2014-05-13 - 12:41
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Meclis'te gazetecilerin soruları üzerine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Kıbrıs Rum kesiminin 1974 Barış harekatı nedeniyle açtığı davada Türkiye'nin tazminat ödemesiyle ilgili kararını değerlendirdi. Konunun bir süreden beri gündemde olduğunu belirten Atalay, "Dün Dışişleri Bakanımız bir açıklama yaparak 'bizim için yok hükmündedir' dedi. Ben de ona katılıyorum" diye konuştu.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararının Kıbrıs'ta süren müzakere sürecini etkilemeyeceğini söyledi.
Atalay, Meclis'te gazetecilerin soruları üzerine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Kıbrıs Rum kesiminin 1974 Barış harekatı nedeniyle açtığı davada Türkiye'nin tazminat ödemesiyle ilgili kararını değerlendirdi. Konunun bir süreden beri gündemde olduğunu belirten Atalay, "Dün Dışişleri Bakanımız bir açıklama yaparak 'bizim için yok hükmündedir' dedi. Ben de ona katılıyorum" diye konuştu.
Bir gazetecinin "Türkiye bu tazminatı ödemeyecek anlamına mı geliyor?" sorusuna Atalay, "Şu anda öyle dedi ama onun dünkü açıklaması vardı. Dün bizim de Kıbrıs ile ilgili toplantımız vardı ama çok fazla gündeme getirmedik, daha çok müzakere süreciyle ilgili konuları konuştuk" karşılığını verdi.
AİHM kararının müzakere sürecini etkileyip etkilemeyeceği sorusu üzerine Atalay, şunları kaydetti:
"Yok. Zaten o konuda çalışmalarımız var. KKTC'nin de bizim de çalışmamız var. Biz Taşınmaz Mal Komisyonu'nun iyi yürümesi için gayret ediyoruz. Dolayısıyla Ahmet Bey'in açıklamasını haklı buluyoruz. Biraz ileri bir karar olarak görüyoruz doğrusu. Ama müzakere sürecinin iyi yürümesi çin biz büyük gayret gösteriyoruz. Biliyorsunuz uluslararası camia da destek veriyor. Bu ayın 20, 21'inde Amerikan Başkan Yardımcısı Biden Kıbrıs'a gidecek. Tabii onun ziyaretini de önemli görüyoruz. Amerika'nın Kıbrıs sorununa eğilmesi olarak görüyoruz. Belki bu sürede o tarihten önce bizim de yapacağımız çalışmalar olacak. Belki Dışışleri Bakanımızın bu arada Kıbrıs'a ziyareti olacak, KKTC'ye olabilir. O kesinleşmedi ama böyle bir ileri ciddi bir çalışma var Kıbrıs konusunda. İnşallah bu defa biraz daha hızlı yürüyor gibi görünüyor. Ben bu defa umutluyum. Uluslararası camianın baskısı önemli. Genelde uluslararası camia, AB'nin de bu konuda bir tutumu var. İşte BM; zaten süreci yürüten onlar. ABD'nin böyle bir özel ilgi göstermesi, İngiltere'nin... Genelde böyle bir atmosfer var. Sanki bu defa olabilir gibi. Bir de biliyorsunuz müzakereciler ülkeleri ziyaret etti. Rum kesimi müzakerecisi bize geldi, bizimki Atina'ya gitti. Birazcık ilişkileri yumuşatan şeyler bunlar."
Atalay, "AİHM kararı bu süreci olumsuz etkiler mi?" sorusuna, "Etkilemez herhalde. Biz sürece zarar verecek şeylerden, açıklamalardan da kaçınmak gerekir" derken, "Zamanlama açısından Türkiye'nin elini daraltmak için olabilir mi?" sorusuna ise "Ben o konuda çok ileri şeyler söylemeyeyim. Dışişleri Bakanlığı bunlarda taraftır. Onların açıklamasını ben referans olarak alıyorum. O kadarla yetinmek istiyorum" karşılığını verdi.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Meclis tatile girmeden yeni yargı paketi ve enerjiyle ilgili düzenlemenin yasalaştırılacağını belirterek, ayrıca gündemde bekleyen uluslararası sözleşmeleri onaylayan yasa tasarılarını eriteceklerini söyledi.
Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Atalay, TBMM'nin tatile girinceye kadar önemli düzenlemeleri yasalaştıracağını söyledi. Dün sevkedilen yeni yargı paketinin Meclis tatile girinceye kadar yasalaştırılmasının planlandığını, bu hafta Komisyon'da görüşüleceğini anlatan Atalay, "Bir şey daha olabilir; enerji ile ilgili birkaç maddelik bir düzenleme var. Bakanlar Kurulu'nda sunumu yapıldı, daha Meclis'e intikal etmedi. Enerji Bakanımız önemli olduğunu söyledi" dedi.
Atalay, yeni yargı paketine farklı konuların girdiğini belirterek, düzenlemenin alt komisyona gönderilip gönderilmeyeceği sorusuna, "Tam bilemiyorum, belki de olabilir. Orada sadece çocuklara karşı işlenen suçlar değil, farklı konular da girdi. Bunun hızlı gitmesini arzu ediyorum" karşılığını verdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın üzerinde çalıştı torba düzenlemenin Meclis tatile girmeden yasalaşıp yasalaşmayacağı sorusuna karşılık Atalay, henüz Bakanlar Kurulu'na intikal etmediğini, sunum yapıldığını ama üzerinde çalışma yapılmasının istendiğini söyledi. Atalay, paketin ne durumda olduğunu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e sorduğunu belirterek, "Bir şey söyleyemiyoruz, yetişebilir de yetişemeyebilir de" yanıtını aldığını aktardı.
TBMM Genel Kurulu gündeminde bulunan Danıştay ile ilgili yasa tasarısının ne olacağı sorusuna Atalay, "Şu anda o bekliyor, hayır görüşülmeyecek. Şu anda birazcık bekliyor o. Üzerinde bir çalışma yok ama şu anda öncelikli olarak gündem geleceklerden değil" karşılığını verdi.
Atalay, Genel Kurul'un gündeminde bekleyen çok sayıda uluslararası sözleşmenin onaylanmasını içeren yasa tasarılarına işaret ederek, "Uluslararası sözleşmeler bazen önemsiz gibi görülüyor. Şu anda 250 kadar uluslararası sözleşme var. Bunların çoğu, muhatap ülkenin parlamentosundan geçmiş. İki yıl olmuş protokolü imzalanalı ama Meclis'ten bizden geçmiyor ve uygulamaya giremiyor. Bur çok bakan arkadaş da o konuda sıkıntı çekiyor. Biz birazcık uluslara sözleşmeleri de eritelim istiyoruz" dedi.
Konuyla ilgili bir çalışma yaptırdığını anlatan Atalay, "Hangi uluslararası sözleşme protokolü ne zaman imzalanmış, ne zaman Meclis'e gelmiş, karşı taraftaki durumu, Meclis'ten geçmiş mi bunların tam bilgisini istedim. Ona göre bir önceliğini belirleyip, yürütelim istiyoruz. Onlar da önemli..." görüşünü kaydetti.
Atalay, yargı kurumlarının açılış törenlerindeki konuşmaların tartışma yarattığının hatırlatılarak, bu konuda yapılacak bir şey olup olmadığı sorularına karşılık, şunları söyledi:
"Bir çalışma olarak değil. Kurumların bunları gözönüne alması gerekir. Olup bitenlerin normal olmadığını hepimiz biliyoruz. Bunlar iyi şeyler değil. Yargı ile devletin diğer kurumları, Cumhurbaşkanlığı'ndan başlayarak bu tür atmosfer iyi değil. Ama bu biraz da kişilere bağlı. Danıştay'daki törene bakarsak, Danıştay kendi yıl dönümünü kutluyor ve güzel bir tören...Ama bir süredir piyasada aktif olan, kimi yerde CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak ismi geçen, kimi yerde farklı konularda rol üstlenen Barolar Birliği Başkanı'nın, o gün belli ki özel olarak hazırlanmış, sanki bu senaryoyu da önceden kurmuşlar ki hem konuşmasını uzun tutuyor hem de ajite edici konuşma yapıyor. Bu sonucu elde etmek isteyen, yargı ile yürütme arasında sorun varmış gibi göstermek isteyen bir senaryo olarak görünüyor. Çünkü uluslararası ajanslara da biraz öyle geçti zaten. Bu planlanmış bir şey...Yoksa normal bugüne kadar ki toplantılarda olan şeyler değil bunlar. Kendilerinin dikkat etmesi lazım. Bu tür törenler kurumların sorumluluğundadır, o kurumlar özen göstermeli. Yoksa bu konuda tüzük, yasal düzenleme olmaz. Zaten artık kurumlar, bu kadar olaydan sonra hatırladılar, kendileri de çok dikkatli olurlar herhalde. Anamuhalefet Partisi Genel Başkanı da ayrılmış, o şeyden sonra. Onları da rahatsız etmesi gerekir. Herkesi rahatsız eden bir şey."
