıştır, olay takibimiz altındadır. Sonuçlar kamuoyuyla ve sizinle paylaşılacaktır. Hem yargı hem Bakanlığın takibindedir" karşılığını verdi.
Bu arada Levent Gök ise yerinden söz alarak, "AK Parti milletvekili arkadaşlarım 'yanına git, sor' diyorlar. Bu hepimizin meselesi, bu çocuklar hepimizin bağrına basacağı çocuklar yani sizi ilgilendirmiyor mu? AKP milletvekillerinin tavrını kınıyorum" dedi.
HDP Grup Başkanvekili Buldan'ın, Tokat'ta bir ortaokulda bir öğretmenin "başını örtmeyen kız öğrencilere yönelik" sarf ettiği iddia edilen sözleri hatırlatması üzerine Bakan İslam, bunun Milli Eğitim Bakanlığı'nın uhdesinde bir konu olduğunu anımsatarak, "Bakanlığın bu konuyla ilgilendiğini, bu öğretmen hanımla alakalı bir araştırma başlattığını biliyoruz. Gerçeklik durumuna göre onunla ilgili takibatta yapılacaktır" diye konuştu.
Genel Kurul'da ayrıca grup başkanvekilleri, evinde ölü bulunan Türk pop müziği sanatçısı Erol Büyükburç'a Allah'tan rahmet diledi.
İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk, kamuoyunda "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen tasarının, görüşülmeyen, 68. ile 130. maddelerini kapsayan 63 maddesinin İçişleri Komisyonu'na geri verilmesi için önerge verdi. TBMM Başkanvekili Meral Akşener, söz konusu maddelerin önergeleriyle birlikte komisyona geri verildiğini açıkladı.
TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın bugünkü görüşmelerinde, 5 maddesi daha kabul edildi. Böylece, yaklaşık 3 haftalık mesainin ardından tasarının 67 maddesi kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, görevden uzaklaştırılanlar, yapmakta oldukları görevden alıkonulacak. Bu kişilerin görev yerleri değiştirilebilecek veya başka görev verilmeyebilecek. Görevden uzaklaştırılanlara, bu süre içinde aylık ödenecek. Ancak bu kişilerden haklarında soruşturma izni verilmemesine, soruşturmaya veya kovuşturmaya yer olmadığına, beraatına, kamu davasının düşmesine veya ortadan kaldırılmasına karar verilenlerin ödenmeyen özlük hakları ödenecek.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurtdışı kadrolarında görevliyken görevden uzaklaştırılanlara da yurtiçinde bir kadroya atanıncaya kadar yurtdışı aylığı ödenecek. Görevden uzaklaştırma tedbiri iki ayı geçemeyecek. Bu süre, zorunlu hallerde iki ayı geçmemek üzere bir defa uzatılabilecek.
Sahil Güvenlik Komutanlığının askeri görevleri haricindeki diğer görevleriyle ilgili eylem ve işlemleri, İçişleri Bakanlığı ile valiler ve kendi amirleri tarafından denetlenecek ve teftiş edilecek.
Vali, general ve amiraller hariç olmak üzere, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin askeri görevleri haricindeki diğer görevlerini ilgilendiren disiplin suçları ortaya çıktığında, Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri çerçevesinde uyarma ve kınamanın yanı sıra, 8 güne kadar hizmete kısmi süreli devam ve 1/10?a kadar aylıktan kesme cezası verebilecek.
Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarının kıyafetleri, Genelkurmay Başkanlığının görüşü alınarak Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.
CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi, görüşmeler sırasında söz alarak, veda konuşması yaptı.
54 yıl önce en genç üyelerinden biri olarak görev aldığı yasama organının 24. yasama dönemini en yaşlı üye olarak açtığını belirten Ekşi, şunları söyledi:
"7 Haziran gününden itibaren, aranızdan ayrılacaklardan biriyim. Ama altını çizeyim ki bu dört yıl boyunca çok değerli, donanımlı, zarif insanlar, iyi hatipler, ciddi hukuk adamları, nitelikli politikacılar ve gerçek dostlar tanıdım. Bundan son derece mutluyum, onlara başarılar diliyorum. Buraya tekrar gelecek arkadaşlarımın yanlışlardan arınmış bir parlamentoda çalışmasını dileyerek hepinize saygılar sunuyorum."
