2011-07-05 - 11:15
CHP TBMM GRUBU TOPLANDI
CHP, 24. Dönem'in ikinci grup toplantısını basına kapalı gerçekleştirdi. Toplantının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı açıklamada ''tehdide ve şantaja boyun eğmeyeceklerini'' söyledi.
CHP, 24. Dönem'in ikinci grup toplantısını basına kapalı
gerçekleştirdi. Toplantının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu
yaptığı açıklamada ''tehdide ve şantaja boyun eğmeyeceklerini'' söyledi.

Bu arada Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanlığına seçilmesinden dolayı Cemil
Çiçek'i ziyaret edip etmeyeceğini ilişkin soru üzerine, ziyarette bulunacağını,
ancak ziyaretin bugün gerçekleşmeyeceğini söyledi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''tehdide
ve şantaja boyun eğmeyeceklerini'' söyledi.

Kılıçdaroğlu, CHP grubunun basına kapalı yapılan toplantısının ardından
açıklamalarda bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,
Türkiye'de insan haklarının, evrensel hukukun, demokrasinin, seçme ve seçilme
hakkının eksiksiz uygulanması için her bedeli ödemeye hazır olduklarını
belirterek, ''Tehdide ve şantaja asla ve asla boyun eğmeyeceğiz'' dedi.

Kılıçdaroğlu, insanlık tarihinin, demokrasi, insan hakları
ve özgürlük yolunda bedel ödeyenlerle dolu olduğunu, bütün dünyada, o bedel
ödeyenlerin sayesinde kazanımların elde edildiğini söyledi.

Türkiye'de insan haklarının, evrensel hukukun, demokrasinin, seçme ve
seçilme hakkının eksiksiz uygulanması için her bedeli ödemeye hazır olduklarını
belirten Kılıçdaroğlu, ''Tehdide ve şantaja asla ve asla boyun eğmeyeceğiz. Biz
bir demokrasi, insan hakları, seçme, seçilme hakkının ve milli iradenin önündeki
engellerin kaldırılması, demokrasi mücadelesi veriyoruz. Biz, baskıcı bir rejimi
değil, özgürlüğün olduğu bir rejimi savunuyoruz. Biz, tek adamın egemen olduğu
bir ülkeyi değil, yurttaşların egemen olduğu bir Türkiye'yi savunuyoruz'' diye
konuştu.

Milli iradenin tutuklu olduğunu, CHP'nin bu demokrasi ayıbını içine
sindiremediği için bu tavrı geliştirdiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, halkın
seçtiği, ''Parlamentoya git, benim adıma konuş'' dediği kişilerin, parlamentoya
gelemediğini, buna yasal hiçbir engelin de bulunmadığını söyledi. Bu engelin
kalkması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, kalkmadığı takdirde demokrasinin bir
ayıpla karşı karşıya olacağını, bu ayıbı ortadan kaldırmaları gerektiğini
vurguladı.

Kılıçdaroğlu, Türkiye'ye çok partili rejimi ve demokrasiyi getiren parti
olarak CHP'nin, demokrasinin, hukuk devletinin, güçler ayrılığının ve milli
iradenin ayaklar altına alınmasına karşı çıktığını belirterek, ''O nedenle bu
tavrı takınıyoruz'' dedi.

CHP'nin, güçler ayrılığı ilkesine inandığını, yargı vesayetine, yargı
üzerindeki vesayete karşı olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, yargının bağımsız,
tarafsız olması, birilerinin vesayeti altında olmaması gerektiğini vurguladı.

Kendilerine, ''Sorunu çözmek için biz yargıya telefon mu edelim''
denildiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Hiç kimsenin, yargıya telefon etmesini istemeyiz, böyle bir talebimiz
de asla olamaz. CHP, her vatandaşın verdiği oya saygılı olduğu için ve her
yurttaşın oyuna sonuna kadar sahip çıktığı için bu tavrı sergiliyor. Bir
vatandaşın oyu bile bizim için çok önemlidir. O vatandaşın oyu, bizim başımızın
üstündedir. O vatandaşın oyuna sahip çıkacağız ki demokrasiye sahip çıkalım.
Vatandaşın oyunu görmezlikten gelip, başka söylemler geliştirenler, demokrasiye
ihanet ediyorlar. Bizim hedefimiz her yurttaşın oyuna sonuna kadar sahip
çıkmaktır. CHP olarak şunu çok açık ve net söylüyoruz, kendi yurttaşın oyuna
sahip çıkmayan, çıkamayan parti, ülkesinin çıkarlarına, demokrasiye, milli
iradeye, temel hak ve özgürlüklere de sahip çıkamaz.

