2011-11-01 - 15:15
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. Genel Kurulda, kalp krizi sonucu vefat eden AK Parti Ordu Milletvekili Harun Çakır için saygı duruşunda bulunuldu.
TBMM Genel Kurulunda, geçirdiği kalp krizi sonucu vefat eden AK Parti Ordu Milletvekili Harun Çakır için saygı duruşunda bulunuldu.
Genel Kurul, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. Yoklama yapılmasının ardından geçen hafta kalp krizi sonucu yaşama veda eden Çakır için saygı duruşunda bulunuldu.
Genel Kurul, daha sonra geçen hafta terör konusunda yapılan Genel Görüşme'nin tutanak özetinin okunması için kapalı oturuma geçti.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan'ın ''Cumhuriyet Bayramı törenlerini bir kadeh eğlencesine indirgeyen bir zihniyetle karşı karşıya kaldık'' sözlerine tepki gösteren AK Parti Grup Başkavekili Mahir Ünal, ''Bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Çünkü hepimiz Cumhuriyetin çocuklarıyız ve hepimiz Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkan insanlarız'' dedi.
Genel Kurulda, tutanak özetinin okunduğu kapalı oturumun ardından, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ve BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan'a yerinden söz verdi. Grup başkanvekilleri, kalp krizi sonucu vefat eden AK Parti Ordu Milletvekili Harun Çakır için Allah'tan rahmet ve yakınlarına baş sağlığı dileğinde bulundular.
Bu arada, Tarhan, Cumhuriyetin 88. yıldönümünün doyasıya kutlanamadığını belirterek, bunun bir ulusun verdiği mücadeleyi yaşama ve anımsama fırsatı olduğunu söyledi. Kıyıcı terör ve deprem acılarıyla baş etmenin bir yolunun da bu bayramı kutlamak olduğunu belirten Tarhan, ''Bu bayram, bize moral kazandıracaktır. Cumhuriyet Bayramı törenlerini bir kadeh eğlencesine indirgeyen bir zihniyetle karşı karşıya kaldık bu süreçte. Bu hayasız saldırgan tutuma inat, Cumhuriyet Bayramını bize yasaklayanlara inat binlerce yıl yaşasın Cumhuriyet diyorum'' dedi.
Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, ''Bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Çünkü hepimiz Cumhuriyetin çocuklarıyız ve hepimiz Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkan insanlarız'' diye konuştu.
1999 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in imzası bulunan Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün yazısını okuyan Ünal, söz konusu yazıda, ''17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen deprem felaketi nedeniyle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama törenleri sadece Anıtkabir ve Atatürk anıtlarına çelenk koyma törenleri şeklinde icra edilmesi uygun görülmüştür'' şeklinde ifadenin yer aldığını söyledi. Bunun bir ilk olmadığını belirten Ünal, bu uygulamanın gerekçesini uzatmayı anlamlı bulmadığını kaydederek, ''Bunun üzerinden herhangi bir şekilde bir grubun, bir düşüncenin mahkum edilmesini son derece yanlış buluyorum'' dedi.
Yakut, daha sonra üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
Kars'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 91. yıldönümü nedeniyle söz alan AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan, kentin kurtuluşunun, düşmana karşı kazanılan ilk zafer olduğunu söyledi. Arslan, bu zaferin, mücadele eden Türk askerine büyük bir moral sağladığını kaydetti.
CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli, Bursa'da mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sıkıntıları dile getirdi. Kaleli, söz konusu işçilerin çadır kentte insanlık onuruna yakışmayacak şartlar altında, sağlık, eğitim ve güvenlik imkanlarından yoksun şekilde yaşam mücadelesi verdiklerini dile getirdi.
MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş de Irak'taki Türkmenlerin durumuna değindi. Irak'taki en sahipsiz topluluğun Türkmenler olduğunu belirten Türkeş, Kerkük'teki Türkmenlerin, bu bölgeyi terk etmeleri için ciddi baskılar gördüğünü söyledi. Türkeş, bu durum karşısında Irak'taki ne merkezi hükümetin ne de Irak Parlamentosunun herhangi bir önlem almadığını kaydetti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, mevsimlik tarım işçileri konusunda Hükümet adına söz aldı.
İşsizliğin, yalnızca Türkiye'nin değil dünyanın sorunu olduğunu belirten Çelik, işsizlik oranlarının AB ülkeleri ortalamasında yüzde 9,7, OECD ortalamasında yüzde 8,2, ABD'de yüzde 9,1 olduğunu, Türkiye'de de son rakamlara göre bu oranın yüzde 9,1 olarak gerçekleştiğini kaydetti.
Türkiye'nin istihdam konusundaki çabalarının sürdüğünü ifade eden Çelik, G-20 ülkeleri Çalışma Bakanları toplantısında, son 3 yılda en çok istihdamın Türkiye'de olduğunun ifade edildiğini söyledi.