İçişleri Bakanı Öztürk, tasarının 67. maddesinin kabul edilmesinin ardından, İçtüzük'ün "metnin veya maddenin geri istenmesi" başlıklı 88. maddesi uyarınca, tasarının görüşülmeyen 68. ile 130. maddelerini kapsayan 63 maddesinin İçişleri Komisyonu'na geri verilmesi için önerge verdi. Tasarının komisyona geri çekilmeyen 131. maddesi, 'kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmesini", 132. maddesi ise "kanun hükümlerini Bakanlar Kurulunun yürütmesini" öngörüyor.
Bakan Öztürk'ün önergesi hakkında söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, tasarının görüşmelerinde muhalefetin söz hakkının kısıtlandığını ve engellendiğini iddia ederek, "Görüşmelerde gürültü, tartışma olmasına rağmen, bu gürültüyü ortadan kaldıracak hiçbir adım atılmadı, hukuk ayaklar altına alındı. Bu maddelerle ilgili geri çekme iradesi olmayan zihniyetin, komisyonun bundan sonraki çalışması sağlıklı olmayacaktır" dedi.
İçişleri Bakanı Öztürk'e, "Siz tarafsız bir bakansınız ve yemin ettiniz. Anayasa gereği tarafsız olacaksınız. AK Parti Grubu'nun isteği üzerine bu iradenizi kullanmanız ve bu iradeyi kullanarak hukukun ayaklar altına alınması, sizin tarafsız bir bakan olarak görev yapamayacağınızı gösteriyor. Sayın Bakan, ya tasarının tamamınıgeri çekin ya da bu önergenizi geri çekin" diye seslendi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, tasarının görüşmelerindeki kavga ve gürültülerde birçok milletvekilinin yaralandığını belirterek, "AK Parti, daha önce 'gerekirse tekriri müzakere yaparız' demişti ama yapılmadı. Tekriri müzakerenin yapılacağı yer komisyondur. Komisyonda bu maddelerin tekrar görüşülmesi gerekiyor. Bu yasa ile seçimler tehlikeye girecektir" diye konuştu.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da "Tasarının görüşmelerinde grubumuzun söz hakkı AK Partili başkanvekillerince gasbedildi. Hükümet sadece kendi tasarısını geri çekebilir milletvekillerinin teklifleri geri çekemez, burada usulsüzlük vardır. Bu önerge işleme konamaz" dedi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, tartışmanın ardından, söz konusu maddelerin önergeleriyle birlikte komisyona geri verildiğini açıkladı.
Daha sonra birleşime ara veren Akşener, grup başkanvekillerini Başkanlık Divanı arkasındaki odaya çağırdı.
Birleşimi tekrar açan Akşener, komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine, Sayıştay Genel Kurulunca gösterilen 3 aday içinden Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilecek bir üyenin seçimini yapmak için birleşimi, saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
TBMM Genel Kurulu, Akşener başkanlığında toplandı.
