2011-12-14 - 17:20
TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün bütçeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, 2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın 11. tur görüşmelerine başlandı.
11. turda, Dışişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün bütçeleri görüşülüyor.
Genel Kurulda, ilk sözü BDP grubu adına Van Milletvekili Nazmi Gür aldı.
BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, ''bir ülkenin iç işlerine karışılmasının Türkiye'nin de iç işlerine karışılmasının önünü açacağını'' iddia ederek, ''Kürt sorunu uluslararası bir sorun olarak karşımıza çıkar; başkaları da bu sorunu kaşır'' dedi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Genel Kurulda, Nazmi Gür'ü konuşması için kürsüye davet ettiği sırada, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, bütçeler üzerinde bakanlara soru sorma yöntemi ile ilgili sözler söyledi.
Yakut, Gür'ü konuşması için kürsüye davet ettiğini belirterek, Genç'ten yerine geçmesini istedi. Genç, sözlerini devam ettirmesi üzerine kendisini uyaran Yakut ile tartıştı.
Kamer Genç'in, ''Saygılı olacaksın'' sözlerine, ''Siz saygılı olacaksınız'' yanıtını veren Yakut, ''Buranın idaresini sizden öğrenecek değilim, oturun yerinize lütfen'' dedi.
Sadık Yakut, ''Meclisi doğru dürüst yönet'' diyen Genç'e, ''Siz doğru dürüst hareket edin. Burada gösteri mi yapıyorsunuz- Sayın Gür'e söz vermişim, sözünü kesemezsiniz. Meclisi nasıl yöneteceğimi sizden öğrenecek değilim, ben böyle yapıyorum. Çağırmakla, bağırmakla bir yere varamayacaksın'' yanıtını verdi.
Genç'in, ''Böyle bir başkanlık olur mu ya-'' sözleri üzerine ise Yakut, ''Milletvekilini kürsüye giderken durduramazsın'' dedi.
BDP'li Nazmi Gür, Avrupa'daki Kürt derneklerinin kapatılmaya çalışılması ve BDP'li belediyelerle yaptıkları sosyal projelerin teröre destek olarak değerlendirilmesini kabul edemeyeceklerini ifade ederek, ''sosyalistler, Aleviler ve gazeteciler AK Parti'nin hedef tahtasına oturtulmuştur'' dedi.
Gür, Türkiye'nin silahlanmaya 2009'da 15,6 milyar dolar ayırdığını iddia ederek, ''Türkiye, silah harcamasında 154 devlet arasında İran'dan hemen sonra 17. sıradadır'' diye konuştu.
Türkiye'nin Suriye'nin içişleri karışmaması gerektiğine işaret eden Gür, iç dengeler gözetilerek yapılacak girişimlerin Suriye'yi iç savaşa sürükleyeceğini ileri sürdü. Nazmi Gür, şöyle konuştu:
''Diğer ülkelerin iç işlerine karışmamalıyız, çünkü biz karıştığımız zaman onların da karışması hakkını peşinen vermiş oluruz. Irak'ta yaşayan Türkmenlerin Kürtlere karşı bir koz olarak kullanılmasını da eleştirmekteyiz. Türkiye'nin, Suriye'nin ve Irak'ın iç işlerine karışması kabul edilemez. Etnik ve kan bağını işaret eden bir söylemle soydaşlık üzerinden bir ülkenin iç işlerine karışılması, Türkiye'nin de iç işlerine karışılmasının önünü açar. Bu nedenle Türkiye'nin en temel sorunu olan Kürt sorunu, uluslararası bir sorun olarak karşımıza çıkar; başkaları da bu soruna müdahale eder, kaşır ve sizin karşınıza çıkar.''
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, kadınların haklarından bahsedildiğini, ancak BDP'nin kadın milletvekilleri Selma Irmak ve Gülser Yıldırım ile 3 kadın BDP'li belediye başkanının halen cezaevinde olduğunu söyledi.
''Torba yasalar çıkarmaya alıştı AK Parti, şimdi de torba bakanlık kurmuştur'' diyen Tuncel, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının ''torban bir bakanlık'' olduğunu iddia etti. Bakanlığın adında ''kadın'' kelimesinin olmamasının bakanlık icraatlarının nesnel olacağı konusunda çok şey anlattığını savunan Tuncel, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'e, ''Bu torba bakanlıktan vazgeçerek, Kadın ve Eşitlik Bakanlığı kurmanızı istiyorum'' diye seslendi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına ayrılan bütçenin Diyanet İşleri Başkanlığına ayrılan bütçenin 4'te 1'i olduğunu belirten Tuncel, vatandaşların ''sadaka kültürüne'' alıştırıldığını ileri sürdü.
Engellilerin sorunlarını dile getiren Tuncel, ''Engelli bir kadın milletvekilimiz var ancak bu salona pantolonla bile giremiyor'' dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin en güçlü dönemini yaşadığını belirterek, ''Sular akmadığı için maden suyu ile tıraş olduğumuz günleri hatırlıyorum. Bugünlere geldiğimiz için şükretmemiz boynumuzun borcudur'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile Meteoroloji Genel Müdürlüğünün bütçeleri görüşülüyor.
