2012-10-16 - 16:38
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu başkanlığında toplandı.
Mumcu, gündeme geçmeden 3 milletvekiline Gündemdışı söz verdi.
Daha sonra AK Parti'nin çalışma saatlerini yeniden düzenleyen grup önerisi ele alındı.
Kabul edilen öneriye göre, Genel Kurul, bugün, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerin bitimine kadar çalıştı.
Genel Kurul yarın görüşmeleri yarım kalan Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısı'nın, Perşembe günü de EXPO 2016 Antalya Kanunu Tasarısı'nın bitimine kadar çalışacak.
Ayrıca, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu Tasarısı ile bazı uluslararası anlaşmalar da ön sıralara alındı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop'un Anayasa Komisyonu'ndan, AK Parti Şanlıurfa Mehmet Kasım Gülpınar'ın Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonun'dan, AK Parti Çorum Milletvekili Cahit Bağcı'nın AB Uyum Komisyonu'ndan istifa ettiklerine ilişkin yazılar Genel Kurul'da okunarak milletvekillerini bilgisine sunuldu.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler yapıldı.
CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Türkiye'de son on yılda ülke nüfusu 8 milyon artarken tarım alanlarının dramatik biçimde azaldığını belirterek, ''Tarım en istikrarsız sektör haline geldi. Çiftçi enflasyona yenildi'' dedi.
Önerge sahibi olarak söz alan CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Türkiye'de son on yılda ülke nüfusu 8 milyon artarken tarım alanlarının dramatik biçimde azaldığını söyledi. Hayvan varlığında da ciddi oranlarda azalma olduğunu belirten Demiröz, ''Tarım en istikrarsız sektör haline geldi. Çiftçi enflasyona yenildi'' diye konuştu.
AK Parti Hükümeti'nin açıkladığı 122 kuruşluk çay alım fiyatının üreticiyi açlık sınırının altına ittiğini ileri süren Demiröz, Bursa'da 2002 yılında biberin fiyatı 50 kuruş iken aynı yıl mazotun litresinin 1 lira olduğunu, 2012 yılında mazotun 4 liraya çıkmasına rağmen, biberin 30 kuruşta kaldığını ifade etti.
2011'de tarım ithalatının rekor kırdığını belirten Demiröz, son on yılda buğday ve mısır ithalatına sürekli para ödendiğini söyledi. Bu dönemde 21 milyon ton buğday ithalatı yapıldığını ve karşılığında 6 milyar dolar para ödendiğini vurgulayan Demiröz, pamukta yıllık ithalatın 1.5 milyar doları aştığını, şeker pancarında 22 milyon ton olan üretimin 16 milyon tona düştüğünü kaydetti. Tarımdaki istihdamın giderek azaldığını ifade eden Demiröz, ''Çiftçiler tarımdan kopmaktadır'' dedi.
BDP grubu adına söz alan Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, 1980'den bu yana Türkiye'ye dayatılan IMF politikalarının tarım ve hayvancılığı sürekli olumsuz etkilediğini belirterek, AK Parti hükümetleri döneminde ise tarım ve hayvancılığın bitme noktasına geldiğini iddia etti. Aksoy, ''Hiçbir dönemde çiftçi ve köylü AKP dönemindeki kadar ezilmemiştir'' diye konuştu.
Türkiye'nin birçok tarımsal üründe kendine yeterliliği olan bir ülke iken temel ürünlerde ithalatçı duruma düşürüldüğünü öne süren Aksoy, şöyle devam etti:
''25 milyon dönümde çiftçi tarım yapmaktan vazgeçmiştir. İthal edilen her ürün üreticiyi daha da yıkmıştır ve yıkmaya devam edecektir. Tarım ülkesi olan Türkiye tarihinde ilk kez saman ithal etmek zorunda kalmıştır.''
Tarım ürünlerinde parayı sadece tüccarın kazandığını öne süren Aksoy, ''Tarımda olduğu gibi hayvancılıkta da içler acısı durum söz konusu. Canlı hayvan ihracatçısı iken ithal eder hale gelinmiştir. Dünyanın en pahalı etini yiyen bir ülke olduk. Et ithalatı serbest bırakılmasına rağmen fiyatlar düşmedi. Dün kanguru getiriliyordu, bugün anguslar getiriliyor. Hükümet bu sene ithal kurbanlık getirilmeyeceğini söylüyor, ama kaçak kurbanlık var. Ayrıca yandaş tüccarlar ithal etmeye devam ediyor. Suriye'den ülkeye kaçak koyun sokuluyor. İlk kez bu Hükümet döneminde kurbanlık ithal edildi'' şeklinde konuştu.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, CHP'nin kendisi hakkında verdiği gensoru önergesiyle ilgili, ''Bir yanlış varsa sağlam delillerle bunu dile getirirsiniz. Geçen sene verdiğiniz gensoru metni de elimde, aralarında bir fark yok, aynı teraneler, aynı hikayeler ve hiçbirisi gerçeği dayanmıyor'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda CHP'nin kendisi hakkında verdiği gensoru önergesi üzerinde söz alan Eker, konuşmasına ''Bir CHP klasiği ile daha karşı karşıyayız'' diyerek başladı ve CHP'nin geçen yıl kendisi hakkında verdiği gensoru önergesini hatırlattı.