Akşener, Başkanlık Divanı adına İstiklal Marşı'nın kabulünün 94. yıl dönümünü büyük bir heyecanla ve minnetle kutladığını ve andığını belirterek, "İstiklal Marşı'nın şairi merhum Mehmet Akif Ersoy'u ve İstiklal Marşımızda şekillenen Milli Mücadele ruhunun iradesinin sahiplerini minnetle, şükranla, rahmetle anıyorum. 'Cenabı Hak bir daha bu millete İstiklal Marşı'nı yazdırmasın' duasını tekrarlıyorum. O gün kabul eden Gazi Meclis'in mensuplarını, bizler gibi Başkanlık Divanı'nda oturanları rahmetle, minnetle, şükranla anıyorum" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, İstiklal Marşı'nın kabulünün 94. yıldönümünü kutlayarak, şöyle devam etti:
"12 Mart 1921 tarihinde TBMM'de kabul edilen İstiklal Marşımız aziz milletimizin bir diriliş destanıdır. İstiklale giden zamanlarda maddi ve manevi zorluklarla mücadele eden milletimizin ortak duygusunun, inancının sembolüdür. İstiklal Marşı'nda ortaya konan inanç ve güven bugünde ihtiyacımız olan manevi atmosferi yansıtmaktadır. İstiklal Marşımızda o güzel dizeler dünümüzü ve sadece manevi dünyamızı aydınlatmakla kalmamakta yeni Türkiye hedeflerine de ışık tutmaktadır. İstiklal Marşı aziz milletimizin bağımsızlık ve özgürlük savaşını ölümsüzleştiren, her mısrasıyla milletin ortak duygu dünyasına seslenen eşsiz bir eserdir. Bu duygu ve düşüncülerle İstiklal Marşımızın TBMM'de kabulünün 94. yıldönümünü kutluyor, milli şairimiz büyük mütefekkir Mehmet Akif Ersoy'u ve bütün şehitlerimizi rahmetle, şükranla anıyorum."
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, "94 yıl önce birinci Meclis tarafından kabul edilen ve Mehmet Akif Ersoy'un Türk milletine emanet ettiğini İstiklal Marşı'nın kabulünün yıldönümünde İstiklal Marşı'nı yazanları, güfteleyenleri, besteleyenleri ve İstiklal harbini sürdürerek bağımsız Türkiye'yi yaratanların her birini aynı ayrı saygıyla selamlıyor ve hepsine rahmet diliyorum" diye konuştu.
Gök, 44 yıl önce 12 Mart 1971 tarihinde Silahlı Kuvvetlerin Cumhurbaşkanı'na verdiği bir muhtırayla hükümeti istifaya zorladığını anımsatarak, bu muhtırayla son derece karanlık bir sürece girildiğini ve Türkiye'nin en karanlık tablosunu oluşturan günlerin bu dönemde yaşandığını söyledi. Gök, "Askeri darbeler askeri muhtıralar gibi her türlü vesayeti reddettiğimizi ama bugünlerde oluşturulmaya çalışılan Cumhurbaşkanı vesayetini de şiddetle kınadığımızı ve reddettiğimizi belirtmek istiyorum" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, milli şair Mehmet Akif Ersoy'u, istiklal ve egemenlik uğruna şehit olanları rahmet ve minnetle anarak, şunları kaydetti:
"Cenabı hak milletimize bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın. Vatan toprağını koruyarak İstiklal Marşı'nı kabul eden TBMM aslında bugünlerde vatan toprağının terk edilmesinin sonuçlarını çok iyi idrak etmelidir. İstiklal Marşı'nı kabul eden, Türk milletinin egemenliğini ve istiklalini temsil eden TBMM'nin aynı ruh, heyecanla istiklalimizi, egemenliğimizin bölünmez bütünlüğünü, milli mücadalede kurulan cumhuriyetimizi, vatan toprağını korumaya yönelik her türlü kararı alması gerektiğine olan inancımı ifade etmek istiyorum."
Vural, 12 Mart 1971 muhtırasına değinerek, milli egemenliğe yönelik her türlü darbe girişim ve zihniyeti kınadığını söyledi.
Bu arada yerinden söz alan bazı milletvekilleri de İstiklal Marşı'nın kabulünün 94. yıl dönümünü kutladı.
Genel Kurul'da AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Boyraz, Türkiye'de demir yolu ulaşım ağlarının gelişimi, MHP Mersin Milletvekili Mehmet Şandır, Mersin'in sorunları ve HDP Mardin Milletvekili Erol Dora da Kızıltepe ve Cizre'de üniversite seçme sınavına girecek öğrencilerin yaşadıkları sorunlar hakkında gündem dışı söz aldı.
TBMM Genel Kurul'da CHP, MHP ve HDP'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
MHP, sağlık çalışanlarının mevcut sorunlarının araştırılmasına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisini TBMM Genel Kurulu'na getirdi.
