2012-10-09 - 15:32
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. Yakut, gündemdışı konuşmalara geçmeden önce Meclis Genel Kurulu'nu yeni yasama yılında kendisinin yönettiği ilk birleşim olması nedeniyle kısa bir konuşma yaptı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplandı. Yakut, gündemdışı konuşmalara geçmeden önce Meclis Genel Kurulu'nu yeni yasama yılında kendisinin yönettiği ilk birleşim olması nedeniyle kısa bir konuşma yaptı.

TBMM'nin, millet egemenliğinin tecelli ettiği, demokrasinin kalbinin attığı yer olduğunu belirten Yakut, yüksek sorumluluk bilinci içinde halkın umudu olmak ve ülkenin sorunlarına çözüm üretmeye devam etmek amacıyla Meclis'in yeni yasama yılında, memleketin huzur ve refahı için çalışacağını ifade etti.

Meclis'in uzlaşma dilini yakalamak için gerekli çabayı göstereceğini dile getiren Yakut, Meclis'i bekleyen en önemli gündem maddesinin yeni anayasa olduğunu vurguladı.

''Bütün milletvekillerimizin terörün bir insanlık suçu olduğu konusunda aynı düşünceyi paylaştığını sanıyorum'' diyen Yakut, terör şebekelerine karşı güçlü bir irade sergilenmesi ve bu iradenin politik rekabete feda edilmemesi gerektiğini söyledi.

Yatuk, daha sonra 3 milletvekiline gündemdışı söz verdi.

TBMM Genel Kurulu'nun bu haftaki çalışma takvimi belirlendi.

AK Parti, Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamaması üzerine grup önerisini Genel Kurul'un gündemine getirdi.

Yarın, Toplu İş İlişkileri Kanunu Tasarısı'nın görüşmelerine devam edilecek.

Genel Kurul'da, 11 Ekim Perşembe günü, TSK'nın Irak'ın, PKK teröristlerinin yuvalandıkları kuzey bölgesiyle mücavir alanlara gönderilmesine ilişkin TBMM tarafından verilen izin süresini 1 yıl daha uzatan Başbakanlık Tezkeresi görüşülecek. Genel Kurul, daha sonra Toplu İş İlişkileri Yasa Tasarısı'nın görüşmeleri tamamlanana kadar çalışacak.

TBMM Genel Kurulu, 12 Ekim Cuma günü de toplanacak ve CHP'nin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında verdiği gensoru önergesini görüşecek. Ardından anayasa değişikliği teklifinin ikinci tur oylamalarını gerçekleştirecek.

BDP de Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamadığı için Suriye politikasına ilişkin araştırma önergesinin görüşülmesini, grup önerisi olarak getirdi.

Öneri lehinde söz alan BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, sadece ülkelerin değil, insanların da angajman kurallarının olduğunu söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk, Suriye politikasının yanlış, Ortadoğu politikasının ise bilinçli hareket edilip edilmediğinin şüpheli olduğunu ifade etti. Korütürk, Suriye konusunun, geniş şekilde, her şeyin açık konuşulacağı, hakiki kapalı oturumda ele alınmasını istedi.

Öneri aleyhinde konuşan AK Parti İstanbul Milletvekili Volkan Bozkır, gizli oturumda konuşulanların, televizyonlarda aynen tekrar edildiğini belirtti. Bozkır, tezkerenin, Suriye ile kısıtlı olduğunu, tezkereyle caydırıcılığın sağlanmaya çalışıldığını kaydetti. Bozkır, CHP'nin eleştiri yaparken, özeleştiri de yapması gerektiğini ifade ederek, Türkiye'nin kaç komşusu olduğunu bilmeyen bir anamuhalefet partisiyle karşı karşıya olunduğunu savundu. Bozkır, ''Anamuhalefet belki MHP'den örnek almalı, MHP, tenkit yapmıştır ama devletten yana tavır koymuştur'' dedi.

