2011-11-17 - 16:15
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı. CHP Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu, AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk ve CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker gündemdışı söz aldı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.
Gündemdışı söz alan CHP Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu, ''Giresun Üniversitesi'deki rektör karmaşasına'' ilişkin görüşlerini paylaşmak istediğini söyledi. Üniversitenin, 17-18 aydır vekaleten yönetildiğini ifade eden Karaahmetoğlu, ''Böyle birşey başka bir üniversitede var mı? Bu siyasi keyfiyetten kaynaklanmaktır. Bu hukuksuzluğun ortadan kaldırılmasını istiyorum'' dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk de Rusya'da Ahıska Türklerinin sürgünüyle boşalan yerlere Ermenilerin yerleştirildiğini anlattı. Sürgündeki Ahıska Türklerinin acılarının giderilmesinin tek yolunun, vatanlarına geri dönüşlerinin yolunun açılması olduğunu belirten Külünk, ''Şubat 2009'da çıkarılan kanunla çifte vatandaşlık hakkı tanınarak, biraz olsun vatan hasretleri giderilmeye çalışılmıştır'' diye konuştu.
CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker de gündemdışı konuşmasında, diyabetin dünyada en yaygın hastalıklarından biri olduğunu söyledi. Hastalığın yaygınlığının çok fazla olduğunu ve Dünya Sağlık Örgütünün hastalığı, ''salgın'' derecesinde ele aldığını anlatan Şeker, hastalığın kaynağını, sac ayakları hareketsizlik ve hazır yemek olan yeni yaşam modelinden aldığını ifade etti.
Gündemdışı konuşmalara hükümet adına yanıt veren Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ise diyabet hastalığıyla mücadelede sadece Sağlık Bakanlığının çabalarının yeterli olmayacağını söyledi. Eroğlu, vatandaşların fiziksel aktivite ile koruyucu hekimlik çalışmalarını önem vermesi gerektiğini ifade etti.
Daha sonra, yerinden söz alan, CHP'li İhsan Özkes, milletvekillerinin konuşma kürsüsünün AK Parti sıralarına yakın olduğunu söyledi. Muhalefet milletvekillerinin bu nedenle, konuşma sırasında AK Parti milletvekillerinin baskısı altında kaldığını öne süren Özkes, kürsünün yerinin değiştirilmesini istedi.
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün de 12 Eylül askeri darbesiyle yüzleşilmesi gerektiğini belirterek, ''O dönemde hapishanelerde işkenceye tıbbi onay veren doktorların da araştırılması gerekiyor'' dedi.
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, CHP'li bir milletvekilinin, ''Hükümetin Suriyeli muhaliflere silah desteği sağladığı'' yönündeki iddiası üzerine, ''Bu fevkalade yanlıştır ve çirkin bir şeydir. Dış siyasetle alakalı bir konuda böyle konuşmak yanlış olmuştur. Bizim silah desteği falan verdiğimiz yok. Biz şu anda birtakım yaptırımlar bile uygulamıyoruz. Suriye'nin suyunu kesiyor muyuz? Orada insanlar yaşıyor. Biz insani açıdan olaya bakıyoruz'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, BDP'nin, aile hekimliği uygulamasının sonuçlarının değerlendirilmesi amacıyla verdiği Meclis araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, BDP, Danışma Kurulunda anlaşma sağlanamaması üzerine, sağlıkta dönüşümle birlikte başlayan aile hekimliği uygulamasının sonuçlarının değerlendirilmesi amacıyla verilen Meclis araştırma önergesinin bugün görüşülmesini istedi.
Önerinin lehinde konuşan BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken, Türkiye'de 9,5 milyon yeşil kartlı bulunduğunu söyledi.
280 lira geliri olan bir yeşil kartlının 34 lira sigorta primi ödemek zorunda bırakıldığını, bunun dışında da hastane ve eczaneye gittiği zaman katkı payları ödediğini savunan Baluken, ''Aylık 300 lira geliri olan birisinin bu katkı paylarını ödemesi mümkün görünmüyor'' dedi.
Baluken, Bingöl'de halkın yüzde 50'den fazlasının yeşil kartlı olduğunu ve bunların çoğunun da sigorta primlerini ödeyemediklerini kaydederek, ''Sağlıkta dönüşümde balayı dönemi bitti ve milletin önüne acı reçeteler konulmaya başlandı'' iddiasında bulundu.
Önerinin aleyhinde söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Türkan Dağoğlu, AK Parti iktidarında sağlık sektöründe yapılan değişiklikleri anlattı.
Genel sağlık sigortası sisteminin hayata geçirildiğini belirten Dağoğlu, değişim ve dönüşümlerin har zaman zor olduğunu ancak bunun göze alınması gerektiğini vurguladı. Dağoğlu, çocukların doğar doğmaz sigortalı olduğunu ifade ederek, geçmiş yıllarda doktorluk yaptığı dönemlerde, parası olmadığı için başka hastaneye sevkettikleri çocukların yollarda öldüğünü kaydetti.
Dağoğlu, AK Parti iktidarıyla bu sorunların ortadan kalktığını, yeni doğan çocukların ölüm oranının binde 60'lardan binde 10'lara düştüğünü söyledi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, önerinin lehinde yaptığı konuşmada, sağlıkta dönüşüm projesinin, sağlığı piyasalaştırdığını öne sürdü.
