2010-06-08 - 15:12
BDP TBMM GRUP TOPLANTISI...
BDP eş başkanı Gültan Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, geçen hafta Silopi'de, barış için bir yürüyüş düzenlemek istediklerini, eylemden önce ilçedeki yetkililere de bilgi verdiklerini söyledi.
BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak,
''Eğer Silopi, Ankara'ya Gazze kadar yakın değilse, bu ülkede vatandaşlık
duygusunu korumak kolay olmayacaktır'' dedi.

Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, geçen hafta
Silopi'de, barış için bir yürüyüş düzenlemek istediklerini, eylemden önce
ilçedeki yetkililere de bilgi verdiklerini söyledi. Yürüyüş sırasında, BDP'nin
Şırnak milletvekilleri Sevahir Bayındır ve Hasip Kaplan ile Hakkari Milletvekili
Hamit Geylani'nin, eyleme izin vermeyen güvenlik güçleriyle konuşmak isterken
üzerlerine tazyikli su sıkıldığını belirten Kışanak, Bayındır'ın bu sırada
yaralandığı ve hastanede tedavi altına alındığını anımsattı. Kışanak, aradan bir
hafta geçmesine rağmen hükümetin olayla ilgili herhangi bir soruşturma açmadığını
söyledi.

Güvenlik güçlerinin bu müdahalesinin barışa, halk iradesine ve kadın
özgürlüğüne yönelik yapıldığını iddia eden Kışanak, olayların sorumlusunun da
hükümet olduğunu ileri sürdü. Kışanak, bütün bu olaylara rağmen yılmayacaklarını,
barıştan umutlarını kesmeyeceklerini dile getirdi.

Demokratik siyasete yönelik bu saldırıların yeni olmadığını, 20 yıldır
devam ettiğini savunan Kışanak, ''Topyekun savaş konseptinin sözcüsü o dönemin
Başbakanı Tansu Çiller'in siyasetten nasıl silindiğini hepimiz biliyoruz. Eğer
bugün Sayın Erdoğan da aynı yaklaşımla, topyekun savaş mantığıyla halkın üzerine
gelirse, kendisinin gideceği yer de benzerlerinin gideceği yerdir. Çiller,
siyaset sahnesinden silinerek, topyekun savaş konseptinin bedelini ödedi. Tayyip
Erdoğan da bunun bedelini ödeyecek'' diye konuştu.

Yerel seçimlerden zaferle çıktıklarını ancak seçimlerin ardından
hükümetin, partilerine yönelik ''siyasi darbe operasyonu'' başlattığını ileri
süren Kışanak, çok sayıda partilinin tutuklandığını söyledi. Tutuklananlarla
ilgili iddianamenin hazırlandığını ancak özellikle bekletildiğini öne süren
Kışanak, bazı arkadaşlarının bu soruşturma kapsamında yasa dışı örgüt üyeliğiyle
suçlanacağını belirtti.

Milletvekillerinin de bu iddianame kapsamında değerlendirileceği ve
fezlekelerinin yakında Meclise geleceği yönünde iddiaların bulunduğunu belirten
Kışanak, ''Bu tutum, milyonları yasa dışı örgüt üyesi ilan etmekle eşit bir
yaklaşımdır. Sayın Başbakan, Hamas ile PKK arasında paralellik kuranlara tepki
göstererek diyor ki 'ama onlar seçimle geldiler'. Peki biz seçimle gelmedik mi?
Biz sandıktan çıkmadık mı?'' diye sordu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''Gazze ile Ankara'nın kader ortağı
olduğunu, bu nedenle Gazze'de yaşananlara göz yummayacaklarını söylediğini
anımsatan Kışanak, Filistin'de yaşananlara kendilerinin de göz yummayacağını
ifade etti. Gültan Kışanak, şöyle devam etti:

''Ancak bir gerçek var. Eğer Silopi, Ankara'ya Gazze kadar yakın değilse
bu ülkede vatandaşlık duygusunu korumak, bu ülkeyi birlik ve bütünlük içinde
tutmak o kadar kolay olmayacaktır.

Dünyanın neresinde olursa olsun, insanlığa karşı işlenmiş suçların
karşısında olmak gerekiyor. Sayın Başbakan, sivil insanları katledenlerin
terörist olduğunu, bunu yapan devletin terör uygulayan devlet olduğunu söylüyor.
Sonuna kadar haklı. Peki bu ülkede son bir yılda 3 üniversite öğrencisi
öldürüldü. Bunların alınlarında terörist mi yazıyordu? Bu şiddeti uygulayan
devlete ne demeli? Eğer Filistin'deki zulmün hesabını İsrail verecekse, bizim
ülkemizde sivil, savunmasız insanlara karşı yürütülen devlet terörünün hesabını
da AKP Hükümeti verecektir.''

Gültan Kışanak, Anayasa Mahkemesinde görüşülen, 1982 Anayasası'nın Bazı
Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun'un iptaline ilişkin davaya da
değindi.

Bu konuda nasıl bir karar çıkacağını bilmediklerini, ''mahkemenin
kararıyla çok da ilgili olmadıklarını'' belirten Kışanak, mahkeme, kararını hangi
yönde verirse versin, tutumlarının değişmeyeceğini söyledi. Kışanak, ''Çünkü biz,
bu ülkede ihtiyacın böyle yamalı değil, yeni sivil bir Anayasa olduğunu
biliyoruz. Önümüzdeki referandum sürecinde de 'yeni bir anayasa isteyenler
sandığa gitmesinler' diyeceğiz.'' dedi. (15.12)