CHP, Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin imzaladığı, uluslararası
anlaşmalara, sözleşmelere saygı duyar. Bu saygının gereği olarak, Anayasa'nın 90.
maddesinin hayata geçirilmesinin uygulanmasının gerekliliğine inanır. Mademki siz
uluslararası arenada saygın bir ülke olacaksınız, uluslararası sözleşme
imzaladınız, bunlar iç hukukun üstünde olsun diye anayasayı değiştirdiniz, 90.
maddenin gereğini yerine getirmek durumundayız. Yerine getirmediğimiz zaman,
anayasayı da ihlal etmiş oluyoruz.''

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,
partisinin, yasama organı ve 550 milletvekilinin, ''bağımsız olmayan yargının''
hukuk dışı takdirine ve takdirin kapsam alanı içinde olmasına karşı çıktığı için
haklı, hukuki tavrını sürdüreceğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, CHP'nin, insan haklarını, demokrasiyi her yerde ve her koşulda
savunduğunu, bunun temel görevleri olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, ''CHP, milli
iradenin sonucu olarak tecelli eden, seçme ve seçilme hakkını askıya alan,
uluslararası hukuk anlayışına ters düşen uygulamalara karşı çıkar. Hedefimiz,
evrensel hukuku, demokrasiyi, özgürlükleri Türkiye'ye getirmektir'' dedi.

CHP'nin, parlamentonun işlevini el kaldırıp, indirme olarak görmediğini,
ancak bazılarının öyle gördüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, bunun demokrasi
olmadığını kaydetti. Kılıçdaroğlu, yürütme organının her dediğini koşulsuz olarak
yerine getiren bir parlamentonun, sağlıklı çalışmadığını belirtti. Kılıçdaroğlu,
CHP'nin güçler ayrılığı ilkesine inancı gereği, yargının, yürütmenin, yasama
organına müdahalesini kabul etmediğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, CHP'nin, haklarında hiçbir mahkumiyet kararı bulunmayan,
TBMM'ye gelip, yemin etmeleriyle ilgili hiçbir hukuksal engel olmayan
milletvekillerinin hapishanelerde tutularak, parlamentoya getirilmemesini, yemin
etme haklarının engellenmesini demokrasi ayıbı olarak gördüğünü kaydetti.

''Her türlü yasal prosedüre uygun olarak, halkın oylarıyla seçilip gelen
milletvekillerinin yemin etmeleri engellenerek, hukuksuz şekilde hapiste
tutulmalarını hangi vicdanla bağdaştıracağız?'' diye soran Kılıçdaroğlu, şöyle
devam etti:

''CHP, Recep Tayyip Erdoğan'ın parlamentoda olmaması olayında olduğu
gibi, bugün de demokrasi inancının gereği olarak kendisine yakışanı yapıyor ve
halkın vicdanı olmayı sürdürüyor. CHP, seçimlerden önce uzun tutukluluk
sürelerinden şikayet edenlerin, seçimlerden sonra bu söylemini rafa kaldırıp,
hiçbir hüküm giymemiş milletvekillerinin yemin etmemesini olağan karşılayan, iki
yüzlü siyaset anlayışını da şiddetle reddediyor. CHP, tutuklu milletvekillerinin
yeminden sonra yargılanmamalarına da karşı; yargılanabilirler, öyle bir talebimiz
yok, dokunulmazlık da af da istemiyoruz. İstediğimiz milli iradenin tecelli
etmesi, milletin oylarıyla seçilen milletvekillerinin gelip parlamentoda yemin
etmeleri. CHP, sadece ve sadece hukukun üstünlüğünü, TBMM'de halkın iradesinin
egemen olmasını, evrensel hukukun gereği olarak, seçilen milletvekillerinin
yeminlerini ederek, yasama görevlerini katılmalarını istiyor. Halkın iradesine
saygı göstermek, halkın iradesiyle seçilen milletvekillerinin parlamentoya
gelmelerini istemek, hangi demokrasi, hangi hukuk sisteminde suç olarak
görünüyor?''