Bütçe üzerine söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, 'Arap baharı' olarak adlandırılan tarihi değişim sürecinin, Türkiye'nin dış politika gündeminde de en üst sıraya yerleştiğini söyledi. Türkiye'nin bölgede barış, istikrar ve refahın hakim olmasını, demokratikleşme yolunda gerekli adımların atılmasını istediğini vurgulayan Bozkır, ''Ülkemiz, bunun barışçıl yollardan gerçekleşmesine büyük önem vermektedir. Suriye'de ise Suriye yönetimi tüm çabalarımıza rağmen halkın demokrasi, hürriyet ve insan hakları arzusu karşısında gerekli adımları atmamıştır. Bu durum karşısında Suriye yönetimine güven duyma imkanımız kalmamıştır'' dedi.
Bozkır, Türkiye'nin ekonomisi, siyasi istikrarı ve demokrasisi ile dünyada ve bölgesinde oynadığı uluslararası aktör rolüyle Cumhuriyet tarihinin en güçlü dönemini yaşadığını söyledi. Türkiye'nin bugünlere nasıl geldiğini, yaşadığı deneyimlerle de gördüğünü ifade eden Bozkır, ''1970'li yılların sonlarında Türkiye'de arabalara ve ısınmaya yakıt bulunamazken 85 bin tonluk tankerin Irak tarafından, Merkez Bankamız para havale ettikçe yaklaşık bir ayda doldurulduğu günleri unutmama imkan yok. Darphanede pasaport cüzdanı basabilmek için gerekli boya bulunmadığı için uzun zaman pasaport verilemediğini, bir kaç yıl kahve içemediğimiz yılları, gecede iki saat televizyon yayını varken aynı anda elektriklerin kesildiğini, sular iki üç hafta akmadığı için maden suyu ile tıraş olduğumuz günleri, 12 Eylül askeri darbesinde sabah mesaiye giderken bir binbaşının yoklama ve saç tıraşı kontrolü yaptığı günleri hatırlıyorum. Bugünlere geldiğimiz için iftihar etmemiz ve halimize şükretmemiz boynumuzun borcudur'' diye konuştu.
AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, küreselleşmeyi fırsata çeviren AK Parti Hükümeti'nin, Türkiye'yi 21. Yüzyılın lider ülkesi konumuna getirmek için paradigma değişikliğine gittiğini söyledi. İşler, bu yeni paradigmanın, soğuk savaş döneminin çatışmacı bakış açısını ve korkularını geride bıraktığını, bölgedeki ve dünyadaki gelişmeleri pozitif bir yaklaşımla ele almanın mümkün olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Emrullah İşler, AK Parti iktidarının ortaya koyduğu dış politikanın, hem halkın hem de komşularının takdirini topladığını ifade ederek, ''Biz iç politikada olduğu gibi dış politikada da normalleşme sürecini hayata geçiriyoruz. Kendi tarihimiz ve coğrafyamızla barışıyoruz'' dedi.
İşler, Hükümetin dışarıdan talimat aldığı yönünde konuşmalar yapıldığına işaret ederek, ''Türkiye Cumhuriyet Hükümetleri hiçbir yerden ve hiçbir odaktan emir almaz'' ifadelerini kullandı.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, toplumsal huzur ve barışın sağlanabilmesi için toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak sosyal politikalar üretmenin herkesin görevi olduğunu söyledi. Bir ülkenin ekonomik olarak kalkınması kadar toplum içindeki sosyal paylaşımı ve bütünleşmesinin önemli olduğunu anlatan Erdoğan, bunlar olmadığı sürece toplumsal barış ve huzurun sağlanamayacağını ifade etti.
Erdoğan, bu nedenle hükümetin sosyal politikaları önemsediğini, Sosyal Politikalar Bakanlığını icracı bir bakanlığa dönüştürerek bunu gösterdiğini dile getirdi. Aile ve Sosyal Destek Programı'ndan bahseden Erdoğan, program kapsamında, her ailenin nasıl bir aile hekimi varsa bir de sosyal destek uzmanı olacağını söyledi. Erdoğan, yalnızca ekonomik destekle çözülemeyecek sorunların, bu şekelde çözüme ulaştırılacağını kaydetti.
AK Parti Antalya Milletvekili Gökçen Özdoğan Enç ise AK Parti hükümetleri döneminde demokrasinin gereği olan sosyal devlet anlayışının işlerlik kazanması için devrim niteliğinde düzenlemeler yapıldığını kaydetti. Enç, kadın erkek eşitliğinin ilk kez 2004 yılında anayasaya girmesinin sağlandığını, şiddete uğrayan kadın ve çocuklara danışmanlık hizmeti verildiğini, fakir ve muhtaç vatandaşların sorunlarını anında aktarabilmeleri için ''Alo 144'' sosyal yardım hattının açıldığını söyledi. Sosyal güvenlik alanında yapılan düzenlemelerle kadınlara yönelik çok sayıda pozitif uygulamanın da hayata geçirildiğini belirten Enç, hükümet olarak büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdiklerini kaydetti.