Genel Kurul'da BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, yerel seçimlerin 27 Ekim 2013'te yapılmasını içeren anayasa değişikliği teklifinin ilk tur görüşmelerine başlandı.

Genel Kurul'da grup önerilerinin ardından yerel seçimlerin 5 ay öne alınmasını içeren teklifin görüşmelerine geçildi.

Anayasa değişikliği teklifi üzerine ilk sözü, BDP grubu adına Diyarbakır Milletvekili Altan Tan aldı.

Anayasa değişikliği teklifi, Anayasa'ya ''Geçici 20. madde''nin eklenmesini öngörüyor. İlk fıkrada, ''Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ilk mahalli idareler genel seçiminde oy verme gününün 2013 yılının Ekim ayının son pazar günü'' olduğu yer alıyor.

Teklifle, ayrıca yapılacak mahalli idareler seçiminde Anayasanın 67. maddesinde yer alan ''Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz'' hükmünün, Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun'un seçimin başlangıç tarihi ve oy verme gününe ilişkin hükümleri bakımından uygulanmayacağı'' öngörülüyor.

TBMM Genel Kurulu'nda, yerel seçimlerin öne alınmasına ilişkin anayasa değişikliği teklifinde, gruplar adına konuşmalarda BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, seçimlerin, istenilen en erken zamanda yapılmasına itirazlarının bulunmadığını ifade ederek, ''İstiyorsanız bu pazar seçime hazırız, hodri meydan'' dedi.

Tan, Siyasi Partiler ve Seçim kanunları, hazine yardımı, yerel yönetimlere yapılan destekler arasındaki farkın giderilmesine ilişkin de düzenlemeler yapılmasını istedi.

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, teklife karşı çıkmadıklarını dile getirerek, ''Ekim 2013'ten daha erken yapmak istiyorsanız, daha erken yapalım. Bunun yanına başka seçimleri almak istiyorsanız onları da öne alalım. Çünkü Türkiye, AKP iktidarının 10 yıldan bu yana milletin üzerine yıktığı yükten ancak seçimle çıkacak. Seçimin her türlüsüne, her zaman varız'' diye konuştu.

Tezcan, AK Parti'nin seçimleri erkene almak istemesinin nedeninin ''kötü giden ekonomi'' olduğunu öne sürerek, ''Kışı görmeden sandığı görmenin peşindesiniz. Toplumu, Allah ile aldatma konusunda ciddi bir yeteneğiniz var. Silivri mahkemelerini hayata geçirerek, Allah ile aldatmanın yanına, hukukla zulmetme geldi. AKP, Allah ile aldatan, hukukla zulmeden iktidarın adıdır'' görüşünü savundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, sataşma olduğu gerekçesiyle söz alarak, ''Bir taraftan CHP'li konuşmacıyı dinliyorum, diğer taraftan Sosyalist Enternasyonel'de Suriye ile ilgili metne bakıyorum. Sosyalist Enternasyonel'de bulunan milletvekilleri ile burada konuşan milletvekilinin hangi partiden olduğuna dair tereddüte düşüyorum. Suriye rejiminin meşruiyetini kaybettiğini, sivil halkına zulmünün kabul edilemez olduğuna imza atan CHP yetkilileri, bugün Suriye rejiminin yaptığı zulmü savunur duruma gelmiş. Aşırı derecede çelişkinin içindesiniz'' diye konuştu.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de Elitaş'a yanıt verdi. Hamzaçebi, Hükümet'in, tezkere konusunda yanlış yaptığını anladığını, tezkereyi anlatmak yerine, ''Siz Sosyalist Enternasyonel'de şunu yaptınız'' demeye çalıştığını söyledi. Hamzaçebi, metnin Türkiye'yi ilgilendiren bölümlerine, CHP olarak muhalefet şerhi koyduklarına işaret ederek, bunun bırakılarak, tezkereye dönülmesi gerektiğini belirtti.