Türkiye'deki işsizlik konusunda yapısal bir sıkıntı yaşandığını anlatan Çelik, bu nedenle nitelikli işgücü ile ilgili sorun ortaya çıktığını belirtti. Çelik, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçilirken, nitelikli işgücü yetiştirilmesi konusunda geç kalındığını vurguladı.
Özellikle sanayicilerin nitelikli işgücü bulmakta zorluk yaşadığını belirten Çelik, bu sıkıntıyı çözmek için mesleki eğitimlere ağırlık verdiklerini dile getirdi. Çelik bu kapsamda 1,4 milyar liralık kaynak ayrıldığını, 3 yılda 500 bini aşkın kişiye mesleki eğitim verildiğini bildirdi.
Mevsimlik tarım işçilerinin de gündemlerinde olduğunu, bu konuda çalışmalar yaptıklarını ifade eden Çelik, bu işçilerin eğitim, sağlık, barınma, güvenlik gibi sorunlarının çözümü için Mevsimlik Gezici Tarım İşçilerinin Çalışma ve Sosyal Hayatlarının İyileştirilmesi Projesi (METİP) kapsamında hizmet verdiklerini söyledi.
Bursa'daki işçiler içinde aynı çalışmaların yapıldığını kaydeden Çelik, taşımalı ya da çadır okul alternatifleri ile eğitim sorununu çözmeye çalıştıklarını, çadır köy oluşturduklarını söyledi. Bakan Çelik, işçilere ayrıca 18 günlük prim ödemesi ile 1 ay boyunca sosyal güvenlik imkanlarından yararlanma imkanının tanındığını, bu konuda bir sıkıntı yaşanmadığını kaydetti.
Sorunu çözmek için asıl hedeflerinin, herkesin doğduğu yerde doymasını sağlamak olduğuna dikkati çeken Çelik, bu konuda çaba sarf ettiklerini sözlerine ekledi.
Bu arada, Genel Kurulda, AK Parti grubunun bulunduğu bir sıraya Harun Çakır anısına çiçek konuldu ve burada taziye defteri açıldı.
BDP'nin, TOKİ ile ilgili araştırma önergesinin, bugün görüşülmesine dair grup önerisi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilmedi.
BDP, Danışma Kurulunda oy birliği sağlanamadığı için TOKİ'ye ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurula getirdi.
Grup önerisi lehinde söz alan BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, TOKİ'nin esas amacının, dar gelirli vatandaşlarının konut ihtiyacını karşılamak, göç alan şehirlerdeki konut ihtiyacına, sağlıklı büyümeyi sağlayacak şekilde cevap vermek olduğunu söyledi.
Tan, TOKİ'nin, belediye harçlarından, proje bedellerinden ve yapı denetim harçlarından muaf olmasına rağmen maliyet-satış arasındaki farkın devam ettiğini ifade etti.
Projelerin, eski Sovyetler Birliği'ndeki tek tip konutları anımsattığını, küçük yeğenlerinin nerede olursa olsun TOKİ konutlarını gördüğünde ''Bu TOKİ'' dediğini belirten Tan, yapıların estetikten uzak olduğunu savundu.
Tan, büyük alışveriş merkezleri, hastane, stadyum, karakol, prestij projelerinin gündeme geldiğini, bunların TOKİ'nin varoluş nedeni dışındaki uygulamalar olduğunu söyledi. Tan, inşaat kalitesinin gittikçe düştüğünü öne sürdü.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık da grup önerisi lehinde yaptığı konuşmada, Van'dan geldiğini anlatarak, ''acılı günlerde, buradan nemalanmanın ahlaksızlık olduğunu'' öne sürdü. Deprem bölgesindeki çalışmalarda kimliği ne olursa olsun emeği geçen herkese teşekkür eden Sakık, can kurtarmaya çalışan herkesin ellerinden öptüğünü söyledi. Sakık, ''acılarıyla alay eden İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in görevden alınmasını'' istedi.
Grup önerisi aleyhine söz alan CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, ''Deprem olur, yüzlerce vatandaş ölür, Başbakan, bakanlar 'deprem üzerinde siyaset yapmayın' der. Yüzlerce insan ölse de yaşam hakkımız gasp edilse de siyaset yapmayın... Siz ölümün siyasetini yapacaksınız ama biz siyaset yapmayacağız. Ülkemizde gözyaşı sel olmuşken, anaların yüreği yanarken bize susmamızı söyleyeceksiniz. CHP, milleti için siyaset yapmaya devam ediyor'' diye konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Hüseyin Bürge, grup önerisi aleyhindeki konuşmasında TOKİ'nin bugüne kadar yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi. Bürge, TOKİ'nin yaptığı konutların sayısının, yüz bini aşkın 20 şehir anlamına geldiğini belirtti.
