2008-01-26 - 14:00
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonunun (TÜGİK) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde gerçekleştirilen 2. Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına katıldı.
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonunun (TÜGİK) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde gerçekleştirilen 2. Olağanüstü Genel Kurul Toplantısına katıldı.
Toptan, toplantıya gelişinde gazetecilerin türban tartışmalarına ilişkin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin Sabih Kanadoğlu'nun baş örtüsü konusunun parti kapatma nedeni olabileceğini söylediğini hatırlatması üzerine, ''Türbanla ilgili yorum yapmayacağım, daha önce söyledim'' dedi.
''Siz, (Kararlarıyla konuşurlar) demiştiniz'' diyen bir gazetecinin, bu anlamda yargı mensuplarının konuşmasının devam etmesiyle ilgili düşüncelerini sorması üzerine Toptan, ''Konuşabilir, Türkiye fikir özgürlüğü olan bir ülke. Herkes düşüncesini söyleyebilir, bundan daha da doğal bir şey olamaz'' dedi.
Toptan, ''Kılık kıyafet tanımı net bir şekilde anayasada olmalı mı?'' sorusu üzerine de bu konuda düşüncelerini hep söylediğini ifade ederek, bir yorum yapmak istemediğini kaydetti.
TOPTAN: ''TÜRKİYE, KRİZLERDEN İSTİKRARA GEÇMENİN, İSTİKRARLI DÖNEMDE EKONOMİK VE SOSYAL ALANDA ÇOK ÖNEMLİ BAŞARILARA İMZA ATMANIN ÖNEMLİ BİR ÖRNEĞİNİ DÜNYAYA GÖSTERMİŞ BİR ÜLKEDİR''
Meclis Başkanı Toptan, Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonunun (TÜGİK) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde gerçekleştirilen 2. Olağanüstü Genel Kurulundaki, konuşmasına, ''Türkiye, krizlerden istikrara geçmenin, istikrarlı dönemde ekonomik ve sosyal alanda çok önemli başarılara imza atmanın önemli bir örneğini dünyaya göstermiş bir ülkedir'' diyerek başladı.
İstikrarın önemini vurgulayan Toptan, istikrarsız dönemlerde en büyük bozulmanın ekonomik göstergelerde ve sosyal alanda olduğunun yaşanarak, görüldüğünü ifade etti.
Dünyayı etkisi altına alan küresel krizin ABD'de başlayıp, orada bitmediğini belirten Toptan, ''Dünya ekonomisinin yüzde 30'una hükmeden Amerika'daki bu ekonomik krizin, bizi çok yakından ilgilendiren Avrupa'yı etkilememesi, Avrupa'daki etkinin de bize yansımaması elbette söz konusu değil'' dedi.
Hükümet ve özel sektörün, Türkiye'deki bu istikrar ortamından yararlanarak, krizin etkilerinin en az yansıyacağı tedbirleri alması gerektiğini dile getiren Toptan, bu tür küresel krizlerin ekonomisi dinamik, belli bir kalkınma ivmesi ve hızı yakalamış ve gelişmekte olan ülkeler için fırsata da dönüştürülebileceğini söyledi.
Türkiye'nin bunun için gerekli siyasi altyapısının olduğunu ifade eden Toptan, ''Geçen dönemde birtakım temel ekonomik parametrelerde elde ettiğimiz başarıların olduğunu biliyoruz. Yapılacak iş bu başarılı parametreler üzerine yeni bir Türkiye'yi inşa etmek ve daha ileriye, daha büyük hedeflere varmamızı sağlayacak atılımları hep beraber yapmanın sihirli reçetesini bulmaktır'' diye konuştu.
TÜRK İŞ ADAMLARI DÜNYANIN HER YERİNDE...
Türk iş adamlarının dünyanın her tarafında yatırım yaptığını ve dünyanın her tarafından Türkiye'ye yatırımcı getirme becerisini gösterdiğini kaydeden Toptan, şöyle devam etti:
''İstikrarlı bir ülke olmazsak bunu başaramayız. Bu nedenle önümüzdeki kriz döneminde de bu havadan yararlanarak, ülkemize getireceğimiz yatırımcıyla Türkiye'nin çok önemli sorunlarının başında gelen istihdama ciddi bir alt yapı temin edeceğimiz gerçeği ortaya çıkmaktadır.
