2011-03-03 - 19:29
CHP'nin, basın özgürlüğüyle ilgili araştırma
önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin önerisi kabul edilmedi.
CHP'nin, basın özgürlüğüyle ilgili araştırma
önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, gündeme geçilmeden önce, CHP'nin basın
özgürlüğüyle ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesini içeren grup önerisi
ele alındı.
Öneri üzerinde konuşan CHP İzmir Milletvekili Oğuz Oyan, Türkiye'nin
basın özgürlüğü sıralamasında 138. sıraya gerilediğini belirterek, AK Parti
iktidara geldiğinde ise 99. sırada bulunduğunu ifade etti. İçişleri Bakanı Beşir
Atalay'ın ''Basın özgürlüğünde ABD'den bile ilerideyiz'' sözleriyle ''en komik
siyasi beyan yarışmasında birinciliğe oynadığını'' savunan Oyan, ''Kendisi şu an
kurulmakta olan, yaşadığımız polis devletinin en önemli sorumlusu. Demokrasi dışı
rejimin içindeyiz, sivil dikta tehdidi var'' ifadelerini kullandı.
''Basın ve muhalefet özgürlüğü olmayan rejimin adının faşizmden başka bir
şey olmayacağını'' kaydeden Oyan, şöyle konuştu:
''Koşar adım faşizan rejime doğru gidiyoruz. Cumhuriyet tehdit
altındadır. Bizzat iktidar tarafından tehdit altındadır. Bu iktidar, Cumhuriyetin
kuruluş felsefesine aykırı şekilde ve başkalaştırarak yeni bir toplum projesi
inşa etmenin adımlarını atıyor. İlk durak siyasi olarak muhalefetin
yalnızlaştırılması olacak ama orta vadeli durak bunun ötesindedir; Cumhuriyet
ideolojisinin alt edilmesidir, yenilmesidir. O ideolojiyi yıkmak birinci
hedeftir. Kıvamı ve zamanı geldiğine hedef, Atatürk devrimleri ve Atatürk
olacaktır. Bu bir soğuk savaş uygulamasıdır. Ergenekon denilen nesne, burada
kullanılan bir araçtır. Türkiye bir utanç tablosu içinden geçmektedir. Tam
anlamıyla bir dikta rejiminin temelleri atılmaktadır. Ortada bir rövanş zihniyeti
vardır. Bugün özgürlükleri korumazsanız yarın namlunun ucunda siz
olacaksınız.''
AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, önerisi aleyhinde yaptığı
konuşmada, özgürlükler üzerinde hiçbir bireysel ve kurumsal baskının kabul
edilemeyeceğini belirtti. Özgür medyanın varlığının önemine işaret eden Tunç, AK
Parti'nin, medyanın ifade özgürlüğüne getirilen yasakların kalkacağı,
tekelleşmeye fırsat tanınmayacağı taahhüdüne programında yer verdiğini ve 8 yılda
bunu hayata geçirdiğini savundu.
''Medyada özgürlük ortamı sağlanmış, tekellik ortadan kalkmış, çok sesli
medya ortaya çıkmıştır'' diyen Tunç, medyanın tek sesli olmasını isteyenlerin,
çok seslilikten ve demokrasiden rahatsız olanların, medyayı bir takım
nitelemelerle ayırma gayretinde olduğunu kaydetti. ''Sivil dikta'' ve ''faşizm'
denilerek hedefin saptırılmak istendiğini belirten Tunç, ''yandaş'' şeklindeki
nitelemenin yanlış olduğunu ve basın özgürlüğüyle bağdaşmadığını ifade etti.
Tunç, bazı basın mensuplarıyla ilgili olarak yargının yaptığı soruşturma
ve tutuklamaların AK Parti Hükümeti ile ilişkilendirilemeyeceğini savunarak,
''Hukuk devletinde sıfatı ne olursa olsun suç işleyenlerden hesap sorulması
lazım. AK Parti iktidarını kıyasıya eleştiren, yalan yanlış yorumlar yapan çok
sayıda gazeteci vardır. Bunun üzerinde Hükümetin hiçbir baskısı olmamıştır,
bundan sonra da olmayacaktır'' dedi.
Tunç, CHP'nin önergesindeki iddiaların yargıya intikal eden konular
olduğunu, yargının sürdürdüğü soruşturmaya ve mahkemelere müdahale
edilemeyeceğini, bu konuda TBMM'de araştırma yapılmasının da mümkün olmadığını
söyledi. Tunç, ''Seçim kararının alındığı bugün, Meclis takvimi açısından
Komisyon kurulmasına için yeterli zaman yok'' diye konuştu.
Öneri lehinde konuşan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da siyasi
iktidarın basın üzerindeki baskısını şiddetle kınadığını belirterek, AK
Parti'lilere, ''Sizi özeleştiriye davet ediyorum. Demokrat, adaletli olduğunuzu
düşünüyor musunuz?'' diye sordu.
Şandır, Tunç'un sözlerini eleştirerek, ''AKP'yi eleştiren herkesi
tutuklayacaksanız veya tutuklananları suçlu göstereceksiniz bunun adı demokrasi
değil. Son günlerdeki tutuklamaları nasıl izah edeceksiniz? Yargı yapıyor...
Böyle bir mazerete sığınmak sizi kurtarmaz. Yargıdan da tüm olumsuzluklardan
sorumlu olan sizsiniz. Demokrasi bir gün size de gerekli olacaktır'' görüşünü
savundu.
28 Şubat sürecini yaşayan, Başbakanlığı elinden alınan Necmettin
Erbakan'ı iki gün önce toprağa verdiklerini anımsatan Şandır, ''O süreci
yaşamamak için basına, muhalefete hoşgörülü olun, adil olun. Seçime giderken
elinizdeki gücü kullanarak, size karşı çıkanları sindirmek sizin felaketiniz
olacaktır'' dedi.
Görüşmelerin ardından CHP'nin grup önerisi reddedildi.
(19.29)