Konuşmaların ardından BDP'nin grup önerisi reddedildi.
Genel Kurulda, ayrıca, 118 ülkeyle dostluk grubu kurulmasına ilişkin TBMM Başkanlığı tezkeresi de okunarak, milletvekillerinin onayına sunuldu.
TBMM Genel Kurulunda, MHP'nin hayvancılığın sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Öneri üzerinde söz alan, MHP Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, AK Parti döneminde hayvan varlığının azaldığını, damızlık hayvanların kesime sevk edildiğini, kırmızı et üretiminin düştüğünü iddia etti. Durmaz, iktidar partisinin kolaycı yaklaşımla, ''yandaşları zengin etmek için'' hayvan ithalatı yoluna gittiğini ileri sürdü.
AK Parti'nin Türkiye'deki çiftçiyi desteklemek yerine ithalat yoluyla AB ülkelerinin çiftçisini sevindirdiğini öne süren Durmaz, ''Ülkemizde hayvan yetiştiricisine, belini bir daha doğurultamayacak şekilde tasfiye yolunu açtılar. Hayvancılığın geleceğine tarihin en büyük darbesini vurdular'' dedi.
Durmaz, ayrıca, Kurban Bayramlarında istenmeyen görüntülerin ortaya çıkmaması için TOKİ ile belediyelerin iş birliği yaparak, başta hayvan pazarları olmak üzere belirli bölgelere, hayvan kesimleri için bina yapabileceğini söyledi.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan ise öneri üzerinde görüşlerini açıklarken, Türkiye'nin tarımda uluslararası alanda başarılı bir tablo sergilediğini belirtti.
Hayvancılık sektöründeki temel amaçlarının 70 milyon vatandaş ve 30 milyon turistin hayvansal protein ihtiyacını gidermek, üreticiyi ve tüketiciyi korumak olduğunu anlatan Erdoğan, ''Hayvancılık sektörü hak ettiği desteği bizim iktidarımız döneminde almaya başladı. Sizin döneminizde ineklerin sütü kurumuştu'' dedi. Erdoğan, AK Parti döneminde ilk defa hayvancılıkta üreticiye sıfır faizli kredi imkanı sağlandığını, ancak muhalefetin bunları görmediğini söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes de iktidar partisinin kentsel dönüşüm konusunda kararlı olduğunu, bunun karşısında olanları ''günah işliyor'' olarak gösterdiğini ileri sürdü. Özkes, ''Bunlar kentsel dönüşüm diye garibin evlerini yıkarlar, göstermelik olarak da birkaç tane de villa yıkarlar. Fakir fukaranın ekmeğine, aşına göz dikiyorlar. Aksırıncaya tıksırıncaya kadar yiyorlar doymuyorlar'' dedi. Bu arada Başkanvekili Sadık Yakut, Özkes'i, önergeye ilişkin konuya gelmesi için uyardı. Özkes'in sözlerini konu dışında sürdürmesi üzerine Yakut, mikrofonu kapatarak tekrar uyarıda bulundu.
Özkes'in, konuşmasında, ''Sayın Başbakan'dan Kurban Bayramı öncesinde ricam var. Kendisine dokunmanın ibadet olmadığını söylesin'' sözlerine AK Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi. Özkes, AK Parti sıralarına dönerek, ''Bu sözler alenen şirktir. Başbakan'a dokunmak nasıl ibadettir?'' dedi.
AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, Özkes'in konuşmasını eleştirerek, ''Hocamız tiyatroda bunu yapsaydı çok eğlenceli olabilirdi ama burası Meclis. Burası ciddi bir yer. Burada herkesin sorumluluğu var. Vatandaşın önüne çıkanlar saygılı olacaklar, toplumu aldatmayacaklar'' diye konuştu.
Kılıç, Türkiye'de insanların daha önce 15-16 kilogram kırmızı et tükettiğini, AK Parti'nin hayvancılık politikası sonucunda bu rakamın şimdi 30 kilograma ulaştığını söyledi. Kılıç, muhalefet milletvekillerinin yanlış bilgiler vererek hayvancılık politikasına herhangi bir katkıda bulunmayacağını ifade etti.
Bu arada yerinden söz alan AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, 1 Kasım'ın saltanatın kaldırılmasının yıldönümü olduğunu anımsattı. Metiner, ''Saltanatçı anlayış, saltanat kurumu ortadan kaldırıldıktan sonra da tek parti yönetimi ile devam ettirilmiştir. Türkiye'nin bugünkü anlayışında tek adam anlayışı yoktur. Seçimle gelen iktidar vardır. 'Ebedi', 'milli şef' faşizmi vardı. Bugün demokrasi var. Tek adam yönetimi, milli şef yönetimi bitmiştir'' dedi.
Bunun üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, ''1930'da dünyada demokrasi vardı da Türkiye'de mi yoktu? 1930 yılı ile 2011 yılı arasında kıyaslama yapılamaz'' diye konuştu.