Atıcı, ''Tam gün yasası getirdiniz. Yasayı biz de destekliyorduk ancak yasaya bakıyorsunuz her tarafından para ve performans fışkırıyor'' dedi.
''Aile hakimliğinin'' kulağa hoş geldiğini ancak bir çok sıkıntı yaşandığını iddia eden Atıcı, ''Bakıyorsunuz kadının kaydı başka yerde, kocanın kaydı başka yerde. Sağlıkta birinci basamağı ticarethane haline getirdiniz. Sizin sayenizde aile hekimleri işveren, sağlık kurumları işletme, hastalar da müşteri haline geldi'' diye konuştu.
CHP'li Atıcı, bir hastanın acil servislerde bekleme süresinin ortalama 2,5 saat olduğunu ileri sürerek, sağlık hizmetlerinin ücretsiz, kaliteli ve eşit olarak sunulması gerektiğini söyledi.
Atıcı, kürsüde konuşurken, AK Parti Genel Sekreteri, Ankara Milletvekili Haluk İpek yanından geçerken, ''Dövmeye gelmedi kimse beni değil mi?'' diye espri yaptı.
Önerinin aleyhinde konuşan AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Yıldırım Mehmet Ramazanoğlu da iktidarlarında sağlık sektöründe yapılanları anlattı.
112 acil servislerinin sayısının 4 kat arttırıldığını, bir muayene başına düşen hasta sayısının 4 kat azaldığını belirten Ramazanoğlu, hastalara, aile hekimliğinden sonra daha sağlıklı bir hizmet verildiğini ifade etti.
Ramazanoğlu, tam gün yasasının daha önce planlanandan daha olumlu bir şekilde getirildiğini ifade ederek, ''Hastaların memnuniyet derecesi yükseldi, bu da bizim başarımızı gösteriyor'' dedi.
Görüşmelerin ardından, BDP'nin önerisi kabul edilmedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, ''KCK, bir taraftan yargısını kuran, bir taraftan kendi üyelerini dahi hunharca katleden, bunu da güvenlik görevlilerinin üzerine yıkan adi bir cinayet şebekesidir'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, MHP'nin, narenciye üreticilerinin piyasada oluşan fiyat dalgalanmalarından korunması ve narenciye ithalatında Türkiye'nin potansiyelinin değerlendirilmesiyle ilgili sorunların tespiti, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla verilen Meclis araştırma önergesinin bugün görüşülmesi istemini içeren grup önerisi ele alındı.
MHP Mersin Milletvekili Ali Öz, öneri üzerinde söz alarak, narenciye üreticilerine desteklerin hasat mevsimi başlamadan nakit olarak verilmesi gerektiğini söyledi.
Önerinin aleyhinde söz alan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, ''Aslında bin lehte istemiştim ama böyle olunca da böylesine yerinde bir önerinin aleyhinde buraya çıkıp ne söylenecek merak ediyorum'' dedi.
Partisinin doğru bulduğu her öneriye destek verdiğini belirten Sakık, ''Bu ülkenin İçişleri Bakanı Allah adına bu ülkeye zulmediyor ama geçen günkü gensoruya sırf bizden geldiği için destek vermediniz. Bizimle yan yana görünmekten bu kadar korkmanın anlamı yoktur. BDP, 'günde 3 kez dişler fırçalansın' dediğinde yok mu diyeceksiniz? Ülkenin selameti için Başbakan'a, AKP'ye çağrımızdır; derhal bu bakanı görevden alın, istifa etmesi gerekir'' diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, ''sataşma'' olduğu gerekçesiyle söz alarak, ''BDP milletvekillerinin şunu iyi bilmesi gerekiyor; İçişleri Bakanı, çıktı KCK'nın ne olduğunu anlattı. KCK, bir taraftan yargısını kuran, bir taraftan kendi üyelerini dahi hunharca katleden bunu da güvenlik görevlilerinin üzerine yıkan adi bir cinayet şebekesidir'' dedi.
BDP milletvekillerinin kendi özgür iradelerini kullanamadıklarını savunan Elitaş, ''Ya Kandil'den ya İmralı'dan talimat alıyorsunuz'' ifadesini kullandı.
Elitaş, bu arada, sözlerine itiraz eden CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu'ya, BDP sıralarını işaret ederek, ''sen şu sıralara geç istersen'' şeklinde tepki gösterdi. Elitaş, ''Bu nasıl parti? Herkes konuşuyor. Genel başkanları başka, milletvekilleri başka söylüyor. Tabelanıza da 'Bağımsız CHP' yazsınlar'' diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın, ''Kandil'den, İmralı'dan talimat almadan hareket etmiyorsunuz'' sözleri üzerine kürsüye çıkan BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, ''KCK konusunda bir tek mahkeme kararı olmamasına rağmen İçişleri Bakanı çıkıyor burada yargısız infaz yapıyor. Biz Kandil'den değil parti tüzük programlarımızdan, sandıklardan seçilerek geldik. Biz dükkandan almadık milletvekili belgesini'' diye konuştu. Kaplan, ''okyanus ötesinden talimat alanların kendilerine 'siz Kandilden talimat alıyorsunuz' diyemeyeceğini'' söyledi.