MHP'nin önerisi üzerinde söz alan MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, "Sağlıkta dönüşüm, değişim dediğiniz iş, MHP'nin 1999 yılı seçim beyannamesinde Emekli Sandığı'na tabi olanlar ile SSK'lileri ve Bağ-Kur'luları birleştirme projesidir" dedi. Bal, AK Parti'nin 2001 ve 2002'li yıllarda kurulurken "siyasi projeleri nasıl araklarım" diye bir arayışa geçtiğini iddia etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, konuşmalarda, hızlı trenle, sağlıkta dönüşümle ilgili projelerin AK Parti iktidara gelmeden önce başlatıldığının söylendiğini ifade ederek, "Devletin zaten rafları bir sürü projeyle dolu. Bu projeleri aslolan gerçekleştirecek iradeyi ortaya koymaktır ve bu mali disiplini, parayı sağlayabilmektir" dedi.
Ünal, 2002 yılı ile bugünün bazı ekonomik verilerini kıyaslayarak, şunları kaydetti:
"12 yıllık siyasi ve ekonomik istikrar sayesinde ortaya güçlü bir siyasi irade kondu, devletin hazinesi doldu, devletin tozlu raflarındaki projelerde AK Parti'nin güçlü iradesiyle hamdolsun gerçekleşti. Refah oldu, hizmet oldu. Biz bu millete bu yaptıklarımızı söylemekten utanıyoruz çünkü bu bizim görevimiz. Bunları yapmaya devam edeceğiz, bizi izlemeye devam edin."
Tekrar söz alan Bal, 2002 yılının bazı ekonomik verilerine değinerek, "Türkiye'nin bütün vatandaşları, şirketleri borçlanmış durumda" diye konuştu.
Müzakerelerin ardından MHP'nin önerisi kabul edilmedi.
Bu arada, HDP'nin, imar affı ve gecekondu kanunu gereği tapu hakkı kazanmış fakat tapusunu alamamış kişilerin sorunlarının giderilmesine, CHP'nin de demir çelik üretim ve ticaret sektörünün sorunlarının araştırılması için verdiği araştırma önergelerinin bugün gündeme alınması önerileri kabul edilmedi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Elazığ'daki cinsel istismar i iddialarına ilişkin, "Bakanlığımız derhal bu konuyu araştırmak üzere müfettişler tayin etmiştir ve müfettişler görevlerinin başındadır. Konu hem Cumhuriyet Savcılığı hem Bakanlığımız tarafından ayrı ayrı incelenmektedir" dedi.
Genel Kurul'da, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine devam ediliyor.
Görüşmeler sırasında, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ve HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, "Harput Bakım, Sosyal ve Rehabilitasyon Merkezindeki kız öğrencilere cinsel istismarda bulunulduğu" iddialarıyla ilgili gelişmeler konusunda kamuoyunun bilgilendirilmesini istedi.
İslam, 2007-2012 yılları arasında cereyan ettiği iddia edilen birtakım istismar iddiaları olduğunu belirterek, bu iddiaların jandarma komutanlığı tarafından tespit edildiğini ve Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu ancak savcılığın henüz iddia metnini hazırlamadığını, çalışmalarına devam ettiğini söyledi.
Devam eden bir hadise olmadığını ifade eden İslam, iddialar ortaya atıldığı andan itibaren bakanlığın geçmişe yönelik dahi olsa herhangi bir alanda gri bir alan oluşmaması ve herhangi bir sorunun üzerine gidilmeden kapatılmasını engelleyebilmek amacıyla derhal harekete geçtiğini vurguladı.