Bütün eleştirilerimize rağmen bardağın dolu tarafına baktığımız zaman, gelecek vizyonumuzun dayandığı çok önemli bir varlığımızın da olduğunu kabul etmek durumundayız. Dünyanın en büyük 17., Avrupa'nın 6. ekonomisiyiz. Bunu başarabilen Türk insanının inancıyla, hırsıyla bu çıtayı daha yukarılara çekmek ve Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023'te dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelmesi bence hayal değildir. Yeter ki bunun için inanç sahibi olalım, birbirimize güvenelim, birbirimize hoş görüyle bakalım, tartışmaları birbirimizi kırmadan, dökmeden ve o güven duygusunu zedelemeden yapalım.Bizim gibi dinamik, hareketli, vizyonu büyük, ekonomisini ve özgürlük alanını genişletmeye çalışan ülkelerde bu tür tartışmaları şayet belli bir çizgide tutabilir, hoşgörü ortamında tutabilirsek bunlardan yararlı sonuçlarda çıkarabiliriz.''
Parlamentonun bu anlayış içinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Toptan, pek çok konuda iktidar ve muhalefetin el birliği içinde Türkiye'nin sorunlarını aşmaya çalıştığını, bu durumu bundan sonraki süreçte de çalışmalara olabildiğince yüksek oranda yansıtarak, gerçekleştirme gayreti içinde olacaklarını kaydetti.
Parlamentonun yüzde 85'lik çok yüksek bir temsil gücüne sahip olduğunu belirten Toptan, parlamentodaki 7 partinin 4'ünün grubu bulunduğunu söyledi. Toptan, ''Şu ana kadar grubu olsun olmasın, iktidar olsun, muhalefet olsun bir büyük uzlaşı içerisinde sorunlarımızı çözmeye çalışıyoruz'' dedi.
SİVİL TOPLUMU YASA YAPMA SÜRECİNE KATMA ÇALIŞMALARI?
Parlamentonun önemli bazı yeniliklere de imza attığına işaret eden Toptan, yasa yapımı sürecine sivil toplumu katma gayretleri çerçevesinde 21 Kasım 2007'de 100 sivil toplum örgütü başkanı ve yöneticilerinin katıldığı bir toplantı yaptıklarını anımsattı.
Bununla daha sağlıklı ve değişimin daha az yaşanacağı yasa yapmayı amaçladıklarını ifade eden Toptan, ''15 bini geçen yasa sayısını gerektiği kadar tutmak, gereksiz yasa çıkarmamak amacı gütmekteyiz'' dedi.
Bu amaca yönelik hazırlanan bir iç tüzük değişiklik teklifinin geçen hafta kendi imzasıyla başkanlığa gönderdiğini söyledi. Toptan, ''Öyle zannediyorum önümüzdeki hafta içinde bu teklifim Anayasa komisyonunda görüşülecek. Grubu bulunan 4 partinin muvafakati ile hazırlanmış olan bu teklif daha sonra TBMM'den geçmek suretiyle Türkiye'de sivil topluma
anayasa yapmaya katılım imkanını sağlayan ülkeler arasına girecektir''
diye konuştu.
''BÜTÇE'' VE ''KESİN HESAP KANUNU'' KOMİSYONLARI?
TBMM'nin görevlerinin yasa yapma ve denetim olduğunu anımsatan Toptan, parlamenter sistemlerde bütçe, mali, ekonomik denetimin en önemli denetim yolu olması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin şimdiye kadar bunu kullanmadığını anlatan Toptan, parlamentonun iki kanallı olarak Türkiye'nin bütçe denetimini yapmasını sağlamayı amaçlayan çalışma hakkında bilgi verdi.