Kaplan, konuşması sırasında, ''kendisine laf attığını'' iddia ettiği AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner'e de ''Sen sus, bu sataşma başkanı, başka işi yok. Buraya gelen her hatibe laf yetiştiriyor'' diye tepki gösterdi.
CHP'li Erdoğdu, ''sataşma'' olduğu gerekçesiyle kürsüye gelerek, Elitaş'a hitaben, ''Nerede oturacağımı sizden öğrenecek değilim. Hakaret ettiğiniz siyasi parti ile Oslo'da yaptığınız görüşmeleri söylemek zorundayız. Habur'dakileri biz mi yaptık? Dengeli olun. Zikzaklarla ülke yönetilmez'' dedi.
Bu sözler üzerine tekrar kürsüye gelen Elitaş da ''Sayın milletvekilinin orada oturmasından mutluyum, iyi ki bizim sıralarımızda oturmuyor. Şunu iyi bilin, hiç kimseden talimat almayız Yüce Türk milletinden başka'' şeklinde konuştu.
BDP'li Sakık da tekrar kürsüye gelerek, milletvekillerinin konuşmasının engellenemeyeceğini söyledi. Sakık, ''Siz ne kadar meşruysanız KCK tutukluları da o kadar meşrudur. Halk seçtiği milletvekillerini parlamentoda görmek istiyor, siz 'hayır' diyorsunuz. Ülkeyi polis devletine dönüştürünüz. Sizin yüreğiniz anayasa değişikliği yapmaya yetmez'' ifadesini kullandı.
AK Parti'li Metiner de ''sataşma'' gerekçesiyle söz alarak, Kaplan'ın sözlerinin terbiye ile bağdaşmayacağını belirterek, ''Siyaset akademisinden bir suikastçı çıkıyor Metiner için. Siyaset akademisi terör eğitimine dönüştürülmüşse bunun hesabını sizin vermeniz gerekir'' açıklamasında bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de söz alarak, AK Parti'nin seçimlerde en fazla oyu aldığını, buna saygı duyduklarını söyledi. Bir hikaye anlatmak istediğini belirten İnce, şöyle devam etti:
'Çınar ağacının dibine su kabağı tohumu düşmüş. Sonra yağmur mevsimi başlayınca su kabağı hızla büyümüş, çınarın boyuna yetişmiş, 'ben şurada bir iki ayda geldim, seni geçtim' demiş. Çınar da buna kıs kıs gülmüş; 'yakında sonbahar geliyor hele bir kırağılar düşmeye başlasın seni göreceğim' demiş. Kış gelince su kabağı serilmiş yere, çınar dimdik ayakta. Burada 300 milletvekiliyle Anavatan vardı. Öyle bir parti kalmadı. Siz de kalmayacaksınız ama bu koca çınar burada olacak. Seçimin galibi övünmekle haklıdır. Kutluyoruz. Koca çınar da dimdik ayaktadır. Su kabağı kışı görünce başını yere eğecektir.''
Önerinin lehinde söz alan CHP Adana Milletvekili Ümit Özgümüş, AK Parti'li Metiner'in bulunduğu yeri işaret ederek, ''Allah kimseyi onun yerine düşürmesin. Kendi genel başkanına 'birikimsiz', 'çapsız' diyen birisi, konuşmaları teybe düşünce gerdan kırarak, şark dansözlüğü yaparak etrafında dolaşmaya başladı. İnsanda biraz utanma olur. Ben olsam şu direğin arkasında otururum'' ifadesini kullandı.
Bu sözler üzerine ayağa kalkarak, ''Terbiyesizlik yapıyor'' diye bağıran Elitaş'a Özgümüş, ''Terbiyeyi sizden öğrenmeyeceğim'' diye yanıt verdi.
Genel Kurula girerek, söz isteyen Metiner, ''(Allah kimseyi onun yerine koymasın) diyor. Benim yerime geçebilmesi için başkaca hasletlerinin olması gerekiyor. 'Şark dansözlüğü', 'takla atmak' gibi sözler terbiyeden yoksun. Sözlerinizin hepsini fazlasıyla size iade edebilirim ama terbiyem el vermediği için bunu yapmayacağım'' şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, grup önerisi reddedildi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, Kocaeli'nin Derince ilçesindeki tehlikeli atıkların araştırılmasına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Romanya Arasında Denizcilik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.
Tasarı üzerinde konuşan CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, ''Sözde dünya liderinin yönettiği Türkiye'de yaşıyoruz. Sözde dünya lideri ya da çakma dünya lideri. Kimden bahsettiğimi anladınız, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan'' dedi.
İngiltere'nin Türk milletvekillerine vize uyguladığını ve havaalanında üst aramasına tabi tuttuğunu ifade eden Özcan, ''Bu ülkeler milletvekillerine adam muamelesi bile yapmıyor. Sevsinler böyle dünya liderini. Uluslararası ilişkilerde karşılıklılık esası vardır, peki biz onların milletvekillerine vize uygulayabiliyor muyuz?'' diye sordu.
CHP'li Özcan, laf atan AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner'e, ''Haddini bil, terbiyesizlik yapıyorsun'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da bir milletvekilinin, milletin iradesi ile seçilmiş bir Başbakan hakkında bu sözleri söyleyemeyeceğini kaydetti.