AK Parti Elazığ Milletvekili Sermin Balık, toplumun en önemli kurumunun aile olduğunu, bu nedenle aileye yapılacak yatırımın millete yapılan yatırım olduğunu bildirdi. Balık, pek çok toplumsal sorunun çıkış nedeni olan ailenin eğitilmesi ve geliştirilmesinin, Türkiye'nin gelişmesi anlamına geleceğini ifade etti. Aile Danışma Merkezleri ve Toplum Merkezlerine değinen Balık, 2002 yılında 59 toplum merkezinden 55 bin 469 kişi faydalanırken, bu rakamın 2011 yılında 97 toplum merkezinden 75 bin 450 kişiye çıktığını söyledi.
AK Parti Rize Milletvekili Nusret Bayraktar, Türkiye'nin dünyada orman varlığı azalırken, orman varlığını artıran nadir ülkelerden biri olduğunu belirtti. En büyük ağaçlandırma seferberliğinin 2008 yılında başladığını ve 3 yılda 820 milyon fidanın toprakla buluşturulduğunu kaydeden Bayraktar, Türkiye'nin, dünyada en çok ağaçlandırma çalışması yapan üçüncü ülke konumunda olduğunu bildirdi.
Türkiye'nin orman yangınları bakımından riskli bir bölgede olduğunu anlatan Bayraktar, ''Ancak memnuniyetle görüyoruz ki orman yangınları ile mücadelede, Avrupa'nın en başarılı ülkesi konumuna geldik. Yardıma muhtaç olan ülke konumundan, yardım edebilecek ülke konumuna geldik'' diye konuştu.
AK Parti Hatay Milletvekili Mehmet Öntürk, DSİ'nin yatırımlarından bahsetti. Öntürk, 2000-2002 yılları arasında DSİ tarafından 9 tesis hizmete sunulmuşken, AK Parti iktidarı döneminde 1011 tesisin hizmete açıldığını söyledi. Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığını belirten Öntürk, özellikle suların en fazla kullanıldığı alan olan zirai sulamada büyük tasarruflar yapılması gerektiğini kaydetti.
Öntürk, küresel ısınmadan en çok etkilenecek bölgeler arasında olan Türkiye'nin su kaynaklarının, ekolojik ve biyolojik zenginliği de azami ölçüde koruyarak en verimli şekilde halkın hizmetine sunmak için Hükümetin 2023 hedefleri doğrultusunda yatırımlarına devam ettiğini dile getirdi.
AK Parti Karabük Milletvekili Osman Kahveci, küresel ısınma ve iklim değişikliği karşısında alınması gereken en önemli tedbirin ormanların korunması ve geliştirilmesi olduğunu ifade etti. Bu konuda dünyada bir çok önlem alınmasına rağmen ormansızlaşmanın durdurulamadığını anlatan Kahveci, dünyada her yıl 10 milyon hektar orman alanının yok olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin Akdeniz ülkesi olması nedeniyle yaz aylarında orman yangınlarının kaçınılmaz bir gerçek olarak ortaya çıktığını belirten Kahveci, ''Ülkemizde her yıl ortalama 2 bin orman yangını çıkmaktadır. Bu yangınlarda yıllık ortalama 10 bin hektar orman alanı zarar görmektedir. Ancak son yıllarda alınan etkin tedbirler sayesinde orman yangınlarına karşı hızlı ve etkin müdahalede önemli mesafe alınmıştır. Bugün Türkiye, orman yangınları ile mücadelede bölgesinde büyük bir güç olmuştur'' diye konuştu.
AK Parti Tokat Milletvekili Dilek Yüksel, DSİ ile ilgili yatırımlara değinerek, 2003-2011 yılları arasında 1035 tesisin halkın hizmetine sunulduğuna dikkati çekti. Yüksel, 2012 yılında yapımı tamamlanacak olan 16 içme suyu tesisinden yaklaşık 390 bin kişiye yılda yaklaşık 89 milyon metreküp içme suyu sağlanacağını kaydetti. AK Parti iktidarı ile yalnızca insanların değil toprağın da suya kavuştuğuna işaret eden Yüksel, 2002 yılında bugüne kadar açılan 145 yeni sulama tesisi ile 1 milyon hektar tarım arazisinin suya kavuşturulduğunu söyledi. Yüksel, bu hizmetlerin zaman, bilgi ve paranın iyi kullanımı ile büyük bir özverinin sonucunda hayata geçirildiğini ifade etti.
AK Parti Kırklareli Milletvekili Şenol Gürşan, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün, uluslararası standartlarda yapılanarak, tahminlerinde yüzde 90 oranında tutarlılık sergileyerek ve sürekli kendini yenileyerek bölgesinde lider meteoroloji servisi konumuna ulaşma gayretinde olduğunu söyledi. Sosyal ve ekonomik gelişmelerle birlikte meteorolojik hizmetlere olan ihtiyacın her geçen gün arttığını anlatan Gürşan, bu durumun meteoroloji kurumuna ayrı bir önem kazandırdığını belirtti.
MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, 9. Kalkınma Planında Aile ve Sosyal Politikalar diye bir bakanlığın öngörülmediğini iddia ederek, ''Toplama bir bilgisayar gibi bu bakanlık'' dedi.
MHP'li milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığının 2012 yılı bütçeleri üzerinde görüşlerini dile getirdi.
MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, Fransa'da ''sözde soykırım yok'' denmesinin suç sayılacağı yeni bir tasarının gündeme geleceğini ifade ederek, ''Umuyorum ki Hükümet, bu sefer bir konuda tepkisini dile getirdiğinde bunun arkasını kovalayabilir'' dedi.
Kuzey Afrika ülkelerini kapsayan ''Arap baharının'' monarşi ile yönetilen diğer Afrika ülkelerini etkilememesinin nedenini soran Türkeş, şöyle konuştu:
''Buralara hani demokrasi gelecekti- Göreceğiz gelip gelmeyeceğini. AKP iktidarı dün bu ülkelerin liderleri ile bu kadar sarmaş dolaş, iç içe iken, Arap baharını sezememiş olmalarını ustalıklarına yakıştıramıyorum.
Irak'tan, merkezi ve bölgesel yönetimlerden birileri gelip gidiyor. Yediklerinin diyetini ödemek için herhalde iyi şeyler söylüyorlar ama geriye döndüklerinde mutlaka bizim canımızı acıtacak bir şeyler söylüyorlar ve biz bunu önleyemiyoruz. Irak'ta yaşayan Türkmenler büyük sıkıntı içindeler. Onları Kerkük'ten kaçırma politikası uygulanıyor. İktidarın bu konularda da bir girişimi yok. Türkiye ile İran arasında 2010'da ciddi bir yakınlaşma oldu. Ardından Malatya Kürecik'e NATO'nun füze kalkanı kurulması gündeme geldi. İran da anlayamamıştır bu değişkenliğin nedenini. Radar, füze tespit etti diyelim, tespit ettikten sonra füze atman lazım. Bunu kim yapacak, biz mi NATO mu- Bunun da burada görüşülmesi ve Meclisin bilgilendirilmesi gerekiyor.''
Türkeş, Kıbrıs'ta yaşayan soydaşların durumunun bir adım ileriye gitmediğini kaydederek, ''Bu kadar iyisiniz de niye yapamıyorsunuz- Yapmak mı istemiyorsunuz- Bunların burada konuşulması lazım'' dedi.
''Demokrasi geliyor'' denilerek Arap baharının gerçekleştirildiğini belirten Türkeş, ''Tunus ve Mısır'da yapılan ilk seçimlerde Müslüman Kardeşler'e yakın bir parti kazandı. Geriye Suriye kaldı. Bu Arap baharı ile Büyük Ortadoğu Projesi birbiriyle örtüşüyor. İktidar ve Başbakanın buradaki rolünün kapsamını sizlerin takdirine bırakıyorum'' diye konuştu.
MHP'li Ruhsar Demirel, Van depreminde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını aktif olarak göremediklerini ifade ederek, AFAD'da bakanlığın yer almamasını eleştirdi.
Bakanlık bünyesindeki ''Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün'' ismini eleştiren Demirel, ''Engelli lafı bile artık kullanılmıyorken, siz özürlü diyorsunuz. Bu kişilere artık 'özel durumlu bireyler' deniliyor. Siz de lütfen genel müdürlüğün adını değiştirin'' dedi.
Demirel, 2007-2013 yıllarını kapsayan 9. Kalkınma Planında Aile ve Sosyal Politikalar diye bir bakanlığın öngörülmediğini iddia ederek, ''Toplama bir bilgisayar gibi bu bakanlık. Bir anda kurumları birleştirerek oluşturulmuş bir bakanlık'' diye konuştu.
MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanlığında yapılan bürokrat atamalarını eleştirerek, bakanlığın ''su işleri bakanlığı'' haline getirildiğini öne sürdü.
Hantal yapıdan kurtulmak gerektiği söylenerek önce 24 işletme müdürlüğünün kapatıldığını ancak daha sonra 28 işletme müdürlüğünün açıldığını belirten Yılmaz, ''Birikimli ve liyakatlı personeli pasifize ediyorsunuz. Size yakın sendikaya kayıt yaptırmayanın atamalarının yapılmadığını duyuyoruz'' dedi.
Yılmaz, AK Parti Genel Merkezinin, yanındaki 3 bin 600 metrekarelik Orman Genel Müdürlüğüne ait araziyi ''işgal ettiğini'' savunarak, ''100 metrekare ormanı işgal etti diye ormancıları mahkemeye veriyorsunuz ve adam hapis yatıyor. Ancak şehrin merkezinde 3 bin 600 metrekare yere sahip çıkamıyorsunuz. 'Orada güvenlik alıyoruz' diyorsunuz. Bunu yapacak olan siz değil, İçişleri Bakanlığıdır'' diye konuştu.
(17.20)
* * * HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ * * *
11. turda, Dışişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün bütçeleri görüşülüyor.
Genel Kurulda, ilk sözü BDP grubu adına Van Milletvekili Nazmi Gür aldı.