Hamzaçebi, vatandaşın büyük çoğunluğunun tezkereye karşı çıktığını ifade ederek, ''Ortalığa çıkıp, 'Savaşmayacağız, korkutmak için' demeye başladınız. Bir adım atıyorsunuz ama ABD'nin size dur demesinden çekiniyorsunuz, kabadayılık yapmak istiyorsunuz ama onun da hakkını veremiyorsunuz'' dedi.

Hükümet'in Suriye politikasının iflas ettiğini öne süren Hamzaçebi, Suriye politikasının vatandaştan döndüğünü kaydetti.

MHP Grubu adına söz alan Konya Milletvekili Faruk Bal, Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda değişiklik yapan kanun tasarısını eleştirdi. Bal, büyükşehir statüsünde eyalet devletleri yaratılmak istendiğini, MHP'nin göğsünü siper edeceğini, yasalaşmaması için çalışacağını belirtti.

Bin 591 belde belediyesinin kapatılacağını, halkın seçtiği belediye başkanının bu görevi yerine getiremeyeceğini, il özel idarelerinin kaldırılacağını anımsatan Bal, ''Büyükşehirlerle ilgili gidişat ne demokrasiyle ne de yerel yönetimlerde ihtiyaç duyulan yasa değişiklikleriyle ilgili, tamamen dışardan odaklı. AK Parti'nin cumhurbaşkanlığı ya da ondan sonraki seçimleri nasıl kazanırıma ilişkin bir iştir'' dedi.

Bal, MHP'li belediyelere, belediye başkanlarına yapılan zulmün, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gördüğü zulümden bin beter olduğunu savunarak, ''Madem 'damdan düştük' diyorsunuz, vatandaşı damdan atmayın, seçmenin iradesine saygı duyun'' görüşünü dile getirdi.

AK Parti Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi, AK Parti döneminde belediyeler arasında ayrım yapılmadığını belirterek, ''Hiçbir belediyeye ayrım yapılmadığı gibi zulüm de yapılmamıştır'' dedi.

AK Parti Grubu adına Manisa Milletvekili Hüseyin Tanrıverdi söz aldı.

Tanrıverdi, AK Parti döneminde yerel yönetimlerin altın çağını yaşadığını ifade etti. BDP'li konuşmacıların, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin kredilerinden bahsettiğini anımsatan Tanrıverdi, özellikle KCK operasyonlarında bu belediyelerin imkanlarını nerelere harcadıklarının çok net biçimde bilindiğini söyledi.

''Hiçbir belediyeye ayrım yapılmadığı gibi zulüm de yapılmamıştır'' diyen Tanrıverdi, ''Hangi belediye başkanı içeri alınmışsa, tutuklanmış ise kesinlikle iktidarımızın adaletli uygulamasından kaynaklı değildir. Yargıya karşı hesap vermektedirler. Ben suç işlemişsem aynı şekilde yargı yakama yapışacaktır'' şeklinde konuştu.

Yurt dışından gelen belediyelerin Türkiye'deki başarılı belediyelerle ''kardeş belediye'' olmak ve bu belediyelerin başarılarından, tecrübelerinden yararlanmak istediklerini vurgulayan Tanrıverdi, bunların ülke adına sevindirici gelişmeler olduğunu kaydetti.

Son mahalli seçimler sırasında, Merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun bindiği helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybettiğini hatırlatan Tanrıverdi, yaşanan bu elim gelişmenin ardından bütün siyasi parti temsilcilerinin ve kamuoyunun kış şartlarında seçim yapılmaması konusunda genel bir mutabakat içinde olduklarını anımsattı.