56 ülke ile vizelerin kalktığını ifade eden Elitaş, ''Siz, 10 yıl önce bir milletvekilinin Genel Kurula başörtülü girmesine vize vermediniz; başörtülü öğrencilerine ikna odaları kurarak vize vermediniz, önce kendi meselelerinizi değerlendirin. Ama milletin kabul ettiği, dünyanın takdir ettiği bir Başbakana çakma demek, kimsenin hakkı ve haddi değildir'' dedi.
Tasarı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Karadeniz'de kirlenmenin devam ettiğini ve bu konuda gerekli ikazları yaptıklarını söyledi.
Karadeniz'e Tuna Nehri'nden gelen kirlilik daha önce ölçülmezken, şimdi ölçüm çalışmalarına başlandığını belirten Eroğlu, ''Sadece Tuna Nehri'nden gelen değil, bütün kıyılarda ölçüm yapıyoruz. 198 deniz suyu kalitesi ölçüm istasyonu kurduk'' dedi.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, tasarının kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'nin izlediği dış politikanın ne kadar doğru olduğunun önümüzdeki dönemde görüleceğini söyledi.
Çelik, ''Türkiye Cumhuriyeti ile Yeni Zelanda Hükümeti Arasında Hava Hizmetlerine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı''nın tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarılması yetkisine ilişkin soruları cevaplayan Çelik, ''KHK, alınan yetki çerçevesinde kullanılmışsa, burada söylenecek bir şeyin olduğu inancı içerisinde değilim'' dedi.
Bir MHP milletvekilinin, 'devam edin Sayın Bakan, devam edin'' sözleri üzerine Çelik, ''Devam edemeyiz, çünkü yetki 3 Kasım'da sona erdi. Hukuka bağlıyız biz'' şeklinde espri yaptı.
Milletvekillerinin itirazlarını sürdürmesi üzerine Çelik, ''Ben sizi sükunetle dinledim. Tavsiye çerçevesinde önerilerde bulundunuz. Hepsi kaydedildi. Bu yetkinin nasıl kullanıldığına bakmak gerekir. KHK'lar son derece rasyonel ve verimli kullanıldı'' diye konuştu.
Dış politikaya ilişkin soruları da yanıtlayan Çelik, ''Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin izlediği dış politikanın ne kadar ilkeli ve doğru olduğunu göreceğiz. Önemli olan, Türkiye doğrudan, haktan yana mı yanlıştan yana mı tavır almıştır'' açıklamasında bulundu.
Çelik, Türkiye'de yabancı ülkelere dönük silahlı bir eylem gücü bulunduğu yönünde herhangi bilgisi bulunmadığını söyledi.
Emeklilere dönük intibak yasasının 2013'e kalmasının parayla pulla ilgili olmadığını belirten Çelik, ''Bugüne kadar hiç nakit sorunu yaşamadık. İntibakla ilgili çalışmalarımızın boyutlarını açıkladık. Dosya bazlı bir çalışma olduğu için 2012 yılının ilk yarısında belki çalışmayı tamamlama imkanımız olacak. Yaklaşık 2,5 milyon emekliyi ilgilendiren bir süreçten bahsediyoruz. Bunun için gerekli kaynak ayrılmış durumda'' diye konuştu.
Türkiye'nin, Suriye ile ilişkilerinde ilkeli bir politika izlediğini vurgulayan Çelik, bu ülkedeki hükümetin vatandaşlarına nasıl davrandığını tüm dünyanın gördüğünü söyledi.
Çelik, bir başka soruyu yanıtlarken, ''Türk-Kürt ayrımını artık dillendirmenin çok anlamlı olmadığı inancı içindeyiz. Sınır dışındaki Kürtler akrabalarımız, komşularımızdır. Ülkemiz içindekiler de zaten vatandaşlarımızdır'' dedi.
Tasarının tümü üzerinde grubu adına söz alan CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar, Türkiye'deki havayolu taşımacılığında son dönemde artış söz konusu olduğunu ancak bu büyümenin plansız olduğunu öne sürdü. Acar, sivil havacılık teşkilatının altyapısının bu büyümenin karşılanması açısından yeterli olmadığını savundu.
AK Parti Grubu adına söz alan Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise milletvekillerinin KHK çıkarma yetkisine ilişkin eleştirilerini yanıtladı. Elitaş, ''Bizim iktidarımız dönemine kadar olan süre içerisinde tüm iktidarlar KHK kullanma yetkisini almışlardır. Biz bugüne kadar KHK'ya hiç müracaat etmedik ama seçimler münasebetiyle KHK yetkisini alınmıştır'' dedi.
Elitaş'ın ardından söz isteyen CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de KHK yetkisi istenirken ''Meclis ve Cumhurbaşkanlığı ile bir düzenleme yapılmayacak'' sözünün verildiğini ancak bu sözün yerine getirilmediğini ileri sürdü. İnce, ''Aslında, Meclis kapalı, eğer TBMM açıkken bir hükümet 34 KHK çıkarıyorsa, aslında Meclis kapalıdır, tüm milletvekilleri yok sayılmıştır. İşte 12 Eylül zihniyeti budur'' sözleriyle tepkisini dile getirdi.
* * * * * HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ * * * * *
(16.15)
Gündemdışı söz alan CHP Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu, ''Giresun Üniversitesi'deki rektör karmaşasına'' ilişkin görüşlerini paylaşmak istediğini söyledi. Üniversitenin, 17-18 aydır vekaleten yönetildiğini ifade eden Karaahmetoğlu, ''Böyle birşey başka bir üniversitede var mı? Bu siyasi keyfiyetten kaynaklanmaktır. Bu hukuksuzluğun ortadan kaldırılmasını istiyorum'' dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk de Rusya'da Ahıska Türklerinin sürgünüyle boşalan yerlere Ermenilerin yerleştirildiğini anlattı. Sürgündeki Ahıska Türklerinin acılarının giderilmesinin tek yolunun, vatanlarına geri dönüşlerinin yolunun açılması olduğunu belirten Külünk, ''Şubat 2009'da çıkarılan kanunla çifte vatandaşlık hakkı tanınarak, biraz olsun vatan hasretleri giderilmeye çalışılmıştır'' diye konuştu.
CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker de gündemdışı konuşmasında, diyabetin dünyada en yaygın hastalıklarından biri olduğunu söyledi. Hastalığın yaygınlığının çok fazla olduğunu ve Dünya Sağlık Örgütünün hastalığı, ''salgın'' derecesinde ele aldığını anlatan Şeker, hastalığın kaynağını, sac ayakları hareketsizlik ve hazır yemek olan yeni yaşam modelinden aldığını ifade etti.
Gündemdışı konuşmalara hükümet adına yanıt veren Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ise diyabet hastalığıyla mücadelede sadece Sağlık Bakanlığının çabalarının yeterli olmayacağını söyledi. Eroğlu, vatandaşların fiziksel aktivite ile koruyucu hekimlik çalışmalarını önem vermesi gerektiğini ifade etti.
Daha sonra, yerinden söz alan, CHP'li İhsan Özkes, milletvekillerinin konuşma kürsüsünün AK Parti sıralarına yakın olduğunu söyledi. Muhalefet milletvekillerinin bu nedenle, konuşma sırasında AK Parti milletvekillerinin baskısı altında kaldığını öne süren Özkes, kürsünün yerinin değiştirilmesini istedi.
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün de 12 Eylül askeri darbesiyle yüzleşilmesi gerektiğini belirterek, ''O dönemde hapishanelerde işkenceye tıbbi onay veren doktorların da araştırılması gerekiyor'' dedi.
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, CHP'li bir milletvekilinin, ''Hükümetin Suriyeli muhaliflere silah desteği sağladığı'' yönündeki iddiası üzerine, ''Bu fevkalade yanlıştır ve çirkin bir şeydir. Dış siyasetle alakalı bir konuda böyle konuşmak yanlış olmuştur. Bizim silah desteği falan verdiğimiz yok. Biz şu anda birtakım yaptırımlar bile uygulamıyoruz. Suriye'nin suyunu kesiyor muyuz? Orada insanlar yaşıyor. Biz insani açıdan olaya bakıyoruz'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, BDP'nin, aile hekimliği uygulamasının sonuçlarının değerlendirilmesi amacıyla verdiği Meclis araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurulda, BDP, Danışma Kurulunda anlaşma sağlanamaması üzerine, sağlıkta dönüşümle birlikte başlayan aile hekimliği uygulamasının sonuçlarının değerlendirilmesi amacıyla verilen Meclis araştırma önergesinin bugün görüşülmesini istedi.
Önerinin lehinde konuşan BDP Bingöl Milletvekili İdris Baluken, Türkiye'de 9,5 milyon yeşil kartlı bulunduğunu söyledi.
280 lira geliri olan bir yeşil kartlının 34 lira sigorta primi ödemek zorunda bırakıldığını, bunun dışında da hastane ve eczaneye gittiği zaman katkı payları ödediğini savunan Baluken, ''Aylık 300 lira geliri olan birisinin bu katkı paylarını ödemesi mümkün görünmüyor'' dedi.
Baluken, Bingöl'de halkın yüzde 50'den fazlasının yeşil kartlı olduğunu ve bunların çoğunun da sigorta primlerini ödeyemediklerini kaydederek, ''Sağlıkta dönüşümde balayı dönemi bitti ve milletin önüne acı reçeteler konulmaya başlandı'' iddiasında bulundu.
Önerinin aleyhinde söz alan AK Parti İstanbul Milletvekili Türkan Dağoğlu, AK Parti iktidarında sağlık sektöründe yapılan değişiklikleri anlattı.
Genel sağlık sigortası sisteminin hayata geçirildiğini belirten Dağoğlu, değişim ve dönüşümlerin har zaman zor olduğunu ancak bunun göze alınması gerektiğini vurguladı. Dağoğlu, çocukların doğar doğmaz sigortalı olduğunu ifade ederek, geçmiş yıllarda doktorluk yaptığı dönemlerde, parası olmadığı için başka hastaneye sevkettikleri çocukların yollarda öldüğünü kaydetti.
Dağoğlu, AK Parti iktidarıyla bu sorunların ortadan kalktığını, yeni doğan çocukların ölüm oranının binde 60'lardan binde 10'lara düştüğünü söyledi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, önerinin lehinde yaptığı konuşmada, sağlıkta dönüşüm projesinin, sağlığı piyasalaştırdığını öne sürdü.