Daha sonra yapılan oylamada MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, depremde ölen öğretmenlerin aileleri ile yaralı öğretmenlere 10'ar bin lira verileceğini anımsatarak, ''Sanki bakanlığın kasasından veriliyor. Milli Eğitim Vakfı'nın, hayırseverlerin parasıyla caka yapmayın'' dedi.
CHP, Danışma Kurulunda oybirliği sağlanamadığından ''milli eğitim sistemindeki eksikliklerin'' belirlenmesi amacıyla verilen Meclis araştırma önergesinin, bugün görüşülmesine dair grup önerisini Genel Kurulun gündemine getirdi.
Öneri lehinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Van depremi nedeniyle Cumhuriyet Bayramı törenlerinin iptal edildiğini, bunun ''fırsatçılık'' olduğunu savundu. İnce, ''Cumhuriyetin resepsiyonlarını iptal edip, gazetelerin resepsiyonuna katıldınız, acılar var dediniz, düğünden düğüne koştunuz'' dedi.
İnce, 1999 depreminden sonra kutlamaların kısmi olarak iptal edildiğini ifade ederek, ''Bülent Ecevit, törenleri iptal etti ama düğünden düğüne gezmedi'' diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in, hala kaç öğretmenin enkaz altında olduğunu bilmediğini iddia eden İnce, enkaz altında yaşamını yitiren öğretmenlere Milli Eğitim Vakfı'ndan 10 bin lira verileceğinin duyurulduğunu anımsattı. ''Vakıf ile bakanlığın ne alakası var?'' diye soran İnce, ''Sanki bakanlığın kasasından veriliyor. Hayırseverlerin parasıyla caka yapıyorsunuz, vakfın, hayırseverlerin parasıyla caka yapmayın'' dedi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, ''Siz Cumhuriyetin edebiyatını yapmaya devam edin, biz Cumhuriyeti yüceltmeye devam edeceğiz. Yücelttiğimiz için de milletimiz her seçimde oyumuzu artıyor. Cumhuriyetçi geçinip, altını oyanlara bu millet asla izin vermez. AK Parti olarak Cumhuriyetimize gönülden bağlıyız. Biz Cumhuriyet üzerinden geçinenlerden değiliz. Cumhuriyet tüccarlığı yapanlardan olmadık, olmayacağız'' diye konuştu.
Işık, 1999 depremininden sonra dönemin Başbakanı Bülent Ecevit imzalı genelgede, 29 Ekim törenlerinin sadece Anıtkabir ve Atatürk anıtlarına çelenk koyma şeklinde olacağının yer aldığını belirterek, ''Ecevit'in Cumhuriyetçiliğini mi sorgulayacağız?'' diye sordu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, yerinden söz alarak, Işık'ın, AK Parti'nin, Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırdığını söylediğini ifade ederek, ''O zaman rahmetli Menderes'in mücadelesini inkar edenler, bugün bu sıralarda oturuyor. 14 Mayıs 1950'den itibaren çoğulcu demokrasiye geçilmiştir. Demokrasinin ilerlemesine katkı sağlayan bütün devlet adamlarına şükrediyoruz'' dedi.
Vural'ın bu sözlerine AK Parti İstanbul Milletvekili İsmet Uçma'nın, 27 Mayıs ve Alparslan Türkeş ile ilgili laf atması, MHP milletvekillerinin tepkisine yol açtı. MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Türkeş'in mezarından geçerken bile dikkatli olunması gerektiğini söylerken, Vural da Uçma'nın özür dilemesini istedi.
Tartışmanın sürmesi üzerine TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara verdi. Aranın ardından söz alan Vural, Uçma'nın kullandığı ifadeyi geri almasını talep etti.
Bunun üzerine kürsüye çıkan Uçma, Türkeş'in insan astığını söylemediğini, söylediyse bile bunun sehven olduğunu ifade etti. 27 Mayıs'tan bahsettiğini belirten Uçma, Türkeş'in ihtilal metnini okuduğunu ancak ihtilali yapanlardan ayrıldığını söyledi.
Uçma, ''Türkeş'in oğlu, bizim milletvekilimiz, Türkeş, çok saygı duyduğumuz bir liderdir. Bu değerlendirme, bir iritasyon ile böyle anlaşılmış, söz böyle çıkmışsa özür dilerim. Ölünün arkasından konuşmak bize yakışmaz, sizin konuşmanız üzerine ağzımızdan çıkmışsa özür diliyorum, geri alıyorum'' dedi.
Çalışma süresinin sona ermesinin ardından TBMM Başkanvekili Yakut, birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
Genel Kurul gündeminde yer alan bazı uluslararası anlaşmaların onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarıları ise çalışma süresinin yetmemesi nedeniyle görüşülemedi. (19.45)
Genel Kurul, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. Yoklama yapılmasının ardından geçen hafta kalp krizi sonucu yaşama veda eden Çakır için saygı duruşunda bulunuldu.
