2013-01-17 - 14:05
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulu'nda, Afrika Kalkınma Fonu Kuruluş Anlaşmasına Katılmayı Uygun Bulan Kanun Tasarısı, Milletlerarası Finansman Kurumu Ana Anlaşmasının Tadil Edilmesine İlişkin Guvernörler Kurulu Kararının Onaylanmasına Dair Kanun Tasarısı ve bazı uluslararası anlaşmaları uygun bulan kanun tasarıları kabul edilerek, yasalaştı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Muş, dünyanın, Gazze, Somali ve Srebrenitsa'da olduğu gibi Arakan'da da insanlık sınavından geçtiğini ancak bunda da başarılı olamadığını söyledi.

TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplanan Genel Kurul'da, üç milletvekili gündemdışı söz aldı.

AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Muş, Arakan'da 1942'den bu yana insanlık dramı yaşandığını, insanlığın can çekiştiğini, 1,5 milyon Arakan Müslümanı'nın katliam ve zulümden kaçarak farklı ülkelere sığınmak zorunda kaldığını söyledi.

Muş, 3 Haziran'dan bu yana bölgedeki Budist halk tarafından Arakanlı Müslümanlara karşı başlatılan geniş çaplı soykırım hareketinin devam ettiğini, bu kıyımın devlet yetkilileri tarafından desteklendiğini söyledi.

Son 6 ay içinde 7 binden fazla Arakan Müslümanı'nın katledildiğini ifade eden Muş, 130 binden fazla Müslüman'ın ise evlerinden, yurtlarından edildiğini, can, mal, namus güvenliği kalmayan Müslüman halkın Bangladeş'e kaçtığını belirtti.

Dünyanın Gazze, Somali ve Srebrenitsa'da olduğu gibi Arakan'da da insanlık sınavından geçtiğini ifade eden Muş, ancak bunda da başarılı olamadığını belirtti.

CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, İzmir'in sorunlarını dile getirdiği gündemdışı konuşmada, belediyelerin, kendi şirketlerinden hizmet alacağı alanlarda Kamu İhale Kanunu'na tabi olunmamasını istedi. Moroğlu, ''Belediye şirketleri zaten kamu şirketleri, burada kar zarar hesabı yapılmaz. Bunun için de belediyeler, bu şirketlerden hizmet alırken Kamu İhale Kanunu'na tabi olmamalı'' dedi.

MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, belediye gayrimenkullerine ilişkin gündemdışı söz aldı. Ayhan, ''Nüfusu belli bir miktarın altında olan belediyelere, kiracı vatandaşlara kolaylık olsun diye mevcut kiraların Maliye Bakanlığı'nın belirlediği yeniden değerleme oranı kadar bir artırımla sözleşme imkanı tanınmalıdır. Halen devam edenlere de öyle bir imkan verilmelidir'' diye konuştu.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, yargı ve Koruma Kurulu'nun Gökçeada'da yapılaşmaya izin vermediği sürece bakanlık olarak kolaylaştırıcı işlem yapmalarının mümkün olmadığını söyledi.

TBMM Genel Kurulu'nda, gündemdışı konuşmaların ardından, bazı milletvekillerine yerlerinden kısa söz talepleri yerine getirildi. CHP Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş'ın, Göçeada'da otel yapımına izin verilmesi konusundaki sorusuna yanıt veren Günay, konuyu bildiğini ve yakından takip ettiğini ifade etti.

Günay, ''Orayla ilgili yargı kararı var. Elimize geçtiği andan itibaren uygulanması için gerekli bütün birimlerimiz talimatlandırılmıştır. Bu konuda bakanlığımızdan yeni görüşler çıktı. Yargı ve Koruma Kurulu oradaki yapılaşmaya izin vermediği sürece, bizim de kolaylaştırıcı işlem yapmamız mümkün değildir. Gökçeada tarih ve doğa itibarıyla özel bir bölgedir. Biz de bu özel bölgenin yeşilinin, mavisinin, doğasının aynen korunması konusundaki görevlerimizi titizlikle yerine getiriyoruz'' diye konuştu.

Genel Kurul'da daha sonra gündemdeki tasarı ve tekliflerin görüşülmesine geçildi. Elektrik Piyasası ile Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda değişiklik yapılması hakkındaki yasa teklifi, Komisyon'un yerine oturmaması üzerine ele alınmadı.

Genel Kurul'da, uluslararası sözleşmelerin onaylanmasını içeren yasa tasarılarının görüşmelerine geçildi.