Bu çerçevede Plan Bütçe Komisyonunda, ''bütçe'' ile ''kesin hesap'' tasarısı şeklinde iki daimi alt komisyonun kurulmasının öngörüldüğünü kaydetti. Toptan, böylece Türkiye'de ilk kez bütçe uygulamasıyla ilgili çok önemli bir teknik altyapının da sağlanmış olacağını belirterek, bu iki mekanizmanın işletilmesinin parlamenter demokrasinin Türkiye'de daha köklü şekilde yerleşmesine imkan sağlamış olacağını kaydetti.
TOPTAN: ''TÜRKİYE HEPİMİZİN TÜRKİYESİ''
Türkiye'nin geleceğine büyük ümit ve heyecanla baktığını dile getiren Toptan, şunları kaydetti:
''İstikrarlı dönemlerde sağlamış olduğumuz yüksek büyüme oranını, önümüzdeki süreçte de sürdürmeliyiz.Burada yapılması lazım gelenleri bütün açıklığı ile hükümet olarak, devlet olarak ve kamu olarak ve de kalkınmamızın, büyümemizin ana sektörü, özel sektör olarak konuşmalı ve sıkıntıları beraber tespit etmeli, çözüm yollarını beraber üretmeliyiz.Türkiye hepimizin Türkiyesi. Türkiye'nin en ufacık bir sıkıntısından nasıl etkileniyorsak, her olumluluktan da pay çıkarmanın heyecanını hep beraber yaşamalıyız. Şunu rica ediyorum; gördüğünüz her sorunu yüksek sesle dile getirin.Zaten sizin amacınızın da bu olması lazım. Türkiye tartışarak, sorunlarını çözmeye, sıkıntılarını aşmaya çalışan bir ülkedir. Bunu hepimizin böyle bilmesi lazım.Teşvik Kanunu uygulamasında sorunlar mı var? Bunu her kademede dilegetirmek lazım. Başka sorunlar mı var? Bütçe açığı sorunumu var? Cari açık sorunu mu var? Dış ödemeler dengesinde bir sıkıntı mı var? İhracatın yapısında mı sorunlar mı var? Bunları konuşmalı, tartışa, tartışa hem bir taraftan büyüyeceğiz, hem de gelişmemizi sağlayacağız.''
Toptan, toplantıya gelişinde gazetecilerin türban tartışmalarına ilişkin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin Sabih Kanadoğlu'nun baş örtüsü konusunun parti kapatma nedeni olabileceğini söylediğini hatırlatması üzerine, ''Türbanla ilgili yorum yapmayacağım, daha önce söyledim'' dedi.
''Siz, (Kararlarıyla konuşurlar) demiştiniz'' diyen bir gazetecinin, bu anlamda yargı mensuplarının konuşmasının devam etmesiyle ilgili düşüncelerini sorması üzerine Toptan, ''Konuşabilir, Türkiye fikir özgürlüğü olan bir ülke. Herkes düşüncesini söyleyebilir, bundan daha da doğal bir şey olamaz'' dedi.
Toptan, ''Kılık kıyafet tanımı net bir şekilde anayasada olmalı mı?'' sorusu üzerine de bu konuda düşüncelerini hep söylediğini ifade ederek, bir yorum yapmak istemediğini kaydetti.
TOPTAN: ''TÜRKİYE, KRİZLERDEN İSTİKRARA GEÇMENİN, İSTİKRARLI DÖNEMDE EKONOMİK VE SOSYAL ALANDA ÇOK ÖNEMLİ BAŞARILARA İMZA ATMANIN ÖNEMLİ BİR ÖRNEĞİNİ DÜNYAYA GÖSTERMİŞ BİR ÜLKEDİR''
Meclis Başkanı Toptan, Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonunun (TÜGİK) Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde gerçekleştirilen 2. Olağanüstü Genel Kurulundaki, konuşmasına, ''Türkiye, krizlerden istikrara geçmenin, istikrarlı dönemde ekonomik ve sosyal alanda çok önemli başarılara imza atmanın önemli bir örneğini dünyaya göstermiş bir ülkedir'' diyerek başladı.