Orman ve Su işleri Bakanı Veysel Eroğlu, BDP'li Altın Tan'ın konuşması üzerine sataşma gerekçesiyle söz alarak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin Dicle vadisi projesinin teknik bir proje olduğunu ve Dicle nehri üzerinde birtakım çalışmalar yapılmak istendiğini, kendilerinin de teknik olarak bu projeye destek vermeye hazır olduklarını ilgili kişilere ilettikleri anlattı. Eroğlu, Altan Tan'a konuyla ilgili olarak ''Başbakanımız talimat verirse yaparız'' şeklinde bir söz sarf etmediğini ifade etti. Diyarbakır için çok şey yaptıklarını belirten Eroğlu, gerçekleştirdikleri bu projelerle ilgili bilgi verdi.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda değişiklik yapan kanun tasarısını, her türlü eleştiriyi, faturayı hesap ederek getirdiklerini söyledi.

Bozdağ, TBMM Genel Kurulu'nda yerel seçimlerin öne alınmasını öngören anayasa değişikliği teklifinin görüşmelerinde Hükümet adına söz aldı.

Yerel seçim takviminin başlaması ve yapılması arasındaki sürece bakıldığında, bu düzenlemenin haklı ve yerinde olduğunun görüleceğini belirten Bozdağ, ''1 Ocakta takvim başlıyor, kış şartlarının en ağır olduğu Ocak, Şubat ve Mart ayları. Bu şartlar, 81 il, ilçe ve beldelerdeki ağırlığı, şiddeti farklı olmakla beraber her yerde yaşanıyor'' dedi.

Bozdağ, bu şartlar altında seçim propagandasının sağlıklı zeminde olmadığına işaret ederek seçmenlerin partileri ve adayları doğru değerlendirmesi açısından da ciddi zorluklar yaşandığını vurguladı.

Bekir Bozdağ, düzenlemenin, siyasi partilerin arzu ettiği rahatlık içinde propaganda yapabilmesi, adayların kendilerini anlatabilmelerine olanak vermesi ve seçmenlerin propagandaya erişmesinde engelleri kaldırması açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.

Değişikliğin, bütçe açısından da yararına değinen Bozdağ, Mart'ta seçilen belediye başkanının, bir önceki başkanın bütçe ve programıyla karşı karşıya kaldığını, Ekim'de yapılması halinde ise kendi bütçesini yapabileceğini, zaman kaybetmeden projelerini hayata geçirebileceğini kaydetti. Bozdağ, zaman israfını kazanca dönüştürmekte herkes için yarar bulunduğunu dile getirdi.

Bozdağ, 2014'te Cumhurbaşkanı seçiminin yapılacağına, yerel seçimlerle birlikte iki seçimin aynı yıl içinde olmasının bazı zorluklar getirebileceğine dikkati çekti. Bozdağ, iki seçimin sağlıklı yapılabilmesi için yerel seçimlerin öne alınmasında yarar olduğunu belirtti.

AK Parti'nin, yerel seçimleri, ''yangından mal kaçırmak, bir takım hesapların içine girmek'' amacıyla öne almadığını belirten Bozdağ, ''Bizim önerimiz ama MHP'nin de desteği var. Hesap yapsak, başka parti de yapmaz mı; onlar da yapar. İki rakip partinin hesabı uyuştuğunda, biri hesap yapıyor demek yanlıştır'' dedi.

Mevcut belediyelerin, yüzde 56,68'sinin AK Parti'li belediyelere ait olduğunu anımsatan Bozdağ, sözlerini, ''5,5 ay önce milletimizin huzuruna gidelim; hem irade yenilensin hem yönetenler yenilensin. Milletimiz bize yönetimi veriyorsa biz, başkalarına verirse onlar hizmet etsin. Bundan daha güzel ne olabilir? 'AK Parti, ekonomi kötü diye de bu düzenlemeyi getiriyor' değil. Ekonomi kötüyse, işler iyi gitmiyorsa, sandık fatura kesme yeridir, vatandaş faturayı kesecektir. AK Parti beceremiyorsa AK Parti'ye, başkaları beceremiyorsa ona kesilecek. Bize kesilecek faturaya razıyız. Milletimizden ne gelecekse o bizim için baş tacı, kıymetlidir'' diye sürdürdü.

