CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'ye yeni ve ahlaklı bir siyaset anlayışı getireceklerini söyledi.
Kadınların temiz siyasetin öncülüğünü yapacağını ifade eden Kılıçdaroğlu, şeker pancarı ve fındık üreticisinin sorunlarını anlattı, fındık alım fiyatlarının düşüklüğü gerekçesiyle iktidarı eleştirdi.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na yönelik değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Bölgedeki ayrılan egemen güçleri görüyorsunuz, oradaki boşluğu da görüyorsunuz. O boşluk içerisinde Türkiye gücünü, çabasını göstermek zorundadır. Endişemiz neydi? İran'dı. Acaba İran'la bir yakınlaşma, bir ayrışma olabilir mi? diye. İran'la da sorun olmayınca evet bu bölgede Türkiye dominant bir güç olmak zorundadır. Güçlü olmak zorundadır."
Türkiye'nin kendini sınırlarının içine hapsedemeyeceğini, bölge halklarının aynı kültür ve inançlara sahip olduğunu, farklı mezheplerden olsa da aynı kültürü yaşadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Keşke bizim dizi filmlerimizin bir bölümü Şam'da, bir bölümü Mekke'de, bir bölümü Azerbaycan'da, bir bölümü Özbekistan'da, bir bölümü Balkanlar'da çekilse. Biz bütün bu coğrafyada söz sahibi olmak zorundayız. Bölgesel güç olmazsanız ezilirsiniz, yok olursunuz." dedi.
Dünyanın yeni bir düzene doğru ilerlediğini ve bunun ne olduğunun önemini anlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Asker gönderecekmiş. Hayır efendim öyle bir şey yok. Biz bunu sorarız, soruştururuz, bakarız. Yemen yetkilileriyle de görüştüm, Yemenli bakanla da görüştüm. Onlara da söyledim, 'Mekke Anlaşması için Türkiye oraya geliyorsa o bölgede barışı sağlamak için geliyordur, bundan emin olun.' dedim. O bölgede huzuru sağlamak için geliyordur. O nedenle dünyayı bilmeyen, dünyadaki gelişmeleri bilmeyen, yeni dünya düzenini bilmeyen, teknolojideki gelişmelerin yeni dünya düzeninin nasıl etkilediğini bilmeyenler kafadan konuşuyorlar. Vay efendim oraya asker gidecek. Kardeşim biz asker mi gönderdik? Hayır. Sözleşmede asker mi var? Hayır. Biz oturduk, belli konularda muhalefetimiz var onu da söyledik, tutanaklara geçirdik ama büyük resmi görmeden, yeni dünya düzenini görmeden ve bu yeni dünya düzeni içinde Türkiye'nin etkili bir devlet olması gerektiğini düşünmeyen bizi anlayamaz."
- "Millet gerçeği görsün"
Fon soruşturmalarına da değinen Kılıçdaroğlu, "Kirli siyasetçilerle, kirli bürokratlar el ele verdiler, devletin kurumlarından vatandaşı soydular. Fon vurgunun özeti budur." dedi.
Yaşananları "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bugüne kadar gördüğü en büyük vurgun" şeklinde tanımlayan Kılıçdaroğlu, iktidarın, küçük yatırımcıların paralarının 1 milyon liraya kadar olan kısmının ödenmesi konusunda verdiği sözü tutmadığını anlattı.
Haksız kazanç elde ettiği belirtilen isimlerin açıklanmamasına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Hırsızların, vurguncuların listesini niye açıklamazsın? Ya işbirliği yapmışsın açıklamıyorsun veya açıklarsan büyük kıyamet kopacak. Kopsun kardeşim! Millet gerçeği görsün. Hırsızlığı kim yaptı? Vurgunu kim yaptı, görsün. Bunu görmek, bilmek zorundayız. Devlet saydam olmak zorundadır vatandaşına karşı. Biz sana demiyoruz ki devletin sırlarını açıkla. Çalanların kimliğini açıkla diyoruz kardeşim, devletin sırrını değil."
Kemal Kılıçdaroğlu, yolsuzluğa bulaşanların hesap vermesi gerektiğini vurgulayarak, "Fon vurgununu yapanların ne kimliğine ne partisine ne bulunduğu yere bakılmaksızın hepsinin listelerinin açıklanması ve bunların örgütlü suç kapsamında yargılanması lazım." dedi.
"Siyasi Ahlak Kanunu"nun çıkarılması çağrısını da yineleyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Eğer bir belediye başkanı yolsuzluk yapmışsa sakın ama sakın CHP logosunu kullanmasın, 'CHP'liyim.' demesin. Derhal istifa etsin. Gideceği yer bellidir. Bize, halkı için çalışan, 5 kuruşa tenezzül etmeyen onurlu insanlar lazım. Siyaset kirlilikten arınırsa hepimiz kazanacağız."