Genel Kurul, daha sonra geçen hafta terör konusunda yapılan Genel Görüşme'nin tutanak özetinin okunması için kapalı oturuma geçti.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan'ın ''Cumhuriyet Bayramı törenlerini bir kadeh eğlencesine indirgeyen bir zihniyetle karşı karşıya kaldık'' sözlerine tepki gösteren AK Parti Grup Başkavekili Mahir Ünal, ''Bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Çünkü hepimiz Cumhuriyetin çocuklarıyız ve hepimiz Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkan insanlarız'' dedi.
Genel Kurulda, tutanak özetinin okunduğu kapalı oturumun ardından, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal ve BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan'a yerinden söz verdi. Grup başkanvekilleri, kalp krizi sonucu vefat eden AK Parti Ordu Milletvekili Harun Çakır için Allah'tan rahmet ve yakınlarına baş sağlığı dileğinde bulundular.
Bu arada, Tarhan, Cumhuriyetin 88. yıldönümünün doyasıya kutlanamadığını belirterek, bunun bir ulusun verdiği mücadeleyi yaşama ve anımsama fırsatı olduğunu söyledi. Kıyıcı terör ve deprem acılarıyla baş etmenin bir yolunun da bu bayramı kutlamak olduğunu belirten Tarhan, ''Bu bayram, bize moral kazandıracaktır. Cumhuriyet Bayramı törenlerini bir kadeh eğlencesine indirgeyen bir zihniyetle karşı karşıya kaldık bu süreçte. Bu hayasız saldırgan tutuma inat, Cumhuriyet Bayramını bize yasaklayanlara inat binlerce yıl yaşasın Cumhuriyet diyorum'' dedi.
Sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, ''Bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Çünkü hepimiz Cumhuriyetin çocuklarıyız ve hepimiz Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkan insanlarız'' diye konuştu.
1999 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in imzası bulunan Başbakanlık Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün yazısını okuyan Ünal, söz konusu yazıda, ''17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen deprem felaketi nedeniyle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama törenleri sadece Anıtkabir ve Atatürk anıtlarına çelenk koyma törenleri şeklinde icra edilmesi uygun görülmüştür'' şeklinde ifadenin yer aldığını söyledi. Bunun bir ilk olmadığını belirten Ünal, bu uygulamanın gerekçesini uzatmayı anlamlı bulmadığını kaydederek, ''Bunun üzerinden herhangi bir şekilde bir grubun, bir düşüncenin mahkum edilmesini son derece yanlış buluyorum'' dedi.
Yakut, daha sonra üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.
Kars'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 91. yıldönümü nedeniyle söz alan AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan, kentin kurtuluşunun, düşmana karşı kazanılan ilk zafer olduğunu söyledi. Arslan, bu zaferin, mücadele eden Türk askerine büyük bir moral sağladığını kaydetti.
CHP Bursa Milletvekili Sena Kaleli, Bursa'da mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sıkıntıları dile getirdi. Kaleli, söz konusu işçilerin çadır kentte insanlık onuruna yakışmayacak şartlar altında, sağlık, eğitim ve güvenlik imkanlarından yoksun şekilde yaşam mücadelesi verdiklerini dile getirdi.
MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş de Irak'taki Türkmenlerin durumuna değindi. Irak'taki en sahipsiz topluluğun Türkmenler olduğunu belirten Türkeş, Kerkük'teki Türkmenlerin, bu bölgeyi terk etmeleri için ciddi baskılar gördüğünü söyledi. Türkeş, bu durum karşısında Irak'taki ne merkezi hükümetin ne de Irak Parlamentosunun herhangi bir önlem almadığını kaydetti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, mevsimlik tarım işçileri konusunda Hükümet adına söz aldı.
İşsizliğin, yalnızca Türkiye'nin değil dünyanın sorunu olduğunu belirten Çelik, işsizlik oranlarının AB ülkeleri ortalamasında yüzde 9,7, OECD ortalamasında yüzde 8,2, ABD'de yüzde 9,1 olduğunu, Türkiye'de de son rakamlara göre bu oranın yüzde 9,1 olarak gerçekleştiğini kaydetti.
Türkiye'nin istihdam konusundaki çabalarının sürdüğünü ifade eden Çelik, G-20 ülkeleri Çalışma Bakanları toplantısında, son 3 yılda en çok istihdamın Türkiye'de olduğunun ifade edildiğini söyledi.
Türkiye'deki işsizlik konusunda yapısal bir sıkıntı yaşandığını anlatan Çelik, bu nedenle nitelikli işgücü ile ilgili sorun ortaya çıktığını belirtti. Çelik, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçilirken, nitelikli işgücü yetiştirilmesi konusunda geç kalındığını vurguladı.