Savcılıkla iletişime geçilerek konuda adı geçen kişilerin tespit edildiğini ve derhal görevden uzaklaştırıldığının altını çizen İslam, bu kişilerin suçluluklarının henüz tespit edilmediğini belirtti. İslam, şöyle devam etti:
"Buna rağmen objektif davranabilmek ve soruşturmanın selameti için görevlerinden uzaklaştırılmışlardır. Bakanlığımız derhal bu konuyu araştırmak üzere müfettişler tayin etmiş. Müfettişler görevlerinin başındadır. Konu hem Cumhuriyet Savcılığı hem Bakanlığımız tarafından ayrı ayrı incelenmektedir. Hangi döneme, hangi yıla ait olursa olsun sonuna kadar gidilecektir. Bize emanet edilen çocuklarımızın yüksek menfaati için konu üzerinde hassas bir dil kullanılarak yorumların yapılması gerektiğini tekrar ediyorum. Hem yüce Meclisimizin hem de halkımızın sonuna kadar bütün durumların inceleneceğinden, sonuç eğer iddia edildiği gibi gelirse bütün insan hatalarının en şiddetli biçimde cezalandırılacağından emin olmalarını rica ediyorum. Bundan sonra bu tür durumların meydana gelmemesi için bütün tedbirler alınmaktadır."
İslam, bu konuda bugüne kadar bakanlığa yapılmış herhangi bir müracaat, bir şikayet ve soruşturma açılması konusunda herhangi bir talep olmadığı için resen yapılmış bir uygulama bulunmadığını, resen ilk uygulamanın konudan haberdar olduktan sonra yapıldığını söyledi.
İdari araştırma yapabilmek için haberlerinin olması gerektiğini vurgulayan İslam, basında yer alan yazışmaları ihbar kabul ederek derhal devreye girdiklerini, soruşturmayı bu sabah itibariyle başlattıklarını ve konu etrafında ismi geçen bütün kişileri açığa aldıklarını kaydetti.
Konuya ilişkin benzer sorular üzerine İslam, AK Parti'nin iktidara geldikten sonra devlet denetimi ve bakımında olan çocuklarla ilgili son derece çağdaş gelişmeler yaşandığını belirterek, bu konuda yapılan çalışmaları anlattı.
İslam, 80 bin çocuğun ailesine yardım verilerek, 10-12 bin arasında çocuğa koruyucu aile yanında ve yaklaşık yine bu kadar çocuğa da sevgi ve çocuk evlerinde bakıldığını belirtti.
Şu anda sevgi ve çocuk evlerinde 3 bin 300 lisanslı sporcu çocuk bulunduğunu ifade eden İslam, "Bu rakamın 2002'de 80 idi. Şu anda çocuklarımızın TEOG başarısı yüzde 95, üniversiteye girme başarısı yüzde 70 civarında. Bütün bu rakamlar çocuklarımızın ne kadar iyi şartlar altında yaşadıklarını gösteriyor" diye konuştu.
İslam, "Harput Bakım, Sosyal ve Rehabilitasyon Merkezindeki kız öğrencilere cinsel istismarda bulunulduğu" iddiaları 'doğruysa' diye düşünerek bu iddialara en şiddetli biçimde karşılık verdiklerini kaydetti.
İddiaların içinde yer alan isimleri derhal görevden uzaklaştırdıklarını yineleyen İslam, şunları söyledi:
"Konuyla ilgili müfettişler tayin ettik. 'Bu geçmiş dönemde olmuş bir şeydir, bugünkü iş değildir' gibi bir düşünceye asla sahip değiliz. Herhangi bir an için bir gri alan yaratılmasına müsaade etmeyiz. Hiçbir insan hatasına göz yummayız, hiçbir ihmal ve istismarı affedebilecek ya da hoş görebilecek bir durumumuz yoktur. En şiddetli biçimde cezalandırılacaklardır, eğer herhangi bir ihmal ya da istismar tespit edilirse. Kendinizden ne kadar eminseniz bunun sonucunu nasıl takip edebileceğinizi, nasıl tahayyül ediyorsanız lütfen benden de o şekilde emin olun. En az sizin hassasiyetiniz, sizin duyarlılığınız kadar yüce milletimizin herhangi bir vicdan sahibi ferdinin duyarlılığı kadar en az konunun üzerindeyiz. Sizlerle birlikte çalışacağız. Bizi istediğiniz gibi denetleyebilirsiniz, bize istediğiniz soruları sorabilirsiniz. Her şey açık, herşey şeffaf yapılmış ve bir hata varsa bu hataları telafi etmek için sonuna kadar gideceğimize de 77 milyon insanımızın emin olması gerekir."