Atıcı, ''Tam gün yasası getirdiniz. Yasayı biz de destekliyorduk ancak yasaya bakıyorsunuz her tarafından para ve performans fışkırıyor'' dedi.
''Aile hakimliğinin'' kulağa hoş geldiğini ancak bir çok sıkıntı yaşandığını iddia eden Atıcı, ''Bakıyorsunuz kadının kaydı başka yerde, kocanın kaydı başka yerde. Sağlıkta birinci basamağı ticarethane haline getirdiniz. Sizin sayenizde aile hekimleri işveren, sağlık kurumları işletme, hastalar da müşteri haline geldi'' diye konuştu.
CHP'li Atıcı, bir hastanın acil servislerde bekleme süresinin ortalama 2,5 saat olduğunu ileri sürerek, sağlık hizmetlerinin ücretsiz, kaliteli ve eşit olarak sunulması gerektiğini söyledi.
Atıcı, kürsüde konuşurken, AK Parti Genel Sekreteri, Ankara Milletvekili Haluk İpek yanından geçerken, ''Dövmeye gelmedi kimse beni değil mi?'' diye espri yaptı.
Önerinin aleyhinde konuşan AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Yıldırım Mehmet Ramazanoğlu da iktidarlarında sağlık sektöründe yapılanları anlattı.
112 acil servislerinin sayısının 4 kat arttırıldığını, bir muayene başına düşen hasta sayısının 4 kat azaldığını belirten Ramazanoğlu, hastalara, aile hekimliğinden sonra daha sağlıklı bir hizmet verildiğini ifade etti.
Ramazanoğlu, tam gün yasasının daha önce planlanandan daha olumlu bir şekilde getirildiğini ifade ederek, ''Hastaların memnuniyet derecesi yükseldi, bu da bizim başarımızı gösteriyor'' dedi.
Görüşmelerin ardından, BDP'nin önerisi kabul edilmedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, ''KCK, bir taraftan yargısını kuran, bir taraftan kendi üyelerini dahi hunharca katleden, bunu da güvenlik görevlilerinin üzerine yıkan adi bir cinayet şebekesidir'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, MHP'nin, narenciye üreticilerinin piyasada oluşan fiyat dalgalanmalarından korunması ve narenciye ithalatında Türkiye'nin potansiyelinin değerlendirilmesiyle ilgili sorunların tespiti, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla verilen Meclis araştırma önergesinin bugün görüşülmesi istemini içeren grup önerisi ele alındı.
MHP Mersin Milletvekili Ali Öz, öneri üzerinde söz alarak, narenciye üreticilerine desteklerin hasat mevsimi başlamadan nakit olarak verilmesi gerektiğini söyledi.
Önerinin aleyhinde söz alan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, ''Aslında bin lehte istemiştim ama böyle olunca da böylesine yerinde bir önerinin aleyhinde buraya çıkıp ne söylenecek merak ediyorum'' dedi.
Partisinin doğru bulduğu her öneriye destek verdiğini belirten Sakık, ''Bu ülkenin İçişleri Bakanı Allah adına bu ülkeye zulmediyor ama geçen günkü gensoruya sırf bizden geldiği için destek vermediniz. Bizimle yan yana görünmekten bu kadar korkmanın anlamı yoktur. BDP, 'günde 3 kez dişler fırçalansın' dediğinde yok mu diyeceksiniz? Ülkenin selameti için Başbakan'a, AKP'ye çağrımızdır; derhal bu bakanı görevden alın, istifa etmesi gerekir'' diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, ''sataşma'' olduğu gerekçesiyle söz alarak, ''BDP milletvekillerinin şunu iyi bilmesi gerekiyor; İçişleri Bakanı, çıktı KCK'nın ne olduğunu anlattı. KCK, bir taraftan yargısını kuran, bir taraftan kendi üyelerini dahi hunharca katleden bunu da güvenlik görevlilerinin üzerine yıkan adi bir cinayet şebekesidir'' dedi.
BDP milletvekillerinin kendi özgür iradelerini kullanamadıklarını savunan Elitaş, ''Ya Kandil'den ya İmralı'dan talimat alıyorsunuz'' ifadesini kullandı.
Elitaş, bu arada, sözlerine itiraz eden CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu'ya, BDP sıralarını işaret ederek, ''sen şu sıralara geç istersen'' şeklinde tepki gösterdi. Elitaş, ''Bu nasıl parti? Herkes konuşuyor. Genel başkanları başka, milletvekilleri başka söylüyor. Tabelanıza da 'Bağımsız CHP' yazsınlar'' diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın, ''Kandil'den, İmralı'dan talimat almadan hareket etmiyorsunuz'' sözleri üzerine kürsüye çıkan BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, ''KCK konusunda bir tek mahkeme kararı olmamasına rağmen İçişleri Bakanı çıkıyor burada yargısız infaz yapıyor. Biz Kandil'den değil parti tüzük programlarımızdan, sandıklardan seçilerek geldik. Biz dükkandan almadık milletvekili belgesini'' diye konuştu. Kaplan, ''okyanus ötesinden talimat alanların kendilerine 'siz Kandilden talimat alıyorsunuz' diyemeyeceğini'' söyledi.
Kaplan, konuşması sırasında, ''kendisine laf attığını'' iddia ettiği AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner'e de ''Sen sus, bu sataşma başkanı, başka işi yok. Buraya gelen her hatibe laf yetiştiriyor'' diye tepki gösterdi.