BDP Van Milletvekili Nazmi Gür, ''bir ülkenin iç işlerine karışılmasının Türkiye'nin de iç işlerine karışılmasının önünü açacağını'' iddia ederek, ''Kürt sorunu uluslararası bir sorun olarak karşımıza çıkar; başkaları da bu sorunu kaşır'' dedi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Genel Kurulda, Nazmi Gür'ü konuşması için kürsüye davet ettiği sırada, CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, bütçeler üzerinde bakanlara soru sorma yöntemi ile ilgili sözler söyledi.
Yakut, Gür'ü konuşması için kürsüye davet ettiğini belirterek, Genç'ten yerine geçmesini istedi. Genç, sözlerini devam ettirmesi üzerine kendisini uyaran Yakut ile tartıştı.
Kamer Genç'in, ''Saygılı olacaksın'' sözlerine, ''Siz saygılı olacaksınız'' yanıtını veren Yakut, ''Buranın idaresini sizden öğrenecek değilim, oturun yerinize lütfen'' dedi.
Sadık Yakut, ''Meclisi doğru dürüst yönet'' diyen Genç'e, ''Siz doğru dürüst hareket edin. Burada gösteri mi yapıyorsunuz- Sayın Gür'e söz vermişim, sözünü kesemezsiniz. Meclisi nasıl yöneteceğimi sizden öğrenecek değilim, ben böyle yapıyorum. Çağırmakla, bağırmakla bir yere varamayacaksın'' yanıtını verdi.
Genç'in, ''Böyle bir başkanlık olur mu ya-'' sözleri üzerine ise Yakut, ''Milletvekilini kürsüye giderken durduramazsın'' dedi.
BDP'li Nazmi Gür, Avrupa'daki Kürt derneklerinin kapatılmaya çalışılması ve BDP'li belediyelerle yaptıkları sosyal projelerin teröre destek olarak değerlendirilmesini kabul edemeyeceklerini ifade ederek, ''sosyalistler, Aleviler ve gazeteciler AK Parti'nin hedef tahtasına oturtulmuştur'' dedi.
Gür, Türkiye'nin silahlanmaya 2009'da 15,6 milyar dolar ayırdığını iddia ederek, ''Türkiye, silah harcamasında 154 devlet arasında İran'dan hemen sonra 17. sıradadır'' diye konuştu.
Türkiye'nin Suriye'nin içişleri karışmaması gerektiğine işaret eden Gür, iç dengeler gözetilerek yapılacak girişimlerin Suriye'yi iç savaşa sürükleyeceğini ileri sürdü. Nazmi Gür, şöyle konuştu:
''Diğer ülkelerin iç işlerine karışmamalıyız, çünkü biz karıştığımız zaman onların da karışması hakkını peşinen vermiş oluruz. Irak'ta yaşayan Türkmenlerin Kürtlere karşı bir koz olarak kullanılmasını da eleştirmekteyiz. Türkiye'nin, Suriye'nin ve Irak'ın iç işlerine karışması kabul edilemez. Etnik ve kan bağını işaret eden bir söylemle soydaşlık üzerinden bir ülkenin iç işlerine karışılması, Türkiye'nin de iç işlerine karışılmasının önünü açar. Bu nedenle Türkiye'nin en temel sorunu olan Kürt sorunu, uluslararası bir sorun olarak karşımıza çıkar; başkaları da bu soruna müdahale eder, kaşır ve sizin karşınıza çıkar.''
BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, kadınların haklarından bahsedildiğini, ancak BDP'nin kadın milletvekilleri Selma Irmak ve Gülser Yıldırım ile 3 kadın BDP'li belediye başkanının halen cezaevinde olduğunu söyledi.
''Torba yasalar çıkarmaya alıştı AK Parti, şimdi de torba bakanlık kurmuştur'' diyen Tuncel, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının ''torban bir bakanlık'' olduğunu iddia etti. Bakanlığın adında ''kadın'' kelimesinin olmamasının bakanlık icraatlarının nesnel olacağı konusunda çok şey anlattığını savunan Tuncel, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'e, ''Bu torba bakanlıktan vazgeçerek, Kadın ve Eşitlik Bakanlığı kurmanızı istiyorum'' diye seslendi.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına ayrılan bütçenin Diyanet İşleri Başkanlığına ayrılan bütçenin 4'te 1'i olduğunu belirten Tuncel, vatandaşların ''sadaka kültürüne'' alıştırıldığını ileri sürdü.
Engellilerin sorunlarını dile getiren Tuncel, ''Engelli bir kadın milletvekilimiz var ancak bu salona pantolonla bile giremiyor'' dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin en güçlü dönemini yaşadığını belirterek, ''Sular akmadığı için maden suyu ile tıraş olduğumuz günleri hatırlıyorum. Bugünlere geldiğimiz için şükretmemiz boynumuzun borcudur'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile Meteoroloji Genel Müdürlüğünün bütçeleri görüşülüyor.