CHP Tokat Milletvekili Orhan Düzgün'ün, yerinden söz alarak, "Bizim bu işten haberimiz yoktu, soruşturma açacağız, edeceğiz devletin bir işi sürüncemeye atacağının laflarıdır. Biz bunları biliriz. Tokat'taki öğretmeni alıp başka bir okula verdiniz. Devletin bir ciddiyeti vardır" ifadesi üzerine İslam, "Beni ciddiyete davet eden arkadaşımı ciddiyete davet ediyorum. Dördüncü defa açıklıyorum, olayda adı geçen herkes görevden alınmıştır, olay takibimiz altındadır. Sonuçlar kamuoyuyla ve sizinle paylaşılacaktır. Hem yargı hem Bakanlığın takibindedir" karşılığını verdi.
Bu arada Levent Gök ise yerinden söz alarak, "AK Parti milletvekili arkadaşlarım 'yanına git, sor' diyorlar. Bu hepimizin meselesi, bu çocuklar hepimizin bağrına basacağı çocuklar yani sizi ilgilendirmiyor mu? AKP milletvekillerinin tavrını kınıyorum" dedi.
HDP Grup Başkanvekili Buldan'ın, Tokat'ta bir ortaokulda bir öğretmenin "başını örtmeyen kız öğrencilere yönelik" sarf ettiği iddia edilen sözleri hatırlatması üzerine Bakan İslam, bunun Milli Eğitim Bakanlığı'nın uhdesinde bir konu olduğunu anımsatarak, "Bakanlığın bu konuyla ilgilendiğini, bu öğretmen hanımla alakalı bir araştırma başlattığını biliyoruz. Gerçeklik durumuna göre onunla ilgili takibatta yapılacaktır" diye konuştu.
Genel Kurul'da ayrıca grup başkanvekilleri, evinde ölü bulunan Türk pop müziği sanatçısı Erol Büyükburç'a Allah'tan rahmet diledi.
İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk, kamuoyunda "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen tasarının, görüşülmeyen, 68. ile 130. maddelerini kapsayan 63 maddesinin İçişleri Komisyonu'na geri verilmesi için önerge verdi. TBMM Başkanvekili Meral Akşener, söz konusu maddelerin önergeleriyle birlikte komisyona geri verildiğini açıkladı.
TBMM Genel Kurulunda, kamuoyunda "İç Güvenlik Paketi" olarak bilinen, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın bugünkü görüşmelerinde, 5 maddesi daha kabul edildi. Böylece, yaklaşık 3 haftalık mesainin ardından tasarının 67 maddesi kabul edildi.
Kabul edilen maddelere göre, görevden uzaklaştırılanlar, yapmakta oldukları görevden alıkonulacak. Bu kişilerin görev yerleri değiştirilebilecek veya başka görev verilmeyebilecek. Görevden uzaklaştırılanlara, bu süre içinde aylık ödenecek. Ancak bu kişilerden haklarında soruşturma izni verilmemesine, soruşturmaya veya kovuşturmaya yer olmadığına, beraatına, kamu davasının düşmesine veya ortadan kaldırılmasına karar verilenlerin ödenmeyen özlük hakları ödenecek.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yurtdışı kadrolarında görevliyken görevden uzaklaştırılanlara da yurtiçinde bir kadroya atanıncaya kadar yurtdışı aylığı ödenecek. Görevden uzaklaştırma tedbiri iki ayı geçemeyecek. Bu süre, zorunlu hallerde iki ayı geçmemek üzere bir defa uzatılabilecek.
Sahil Güvenlik Komutanlığının askeri görevleri haricindeki diğer görevleriyle ilgili eylem ve işlemleri, İçişleri Bakanlığı ile valiler ve kendi amirleri tarafından denetlenecek ve teftiş edilecek.
Vali, general ve amiraller hariç olmak üzere, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin askeri görevleri haricindeki diğer görevlerini ilgilendiren disiplin suçları ortaya çıktığında, Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu hükümleri çerçevesinde uyarma ve kınamanın yanı sıra, 8 güne kadar hizmete kısmi süreli devam ve 1/10?a kadar aylıktan kesme cezası verebilecek.
Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı mensuplarının kıyafetleri, Genelkurmay Başkanlığının görüşü alınarak Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek.
CHP İstanbul Milletvekili Oktay Ekşi, görüşmeler sırasında söz alarak, veda konuşması yaptı.
54 yıl önce en genç üyelerinden biri olarak görev aldığı yasama organının 24. yasama dönemini en yaşlı üye olarak açtığını belirten Ekşi, şunları söyledi:
"7 Haziran gününden itibaren, aranızdan ayrılacaklardan biriyim. Ama altını çizeyim ki bu dört yıl boyunca çok değerli, donanımlı, zarif insanlar, iyi hatipler, ciddi hukuk adamları, nitelikli politikacılar ve gerçek dostlar tanıdım. Bundan son derece mutluyum, onlara başarılar diliyorum. Buraya tekrar gelecek arkadaşlarımın yanlışlardan arınmış bir parlamentoda çalışmasını dileyerek hepinize saygılar sunuyorum."
İçişleri Bakanı Öztürk, tasarının 67. maddesinin kabul edilmesinin ardından, İçtüzük'ün "metnin veya maddenin geri istenmesi" başlıklı 88. maddesi uyarınca, tasarının görüşülmeyen 68. ile 130. maddelerini kapsayan 63 maddesinin İçişleri Komisyonu'na geri verilmesi için önerge verdi. Tasarının komisyona geri çekilmeyen 131. maddesi, 'kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girmesini", 132. maddesi ise "kanun hükümlerini Bakanlar Kurulunun yürütmesini" öngörüyor.
Bakan Öztürk'ün önergesi hakkında söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, tasarının görüşmelerinde muhalefetin söz hakkının kısıtlandığını ve engellendiğini iddia ederek, "Görüşmelerde gürültü, tartışma olmasına rağmen, bu gürültüyü ortadan kaldıracak hiçbir adım atılmadı, hukuk ayaklar altına alındı. Bu maddelerle ilgili geri çekme iradesi olmayan zihniyetin, komisyonun bundan sonraki çalışması sağlıklı olmayacaktır" dedi.
İçişleri Bakanı Öztürk'e, "Siz tarafsız bir bakansınız ve yemin ettiniz. Anayasa gereği tarafsız olacaksınız. AK Parti Grubu'nun isteği üzerine bu iradenizi kullanmanız ve bu iradeyi kullanarak hukukun ayaklar altına alınması, sizin tarafsız bir bakan olarak görev yapamayacağınızı gösteriyor. Sayın Bakan, ya tasarının tamamınıgeri çekin ya da bu önergenizi geri çekin" diye seslendi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, tasarının görüşmelerindeki kavga ve gürültülerde birçok milletvekilinin yaralandığını belirterek, "AK Parti, daha önce 'gerekirse tekriri müzakere yaparız' demişti ama yapılmadı. Tekriri müzakerenin yapılacağı yer komisyondur. Komisyonda bu maddelerin tekrar görüşülmesi gerekiyor. Bu yasa ile seçimler tehlikeye girecektir" diye konuştu.
HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da "Tasarının görüşmelerinde grubumuzun söz hakkı AK Partili başkanvekillerince gasbedildi. Hükümet sadece kendi tasarısını geri çekebilir milletvekillerinin teklifleri geri çekemez, burada usulsüzlük vardır. Bu önerge işleme konamaz" dedi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, tartışmanın ardından, söz konusu maddelerin önergeleriyle birlikte komisyona geri verildiğini açıkladı.
Daha sonra birleşime ara veren Akşener, grup başkanvekillerini Başkanlık Divanı arkasındaki odaya çağırdı.
Birleşimi tekrar açan Akşener, komisyon ve hükümetin yerini almaması üzerine, Sayıştay Genel Kurulunca gösterilen 3 aday içinden Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilecek bir üyenin seçimini yapmak için birleşimi, saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.