CHP'li Erdoğdu, ''sataşma'' olduğu gerekçesiyle kürsüye gelerek, Elitaş'a hitaben, ''Nerede oturacağımı sizden öğrenecek değilim. Hakaret ettiğiniz siyasi parti ile Oslo'da yaptığınız görüşmeleri söylemek zorundayız. Habur'dakileri biz mi yaptık? Dengeli olun. Zikzaklarla ülke yönetilmez'' dedi.
Bu sözler üzerine tekrar kürsüye gelen Elitaş da ''Sayın milletvekilinin orada oturmasından mutluyum, iyi ki bizim sıralarımızda oturmuyor. Şunu iyi bilin, hiç kimseden talimat almayız Yüce Türk milletinden başka'' şeklinde konuştu.
BDP'li Sakık da tekrar kürsüye gelerek, milletvekillerinin konuşmasının engellenemeyeceğini söyledi. Sakık, ''Siz ne kadar meşruysanız KCK tutukluları da o kadar meşrudur. Halk seçtiği milletvekillerini parlamentoda görmek istiyor, siz 'hayır' diyorsunuz. Ülkeyi polis devletine dönüştürünüz. Sizin yüreğiniz anayasa değişikliği yapmaya yetmez'' ifadesini kullandı.
AK Parti'li Metiner de ''sataşma'' gerekçesiyle söz alarak, Kaplan'ın sözlerinin terbiye ile bağdaşmayacağını belirterek, ''Siyaset akademisinden bir suikastçı çıkıyor Metiner için. Siyaset akademisi terör eğitimine dönüştürülmüşse bunun hesabını sizin vermeniz gerekir'' açıklamasında bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de söz alarak, AK Parti'nin seçimlerde en fazla oyu aldığını, buna saygı duyduklarını söyledi. Bir hikaye anlatmak istediğini belirten İnce, şöyle devam etti:
'Çınar ağacının dibine su kabağı tohumu düşmüş. Sonra yağmur mevsimi başlayınca su kabağı hızla büyümüş, çınarın boyuna yetişmiş, 'ben şurada bir iki ayda geldim, seni geçtim' demiş. Çınar da buna kıs kıs gülmüş; 'yakında sonbahar geliyor hele bir kırağılar düşmeye başlasın seni göreceğim' demiş. Kış gelince su kabağı serilmiş yere, çınar dimdik ayakta. Burada 300 milletvekiliyle Anavatan vardı. Öyle bir parti kalmadı. Siz de kalmayacaksınız ama bu koca çınar burada olacak. Seçimin galibi övünmekle haklıdır. Kutluyoruz. Koca çınar da dimdik ayaktadır. Su kabağı kışı görünce başını yere eğecektir.''
Önerinin lehinde söz alan CHP Adana Milletvekili Ümit Özgümüş, AK Parti'li Metiner'in bulunduğu yeri işaret ederek, ''Allah kimseyi onun yerine düşürmesin. Kendi genel başkanına 'birikimsiz', 'çapsız' diyen birisi, konuşmaları teybe düşünce gerdan kırarak, şark dansözlüğü yaparak etrafında dolaşmaya başladı. İnsanda biraz utanma olur. Ben olsam şu direğin arkasında otururum'' ifadesini kullandı.
Bu sözler üzerine ayağa kalkarak, ''Terbiyesizlik yapıyor'' diye bağıran Elitaş'a Özgümüş, ''Terbiyeyi sizden öğrenmeyeceğim'' diye yanıt verdi.
Genel Kurula girerek, söz isteyen Metiner, ''(Allah kimseyi onun yerine koymasın) diyor. Benim yerime geçebilmesi için başkaca hasletlerinin olması gerekiyor. 'Şark dansözlüğü', 'takla atmak' gibi sözler terbiyeden yoksun. Sözlerinizin hepsini fazlasıyla size iade edebilirim ama terbiyem el vermediği için bunu yapmayacağım'' şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından yapılan oylamada, grup önerisi reddedildi.
TBMM Genel Kurulunda, CHP'nin, Kocaeli'nin Derince ilçesindeki tehlikeli atıkların araştırılmasına ilişkin araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi de kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulunda, Türkiye ile Romanya Arasında Denizcilik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı kabul edildi.
Tasarı üzerinde konuşan CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, ''Sözde dünya liderinin yönettiği Türkiye'de yaşıyoruz. Sözde dünya lideri ya da çakma dünya lideri. Kimden bahsettiğimi anladınız, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan'' dedi.
İngiltere'nin Türk milletvekillerine vize uyguladığını ve havaalanında üst aramasına tabi tuttuğunu ifade eden Özcan, ''Bu ülkeler milletvekillerine adam muamelesi bile yapmıyor. Sevsinler böyle dünya liderini. Uluslararası ilişkilerde karşılıklılık esası vardır, peki biz onların milletvekillerine vize uygulayabiliyor muyuz?'' diye sordu.
CHP'li Özcan, laf atan AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner'e, ''Haddini bil, terbiyesizlik yapıyorsun'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş da bir milletvekilinin, milletin iradesi ile seçilmiş bir Başbakan hakkında bu sözleri söyleyemeyeceğini kaydetti.