Genel Kurul'da, gündemdışı konuşmaların ardından ''Afrika Kalkınma Bankası Kuruluş Anlaşmasına Katılmamazın Uygun Bulunduğuna Dair Yasa Tasarısı''nın görüşülmesine geçildi.

MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan tasarı üzerinde yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bazı Afrika ülkelerine yaptığı gezinin Türkiye açısından olumlu olduğunu ve desteklediklerini belirterek, Afrika kıtasının bundan sonra dünyanın şekillenmesinde önemli rol oynayacağını söyledi.

Demokrasinin bir ülkede, milletin vazgeçilmezi olması gerektiğini, demokrasinin olduğu yerde gelir dağılımında sorun olmadığını anlatan Türkkan, ''Türkiye'de demokrasiyi içselleştirdiğini iddia eden Hükümet, bunu terör örgütüne verilen taviz olarak görüyor. Bugün Diyarbakır'da 3 PKK'lının cenaze töreni vardı. Bir haftadır ülkede kopartılan yaygara var. Bu Meclis'in mensubu 3 milletvekili terör örgütü tarafından öldürülse bu kadar yaygara kopartılmazdı. Bizler kim vurduya giderdik, emin olun. 29 Ekim törenlerinde insanların üzerine su sıkılırken, bugün Bağlar Hastanesi'ne baştan aşağı PKK bayrağı asılmasını hükümet yetkilileri nasıl seyredebilir- İçiniz yanmadı mı-'' diye konuştu.

MHP Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen soru sorarken, dün AB Bakanı Egemen Bağış'ın katıldığı bir toplantıda önünde duran İsveç Bayrağı'nın Türk Bayrağı'ndan daha büyük olduğunu belirterek, ''Kendisini esefle kınıyorum, istifaya davet ediyorum'' dedi.

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, milletvekillerinin tasarı üzerindeki sorularını yanıtlarken, son küresel krizde sadece Avrupa pazarına dayalı ihracat yapılmasının ülkenin kalkınmasında yeterli olmayacağının görüldüğünü ifade ederek, pazar çeşitlenmesinin önemli olduğunu vurguladı. Yıllarca birçok ülkenin Afrika'da ciddi ekonomik yatırımlar yaptığını hatırlatan Yılmaz, Türkiye'nin de büyükelçilikler açarak, ticari kanalları genişleterek kıtada daha fazla varlık gösterdiğini kaydetti.

Türkiye'nin Afrika'ya farklı gözle baktığını belirten Yılmaz, hem Afrika'nın hem ülkenin kazanacağı bir yaklaşım içinde olduklarını söyledi.

Milli eğitimde son yıllarda reformlar yapıldığını, hem eğitim süresinin uzatıldığını hem esnek bir sistem oluşturulduğunu anlatan Yılmaz, daha özgürlükçü ve demokratik eğitim sistemi içinde kılık kıyafet konusunda üniforma mantığından çıkılmasının önemli olduğunu vurguladı. Yılmaz, ''Sosyal dengeleri elbette gözetmeliyiz. Sosyal dengelerin üstünü üniformalarla örtmemeliyiz. Bu konudaki sorunlara sosyal politikalarla yanıt vermeliyiz'' dedi.

Yılmaz, yeni bir teşvik sistemi ilan ettiklerine işaret ederek, yatırımcıların işletme maliyetlerini düşürücü teşvik talebinde bulunduğunu kaydetti. Yılmaz, ''İşletmeler üzerinde istihdam yükünü ne kadar azaltırsak hem rekabet gücü hem istihdam açısından olumlu olacaktır'' diye konuştu.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, tasarının 1. maddesi üzerinde konuşmak üzere kürsüye gelerek, Bakanlar Kurulu sıralarının boş olduğunu göstererek, ''Nerede bu adamlar- Nerede gezintideler- Bir bakan geliyor, hastalansa ne olur- Böyle gayriciddi, Meclis'e sayısız Hükümet olur mu- Uluslararası anlaşmaların muhatabı Dışişleri Bakanı şimdi nerede- Nerede keyif çatıyor, kimlerle geziyor, hangi fırıldakları çeviriyor ben de bilmiyorum şimdi. Gelsin burada otursun, sorularımıza cevap versin. Milletvekillerinin sorularına cevap verilmiyorsa burada Hükümet niye oturuyor- Meclisi bu duruma, gayriciddi hale çeviren sizsiniz. İsterseniz cehenneme kadar gidin gezin. Önemli olan o cehenneme giderken kimi yanınızda getirdiniz, ne kadar para ödediniz-'' şeklinde konuştu.