Gensorunun anayasal bir hak olduğunu ve saygıyla karşıladıklarını belirten Eker, ''Bir yanlış varsa sağlam delillerle bunu dile getirirsiniz. Geçen sene verdiğiniz gensoru metni de elimde, aralarında bir fark yok, aynı teraneler, aynı hikayeler ve hiçbirisi gerçeği dayanmıyor'' diye konuştu.
Gensoru önergesi metninde geçen ''10 yıllık hükümetinizde hayvancılık bitme noktasına geldi. Son on yılda nüfus yüzde 25 artarken, hayvan mevcudu aynı oranda azaldı, ıslah çalışmaları yetersiz kaldı'' şeklindeki ifadeleri okuyan Eker, şunları kaydetti:
''Yukarıda Allah var. Necatibey Caddesi'nde TÜİK var. Oraya kadar gidemiyorsanız, TÜİK'in bir web sitesi var, oraya girersiniz, Türkiye'nin nüfusu son 10 yılda ne kadar arttı, Türkiye'nin hayvan sayısı ne kadar arttı, bunu oradan öğrenirsiniz. Kalkıp da öyle gayri ciddi ifadelerle bunları buralardan gensorunun iddiası haline getirmek hakikaten muhalefet açısından içine düşülen durumu göstermesi bakımından sadece trajikomik değil, hazin bir durumdur.''
2002 yılında Türkiye'nin nüfusunun 66 milyon, 2011 yılında 74.7 milyon olduğunu ve artışın yüzde 25 değil, yüzde 13 olduğunu ifade eden Bakan Eker, ''Gelelim hayvan sayısına. Herkes bilir ki Türkiye'de ilk hayvan sayımı TÜİK tarafından 1984'te yapıldı. Niye 1984'ü değil de 1980'i söylüyorsun. Demek ki siz bilgiyi de saklıyorsunuz. Ama milletin bilgisi var. Kimin doğru kimin yanlış yaptığını iyi biliyor ve kararını günü geldiğinde veriyor'' şeklinde konuştu.
1984 yılında Türkiye'nin büyükbaş hayvan sayısının 12 milyon 900 bin baş olduğunu, küçükbaş hayvan varlığının da 53 milyon olduğuna dikkati çeken Eker, 1984-2002 arasında hayvan sayısının yüzde 24 azalarak, 12.9 milyondan 9.8 milyona düştüğünü belirtti. Eker, ''Ben nereden devraldım, 9.8'den. Büyükbaş sayısı yüzde 27.5 arttı, keçi sayısı yüzde 7.3 arttı. Toplam küçükbaş sayısı 31.9 milyondan 32.3 milyon başa çıktı. Şimdi bu mu bitmek, hayvancılığın bitmesi bu mu- Süt üretimi bizim iktidarımız döneminde yüzde 79.1 arttı. Et üretimi, yüzde 84.7, 421 bin tondan 777 bin tona çıktı. İnek başına süt verimi yüzde 70 arttı. Sığırda et verimi yüzde 36.4 arttı. Hayvansal hasıla 5.9 milyar dolardan 18.5 milyar dolara çıktı'' diye konuştu.
Islah çalışmalarının yetersiz olduğu iddialarının da asılsız olduğunu dile getiren Eker, suni tohumculuğu 2011 yılında 3.2 milyona çıkardıklarını ve yüzde 420'lik bir artış kaydettiklerini söyledi.
Eker, büyükbaşta kültür ırkına dönüştürme oranının 1.8 milyondan 4.8 milyona çıktığını ve 3 milyon yeni kültür ırkı sığırın Türkiye'deki hayvan popülasyonuna ilave edilmiş olduğunu belirterek, iktidara geldiklerinde bütün Türkiye'de içinde 50'den fazla büyük baş hayvan bulunan işletmenin 4 bin 300 olduğunu, 2012 yılında bu rakamın 27 bin 865 çıktığını söyledi.
Hayvanların soykütüğü ve önsoykütüğüne kayıtlı hayvan sayısının 943 binden 6.5 milyona çıktığını ifade eden Eker, önemli bir profesyonelleşme olduğunu kaydetti.