56 ülke ile vizelerin kalktığını ifade eden Elitaş, ''Siz, 10 yıl önce bir milletvekilinin Genel Kurula başörtülü girmesine vize vermediniz; başörtülü öğrencilerine ikna odaları kurarak vize vermediniz, önce kendi meselelerinizi değerlendirin. Ama milletin kabul ettiği, dünyanın takdir ettiği bir Başbakana çakma demek, kimsenin hakkı ve haddi değildir'' dedi.
Tasarı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Karadeniz'de kirlenmenin devam ettiğini ve bu konuda gerekli ikazları yaptıklarını söyledi.
Karadeniz'e Tuna Nehri'nden gelen kirlilik daha önce ölçülmezken, şimdi ölçüm çalışmalarına başlandığını belirten Eroğlu, ''Sadece Tuna Nehri'nden gelen değil, bütün kıyılarda ölçüm yapıyoruz. 198 deniz suyu kalitesi ölçüm istasyonu kurduk'' dedi.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, tasarının kabul edilmesinin ardından birleşime ara verdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Türkiye'nin izlediği dış politikanın ne kadar doğru olduğunun önümüzdeki dönemde görüleceğini söyledi.
Çelik, ''Türkiye Cumhuriyeti ile Yeni Zelanda Hükümeti Arasında Hava Hizmetlerine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı''nın tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarılması yetkisine ilişkin soruları cevaplayan Çelik, ''KHK, alınan yetki çerçevesinde kullanılmışsa, burada söylenecek bir şeyin olduğu inancı içerisinde değilim'' dedi.
Bir MHP milletvekilinin, 'devam edin Sayın Bakan, devam edin'' sözleri üzerine Çelik, ''Devam edemeyiz, çünkü yetki 3 Kasım'da sona erdi. Hukuka bağlıyız biz'' şeklinde espri yaptı.
Milletvekillerinin itirazlarını sürdürmesi üzerine Çelik, ''Ben sizi sükunetle dinledim. Tavsiye çerçevesinde önerilerde bulundunuz. Hepsi kaydedildi. Bu yetkinin nasıl kullanıldığına bakmak gerekir. KHK'lar son derece rasyonel ve verimli kullanıldı'' diye konuştu.
Dış politikaya ilişkin soruları da yanıtlayan Çelik, ''Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin izlediği dış politikanın ne kadar ilkeli ve doğru olduğunu göreceğiz. Önemli olan, Türkiye doğrudan, haktan yana mı yanlıştan yana mı tavır almıştır'' açıklamasında bulundu.
Çelik, Türkiye'de yabancı ülkelere dönük silahlı bir eylem gücü bulunduğu yönünde herhangi bilgisi bulunmadığını söyledi.
Emeklilere dönük intibak yasasının 2013'e kalmasının parayla pulla ilgili olmadığını belirten Çelik, ''Bugüne kadar hiç nakit sorunu yaşamadık. İntibakla ilgili çalışmalarımızın boyutlarını açıkladık. Dosya bazlı bir çalışma olduğu için 2012 yılının ilk yarısında belki çalışmayı tamamlama imkanımız olacak. Yaklaşık 2,5 milyon emekliyi ilgilendiren bir süreçten bahsediyoruz. Bunun için gerekli kaynak ayrılmış durumda'' diye konuştu.
Türkiye'nin, Suriye ile ilişkilerinde ilkeli bir politika izlediğini vurgulayan Çelik, bu ülkedeki hükümetin vatandaşlarına nasıl davrandığını tüm dünyanın gördüğünü söyledi.
Çelik, bir başka soruyu yanıtlarken, ''Türk-Kürt ayrımını artık dillendirmenin çok anlamlı olmadığı inancı içindeyiz. Sınır dışındaki Kürtler akrabalarımız, komşularımızdır. Ülkemiz içindekiler de zaten vatandaşlarımızdır'' dedi.
Tasarının tümü üzerinde grubu adına söz alan CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar, Türkiye'deki havayolu taşımacılığında son dönemde artış söz konusu olduğunu ancak bu büyümenin plansız olduğunu öne sürdü. Acar, sivil havacılık teşkilatının altyapısının bu büyümenin karşılanması açısından yeterli olmadığını savundu.
AK Parti Grubu adına söz alan Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise milletvekillerinin KHK çıkarma yetkisine ilişkin eleştirilerini yanıtladı. Elitaş, ''Bizim iktidarımız dönemine kadar olan süre içerisinde tüm iktidarlar KHK kullanma yetkisini almışlardır. Biz bugüne kadar KHK'ya hiç müracaat etmedik ama seçimler münasebetiyle KHK yetkisini alınmıştır'' dedi.
Elitaş'ın ardından söz isteyen CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de KHK yetkisi istenirken ''Meclis ve Cumhurbaşkanlığı ile bir düzenleme yapılmayacak'' sözünün verildiğini ancak bu sözün yerine getirilmediğini ileri sürdü. İnce, ''Aslında, Meclis kapalı, eğer TBMM açıkken bir hükümet 34 KHK çıkarıyorsa, aslında Meclis kapalıdır, tüm milletvekilleri yok sayılmıştır. İşte 12 Eylül zihniyeti budur'' sözleriyle tepkisini dile getirdi.
* * * * * HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ * * * * *
(16.15)