Milletvekillerinin Bakanlar Kurulu tarafından görevlendirilmesi halinde Meclis'ten izin alınması gerektiğini, ancak buna uyulmadığını ileri süren Genç, ''parmakların her türlü pisliği, usulsüzlüğü temizleyemeyeceğini'' söyledi.

Genç'in ''Siz hukuku ihlal ediyorsunuz, Meclis'i kaale almıyorsunuz. Buraya oyuncak bir kişi gönderip Hükümet sırasına oturtuyorsunuz, ondan sonra sorularımıza cevap vermiyorsunuz. Niye burada bulunuyoruz-'' sözlerine Başkanvekili Mehmet Sağlam ''ayıp, ayıp'' diye tepki gösterdi.

Genç'in konuşmasını sürdürerek ''Davutoğlu bütün elçileri Türkiye'ye toplamış, bir yere gitmiş, çocukları, torunları orada geziyor. Ortada devlet diye bir şey bırakmadınız'' demesine, AK Parti milletvekillerinin de tepki göstermesi üzerine tartışma çıktı.

Başkanvekili Sağlam, konuşmasını bitirip yerine geçen Genç'ten sözlerini düzeltmesini istedi. Bunun üzerine Genç, yeniden kürsüye gelerek, ''AKP ciddi bir partiyse Meclis'e ciddi statü vermek istiyorsa Bakanlar Kurulu sırasına çıkardığı bakanların da ciddi olarak milletvekillerinin sorularına ciddi cevap vermesi gerekiyor. Bu anlamda kullandım'' dedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, Genç'e, ''Bu tavrından utanmıyorsun, sözünü geri al'' diye bağırdı.

Kalkınma Bakanı Yılmaz, ''ibretlik konuşmalar'' dinlediklerini belirterek, ''Bir milletvekilinin bu kadar çirkin, seviyesiz dille konuşmasını mensubu olduğu parti dahil bütün Meclis'in takdirine bırakıyorum. Bu sadece kendisinin değil, Meclis'in ve siyaset kurumunun onuruna ve saygınlığına gölge düşüren bir üsluptur. Kendisini özür dilemeye ve bundan sonra böyle bir üslup kullanmamaya davet ediyorum. Onun seviyesine inip detaylı cevap verecek durumda değilim. Milletin gözü önünde gerçekleşen bu seviyesiz üslubu takdirlerinize bırakıyorum'' diye konuştu.

Tartışmanın ardından tasarı kabul edildi.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in sözleri TBMM Genel Kurulu'nda tartışma yarattı. AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, Genç'i, ''Seviyesizsiniz,saygısızsınız, bu kürsüye yakışmıyorsunuz'' diye eleştirirken, Genç, kürsüye en fazla yakışanın kendisi olduğunu söyledi.

TBMM Genel Kurulu'nda, bazı uluslararası anlaşmaların onaylanmasını uygun bulan kanun tasarılarının görüşmeleri devam ediyor.

Tasarılar üzerinde söz alan MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, Türkiye'nin hangi ülkeyle stratejik anlaşma imzaladıysa, o ülkeyle karşı karşıya geldiğini savunarak, Türkiye'nin bölgede müttefikinin kalmadığını ifade etti.

Derinlik stratejisinin, dev bir çukura dönüştüğünü ileri süren Ayhan, Türkiye'nin dışarıda sürdürebilir sağlam bir dış politika oluşturamadığını belirtti.

Ayhan, ''Hükümet içeride sağladığı sözde siyasi istikrarı, oligarşik zihniyetle yönetiliyor; bu yaklaşım ülkenin içeride ve dışarıda kalıcı sağlam politika üretmesini engelliyor'' dedi.

Kamu harcamalarında disiplinsizlik olduğunu savunan Ayhan, AK Parti iktidara geldiğinden bu yana tasarrufların yüzde 24'lerden yüzde 12'ye düştüğünü, özel kesimin tasarruf edemediğini vurguladı.


CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz'ın, kendisine yönelik ''seviyesiz konuşma yaptı'' dediğini ifade ederek, ''Bitişik ilin milletvekili olmasaydı, haddini bildirirdim. Benim konuşmamın seviyesiz olup olmadığını bilmek için bir fırın ekmek yemen lazım. Bakanlar Kurulu sırasında oturan konuyu bilmiyor, biz Hanya'dan bahsederken o Konya diyor'' diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı, sataşma olduğu gerekçesiyle kürsüye çıkarak Genç'e yanıt verdi.