Özellikle sanayicilerin nitelikli işgücü bulmakta zorluk yaşadığını belirten Çelik, bu sıkıntıyı çözmek için mesleki eğitimlere ağırlık verdiklerini dile getirdi. Çelik bu kapsamda 1,4 milyar liralık kaynak ayrıldığını, 3 yılda 500 bini aşkın kişiye mesleki eğitim verildiğini bildirdi.
Mevsimlik tarım işçilerinin de gündemlerinde olduğunu, bu konuda çalışmalar yaptıklarını ifade eden Çelik, bu işçilerin eğitim, sağlık, barınma, güvenlik gibi sorunlarının çözümü için Mevsimlik Gezici Tarım İşçilerinin Çalışma ve Sosyal Hayatlarının İyileştirilmesi Projesi (METİP) kapsamında hizmet verdiklerini söyledi.
Bursa'daki işçiler içinde aynı çalışmaların yapıldığını kaydeden Çelik, taşımalı ya da çadır okul alternatifleri ile eğitim sorununu çözmeye çalıştıklarını, çadır köy oluşturduklarını söyledi. Bakan Çelik, işçilere ayrıca 18 günlük prim ödemesi ile 1 ay boyunca sosyal güvenlik imkanlarından yararlanma imkanının tanındığını, bu konuda bir sıkıntı yaşanmadığını kaydetti.
Sorunu çözmek için asıl hedeflerinin, herkesin doğduğu yerde doymasını sağlamak olduğuna dikkati çeken Çelik, bu konuda çaba sarf ettiklerini sözlerine ekledi.
Bu arada, Genel Kurulda, AK Parti grubunun bulunduğu bir sıraya Harun Çakır anısına çiçek konuldu ve burada taziye defteri açıldı.
BDP'nin, TOKİ ile ilgili araştırma önergesinin, bugün görüşülmesine dair grup önerisi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilmedi.
BDP, Danışma Kurulunda oy birliği sağlanamadığı için TOKİ'ye ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurula getirdi.
Grup önerisi lehinde söz alan BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, TOKİ'nin esas amacının, dar gelirli vatandaşlarının konut ihtiyacını karşılamak, göç alan şehirlerdeki konut ihtiyacına, sağlıklı büyümeyi sağlayacak şekilde cevap vermek olduğunu söyledi.
Tan, TOKİ'nin, belediye harçlarından, proje bedellerinden ve yapı denetim harçlarından muaf olmasına rağmen maliyet-satış arasındaki farkın devam ettiğini ifade etti.
Projelerin, eski Sovyetler Birliği'ndeki tek tip konutları anımsattığını, küçük yeğenlerinin nerede olursa olsun TOKİ konutlarını gördüğünde ''Bu TOKİ'' dediğini belirten Tan, yapıların estetikten uzak olduğunu savundu.
Tan, büyük alışveriş merkezleri, hastane, stadyum, karakol, prestij projelerinin gündeme geldiğini, bunların TOKİ'nin varoluş nedeni dışındaki uygulamalar olduğunu söyledi. Tan, inşaat kalitesinin gittikçe düştüğünü öne sürdü.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık da grup önerisi lehinde yaptığı konuşmada, Van'dan geldiğini anlatarak, ''acılı günlerde, buradan nemalanmanın ahlaksızlık olduğunu'' öne sürdü. Deprem bölgesindeki çalışmalarda kimliği ne olursa olsun emeği geçen herkese teşekkür eden Sakık, can kurtarmaya çalışan herkesin ellerinden öptüğünü söyledi. Sakık, ''acılarıyla alay eden İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in görevden alınmasını'' istedi.
Grup önerisi aleyhine söz alan CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, ''Deprem olur, yüzlerce vatandaş ölür, Başbakan, bakanlar 'deprem üzerinde siyaset yapmayın' der. Yüzlerce insan ölse de yaşam hakkımız gasp edilse de siyaset yapmayın... Siz ölümün siyasetini yapacaksınız ama biz siyaset yapmayacağız. Ülkemizde gözyaşı sel olmuşken, anaların yüreği yanarken bize susmamızı söyleyeceksiniz. CHP, milleti için siyaset yapmaya devam ediyor'' diye konuştu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Hüseyin Bürge, grup önerisi aleyhindeki konuşmasında TOKİ'nin bugüne kadar yaptığı çalışmalar hakkında bilgi verdi. Bürge, TOKİ'nin yaptığı konutların sayısının, yüz bini aşkın 20 şehir anlamına geldiğini belirtti.
Konuşmaların ardından BDP'nin grup önerisi reddedildi.
Genel Kurulda, ayrıca, 118 ülkeyle dostluk grubu kurulmasına ilişkin TBMM Başkanlığı tezkeresi de okunarak, milletvekillerinin onayına sunuldu.