Bozdağ, Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK'larda değişiklik yapan kanun tasarısına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Tasarıyı, önemli bir tasarı olarak nitelendiren Bozdağ, bunun Hükümet, iktidar grubu açısından da riskler içerdiğini söyledi. Bozdağ, her türlü eleştiriyi, faturayı hesap ederek tasarıyı getirdiklerini kaydetti.

Türkiye'de bazı adliyelerin kapatılması kararı da aldıklarını hatırlatan Bozdağ, ''Ülkenin yararını düşündük, popülist davransaydık, siyasal hesaplar içinde olsaydık, kapatan adımları atma yerine başka adımları atardık. Parayı doğru yönetecek, hizmeti doğru şekilde vatandaşa götürecek, etkin, verimli adımları atmak hepimizin görevidir. Bu düzenleme önemli, tarihi bir düzenlemelidir, Türkiye'yi bölen düzenleme değildir. Bu konuda pek çok yanlış bilgilerle, insanımızın aklının karıştırılmaya çalışılacağını biliyoruz. Vatandaşımızın bu düzenlemeyi takdir edeceğine inanıyoruz'' diye konuştu.

Yerel seçimlerin, Cumhuriyet Bayramı'na da denk gelebileceğine ilişkin bir soruya Bozdağ, ''Cumhuriyet Bayramı'na denk gelirse, demokrasi bayramı ile Cumhuriyet Bayramı birleşir, Cumhuriyetimiz demokrasi ile taçlanmış olur. Burada bir art niyet yok, altında herhangi bir şey aramayı doğru görmüyorum. Herhangi bir hesap yapılmış değil'' karşılığını verdi.

Belediyelerle ilgili soruşturma veya incelemelerin idareler tarafından yapıldığını ifade eden Bozdağ, 29 Mart 2009 ile 1 Temmuz 2012 tarihleri arasında verilen soruşturma izinlerini açıkladı. Bozdağ, AK Parti'den 545 belediye başkanıyla ilgili karar verildiğini, MHP'den 200, CHP'den 378, BDP'den 84 belediye başkanıyla ilgili, diğer belediye başkanıyla ilgili ise 122 izin verildiğini bildirdi.

Bozdağ, ''Aynı tarihler arasında bakanlık makamından alınan araştırma, ön inceleme ve ön inceleme onaylarının dağılımı ise AK Parti'li belediyelerle ilgili 1461 onay verildi, CHP ile ilgili 946, MHP ile ilgili 382, BDP ile ilgili 144, diğerleri ise 246. AK Parti, CHP, MHP, BDP'li ve bağımsızlardan haklarında iddia, ihbar, şikayet olanlarla ilgili inceleme, soruşturma yapılması yasal bir konudur. Bunlarla ilgili işlemler, bütün belediyeler bakımından ayrımsız yapılmaktadır'' diye konuştu.

Genel Kurul'da, daha sonra teklifin maddelerine geçilmesinin oylamasına geçildi. Yerel seçimlerin 27 Ekim 2013'te yapılmasını içeren anayasa değişikliği teklifinin maddelerine geçilmesi, yapılan gizli oylama sonucu, 35 ret oyuna karşın, 384 oyla kabul edildi. Yapılan oylamaya 436 milletvekili katıldı. Yapılan gizli oylama sonucu, teklifin maddelerine geçilmesi 35 ret oyuna karşın 384 oyla kabul edildi. Oylamada 13 oy çekimser ve 3 oy boş çıktı, 1 oy da geçersiz sayıldı.

Teklifin 1. Maddesi üzerinde BDP Grubu adına söz alan Adana Milletvekili Murat Bozlak, anayasa değişiklik teklifinin bir amacının da AK Parti'nin BDP'nin elindeki belediyeleri almak olduğunu iddia etti. Bozlak, şu anda 36'sı belediye başkanı, 8 bin BDP'li yerel yöneticinin cezaevinde olduğunu ileri sürdü.

Ülkenin pek çok sorunu varken yerel seçimlerin öne alınmasının doğru olmadığını ifade eden Bozlak, ''O halde hodri meydan diyoruz, halkımız size ilk seçimde dersi verecektir'' dedi.

MHP Grubu adına Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz söz aldı. Korkmaz, yerel seçimlerin öne alınmasının nedeninin kış mevsiminin zorlukları olduğunu belirterek, propaganda sürecinin daha makul bir mevsimde yaşanmasının daha uygun olacağını söyledi.

Korkmaz, Türkiye'nin ilk kez erken seçim yapmadığına dikkati çekerek, erken yerel seçim örneklerinin de bulunduğunu belirtti. AK Parti'li belediyelerin kredilerini tükettiklerini öne süren Korkmaz, ''Bugün güç sizde, hükümet sizde. Ama zulümle abat olunmayacağını hep birlikte göreceğiz'' diye konuştu.

CHP Grubu adına söz alan Artvin Milletvekili Uğur Bayraktutan da anayasa değişiklik teklifinin gerekçesinde dile getirilen çetin kış şartlarının inandırıcı olmadığını, Türkiye'nin Sibirya gibi görülemeyeceğini ifade etti. Bayraktutan, geçmişteki çok sayıda yerel seçimin kış aylarında yapıldığını, erken genel seçimin anlaşılabilir olduğunu, ancak erken yerel seçimi anlamanın mümkün olmadığını dile getirdi.

Bayraktutan, öne sürülen gerekçelerin inandırıcı olmamasına karşın CHP olarak seçimden kaçmamak için değişikliğe muhalefet etmediklerini belirtti.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, madde üzerinde milletvekillerinin sorularını cevaplandırdı. Adıyaman'a su getirdiklerini ve Adıyaman'la ilgili çalışmaların hızla devam ettiğini kaydeden Eroğlu, Malatya için de büyük yatırımlar yaptıklarını ve bu yatırımların sulama sistemleri başta olmak üzere devam ettiğini bildirdi. Bakan Eroğlu, Iğdır'ın imar sorunlarının da incelendiğini ve bu problemlerin giderilmesi için çalışma yapıldığını ifade etti.

Madde üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasından sonra, anayasa değişikliği teklifinin birinci maddesinin gizli oylamasına geçildi. Anayasa değişikliği teklifinin 1. maddesinin ilk tur oylamasında, 378 kabul, 34 ret oyu verildi. Maddenin 1. tur oylamasına 428 milletvekili katıldı. Yapılan gizli oylama sonucunda 378 kabul, 34 ret oyu verildi. 11 çekimser, 2 oy boş çıkarken, 3 oy da geçersiz sayıldı.

Anayasa değişikliği teklifinin 2. maddesinin ilk tur oylamasında, 369 kabul, 33 ret oyu verildi. Anayasa değişikliği teklifinin 2. maddesinin oylamasına, 418 milletvekili katıldı. Milletvekillerinin 369'u kabul, 33'ü ret oyu kullandı. 10 oy çekimser, 4 oy boş çıkarken, 2 oy da geçersiz sayıldı.

Böylece, anayasa değişikliği teklifinin 1. tur oylaması tamamlandı.

Anayasa değişikliği teklifi, anayasaya ''Geçici 20. madde''nin eklenmesini öngörüyor. İlk fıkrada, ''Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ilk mahalli idareler genel seçiminde oy verme gününün 2013 yılının Ekim ayının son pazar günü'' olduğu yer alıyor.

Teklifle, ayrıca yapılacak mahalli idareler seçiminde anayasanın 67. maddesinde yer alan ''Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz'' hükmünün, Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanunu'nun seçimin başlangıç tarihi ve oy verme gününe ilişkin hükümleri bakımından uygulanmayacağı'' öngörülüyor.

Teklifin ikinci tur görüşmeleri, 12 Ekim Cuma günü yapılacak.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, oylamanın sonuçlarını açıklamasının ardından birleşimi 10 Ekim Çarşamba, saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı. (00:48)