Bahçekapılı, ''Bazı anlar vardır, insan o anları yaşamak istemez, mutsuz, arada kaldığınız anlardır. Şimdi o anı yaşıyorum; cevap vermek istemediğim kişiye cevap vermek zorunda kaldım. Malumun ilanı için cevap veriyorum. Burada konuşan Kamer, bu Meclis'in huzurunu kaçırıyor, saygısızca davranıyor, dedikodu üzerine siyaset yapıyor, onurumuzla, haysiyetimizle oynuyor. Bize söylediğiniz her şeyi iade ediyorum. Seviyesizsiniz, saygısızsınız, bu kürsüye yakışmıyorsunuz. Lütfen buradan çıkın'' dedi.


CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de sataşma gerekçesiyle söz istedi. Hamzaçebi, grup başkanvekillerinin, herhangi bir madde göstermese dahil söz talebinde bulunduğunda, Meclis Başkanvekili'nin bunu yerine getirmesi gerektiğini belirtti. Hamzaçebi, ancak Bahçekapılı'nın, nöbetlerinde, kendisine yakıştıramadığı şekilde, söz taleplerine anlamsız şekilde itiraz yönelttiğini savundu.

Hamzaçebi, Bahçekapılı'nın, sadece ''söz istiyorum'' dediğini, sataşma gerekçesiyle talepte bulunmadığını ifade ederek, ''Çünkü sataşma yoktu. Genç'in konuşması bir eleştiri konuşmasıydı. Ondan önceki konuşmasında talihsiz bir kelime kullandı, ona karşı Sayın Bakan ağır sayılacak cevap verdi. Onu orada bıraktık'' görüşünü dile getirdi.

Bahçekapılı, Meclis'in çalışmasına yönelik, asgari saygı çerçevesinde bir sosyal ilişki kurma talebinde olduğunu kaydederek, ''Madem Genç'in hakaret etmediğini söylüyorsunuz, Genç'in dediği gibi sizin grubunuzun milletvekilleri yolsuzluk yapmayı vicdanlarına sığdırmıştır. Bu hakaret midir değil midir-'' diye sordu.

Hamzaçebi, Bahçekapılı'ya, ''Yolsuzlukla sizin partiniz, Hükümetiniz o kadar yan yana iç içe ki yolsuzluk kelimesi sizin kullanabileceğiniz bir kelime değil. Siz yolsuzluğu Hükümet'in yaşam biçimi haline getirdiniz, yolsuzluktan beslenen bir parti, Hükümetsiniz'' diye karşılık verdi.

Bahçekapı ise bu sözleri aynen iade ettiğini ifade ederek, alınlarının ak olduğunu kaydetti.

Genç de sataşma gerekçesiyle yaptığı konuşmada, ''Çok huzursuz olduğunuzu söylüyorsunuz, tabi ben sizin yolsuzluklarınızı, talanı dile getirince huzursuz oluyorsunuz. Tunceli gibi bir ilde 7 kez seçildim. Bu kürsüye en yakışan benim'' dedi.

Genel Kurul'da, Afrika Kalkınma Fonu Kuruluş Anlaşmasına Katılmayı Uygun Bulan Kanun Tasarısı ve Milletlerarası Finansman Kurumu Ana Anlaşmasının Tadil Edilmesine İlişkin Guvernörler Kurulu Kararının Onaylanmasına Dair Kanun Tasarısı kabul edilerek yasalaştı.

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, bundan sonraki süreçte Türkiye'nin tasarruf oranlarının artış eğilimine gireceğini söyledi.

TBMM Genel Kurulu'nda, ''2000 Tarihli Tehlikeli ve Zararlı Maddelerle Kirlenme Olaylarına Karşı Hazırlıklı Olma, Müdahale ve İşbirliği Protokolüne Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı'' kabul edildi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Suriye'de yaşanan olaylardan sonra sınırın kevgire döndüğünü, kontrol altında olmadığını belirterek, Türkiye'de çalınan araçların Suriye'ye götürüp parçalandığını, ayrıca sınırda kontrol olmadığı için canlı hayvan ve zeytinyağı kaçakçılığının had safhaya ulaştığını, bunun da Türk üreticiyi ciddi sıkıntıya soktuğunu söyledi.

CHP Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz da Türkiye'ye gelen Suriye'lilerin asayiş olaylarına karıştığını söyledi.