TBMM Genel Kurulunda, MHP'nin hayvancılığın sorunlarına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
Öneri üzerinde söz alan, MHP Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, AK Parti döneminde hayvan varlığının azaldığını, damızlık hayvanların kesime sevk edildiğini, kırmızı et üretiminin düştüğünü iddia etti. Durmaz, iktidar partisinin kolaycı yaklaşımla, ''yandaşları zengin etmek için'' hayvan ithalatı yoluna gittiğini ileri sürdü.
AK Parti'nin Türkiye'deki çiftçiyi desteklemek yerine ithalat yoluyla AB ülkelerinin çiftçisini sevindirdiğini öne süren Durmaz, ''Ülkemizde hayvan yetiştiricisine, belini bir daha doğurultamayacak şekilde tasfiye yolunu açtılar. Hayvancılığın geleceğine tarihin en büyük darbesini vurdular'' dedi.
Durmaz, ayrıca, Kurban Bayramlarında istenmeyen görüntülerin ortaya çıkmaması için TOKİ ile belediyelerin iş birliği yaparak, başta hayvan pazarları olmak üzere belirli bölgelere, hayvan kesimleri için bina yapabileceğini söyledi.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan ise öneri üzerinde görüşlerini açıklarken, Türkiye'nin tarımda uluslararası alanda başarılı bir tablo sergilediğini belirtti.
Hayvancılık sektöründeki temel amaçlarının 70 milyon vatandaş ve 30 milyon turistin hayvansal protein ihtiyacını gidermek, üreticiyi ve tüketiciyi korumak olduğunu anlatan Erdoğan, ''Hayvancılık sektörü hak ettiği desteği bizim iktidarımız döneminde almaya başladı. Sizin döneminizde ineklerin sütü kurumuştu'' dedi. Erdoğan, AK Parti döneminde ilk defa hayvancılıkta üreticiye sıfır faizli kredi imkanı sağlandığını, ancak muhalefetin bunları görmediğini söyledi.
CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes de iktidar partisinin kentsel dönüşüm konusunda kararlı olduğunu, bunun karşısında olanları ''günah işliyor'' olarak gösterdiğini ileri sürdü. Özkes, ''Bunlar kentsel dönüşüm diye garibin evlerini yıkarlar, göstermelik olarak da birkaç tane de villa yıkarlar. Fakir fukaranın ekmeğine, aşına göz dikiyorlar. Aksırıncaya tıksırıncaya kadar yiyorlar doymuyorlar'' dedi. Bu arada Başkanvekili Sadık Yakut, Özkes'i, önergeye ilişkin konuya gelmesi için uyardı. Özkes'in sözlerini konu dışında sürdürmesi üzerine Yakut, mikrofonu kapatarak tekrar uyarıda bulundu.
Özkes'in, konuşmasında, ''Sayın Başbakan'dan Kurban Bayramı öncesinde ricam var. Kendisine dokunmanın ibadet olmadığını söylesin'' sözlerine AK Parti'li milletvekilleri tepki gösterdi. Özkes, AK Parti sıralarına dönerek, ''Bu sözler alenen şirktir. Başbakan'a dokunmak nasıl ibadettir?'' dedi.
AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, Özkes'in konuşmasını eleştirerek, ''Hocamız tiyatroda bunu yapsaydı çok eğlenceli olabilirdi ama burası Meclis. Burası ciddi bir yer. Burada herkesin sorumluluğu var. Vatandaşın önüne çıkanlar saygılı olacaklar, toplumu aldatmayacaklar'' diye konuştu.
Kılıç, Türkiye'de insanların daha önce 15-16 kilogram kırmızı et tükettiğini, AK Parti'nin hayvancılık politikası sonucunda bu rakamın şimdi 30 kilograma ulaştığını söyledi. Kılıç, muhalefet milletvekillerinin yanlış bilgiler vererek hayvancılık politikasına herhangi bir katkıda bulunmayacağını ifade etti.
Bu arada yerinden söz alan AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, 1 Kasım'ın saltanatın kaldırılmasının yıldönümü olduğunu anımsattı. Metiner, ''Saltanatçı anlayış, saltanat kurumu ortadan kaldırıldıktan sonra da tek parti yönetimi ile devam ettirilmiştir. Türkiye'nin bugünkü anlayışında tek adam anlayışı yoktur. Seçimle gelen iktidar vardır. 'Ebedi', 'milli şef' faşizmi vardı. Bugün demokrasi var. Tek adam yönetimi, milli şef yönetimi bitmiştir'' dedi.
Bunun üzerine söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, ''1930'da dünyada demokrasi vardı da Türkiye'de mi yoktu? 1930 yılı ile 2011 yılı arasında kıyaslama yapılamaz'' diye konuştu.