İstikrarın önemini vurgulayan Toptan, istikrarsız dönemlerde en büyük bozulmanın ekonomik göstergelerde ve sosyal alanda olduğunun yaşanarak, görüldüğünü ifade etti.
Dünyayı etkisi altına alan küresel krizin ABD'de başlayıp, orada bitmediğini belirten Toptan, ''Dünya ekonomisinin yüzde 30'una hükmeden Amerika'daki bu ekonomik krizin, bizi çok yakından ilgilendiren Avrupa'yı etkilememesi, Avrupa'daki etkinin de bize yansımaması elbette söz konusu değil'' dedi.
Hükümet ve özel sektörün, Türkiye'deki bu istikrar ortamından yararlanarak, krizin etkilerinin en az yansıyacağı tedbirleri alması gerektiğini dile getiren Toptan, bu tür küresel krizlerin ekonomisi dinamik, belli bir kalkınma ivmesi ve hızı yakalamış ve gelişmekte olan ülkeler için fırsata da dönüştürülebileceğini söyledi.
Türkiye'nin bunun için gerekli siyasi altyapısının olduğunu ifade eden Toptan, ''Geçen dönemde birtakım temel ekonomik parametrelerde elde ettiğimiz başarıların olduğunu biliyoruz. Yapılacak iş bu başarılı parametreler üzerine yeni bir Türkiye'yi inşa etmek ve daha ileriye, daha büyük hedeflere varmamızı sağlayacak atılımları hep beraber yapmanın sihirli reçetesini bulmaktır'' diye konuştu.
TÜRK İŞ ADAMLARI DÜNYANIN HER YERİNDE...
Türk iş adamlarının dünyanın her tarafında yatırım yaptığını ve dünyanın her tarafından Türkiye'ye yatırımcı getirme becerisini gösterdiğini kaydeden Toptan, şöyle devam etti:
''İstikrarlı bir ülke olmazsak bunu başaramayız. Bu nedenle önümüzdeki kriz döneminde de bu havadan yararlanarak, ülkemize getireceğimiz yatırımcıyla Türkiye'nin çok önemli sorunlarının başında gelen istihdama ciddi bir alt yapı temin edeceğimiz gerçeği ortaya çıkmaktadır.
Bütün eleştirilerimize rağmen bardağın dolu tarafına baktığımız zaman, gelecek vizyonumuzun dayandığı çok önemli bir varlığımızın da olduğunu kabul etmek durumundayız. Dünyanın en büyük 17., Avrupa'nın 6. ekonomisiyiz. Bunu başarabilen Türk insanının inancıyla, hırsıyla bu çıtayı daha yukarılara çekmek ve Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023'te dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline gelmesi bence hayal değildir. Yeter ki bunun için inanç sahibi olalım, birbirimize güvenelim, birbirimize hoş görüyle bakalım, tartışmaları birbirimizi kırmadan, dökmeden ve o güven duygusunu zedelemeden yapalım.Bizim gibi dinamik, hareketli, vizyonu büyük, ekonomisini ve özgürlük alanını genişletmeye çalışan ülkelerde bu tür tartışmaları şayet belli bir çizgide tutabilir, hoşgörü ortamında tutabilirsek bunlardan yararlı sonuçlarda çıkarabiliriz.''
Parlamentonun bu anlayış içinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Toptan, pek çok konuda iktidar ve muhalefetin el birliği içinde Türkiye'nin sorunlarını aşmaya çalıştığını, bu durumu bundan sonraki süreçte de çalışmalara olabildiğince yüksek oranda yansıtarak, gerçekleştirme gayreti içinde olacaklarını kaydetti.
Parlamentonun yüzde 85'lik çok yüksek bir temsil gücüne sahip olduğunu belirten Toptan, parlamentodaki 7 partinin 4'ünün grubu bulunduğunu söyledi. Toptan, ''Şu ana kadar grubu olsun olmasın, iktidar olsun, muhalefet olsun bir büyük uzlaşı içerisinde sorunlarımızı çözmeye çalışıyoruz'' dedi.
SİVİL TOPLUMU YASA YAPMA SÜRECİNE KATMA ÇALIŞMALARI?