Bütçe üzerine söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, 'Arap baharı' olarak adlandırılan tarihi değişim sürecinin, Türkiye'nin dış politika gündeminde de en üst sıraya yerleştiğini söyledi. Türkiye'nin bölgede barış, istikrar ve refahın hakim olmasını, demokratikleşme yolunda gerekli adımların atılmasını istediğini vurgulayan Bozkır, ''Ülkemiz, bunun barışçıl yollardan gerçekleşmesine büyük önem vermektedir. Suriye'de ise Suriye yönetimi tüm çabalarımıza rağmen halkın demokrasi, hürriyet ve insan hakları arzusu karşısında gerekli adımları atmamıştır. Bu durum karşısında Suriye yönetimine güven duyma imkanımız kalmamıştır'' dedi.
Bozkır, Türkiye'nin ekonomisi, siyasi istikrarı ve demokrasisi ile dünyada ve bölgesinde oynadığı uluslararası aktör rolüyle Cumhuriyet tarihinin en güçlü dönemini yaşadığını söyledi. Türkiye'nin bugünlere nasıl geldiğini, yaşadığı deneyimlerle de gördüğünü ifade eden Bozkır, ''1970'li yılların sonlarında Türkiye'de arabalara ve ısınmaya yakıt bulunamazken 85 bin tonluk tankerin Irak tarafından, Merkez Bankamız para havale ettikçe yaklaşık bir ayda doldurulduğu günleri unutmama imkan yok. Darphanede pasaport cüzdanı basabilmek için gerekli boya bulunmadığı için uzun zaman pasaport verilemediğini, bir kaç yıl kahve içemediğimiz yılları, gecede iki saat televizyon yayını varken aynı anda elektriklerin kesildiğini, sular iki üç hafta akmadığı için maden suyu ile tıraş olduğumuz günleri, 12 Eylül askeri darbesinde sabah mesaiye giderken bir binbaşının yoklama ve saç tıraşı kontrolü yaptığı günleri hatırlıyorum. Bugünlere geldiğimiz için iftihar etmemiz ve halimize şükretmemiz boynumuzun borcudur'' diye konuştu.
AK Parti Ankara Milletvekili Emrullah İşler, küreselleşmeyi fırsata çeviren AK Parti Hükümeti'nin, Türkiye'yi 21. Yüzyılın lider ülkesi konumuna getirmek için paradigma değişikliğine gittiğini söyledi. İşler, bu yeni paradigmanın, soğuk savaş döneminin çatışmacı bakış açısını ve korkularını geride bıraktığını, bölgedeki ve dünyadaki gelişmeleri pozitif bir yaklaşımla ele almanın mümkün olduğunu gösterdiğini vurguladı.
Emrullah İşler, AK Parti iktidarının ortaya koyduğu dış politikanın, hem halkın hem de komşularının takdirini topladığını ifade ederek, ''Biz iç politikada olduğu gibi dış politikada da normalleşme sürecini hayata geçiriyoruz. Kendi tarihimiz ve coğrafyamızla barışıyoruz'' dedi.
İşler, Hükümetin dışarıdan talimat aldığı yönünde konuşmalar yapıldığına işaret ederek, ''Türkiye Cumhuriyet Hükümetleri hiçbir yerden ve hiçbir odaktan emir almaz'' ifadelerini kullandı.
AK Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Erdoğan, toplumsal huzur ve barışın sağlanabilmesi için toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak sosyal politikalar üretmenin herkesin görevi olduğunu söyledi. Bir ülkenin ekonomik olarak kalkınması kadar toplum içindeki sosyal paylaşımı ve bütünleşmesinin önemli olduğunu anlatan Erdoğan, bunlar olmadığı sürece toplumsal barış ve huzurun sağlanamayacağını ifade etti.
Erdoğan, bu nedenle hükümetin sosyal politikaları önemsediğini, Sosyal Politikalar Bakanlığını icracı bir bakanlığa dönüştürerek bunu gösterdiğini dile getirdi. Aile ve Sosyal Destek Programı'ndan bahseden Erdoğan, program kapsamında, her ailenin nasıl bir aile hekimi varsa bir de sosyal destek uzmanı olacağını söyledi. Erdoğan, yalnızca ekonomik destekle çözülemeyecek sorunların, bu şekelde çözüme ulaştırılacağını kaydetti.
AK Parti Antalya Milletvekili Gökçen Özdoğan Enç ise AK Parti hükümetleri döneminde demokrasinin gereği olan sosyal devlet anlayışının işlerlik kazanması için devrim niteliğinde düzenlemeler yapıldığını kaydetti. Enç, kadın erkek eşitliğinin ilk kez 2004 yılında anayasaya girmesinin sağlandığını, şiddete uğrayan kadın ve çocuklara danışmanlık hizmeti verildiğini, fakir ve muhtaç vatandaşların sorunlarını anında aktarabilmeleri için ''Alo 144'' sosyal yardım hattının açıldığını söyledi. Sosyal güvenlik alanında yapılan düzenlemelerle kadınlara yönelik çok sayıda pozitif uygulamanın da hayata geçirildiğini belirten Enç, hükümet olarak büyük bir zihniyet devrimi gerçekleştirdiklerini kaydetti.