Atalay, Meclis'te gazetecilerin soruları üzerine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Kıbrıs Rum kesiminin 1974 Barış harekatı nedeniyle açtığı davada Türkiye'nin tazminat ödemesiyle ilgili kararını değerlendirdi. Konunun bir süreden beri gündemde olduğunu belirten Atalay, "Dün Dışişleri Bakanımız bir açıklama yaparak 'bizim için yok hükmündedir' dedi. Ben de ona katılıyorum" diye konuştu.
Bir gazetecinin "Türkiye bu tazminatı ödemeyecek anlamına mı geliyor?" sorusuna Atalay, "Şu anda öyle dedi ama onun dünkü açıklaması vardı. Dün bizim de Kıbrıs ile ilgili toplantımız vardı ama çok fazla gündeme getirmedik, daha çok müzakere süreciyle ilgili konuları konuştuk" karşılığını verdi.
AİHM kararının müzakere sürecini etkileyip etkilemeyeceği sorusu üzerine Atalay, şunları kaydetti:
"Yok. Zaten o konuda çalışmalarımız var. KKTC'nin de bizim de çalışmamız var. Biz Taşınmaz Mal Komisyonu'nun iyi yürümesi için gayret ediyoruz. Dolayısıyla Ahmet Bey'in açıklamasını haklı buluyoruz. Biraz ileri bir karar olarak görüyoruz doğrusu. Ama müzakere sürecinin iyi yürümesi çin biz büyük gayret gösteriyoruz. Biliyorsunuz uluslararası camia da destek veriyor. Bu ayın 20, 21'inde Amerikan Başkan Yardımcısı Biden Kıbrıs'a gidecek. Tabii onun ziyaretini de önemli görüyoruz. Amerika'nın Kıbrıs sorununa eğilmesi olarak görüyoruz. Belki bu sürede o tarihten önce bizim de yapacağımız çalışmalar olacak. Belki Dışışleri Bakanımızın bu arada Kıbrıs'a ziyareti olacak, KKTC'ye olabilir. O kesinleşmedi ama böyle bir ileri ciddi bir çalışma var Kıbrıs konusunda. İnşallah bu defa biraz daha hızlı yürüyor gibi görünüyor. Ben bu defa umutluyum. Uluslararası camianın baskısı önemli. Genelde uluslararası camia, AB'nin de bu konuda bir tutumu var. İşte BM; zaten süreci yürüten onlar. ABD'nin böyle bir özel ilgi göstermesi, İngiltere'nin... Genelde böyle bir atmosfer var. Sanki bu defa olabilir gibi. Bir de biliyorsunuz müzakereciler ülkeleri ziyaret etti. Rum kesimi müzakerecisi bize geldi, bizimki Atina'ya gitti. Birazcık ilişkileri yumuşatan şeyler bunlar."
Atalay, "AİHM kararı bu süreci olumsuz etkiler mi?" sorusuna, "Etkilemez herhalde. Biz sürece zarar verecek şeylerden, açıklamalardan da kaçınmak gerekir" derken, "Zamanlama açısından Türkiye'nin elini daraltmak için olabilir mi?" sorusuna ise "Ben o konuda çok ileri şeyler söylemeyeyim. Dışişleri Bakanlığı bunlarda taraftır. Onların açıklamasını ben referans olarak alıyorum. O kadarla yetinmek istiyorum" karşılığını verdi.
Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Meclis tatile girmeden yeni yargı paketi ve enerjiyle ilgili düzenlemenin yasalaştırılacağını belirterek, ayrıca gündemde bekleyen uluslararası sözleşmeleri onaylayan yasa tasarılarını eriteceklerini söyledi.
Meclis'te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Atalay, TBMM'nin tatile girinceye kadar önemli düzenlemeleri yasalaştıracağını söyledi. Dün sevkedilen yeni yargı paketinin Meclis tatile girinceye kadar yasalaştırılmasının planlandığını, bu hafta Komisyon'da görüşüleceğini anlatan Atalay, "Bir şey daha olabilir; enerji ile ilgili birkaç maddelik bir düzenleme var. Bakanlar Kurulu'nda sunumu yapıldı, daha Meclis'e intikal etmedi. Enerji Bakanımız önemli olduğunu söyledi" dedi.