Parlamentonun önemli bazı yeniliklere de imza attığına işaret eden Toptan, yasa yapımı sürecine sivil toplumu katma gayretleri çerçevesinde 21 Kasım 2007'de 100 sivil toplum örgütü başkanı ve yöneticilerinin katıldığı bir toplantı yaptıklarını anımsattı.
Bununla daha sağlıklı ve değişimin daha az yaşanacağı yasa yapmayı amaçladıklarını ifade eden Toptan, ''15 bini geçen yasa sayısını gerektiği kadar tutmak, gereksiz yasa çıkarmamak amacı gütmekteyiz'' dedi.
Bu amaca yönelik hazırlanan bir iç tüzük değişiklik teklifinin geçen hafta kendi imzasıyla başkanlığa gönderdiğini söyledi. Toptan, ''Öyle zannediyorum önümüzdeki hafta içinde bu teklifim Anayasa komisyonunda görüşülecek. Grubu bulunan 4 partinin muvafakati ile hazırlanmış olan bu teklif daha sonra TBMM'den geçmek suretiyle Türkiye'de sivil topluma
anayasa yapmaya katılım imkanını sağlayan ülkeler arasına girecektir''
diye konuştu.
''BÜTÇE'' VE ''KESİN HESAP KANUNU'' KOMİSYONLARI?
TBMM'nin görevlerinin yasa yapma ve denetim olduğunu anımsatan Toptan, parlamenter sistemlerde bütçe, mali, ekonomik denetimin en önemli denetim yolu olması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin şimdiye kadar bunu kullanmadığını anlatan Toptan, parlamentonun iki kanallı olarak Türkiye'nin bütçe denetimini yapmasını sağlamayı amaçlayan çalışma hakkında bilgi verdi.
Bu çerçevede Plan Bütçe Komisyonunda, ''bütçe'' ile ''kesin hesap'' tasarısı şeklinde iki daimi alt komisyonun kurulmasının öngörüldüğünü kaydetti. Toptan, böylece Türkiye'de ilk kez bütçe uygulamasıyla ilgili çok önemli bir teknik altyapının da sağlanmış olacağını belirterek, bu iki mekanizmanın işletilmesinin parlamenter demokrasinin Türkiye'de daha köklü şekilde yerleşmesine imkan sağlamış olacağını kaydetti.
TOPTAN: ''TÜRKİYE HEPİMİZİN TÜRKİYESİ''
Türkiye'nin geleceğine büyük ümit ve heyecanla baktığını dile getiren Toptan, şunları kaydetti:
''İstikrarlı dönemlerde sağlamış olduğumuz yüksek büyüme oranını, önümüzdeki süreçte de sürdürmeliyiz.Burada yapılması lazım gelenleri bütün açıklığı ile hükümet olarak, devlet olarak ve kamu olarak ve de kalkınmamızın, büyümemizin ana sektörü, özel sektör olarak konuşmalı ve sıkıntıları beraber tespit etmeli, çözüm yollarını beraber üretmeliyiz.Türkiye hepimizin Türkiyesi. Türkiye'nin en ufacık bir sıkıntısından nasıl etkileniyorsak, her olumluluktan da pay çıkarmanın heyecanını hep beraber yaşamalıyız. Şunu rica ediyorum; gördüğünüz her sorunu yüksek sesle dile getirin.Zaten sizin amacınızın da bu olması lazım. Türkiye tartışarak, sorunlarını çözmeye, sıkıntılarını aşmaya çalışan bir ülkedir. Bunu hepimizin böyle bilmesi lazım.Teşvik Kanunu uygulamasında sorunlar mı var? Bunu her kademede dilegetirmek lazım. Başka sorunlar mı var? Bütçe açığı sorunumu var? Cari açık sorunu mu var? Dış ödemeler dengesinde bir sıkıntı mı var? İhracatın yapısında mı sorunlar mı var? Bunları konuşmalı, tartışa, tartışa hem bir taraftan büyüyeceğiz, hem de gelişmemizi sağlayacağız.''