Eker, ''Türkiyede biz iktidarı devraldığımızda devlet 1 milyar 868 milyon lira tüm tarıma kredi veriyordu, bunun içinde hayvancılığa ayrılan pay bunun sadece yüzde 4.4'üydü ve bu da 83 milyon liraya tekabül ediyordu. Benim Hükümetim 2011 yılında 7 milyar 100 milyon lira destek vermiş tarıma. Bunun geçen sene 1 milyar 727 milyon lirasını sadece hayvancılığa vermişiz'' diye konuştu.
Bakan Eker, Türkiye'de hayvan ithalatının 1925'ten bu yana değişik dönemlerde yapıldığını belirterek, ilk kez AK Parti Hükümeti tarafından hayvan ithalatı gerçekleştirildiğine ilişkin iddiaların asılsız olduğunu söyledi.
Trakya bölgesinde ilk defa şap hastalığının ortadan kaldırıldığını dile getiren Eker, bunu ilk olarak AK Parti iktidarının başardığını belirtti.
CHP'li bir milletvekilinin bu kontrol tedbirlerini alırken görevini yapmakta olan bir veteriner hekimi darp etmek suretiyle görevine engel olmaya çalıştığını belirten Eker, ''Şu anda yargılanıyor. Bizim aramızdaki fark bu. Veteriner hekime görevinin başındayken saldıranları kınıyorum. Ha doktor dövmüşsünüz ha veteriner hekim dövmüşsünüz, bir fark yok. Bunun hesabını hukuk karşısında vereceğiz. Veteriner hekim 3 gün iş göremez raporu almış'' dedi.
Bu sene alınan tedbirler sayesinde artık Trakya'da da ithalata gerek kalmadığını belirten Eker, ithalatı yapılan hayvanların ihaleleriyle ilgili iddiaların gerçek dışı olduğunu söyledi.
Eker, ''Türkiye'nin tarım sektörü büyüyor. Dünyanın şu anda 7. büyük tarım ekonomisi, Avrupa'nın birinci tarım ekonomisi oldu. AK Parti sayesinde oldu'' ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, Bakan Eker'in konuşmasının ardından sataşma gerekçesiyle söz alarak, ''Anayasal bir denetim yolu olan bir yöntemle ilgili Sayın Bakan 'bir CHP klasiği, gayri ciddi ve ana muhalefetin ucuzluğu'ndan söz etti. Bizimle ucuzluk konusunda hiçbir tartışmaya girmeyin. Kendi düşürülen uçağının peşine düşemeyen, çuval olayında, Mavi Marmara olayında gerekli ciddiyeti göstermeyen ancak sağda solda gördüğü her uçan cismi indirme ciddiyetsizliği ile göz boyamaya çalışan bir zihniyetin afadı bize ciddiyet öğretemez. Komik kaçıyor, komik'' dedi.
AK Parti Grubu adına konuşan Kars Milletvekili Yunus Kılıç da AK Parti ile köylünün yolu gördüğünü ifade ederek, şu ifadeleri kullandı:
''AK Parti ile şebekeli suyu ilk defa gördü. Betonarme evleri ilk defa gördü. Tuvaleti gördü ilk defa, evin içerisinde ilk defa tuvaleti gördü. Seramik mutfakları gördü. Büyük ve modern işletmeler gördü, ufku açıldı. Traktörü ziyadesiyle gördü, her evde bir, iki tane traktör var. Köyde kanalizasyon ve köy içi parke taşı yapılarını gördü. Bütün bunları ve AK Parti'yi çıkaralım, geriye siz, açlık ve yoksulluk kalır.''
AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, gensorularla Meclis'in tıkanmasına halkın destek vermediğini söyledi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerde MHP Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin, ''Türkiye'nin bir kaçak hayvan cenneti haline geldiğini'' savundu.
Türkiye'nin Suriye politikasını eleştiren Çirkin, bu politikanın sınır illerini olumsuz yönde etkilediğini kaydederek, ''Hatay'da esnaf ve çiftçi bitmiştir'' dedi.
Hatay'ın afet bölgesi ilan edilerek sorunların çözüme kavuşturulmasını isteyen Çirkin, sıfır faizle kredi alan çiftçilerin durumunun kötü olduğunu, bu kredilerin ''ödenebilir hale getirilmesi gerektiğini'' söyledi.
13 ili ''büyükşehir'' kapsamına alan yasa tasarısının çiftçiler üzerinde çok daha fazla mağduriyetler yaratacağını savunan Çirkin, AK Parti döneminde çiftçilerin 10 kat fazla borçlandığını savundu.
''Çiftçimize de iki çift lafımız var'' ifadesini kullanan Çirkin, ''Biz burada çiftçilerin sorunlarını ifade ettikçe, Tarım Bakanı çıkıyor çiftçinin de AK Parti'ye yüzde elli oy verdiğini söylüyor. Çiftçimizden ricamız; bize boşuna nefes tükettirmeyin. Halinizden memnunsanız yolunuza devam edin'' diye konuştu.
Çirkin, ''Suriye, Ermenistan uçakları indiriyoruz, arıyoruz da İsrail'in heronlarına neden ses çıkartamıyoru?'' diye sordu.
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, bugün Türkiye'nin tarım ve hayvancılık ürünlerinde her şeyi yurt dışından getirdiğini ve karşılığında milyarlarca lira ödeme yaptığını vurguladı.
Öğüt, ''İthal hayvan, kurbanlık gelmeseydi, saman gelmeseydi, köylü, çiftçi batmasıydı, sayın bakan başbakan olsaydı, hiç umurumuzda değildi'' diye konuştu.
Cumhuriyet tarihinde ilk defa yurt dışından saman geldiğini ifade eden Öğüt, ''Sap, saman ithal eden Türkiye... Buna ne cevap vereceksiniz?'' diye sordu.
Dışarıdan saman ithal edileceğine üreticiye teşvik primi verilmesini isteyen Öğüt, ''Sayın Bakan 'ithalatı durdurduk' dediniz. Kimi kandırıyorsunuz- Çok ayıp. Bundan bir hafta önce Türkiye'ye 6 bine yakın Mersin limanından hayvan girdi. Gidip bunları tespit ettim. Firmaların ismini vermek istemiyorum. Bir aydır araştırma yapıyorum. Gensoru verdik ama gidip bunun araştırmasını da yaptık'' dedi.
AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, gensorunun altında 30 imza bulunduğunu ancak o milletvekillerinin yarısının bile Genel Kurul'da olmadığını söyledi.
Ailesinin büyük çoğunluğunun tarım ve havancılıkla uğraştığını aktaran Kılıç, ''Gensorunun gerekçesinde anlatılanlar doğru olsa Tarım Bakanı'na önce benim bağırmam lazım çünkü en çok etkilenen benim'' diye konuştu.
Tarım ve hayvancılıkta yapısal sorunların yıllardır bulunduğunu ancak bunların azalarak devam ettiğini kaydeden Kılıç, ''İşletme büyüklüklerimiz yeterli değil. Arazilerimiz çok küçük'' dedi.
Bakanlığın arazi toplulaştırma işine el attığını ifade eden Kılıç, 1961'den 2002'ye kadar 450 bin hektar, AK Parti döneminde ise 3 milyon hektar arazinin toplulaştırmasının yapıldığını anlattı.
Yem bitkisi üretiminin 4,5 milyon tondan 9 milyon tona çıktığına işaret eden Kılıç, tarımsal hasılanın da 23 milyar dolardan 63 milyar dolara yükseldiğini bildirdi.
Kılıç, tarım ve hayvancılıkta destekleme kalemlerinin artığını dile getirdi.
Türkiye'de üç domuz çiftliği bulunduğunu, bir tane ruhsatlı kesimhane olduğunu, bunların bakanlığın denetimde turistik işletmelere ürünlerini verdiklerini aktaran Kılıç, ''Et ithalatı yapıyoruz. Niye yapıyoruz- İnsanımız daha çok et yemek istiyor. Bence de yememiz lazım. Medeni toplumlarda günlük proteinin yüzde 70'i hayvansal ürünlerden sağlanır. Bu oran Türkiye'de yüzde 30'dur. Bunu artırmamız lazım. Kendi yemimizi kendimizi oluşturacağız ve ondan sonra kendimize yetecek eti üreteceğiz'' dedi.
Kılıç, gensorularla Meclis'in tıkanmasına halkın destek vermediğini sözlerine ekledi.
CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, sataşmadan söz alarak, ''Yunus Kılıç'ın 20 dakikada yaptığı konuşmayı düzeltmek için 120 dakikaya ihtiyaç var'' dedi.
Günaydın, ''Çiftçiyi iflas ettirip bir yere varamazsınız'' diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da Kılıç'a tepki gösterdi. Köylü vatandaşlardan telefonların geldiğini ve kendilerine hakaret edildiğini ifade ettiklerini belirten Vural, ''Köylü vatandaşları hakir gören bu davranışlarından dolayı, bu ifadelerinden dolayı ben de kınıyorum'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.
Gensoru önergesinin reddedilmesinin ardından, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, alının karar gereğince yarın saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
Mumcu, gündeme geçmeden 3 milletvekiline Gündemdışı söz verdi.
Daha sonra AK Parti'nin çalışma saatlerini yeniden düzenleyen grup önerisi ele alındı.
Kabul edilen öneriye göre, Genel Kurul, bugün, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehmet Mehdi Eker hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerin bitimine kadar çalıştı.
Genel Kurul yarın görüşmeleri yarım kalan Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısı'nın, Perşembe günü de EXPO 2016 Antalya Kanunu Tasarısı'nın bitimine kadar çalışacak.
Ayrıca, Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu Tasarısı ile bazı uluslararası anlaşmalar da ön sıralara alındı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Şentop'un Anayasa Komisyonu'ndan, AK Parti Şanlıurfa Mehmet Kasım Gülpınar'ın Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonun'dan, AK Parti Çorum Milletvekili Cahit Bağcı'nın AB Uyum Komisyonu'ndan istifa ettiklerine ilişkin yazılar Genel Kurul'da okunarak milletvekillerini bilgisine sunuldu.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler yapıldı.
CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Türkiye'de son on yılda ülke nüfusu 8 milyon artarken tarım alanlarının dramatik biçimde azaldığını belirterek, ''Tarım en istikrarsız sektör haline geldi. Çiftçi enflasyona yenildi'' dedi.
Önerge sahibi olarak söz alan CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Türkiye'de son on yılda ülke nüfusu 8 milyon artarken tarım alanlarının dramatik biçimde azaldığını söyledi. Hayvan varlığında da ciddi oranlarda azalma olduğunu belirten Demiröz, ''Tarım en istikrarsız sektör haline geldi. Çiftçi enflasyona yenildi'' diye konuştu.
AK Parti Hükümeti'nin açıkladığı 122 kuruşluk çay alım fiyatının üreticiyi açlık sınırının altına ittiğini ileri süren Demiröz, Bursa'da 2002 yılında biberin fiyatı 50 kuruş iken aynı yıl mazotun litresinin 1 lira olduğunu, 2012 yılında mazotun 4 liraya çıkmasına rağmen, biberin 30 kuruşta kaldığını ifade etti.
2011'de tarım ithalatının rekor kırdığını belirten Demiröz, son on yılda buğday ve mısır ithalatına sürekli para ödendiğini söyledi. Bu dönemde 21 milyon ton buğday ithalatı yapıldığını ve karşılığında 6 milyar dolar para ödendiğini vurgulayan Demiröz, pamukta yıllık ithalatın 1.5 milyar doları aştığını, şeker pancarında 22 milyon ton olan üretimin 16 milyon tona düştüğünü kaydetti. Tarımdaki istihdamın giderek azaldığını ifade eden Demiröz, ''Çiftçiler tarımdan kopmaktadır'' dedi.
BDP grubu adına söz alan Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, 1980'den bu yana Türkiye'ye dayatılan IMF politikalarının tarım ve hayvancılığı sürekli olumsuz etkilediğini belirterek, AK Parti hükümetleri döneminde ise tarım ve hayvancılığın bitme noktasına geldiğini iddia etti. Aksoy, ''Hiçbir dönemde çiftçi ve köylü AKP dönemindeki kadar ezilmemiştir'' diye konuştu.
Türkiye'nin birçok tarımsal üründe kendine yeterliliği olan bir ülke iken temel ürünlerde ithalatçı duruma düşürüldüğünü öne süren Aksoy, şöyle devam etti:
''25 milyon dönümde çiftçi tarım yapmaktan vazgeçmiştir. İthal edilen her ürün üreticiyi daha da yıkmıştır ve yıkmaya devam edecektir. Tarım ülkesi olan Türkiye tarihinde ilk kez saman ithal etmek zorunda kalmıştır.''
Tarım ürünlerinde parayı sadece tüccarın kazandığını öne süren Aksoy, ''Tarımda olduğu gibi hayvancılıkta da içler acısı durum söz konusu. Canlı hayvan ihracatçısı iken ithal eder hale gelinmiştir. Dünyanın en pahalı etini yiyen bir ülke olduk. Et ithalatı serbest bırakılmasına rağmen fiyatlar düşmedi. Dün kanguru getiriliyordu, bugün anguslar getiriliyor. Hükümet bu sene ithal kurbanlık getirilmeyeceğini söylüyor, ama kaçak kurbanlık var. Ayrıca yandaş tüccarlar ithal etmeye devam ediyor. Suriye'den ülkeye kaçak koyun sokuluyor. İlk kez bu Hükümet döneminde kurbanlık ithal edildi'' şeklinde konuştu.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, CHP'nin kendisi hakkında verdiği gensoru önergesiyle ilgili, ''Bir yanlış varsa sağlam delillerle bunu dile getirirsiniz. Geçen sene verdiğiniz gensoru metni de elimde, aralarında bir fark yok, aynı teraneler, aynı hikayeler ve hiçbirisi gerçeği dayanmıyor'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda CHP'nin kendisi hakkında verdiği gensoru önergesi üzerinde söz alan Eker, konuşmasına ''Bir CHP klasiği ile daha karşı karşıyayız'' diyerek başladı ve CHP'nin geçen yıl kendisi hakkında verdiği gensoru önergesini hatırlattı.
Gensorunun anayasal bir hak olduğunu ve saygıyla karşıladıklarını belirten Eker, ''Bir yanlış varsa sağlam delillerle bunu dile getirirsiniz. Geçen sene verdiğiniz gensoru metni de elimde, aralarında bir fark yok, aynı teraneler, aynı hikayeler ve hiçbirisi gerçeği dayanmıyor'' diye konuştu.
Gensoru önergesi metninde geçen ''10 yıllık hükümetinizde hayvancılık bitme noktasına geldi. Son on yılda nüfus yüzde 25 artarken, hayvan mevcudu aynı oranda azaldı, ıslah çalışmaları yetersiz kaldı'' şeklindeki ifadeleri okuyan Eker, şunları kaydetti:
''Yukarıda Allah var. Necatibey Caddesi'nde TÜİK var. Oraya kadar gidemiyorsanız, TÜİK'in bir web sitesi var, oraya girersiniz, Türkiye'nin nüfusu son 10 yılda ne kadar arttı, Türkiye'nin hayvan sayısı ne kadar arttı, bunu oradan öğrenirsiniz. Kalkıp da öyle gayri ciddi ifadelerle bunları buralardan gensorunun iddiası haline getirmek hakikaten muhalefet açısından içine düşülen durumu göstermesi bakımından sadece trajikomik değil, hazin bir durumdur.''
2002 yılında Türkiye'nin nüfusunun 66 milyon, 2011 yılında 74.7 milyon olduğunu ve artışın yüzde 25 değil, yüzde 13 olduğunu ifade eden Bakan Eker, ''Gelelim hayvan sayısına. Herkes bilir ki Türkiye'de ilk hayvan sayımı TÜİK tarafından 1984'te yapıldı. Niye 1984'ü değil de 1980'i söylüyorsun. Demek ki siz bilgiyi de saklıyorsunuz. Ama milletin bilgisi var. Kimin doğru kimin yanlış yaptığını iyi biliyor ve kararını günü geldiğinde veriyor'' şeklinde konuştu.
1984 yılında Türkiye'nin büyükbaş hayvan sayısının 12 milyon 900 bin baş olduğunu, küçükbaş hayvan varlığının da 53 milyon olduğuna dikkati çeken Eker, 1984-2002 arasında hayvan sayısının yüzde 24 azalarak, 12.9 milyondan 9.8 milyona düştüğünü belirtti. Eker, ''Ben nereden devraldım, 9.8'den. Büyükbaş sayısı yüzde 27.5 arttı, keçi sayısı yüzde 7.3 arttı. Toplam küçükbaş sayısı 31.9 milyondan 32.3 milyon başa çıktı. Şimdi bu mu bitmek, hayvancılığın bitmesi bu mu- Süt üretimi bizim iktidarımız döneminde yüzde 79.1 arttı. Et üretimi, yüzde 84.7, 421 bin tondan 777 bin tona çıktı. İnek başına süt verimi yüzde 70 arttı. Sığırda et verimi yüzde 36.4 arttı. Hayvansal hasıla 5.9 milyar dolardan 18.5 milyar dolara çıktı'' diye konuştu.
Islah çalışmalarının yetersiz olduğu iddialarının da asılsız olduğunu dile getiren Eker, suni tohumculuğu 2011 yılında 3.2 milyona çıkardıklarını ve yüzde 420'lik bir artış kaydettiklerini söyledi.
Eker, büyükbaşta kültür ırkına dönüştürme oranının 1.8 milyondan 4.8 milyona çıktığını ve 3 milyon yeni kültür ırkı sığırın Türkiye'deki hayvan popülasyonuna ilave edilmiş olduğunu belirterek, iktidara geldiklerinde bütün Türkiye'de içinde 50'den fazla büyük baş hayvan bulunan işletmenin 4 bin 300 olduğunu, 2012 yılında bu rakamın 27 bin 865 çıktığını söyledi.
Hayvanların soykütüğü ve önsoykütüğüne kayıtlı hayvan sayısının 943 binden 6.5 milyona çıktığını ifade eden Eker, önemli bir profesyonelleşme olduğunu kaydetti.
Eker, ''Türkiyede biz iktidarı devraldığımızda devlet 1 milyar 868 milyon lira tüm tarıma kredi veriyordu, bunun içinde hayvancılığa ayrılan pay bunun sadece yüzde 4.4'üydü ve bu da 83 milyon liraya tekabül ediyordu. Benim Hükümetim 2011 yılında 7 milyar 100 milyon lira destek vermiş tarıma. Bunun geçen sene 1 milyar 727 milyon lirasını sadece hayvancılığa vermişiz'' diye konuştu.
Bakan Eker, Türkiye'de hayvan ithalatının 1925'ten bu yana değişik dönemlerde yapıldığını belirterek, ilk kez AK Parti Hükümeti tarafından hayvan ithalatı gerçekleştirildiğine ilişkin iddiaların asılsız olduğunu söyledi.
Trakya bölgesinde ilk defa şap hastalığının ortadan kaldırıldığını dile getiren Eker, bunu ilk olarak AK Parti iktidarının başardığını belirtti.
CHP'li bir milletvekilinin bu kontrol tedbirlerini alırken görevini yapmakta olan bir veteriner hekimi darp etmek suretiyle görevine engel olmaya çalıştığını belirten Eker, ''Şu anda yargılanıyor. Bizim aramızdaki fark bu. Veteriner hekime görevinin başındayken saldıranları kınıyorum. Ha doktor dövmüşsünüz ha veteriner hekim dövmüşsünüz, bir fark yok. Bunun hesabını hukuk karşısında vereceğiz. Veteriner hekim 3 gün iş göremez raporu almış'' dedi.
Bu sene alınan tedbirler sayesinde artık Trakya'da da ithalata gerek kalmadığını belirten Eker, ithalatı yapılan hayvanların ihaleleriyle ilgili iddiaların gerçek dışı olduğunu söyledi.
Eker, ''Türkiye'nin tarım sektörü büyüyor. Dünyanın şu anda 7. büyük tarım ekonomisi, Avrupa'nın birinci tarım ekonomisi oldu. AK Parti sayesinde oldu'' ifadesini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, Bakan Eker'in konuşmasının ardından sataşma gerekçesiyle söz alarak, ''Anayasal bir denetim yolu olan bir yöntemle ilgili Sayın Bakan 'bir CHP klasiği, gayri ciddi ve ana muhalefetin ucuzluğu'ndan söz etti. Bizimle ucuzluk konusunda hiçbir tartışmaya girmeyin. Kendi düşürülen uçağının peşine düşemeyen, çuval olayında, Mavi Marmara olayında gerekli ciddiyeti göstermeyen ancak sağda solda gördüğü her uçan cismi indirme ciddiyetsizliği ile göz boyamaya çalışan bir zihniyetin afadı bize ciddiyet öğretemez. Komik kaçıyor, komik'' dedi.
AK Parti Grubu adına konuşan Kars Milletvekili Yunus Kılıç da AK Parti ile köylünün yolu gördüğünü ifade ederek, şu ifadeleri kullandı:
''AK Parti ile şebekeli suyu ilk defa gördü. Betonarme evleri ilk defa gördü. Tuvaleti gördü ilk defa, evin içerisinde ilk defa tuvaleti gördü. Seramik mutfakları gördü. Büyük ve modern işletmeler gördü, ufku açıldı. Traktörü ziyadesiyle gördü, her evde bir, iki tane traktör var. Köyde kanalizasyon ve köy içi parke taşı yapılarını gördü. Bütün bunları ve AK Parti'yi çıkaralım, geriye siz, açlık ve yoksulluk kalır.''
AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, gensorularla Meclis'in tıkanmasına halkın destek vermediğini söyledi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmelerde MHP Grubu adına söz alan Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin, ''Türkiye'nin bir kaçak hayvan cenneti haline geldiğini'' savundu.
Türkiye'nin Suriye politikasını eleştiren Çirkin, bu politikanın sınır illerini olumsuz yönde etkilediğini kaydederek, ''Hatay'da esnaf ve çiftçi bitmiştir'' dedi.
Hatay'ın afet bölgesi ilan edilerek sorunların çözüme kavuşturulmasını isteyen Çirkin, sıfır faizle kredi alan çiftçilerin durumunun kötü olduğunu, bu kredilerin ''ödenebilir hale getirilmesi gerektiğini'' söyledi.
13 ili ''büyükşehir'' kapsamına alan yasa tasarısının çiftçiler üzerinde çok daha fazla mağduriyetler yaratacağını savunan Çirkin, AK Parti döneminde çiftçilerin 10 kat fazla borçlandığını savundu.
''Çiftçimize de iki çift lafımız var'' ifadesini kullanan Çirkin, ''Biz burada çiftçilerin sorunlarını ifade ettikçe, Tarım Bakanı çıkıyor çiftçinin de AK Parti'ye yüzde elli oy verdiğini söylüyor. Çiftçimizden ricamız; bize boşuna nefes tükettirmeyin. Halinizden memnunsanız yolunuza devam edin'' diye konuştu.
Çirkin, ''Suriye, Ermenistan uçakları indiriyoruz, arıyoruz da İsrail'in heronlarına neden ses çıkartamıyoru?'' diye sordu.
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, bugün Türkiye'nin tarım ve hayvancılık ürünlerinde her şeyi yurt dışından getirdiğini ve karşılığında milyarlarca lira ödeme yaptığını vurguladı.
Öğüt, ''İthal hayvan, kurbanlık gelmeseydi, saman gelmeseydi, köylü, çiftçi batmasıydı, sayın bakan başbakan olsaydı, hiç umurumuzda değildi'' diye konuştu.
Cumhuriyet tarihinde ilk defa yurt dışından saman geldiğini ifade eden Öğüt, ''Sap, saman ithal eden Türkiye... Buna ne cevap vereceksiniz?'' diye sordu.
Dışarıdan saman ithal edileceğine üreticiye teşvik primi verilmesini isteyen Öğüt, ''Sayın Bakan 'ithalatı durdurduk' dediniz. Kimi kandırıyorsunuz- Çok ayıp. Bundan bir hafta önce Türkiye'ye 6 bine yakın Mersin limanından hayvan girdi. Gidip bunları tespit ettim. Firmaların ismini vermek istemiyorum. Bir aydır araştırma yapıyorum. Gensoru verdik ama gidip bunun araştırmasını da yaptık'' dedi.
AK Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç, gensorunun altında 30 imza bulunduğunu ancak o milletvekillerinin yarısının bile Genel Kurul'da olmadığını söyledi.
Ailesinin büyük çoğunluğunun tarım ve havancılıkla uğraştığını aktaran Kılıç, ''Gensorunun gerekçesinde anlatılanlar doğru olsa Tarım Bakanı'na önce benim bağırmam lazım çünkü en çok etkilenen benim'' diye konuştu.
Tarım ve hayvancılıkta yapısal sorunların yıllardır bulunduğunu ancak bunların azalarak devam ettiğini kaydeden Kılıç, ''İşletme büyüklüklerimiz yeterli değil. Arazilerimiz çok küçük'' dedi.
Bakanlığın arazi toplulaştırma işine el attığını ifade eden Kılıç, 1961'den 2002'ye kadar 450 bin hektar, AK Parti döneminde ise 3 milyon hektar arazinin toplulaştırmasının yapıldığını anlattı.
Yem bitkisi üretiminin 4,5 milyon tondan 9 milyon tona çıktığına işaret eden Kılıç, tarımsal hasılanın da 23 milyar dolardan 63 milyar dolara yükseldiğini bildirdi.
Kılıç, tarım ve hayvancılıkta destekleme kalemlerinin artığını dile getirdi.
Türkiye'de üç domuz çiftliği bulunduğunu, bir tane ruhsatlı kesimhane olduğunu, bunların bakanlığın denetimde turistik işletmelere ürünlerini verdiklerini aktaran Kılıç, ''Et ithalatı yapıyoruz. Niye yapıyoruz- İnsanımız daha çok et yemek istiyor. Bence de yememiz lazım. Medeni toplumlarda günlük proteinin yüzde 70'i hayvansal ürünlerden sağlanır. Bu oran Türkiye'de yüzde 30'dur. Bunu artırmamız lazım. Kendi yemimizi kendimizi oluşturacağız ve ondan sonra kendimize yetecek eti üreteceğiz'' dedi.
Kılıç, gensorularla Meclis'in tıkanmasına halkın destek vermediğini sözlerine ekledi.
CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın, sataşmadan söz alarak, ''Yunus Kılıç'ın 20 dakikada yaptığı konuşmayı düzeltmek için 120 dakikaya ihtiyaç var'' dedi.
Günaydın, ''Çiftçiyi iflas ettirip bir yere varamazsınız'' diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da Kılıç'a tepki gösterdi. Köylü vatandaşlardan telefonların geldiğini ve kendilerine hakaret edildiğini ifade ettiklerini belirten Vural, ''Köylü vatandaşları hakir gören bu davranışlarından dolayı, bu ifadelerinden dolayı ben de kınıyorum'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.
Gensoru önergesinin reddedilmesinin ardından, TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, alının karar gereğince yarın saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