Daha sonra yapılan oylamada MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, depremde ölen öğretmenlerin aileleri ile yaralı öğretmenlere 10'ar bin lira verileceğini anımsatarak, ''Sanki bakanlığın kasasından veriliyor. Milli Eğitim Vakfı'nın, hayırseverlerin parasıyla caka yapmayın'' dedi.
CHP, Danışma Kurulunda oybirliği sağlanamadığından ''milli eğitim sistemindeki eksikliklerin'' belirlenmesi amacıyla verilen Meclis araştırma önergesinin, bugün görüşülmesine dair grup önerisini Genel Kurulun gündemine getirdi.
Öneri lehinde söz alan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Van depremi nedeniyle Cumhuriyet Bayramı törenlerinin iptal edildiğini, bunun ''fırsatçılık'' olduğunu savundu. İnce, ''Cumhuriyetin resepsiyonlarını iptal edip, gazetelerin resepsiyonuna katıldınız, acılar var dediniz, düğünden düğüne koştunuz'' dedi.
İnce, 1999 depreminden sonra kutlamaların kısmi olarak iptal edildiğini ifade ederek, ''Bülent Ecevit, törenleri iptal etti ama düğünden düğüne gezmedi'' diye konuştu.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in, hala kaç öğretmenin enkaz altında olduğunu bilmediğini iddia eden İnce, enkaz altında yaşamını yitiren öğretmenlere Milli Eğitim Vakfı'ndan 10 bin lira verileceğinin duyurulduğunu anımsattı. ''Vakıf ile bakanlığın ne alakası var?'' diye soran İnce, ''Sanki bakanlığın kasasından veriliyor. Hayırseverlerin parasıyla caka yapıyorsunuz, vakfın, hayırseverlerin parasıyla caka yapmayın'' dedi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, öneri aleyhinde yaptığı konuşmada, ''Siz Cumhuriyetin edebiyatını yapmaya devam edin, biz Cumhuriyeti yüceltmeye devam edeceğiz. Yücelttiğimiz için de milletimiz her seçimde oyumuzu artıyor. Cumhuriyetçi geçinip, altını oyanlara bu millet asla izin vermez. AK Parti olarak Cumhuriyetimize gönülden bağlıyız. Biz Cumhuriyet üzerinden geçinenlerden değiliz. Cumhuriyet tüccarlığı yapanlardan olmadık, olmayacağız'' diye konuştu.
Işık, 1999 depremininden sonra dönemin Başbakanı Bülent Ecevit imzalı genelgede, 29 Ekim törenlerinin sadece Anıtkabir ve Atatürk anıtlarına çelenk koyma şeklinde olacağının yer aldığını belirterek, ''Ecevit'in Cumhuriyetçiliğini mi sorgulayacağız?'' diye sordu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, yerinden söz alarak, Işık'ın, AK Parti'nin, Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırdığını söylediğini ifade ederek, ''O zaman rahmetli Menderes'in mücadelesini inkar edenler, bugün bu sıralarda oturuyor. 14 Mayıs 1950'den itibaren çoğulcu demokrasiye geçilmiştir. Demokrasinin ilerlemesine katkı sağlayan bütün devlet adamlarına şükrediyoruz'' dedi.
Vural'ın bu sözlerine AK Parti İstanbul Milletvekili İsmet Uçma'nın, 27 Mayıs ve Alparslan Türkeş ile ilgili laf atması, MHP milletvekillerinin tepkisine yol açtı. MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Türkeş'in mezarından geçerken bile dikkatli olunması gerektiğini söylerken, Vural da Uçma'nın özür dilemesini istedi.
Tartışmanın sürmesi üzerine TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, birleşime ara verdi. Aranın ardından söz alan Vural, Uçma'nın kullandığı ifadeyi geri almasını talep etti.
Bunun üzerine kürsüye çıkan Uçma, Türkeş'in insan astığını söylemediğini, söylediyse bile bunun sehven olduğunu ifade etti. 27 Mayıs'tan bahsettiğini belirten Uçma, Türkeş'in ihtilal metnini okuduğunu ancak ihtilali yapanlardan ayrıldığını söyledi.
Uçma, ''Türkeş'in oğlu, bizim milletvekilimiz, Türkeş, çok saygı duyduğumuz bir liderdir. Bu değerlendirme, bir iritasyon ile böyle anlaşılmış, söz böyle çıkmışsa özür dilerim. Ölünün arkasından konuşmak bize yakışmaz, sizin konuşmanız üzerine ağzımızdan çıkmışsa özür diliyorum, geri alıyorum'' dedi.
Çalışma süresinin sona ermesinin ardından TBMM Başkanvekili Yakut, birleşimi yarın saat 14.00'de toplanmak üzere kapattı.
Genel Kurul gündeminde yer alan bazı uluslararası anlaşmaların onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarıları ise çalışma süresinin yetmemesi nedeniyle görüşülemedi. (19.45)