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, milletvekillerinin tasarı üzerinde sorularını yanıtlarken, ülke olarak Türkiye'ye gelen Suriyelilere her türlü yardımı ve desteği yapmaya devam edeceklerini belirterek, ''Ülkemizi içinde yanlış yapan ve suç işleyenlere nasıl yaklaşıyorsak, bu insanlara karşı da tüm tedbirleri almak zorundayız. Bu tarihi bir süreçtir. Bu süreçte Suriye halkıyla dayanışmamız, sorunlara yönelik olarak her türlü fedakarlığı yapmamız gelecekte halkların daha güçlü beraberliğini pekiştirecektir. Pire'den dolayı yorgan yakılamayacağına göre mültecilerin içine sızan ve yanlış yapan kişilerden dolayı onlara yanlış bir bakış açımız olamaz'' diye konuştu.

Türkiye-Suriye sınırının uzunluğuna işaret eden Yılmaz, ''Bu şartlarda elbette sınır güvenliğini korumak için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. Daha modern sistemler konusunda Savunma ve İçişleri Bakanlığı ile yürütülen çalışmalar var. Farklı teknolojilerin kullanımı söz konusu. Şu anda da elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz ama ne yaparsanız yapın bu kadar uzun sınır ve olağanüstü şartlarda istenmeyen hadiselerin olması mümkün. Bize düşen bunları en aza indirmektir'' dedi.


Yılmaz, bir soru üzerine, tasarruf oranlarının Türkiye için önemli bir konu olduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

''Yatırımların kaynağı tasarruflardır. Kamuda tasarruf oranlarının son yıllarda arttığını görüyoruz. Ama özel sektörün hane halkları tasarrufunda azalma görüyoruz. Dünya Bankası ile birlikte tasarruflarla ilgili Türkiye'de ilk kez kapsamlı çalışma yapıldı. Yüzde 14'ler civarında bir tasarruf var. Dış dünyanın tasarrufunu kullanmamız anormal değil. Önemli olan belli düzeyde olması ve sürdürülebilir olmasıdır. İşin arz ve talep yönü var. Arz için daha fazla tasarruf aracını piyasaya sunmamız, bireysel emeklilik gibi mevcut enstüramanları daha cazip hale getirmemez lazım. Bunu da yapmaya çalışıyoruz.

İşin talep boyutunda ise yapılacak çok iş var; finansal okur yazarlık önemli bir konu. Halka temel eğitimden başlayarak daha fazla farkındalık anlayışını geliştirmemez lazım. Yapısal unsurlara baktığımızda, bundan sonraki süreçte Türkiye'nin tasarruf oranları artış eğilimine girecek diye bekliyoruz. Yüzde 16'lar olması öngörülüyor, uzun vadede bu artacak. Gelir ve işgücüne katılım oranı arttıkça tasarruf oranlarında da artış trendi bekliyoruz. Bu trendi bizim daha fazla desteklememiz lazım. Bu, Bakanlık olarak üzerinde en fazla durduğumuz, analiz yaptığımız ve politika ürettiğimiz bir alandır.''

Yılmaz, göç konusunda bölgesel politikaların önemli olduğuna dikkati çekerek, son yıllarda önemli bazı kurumsal enstrümanlar ve bölgesel politikalarla göçe azaltmayı amaçladıklarını kaydetti. Yılmaz, ''Göç devam ediyor ama nispeten geçmişe göre azalma var. Sorunun kaynağında çözülmesi önemli yoksa gelip büyükşehirlerde başka sorunlara yol açıyor. Kamu yatırım ödeneklerinde ortalamanın altındaki bölgeleri önceledik'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda bazı uluslararası anlaşmaları uygun bulan kanun tasarıları kabul edilerek, yasalaştı.

Genel Kurul'da kabul edilen kanunlar şöyle:

1974 Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözleşmesine İlişkin 1978 Protokolüne Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun,

Emniyetli Konteynerler Hakkında Uluslararası Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun,

1978 Gemiadamlarının Eğitim, Belgelendirilme ve Vardiya Standartları Hakkında Uluslararası Sözleşmeye İlişkin Değişikliklerin Kabulü Hakkında Karara Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun,

1979 Denizde Arama ve Kurtarma Uluslararası Sözleşmesine İlişkin Değişikliklerin Kabulüne Dair Karara Katılmamızın Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun,

Türkiye ve Danimarka Arasında Enerji Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun.

Türkiye ile Avustralya Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması ve Anlaşmaya İlişkin Protokolün Onaylanmasını Uygun Bulan Kanun Tasarısı.

TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, tasarıların kanunlaşmasının ardından birleşimi 22 Ocak Salı günü saat 15.00'te toplanmak üzere kapattı.