Atalay, yeni yargı paketine farklı konuların girdiğini belirterek, düzenlemenin alt komisyona gönderilip gönderilmeyeceği sorusuna, "Tam bilemiyorum, belki de olabilir. Orada sadece çocuklara karşı işlenen suçlar değil, farklı konular da girdi. Bunun hızlı gitmesini arzu ediyorum" karşılığını verdi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın üzerinde çalıştı torba düzenlemenin Meclis tatile girmeden yasalaşıp yasalaşmayacağı sorusuna karşılık Atalay, henüz Bakanlar Kurulu'na intikal etmediğini, sunum yapıldığını ama üzerinde çalışma yapılmasının istendiğini söyledi. Atalay, paketin ne durumda olduğunu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e sorduğunu belirterek, "Bir şey söyleyemiyoruz, yetişebilir de yetişemeyebilir de" yanıtını aldığını aktardı.
TBMM Genel Kurulu gündeminde bulunan Danıştay ile ilgili yasa tasarısının ne olacağı sorusuna Atalay, "Şu anda o bekliyor, hayır görüşülmeyecek. Şu anda birazcık bekliyor o. Üzerinde bir çalışma yok ama şu anda öncelikli olarak gündem geleceklerden değil" karşılığını verdi.
Atalay, Genel Kurul'un gündeminde bekleyen çok sayıda uluslararası sözleşmenin onaylanmasını içeren yasa tasarılarına işaret ederek, "Uluslararası sözleşmeler bazen önemsiz gibi görülüyor. Şu anda 250 kadar uluslararası sözleşme var. Bunların çoğu, muhatap ülkenin parlamentosundan geçmiş. İki yıl olmuş protokolü imzalanalı ama Meclis'ten bizden geçmiyor ve uygulamaya giremiyor. Bur çok bakan arkadaş da o konuda sıkıntı çekiyor. Biz birazcık uluslara sözleşmeleri de eritelim istiyoruz" dedi.
Konuyla ilgili bir çalışma yaptırdığını anlatan Atalay, "Hangi uluslararası sözleşme protokolü ne zaman imzalanmış, ne zaman Meclis'e gelmiş, karşı taraftaki durumu, Meclis'ten geçmiş mi bunların tam bilgisini istedim. Ona göre bir önceliğini belirleyip, yürütelim istiyoruz. Onlar da önemli..." görüşünü kaydetti.
Atalay, yargı kurumlarının açılış törenlerindeki konuşmaların tartışma yarattığının hatırlatılarak, bu konuda yapılacak bir şey olup olmadığı sorularına karşılık, şunları söyledi:
"Bir çalışma olarak değil. Kurumların bunları gözönüne alması gerekir. Olup bitenlerin normal olmadığını hepimiz biliyoruz. Bunlar iyi şeyler değil. Yargı ile devletin diğer kurumları, Cumhurbaşkanlığı'ndan başlayarak bu tür atmosfer iyi değil. Ama bu biraz da kişilere bağlı. Danıştay'daki törene bakarsak, Danıştay kendi yıl dönümünü kutluyor ve güzel bir tören...Ama bir süredir piyasada aktif olan, kimi yerde CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak ismi geçen, kimi yerde farklı konularda rol üstlenen Barolar Birliği Başkanı'nın, o gün belli ki özel olarak hazırlanmış, sanki bu senaryoyu da önceden kurmuşlar ki hem konuşmasını uzun tutuyor hem de ajite edici konuşma yapıyor. Bu sonucu elde etmek isteyen, yargı ile yürütme arasında sorun varmış gibi göstermek isteyen bir senaryo olarak görünüyor. Çünkü uluslararası ajanslara da biraz öyle geçti zaten. Bu planlanmış bir şey...Yoksa normal bugüne kadar ki toplantılarda olan şeyler değil bunlar. Kendilerinin dikkat etmesi lazım. Bu tür törenler kurumların sorumluluğundadır, o kurumlar özen göstermeli. Yoksa bu konuda tüzük, yasal düzenleme olmaz. Zaten artık kurumlar, bu kadar olaydan sonra hatırladılar, kendileri de çok dikkatli olurlar herhalde. Anamuhalefet Partisi Genel Başkanı da ayrılmış, o şeyden sonra. Onları da rahatsız etmesi gerekir. Herkesi rahatsız eden bir şey."