Meclis Genel Kurulunda, Mustafa Kemal'in, ''Egemenlik kayıtsız şartsız
milletindir'' sözünün yer aldığına işaret eden Kılıçdaroğlu, bu sözün arkasında
olduklarını bildirdi. Kılıçdaroğlu, ''Şimdi egemenlik, kayıtsız şartsız milletin
değil, kayıtlı ve şartlı milletin olmaya başladı. Olmaz öyle şey. Milletin
iradesi her şeyin üstündedir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletin olacaktır.
Bizim mücadelemiz budur, demokrasi mücadelesinin özünde yatan da budur'' dedi.

Kılıçdaroğlu, masumiyet karinesinin, hak mücadelesinde insanlık tarihinin
en büyük kazanımlarının başında geldiğini dile getirdi. Herkesin masumiyetinin
temel kural olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, kimsenin yargı kararı olmadıkça
suçlanamayacağını vurguladı.

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

''Dünyanın bütün çağdaş ülkelerinde var olan kural budur. Masumiyet
karinesinin özü de budur. Mevcut durum, bu temel insan hakkının en ağır
ihlalidir. Yasama faaliyetinin saygınlığı bakımından da bu tutumun arkasında
olacağız. Yani, masumiyet karinesi, bizim temel ilkelerimizden birisidir.

CHP, 24. Dönem yasama faaliyetinin bu koşullarda, yargının takdiri
altında kaldığı inancındadır. CHP, yasama organı ve 550 milletvekilinin bağımsız
olmayan yargının, hukuk dışı takdirine ve takdirin kapsamı alanı içinde olmasına
karşı çıktığı için haklı ve hukuki tavrını sürdürecektir.''

Hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir ortamda sorun yaratan parti olmak
istemediklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Sağduyulu düşünen bütün yurttaşlara sesleniyoruz: Biz sokakta yürüyen
yurttaşın da güvencesi olsun istiyoruz. Daha dün bir AKP'li milletvekili 'durun
bakalım daha başka milletvekilleri de tutuklanacak' diye gözdağı veriyorsa o
gözdağının önünde duracak olan kaya gibi CHP olacaktır.

Mevcut hukuk sistemi içinde, AKP'nin geliştirdiği ve uyguladığı hukuk
sistemi içinde yarın sabahleyin iki gizli tanığın ifadesiyle herkes, her
milletvekili, her yurttaş gözaltına alınabilir, aylarca içeride kalabilir. Bir de
gizlilik kararı alırsınız, avukatı bile dosyada olanı bilemez. Bu, demokrasi,
hukuk ayıbıdır. Onun için seçim meydanlarında söyledik, 'iktidara geldiğimizde
özel yetkili mahkemeleri kaldıracağız' diye. Artık özel yetkili mahkemeler,
birilerinin özel yetkili mahkemeleridir, birileri adına karar veren özel yetkili
mahkemelerdir. Demokrasi ayıbıdır, hiçbir çağdaş ülkede böyle bir gariplik
yoktur.''

CHP'nin Türkiye'nin itibarının sadece içerde değil, dışarda da
zedelenmemesi ve yaşanan sorunların çözümü için her türlü çözüme açık olduğunu
deklere ettiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, sorun yaratmak istemediklerini, var olan
sorunu çözmek istediklerini ifade etti. Kılıçdaroğlu, sözlerini, ''Sorunu, hukuk,
demokrasi içinde çözmek istiyoruz. Hukuku, demokrasiyi göz ardı eden çözümlere
karşıyız. Birilerine af getirilsin; karşıyız, birilerine dokunulmazlık
getirilsin; karşıyız, birilerine özel uygulama yapılsın; karşıyız. Biz, sadece
evrensel hukukun kurallarının uygulanmasını istiyoruz. Herkes için istiyoruz.
Çünkü, sorun sadece CHP'nin değil, sorun Türkiye'nin sorunudur. Bu sorunu aşma
konusunda kararlı irademizi sonuna kadar sürdüreceğiz'' diye tamamladı. (13.41)