AK Parti Elazığ Milletvekili Sermin Balık, toplumun en önemli kurumunun aile olduğunu, bu nedenle aileye yapılacak yatırımın millete yapılan yatırım olduğunu bildirdi. Balık, pek çok toplumsal sorunun çıkış nedeni olan ailenin eğitilmesi ve geliştirilmesinin, Türkiye'nin gelişmesi anlamına geleceğini ifade etti. Aile Danışma Merkezleri ve Toplum Merkezlerine değinen Balık, 2002 yılında 59 toplum merkezinden 55 bin 469 kişi faydalanırken, bu rakamın 2011 yılında 97 toplum merkezinden 75 bin 450 kişiye çıktığını söyledi.
AK Parti Rize Milletvekili Nusret Bayraktar, Türkiye'nin dünyada orman varlığı azalırken, orman varlığını artıran nadir ülkelerden biri olduğunu belirtti. En büyük ağaçlandırma seferberliğinin 2008 yılında başladığını ve 3 yılda 820 milyon fidanın toprakla buluşturulduğunu kaydeden Bayraktar, Türkiye'nin, dünyada en çok ağaçlandırma çalışması yapan üçüncü ülke konumunda olduğunu bildirdi.
Türkiye'nin orman yangınları bakımından riskli bir bölgede olduğunu anlatan Bayraktar, ''Ancak memnuniyetle görüyoruz ki orman yangınları ile mücadelede, Avrupa'nın en başarılı ülkesi konumuna geldik. Yardıma muhtaç olan ülke konumundan, yardım edebilecek ülke konumuna geldik'' diye konuştu.
AK Parti Hatay Milletvekili Mehmet Öntürk, DSİ'nin yatırımlarından bahsetti. Öntürk, 2000-2002 yılları arasında DSİ tarafından 9 tesis hizmete sunulmuşken, AK Parti iktidarı döneminde 1011 tesisin hizmete açıldığını söyledi. Türkiye'nin su zengini bir ülke olmadığını belirten Öntürk, özellikle suların en fazla kullanıldığı alan olan zirai sulamada büyük tasarruflar yapılması gerektiğini kaydetti.
Öntürk, küresel ısınmadan en çok etkilenecek bölgeler arasında olan Türkiye'nin su kaynaklarının, ekolojik ve biyolojik zenginliği de azami ölçüde koruyarak en verimli şekilde halkın hizmetine sunmak için Hükümetin 2023 hedefleri doğrultusunda yatırımlarına devam ettiğini dile getirdi.
AK Parti Karabük Milletvekili Osman Kahveci, küresel ısınma ve iklim değişikliği karşısında alınması gereken en önemli tedbirin ormanların korunması ve geliştirilmesi olduğunu ifade etti. Bu konuda dünyada bir çok önlem alınmasına rağmen ormansızlaşmanın durdurulamadığını anlatan Kahveci, dünyada her yıl 10 milyon hektar orman alanının yok olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin Akdeniz ülkesi olması nedeniyle yaz aylarında orman yangınlarının kaçınılmaz bir gerçek olarak ortaya çıktığını belirten Kahveci, ''Ülkemizde her yıl ortalama 2 bin orman yangını çıkmaktadır. Bu yangınlarda yıllık ortalama 10 bin hektar orman alanı zarar görmektedir. Ancak son yıllarda alınan etkin tedbirler sayesinde orman yangınlarına karşı hızlı ve etkin müdahalede önemli mesafe alınmıştır. Bugün Türkiye, orman yangınları ile mücadelede bölgesinde büyük bir güç olmuştur'' diye konuştu.
AK Parti Tokat Milletvekili Dilek Yüksel, DSİ ile ilgili yatırımlara değinerek, 2003-2011 yılları arasında 1035 tesisin halkın hizmetine sunulduğuna dikkati çekti. Yüksel, 2012 yılında yapımı tamamlanacak olan 16 içme suyu tesisinden yaklaşık 390 bin kişiye yılda yaklaşık 89 milyon metreküp içme suyu sağlanacağını kaydetti. AK Parti iktidarı ile yalnızca insanların değil toprağın da suya kavuştuğuna işaret eden Yüksel, 2002 yılında bugüne kadar açılan 145 yeni sulama tesisi ile 1 milyon hektar tarım arazisinin suya kavuşturulduğunu söyledi. Yüksel, bu hizmetlerin zaman, bilgi ve paranın iyi kullanımı ile büyük bir özverinin sonucunda hayata geçirildiğini ifade etti.
AK Parti Kırklareli Milletvekili Şenol Gürşan, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün, uluslararası standartlarda yapılanarak, tahminlerinde yüzde 90 oranında tutarlılık sergileyerek ve sürekli kendini yenileyerek bölgesinde lider meteoroloji servisi konumuna ulaşma gayretinde olduğunu söyledi. Sosyal ve ekonomik gelişmelerle birlikte meteorolojik hizmetlere olan ihtiyacın her geçen gün arttığını anlatan Gürşan, bu durumun meteoroloji kurumuna ayrı bir önem kazandırdığını belirtti.
MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, 9. Kalkınma Planında Aile ve Sosyal Politikalar diye bir bakanlığın öngörülmediğini iddia ederek, ''Toplama bir bilgisayar gibi bu bakanlık'' dedi.
MHP'li milletvekilleri, TBMM Genel Kurulunda, Dışişleri Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığının 2012 yılı bütçeleri üzerinde görüşlerini dile getirdi.
MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, Fransa'da ''sözde soykırım yok'' denmesinin suç sayılacağı yeni bir tasarının gündeme geleceğini ifade ederek, ''Umuyorum ki Hükümet, bu sefer bir konuda tepkisini dile getirdiğinde bunun arkasını kovalayabilir'' dedi.
Kuzey Afrika ülkelerini kapsayan ''Arap baharının'' monarşi ile yönetilen diğer Afrika ülkelerini etkilememesinin nedenini soran Türkeş, şöyle konuştu:
''Buralara hani demokrasi gelecekti- Göreceğiz gelip gelmeyeceğini. AKP iktidarı dün bu ülkelerin liderleri ile bu kadar sarmaş dolaş, iç içe iken, Arap baharını sezememiş olmalarını ustalıklarına yakıştıramıyorum.
Irak'tan, merkezi ve bölgesel yönetimlerden birileri gelip gidiyor. Yediklerinin diyetini ödemek için herhalde iyi şeyler söylüyorlar ama geriye döndüklerinde mutlaka bizim canımızı acıtacak bir şeyler söylüyorlar ve biz bunu önleyemiyoruz. Irak'ta yaşayan Türkmenler büyük sıkıntı içindeler. Onları Kerkük'ten kaçırma politikası uygulanıyor. İktidarın bu konularda da bir girişimi yok. Türkiye ile İran arasında 2010'da ciddi bir yakınlaşma oldu. Ardından Malatya Kürecik'e NATO'nun füze kalkanı kurulması gündeme geldi. İran da anlayamamıştır bu değişkenliğin nedenini. Radar, füze tespit etti diyelim, tespit ettikten sonra füze atman lazım. Bunu kim yapacak, biz mi NATO mu- Bunun da burada görüşülmesi ve Meclisin bilgilendirilmesi gerekiyor.''
Türkeş, Kıbrıs'ta yaşayan soydaşların durumunun bir adım ileriye gitmediğini kaydederek, ''Bu kadar iyisiniz de niye yapamıyorsunuz- Yapmak mı istemiyorsunuz- Bunların burada konuşulması lazım'' dedi.
''Demokrasi geliyor'' denilerek Arap baharının gerçekleştirildiğini belirten Türkeş, ''Tunus ve Mısır'da yapılan ilk seçimlerde Müslüman Kardeşler'e yakın bir parti kazandı. Geriye Suriye kaldı. Bu Arap baharı ile Büyük Ortadoğu Projesi birbiriyle örtüşüyor. İktidar ve Başbakanın buradaki rolünün kapsamını sizlerin takdirine bırakıyorum'' diye konuştu.
MHP'li Ruhsar Demirel, Van depreminde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığını aktif olarak göremediklerini ifade ederek, AFAD'da bakanlığın yer almamasını eleştirdi.
Bakanlık bünyesindeki ''Özürlü ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğünün'' ismini eleştiren Demirel, ''Engelli lafı bile artık kullanılmıyorken, siz özürlü diyorsunuz. Bu kişilere artık 'özel durumlu bireyler' deniliyor. Siz de lütfen genel müdürlüğün adını değiştirin'' dedi.
Demirel, 2007-2013 yıllarını kapsayan 9. Kalkınma Planında Aile ve Sosyal Politikalar diye bir bakanlığın öngörülmediğini iddia ederek, ''Toplama bir bilgisayar gibi bu bakanlık. Bir anda kurumları birleştirerek oluşturulmuş bir bakanlık'' diye konuştu.
MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, Orman ve Su İşleri Bakanlığında yapılan bürokrat atamalarını eleştirerek, bakanlığın ''su işleri bakanlığı'' haline getirildiğini öne sürdü.
Hantal yapıdan kurtulmak gerektiği söylenerek önce 24 işletme müdürlüğünün kapatıldığını ancak daha sonra 28 işletme müdürlüğünün açıldığını belirten Yılmaz, ''Birikimli ve liyakatlı personeli pasifize ediyorsunuz. Size yakın sendikaya kayıt yaptırmayanın atamalarının yapılmadığını duyuyoruz'' dedi.
Yılmaz, AK Parti Genel Merkezinin, yanındaki 3 bin 600 metrekarelik Orman Genel Müdürlüğüne ait araziyi ''işgal ettiğini'' savunarak, ''100 metrekare ormanı işgal etti diye ormancıları mahkemeye veriyorsunuz ve adam hapis yatıyor. Ancak şehrin merkezinde 3 bin 600 metrekare yere sahip çıkamıyorsunuz. 'Orada güvenlik alıyoruz' diyorsunuz. Bunu yapacak olan siz değil, İçişleri Bakanlığıdır'' diye konuştu.
(17.20)
* * * HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ * * *
