2007-11-19 - 15:55
''YASAMA SÜRECİNE SİVİL TOPLUMUN KATILIMI'' PANELİ...
TBMM Genel Sekreterliği ile Yasama Derneğinin ortaklaşa düzenlediği ''Yasama Sürecine Sivil Katılım: Bir Sistem Arayışı'' konulu panelde konuşan, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, yasama sürecine katılımda sadece sivil toplum örgütlerinin değil, muhalefet partilerinin de sorun yaşadığını söyledi.
TBMM Genel Sekreterliği ile Yasama Derneğinin ortaklaşa düzenlediği
''Yasama Sürecine Sivil Katılım: Bir Sistem Arayışı'' konulu panelde,
sivil toplum örgütleri temsilcileri, yasama sürecine katılımda
yaşadıkları sorunlar ile bunlara yönelik çözüm önerilerini dile
getirdiler.
Panelin öğleden sonraki oturumunda söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay
Vural, sivil toplum örgütlerinin yasama sürecine katılımının önemine
dikkati çekerek, Meclisteki muhalefet partilerinin de yasama sürecine
katılımının gerçek manada sorgulanması gerektiğini bildirdi.
İktidar partisinin elinde bulundurduğu çoğunluk nedeniyle, yasa
görüşmelerinde muhalefet partilerinin katılımını kısıtladığını öne süren
Vural, ''Sadece sivil toplum değil, muhalefet partilerinin de yasama
sürecine katılımında sorunlar var'' dedi.
MHP Grup Başkanvekili Vural, anayasa değişikliği çalışmalarına da
değinerek, çalışmaların mutlaka bir siyasi partiye atfedilmeden, Meclis
zeminine taşınması gerektiğini kaydetti. Oktay Vural, hazırlık sürecinin
Meclis dışına taşınmaması gerektiğini belirtti.

-''SİVİL TOPLUM AJANDASINI YENİLEMELİ''-

Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Başkanı Şenal Sarıhan da toplantıya
çok az sayıda sivil toplum kuruluşunun davet edilmesini eleştirerek,
Meclis Başkanlığının sivil toplum ajandasını yenilemesi gerektiğini
bildirdi.
''Bu toplantı, anayasa tartışmalarından mı kaynaklanarak yapılıyor? Eğer
öyleyse olumlu bir gelişme'' diyen Sarıhan, anayasa değişikliği
tartışmalarının, iktidar partisine mal edilmesinin yanlış olacağını
vurguladı. Anayasa değişikliği çalışmaları üzerinde sivil toplum
örgütlerinin ciddiyetle durması gerektiğini ifade eden Sarıhan,
yasaların, mutfak aşamasında, sivil toplumun görüşleri alındıktan
hazırlanması gerektiğini vurguladı.
Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Genel Başkanı Birtan Gökyay ise
''Sivil'' demenin asker karşıtı anlamına gelmediğini belirterek, ''Sivil
demek, uygar olmak demektir. Sivillik, asker karşıtlığı anlamında
kullanılmamalıdır. Ordu bizim baş tacımızdır'' diye konuştu.

-''KİMSE KADINLARA BİR ŞEY SORMUYOR''-

Panelin açılış konuşmacılarının erkeklerden oluşmasını da eleştiren
Gökyay, kadın-erkek eşitliğinin, demokrasinin ''olmazsa olmaz koşulu''
olduğunu söyledi. TBMM'de mutlaka kadın-erkek eşitliği komisyonunun
kurulması gerektiğini ifade eden Gökyay, ''Sürekli Uganda örneği
verildiği için biz, Uganda'dan iki milletvekili davet ettik. Uganda bile
anayasasına kadın milletvekili kotasını yüzde 30 olarak koymayı
başarmıştır. Türkiye, Uganda'nın örnek gösterileceği düzeye
getirilmelidir'' dedi.
İris Eşitlik Gözlem Gurubu Dönem Sözcüsü Nuran Bayer ise demokrasinin
özünde, kadın-erkek eşitliğinin yattığını söyledi.
Bugüne kadar yasa çalışmaları sırasında hiçbir komisyonun kendilerini
davet etmediğini, kadın örgütlerinin kendi çabalarıyla bu sürece entegre
olmaya çalıştığını anlatan Bayer, ''Anayasa değişikliği çalışmalarında
kimse kadınlara bir şey sormuyor'' eleştirisinde bulundu.
Türkiye'de kadın-erkek eşitliği komisyonunun bulunmamasının büyük bir
eksiklik olduğunu da dile getiren Bayer, gelişmiş ülkeler
parlamentolarında bu komisyonların yanında, toplumsal cinsiyet gözlem
bürolarının bulunduğunu da belirtti. Bayer, ''Hiç olmazsa bu çatı
altında da bu tür bir gözlem büroları oluşturulmalı'' diye konuştu.

-''ÖNERİLER CİDDİYE ALINMALI''-

TEMA Uzmanı Mahir Gürbüz de bugüne kadar birçok komisyona katıldığını ve
vakfın görüşlerini aktardığını söyledi. TBMM ihtisas komisyonlarının
sivil toplum örgütlerinin görüşlerini ciddiye alması ve mutlaka
değerlendirmesi gerektiğini ifade eden Gürbüz, şöyle dedi:
''Yasa tasarılarının yanında yasa tekliflerinin hazırlanmasına da
STK'ların katılımı sağlanmalı. STK'ların etkinlikleri mutlaka kontrol
edilmeli, bu konuda niteliksel ayrım yapılmalı. İlgi alanlarına göre
komisyonlar STK'ları değerlendirmeli. Komisyon başkanları STK'lara eşit
davranmalı. Bazı başkanlar, STK'ların saygınlığını giderecek tarzda
davranışlarda bulunuyor. Ben birçok komisyonda sözlü saldırılara maruz
kaldım. Komisyon başkanları, STK'ların amiri değildir. Ayrıca
komisyonların STK'lara ilgi alanlarına göre yönerge göndermelidir.
STK'ların görüşleri yazılı olarak alınmalıdır.''
Söz alan diğer sivil toplum kuruluşu temsilcileri de görüş ve
önerilerini dile getirdiler.

TBMM Genel Sekreterliği ile Yasama
Derneğinin ortaklaşa düzenlediği ''Yasama Sürecine Sivil Katılım: Bir
Sistem Arayışı'' konulu panelde, sivil toplum örgütleri, yasama sürecine
katılıma ilişkin görüş ve önerilerini dile getirdiler.
Düşünce Suçlarına Karşı Girişim Grubu Sözcüsü Şanar Yurdatapan, meslek
kuruluşlarının sivil toplum örgütü olarak tanıtılmasını eleştirerek,
STK'ları, devlet dışı organizasyonlar olarak tanımladı. Yurdatapan,
''Valiler sivil kıyafetlidir, ama sivil değildir, devlet memurudur. Buna
karşılık sünnet çocuğu üniforma giyer ama sivildir'' dedi.
Başbakanlığa, TCK ve diğer kanunlarla ilgili davet edilmediklerini
kaydeden Yurdatapan, ''(Biz STK'lardan görüş aldık) deniliyor, ancak
konuştuğum STK'ların hiçbiri, 'Bizim görüşümüz istenmedi' diyorlar''
şeklinde konuştu.
Yurdatapan, Meclisin 23. Döneminin çok farklı olduğunu kaydederek, AK
Parti'nin içinde farklı sesler bulunmasının önemli olduğunu dile getirdi.

-''YASA DİLİ, YAŞAM DİLİNE DÖNÜŞMELİ''-

Ayrımcılığa Karşı Kadın Derneği (AK-Der) Sözcüsü Ayşe Bayram da 2002
yılından sonra kanunlarda, kadınlar lehine önemli değişiklikler
yapılmasına karşın, bunların hayata geçirilmediğini savundu.
Yargıtay'da son alınan kararları buna örnek gösteren Bayram, yasa
dilinin yaşam diline dönüşmesi gerektiğini bildirdi.
Türkiye Özel Okullar Derneği Genel Başkanı Rüstem Eyüboğlu da Türkiye'de
yaşanan sorunların altında eğitimin yattığını söyledi. Son 3-5 yıldır,
Milli Eğitim Bakanlığına bütçeden ayrılan payın arttığını, bunun
sevindirici bir gelişme olduğunu ifade eden Eyüboğlu, ''Türk eğitim
sistemini felç eden 2 tane sınav var. Bunlardan biri OKS, diğeri
ÖSS'dir. Sayın Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, OKS'nin
kaldırılacağını açıkladı. Türkiye bu sınavlardan mutlaka kurtarılmalı''
diye konuştu.
Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD) Başkanı Hıdır Göktaş da PMD'nin
meslek örgütü olmasına rağmen parlamentoda önemli bir işlevi yerine
getirdiğini belirterek, ''Komisyondaki yasama faaliyetleri, hem sivil
toplum örgütlerinin, hem de muhalefet milletvekillerinin katılımı
açısından uzun tutulmalı'' dedi.
Yasa tasarı ve tekliflerinin, yeterli olgunluğa ulaşmadan TBMM Genel
Kurulunda görüşüldüğünü savunan Göktaş, bu durumun yasanın özünü
zedelediğini söyledi.