2017-11-04 - 19:00
TBMM Genel Sekreter Yardımcılığı (Milli Saraylar) tarafından, 2-4 Kasım tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen "Sultan 5. Mehmed Reşad ve Dönemi Uluslararası Sempozyumu" sona erdi. TBMM Başkanı Kahraman, kapanış konuşmasında "Tarihi seveceğiz, bütünüyle evelallah hürmet edeceğiz, ama demokratik cumhuriyet yolunda yürüyeceğiz. Allah yolumuzu açık etsin" dedi.
TBMM Genel Sekreter Yardımcılığı (Milli Saraylar) tarafından, 2-4 Kasım tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen "Sultan 5. Mehmed Reşad ve Dönemi Uluslararası Sempozyumu" sona erdi. TBMM Başkanı Kahraman, kapanış konuşmasında "Tarihi seveceğiz, bütünüyle evelallah hürmet edeceğiz, ama demokratik cumhuriyet yolunda yürüyeceğiz. Allah yolumuzu açık etsin" dedi.
TBMM Başkanı Kahraman, sempozyumda yaptığı kapanış konuşmasında, İttihat ve Terakki'yi ve önde gelen liderlerinden özellikle Enver Paşa'yı eleştirerek, devletin cihan harbine girmesine sebep olduğunu, bunun da ülkeyi perişan ettiğini ifade etti. Kahraman, Sultan Abdülhamid Han'ın 33 sene devleti harbe sokmadan nasıl maharetle yönettiğine işaretle şunları söyledi: "33 sene tehir eden senden önceki deden nasıl bir siyasi dehaysa sen de öyle olacaksın."
Tarihte yaşanan ihanetlerden söz eden Kahraman, Mustafa Reşit Paşa ve onun devlet yönetiminde olduğu yıllara işaret etti.
Balta Limanı hadisesine ve İttihat ve Terakki'nin liderlerinden Cemal Paşa'nın Süveyş Harekâtına atıfta bulunan Kahraman, tarihin bu dönemlerinin de yeniden ve dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti. Cemal Paşa'nın özellikle ele alınması gerektiğini belirten Kahraman "Tarihi bilirsek geleceğimizi öğrenmiş oluruz. Biz 1299'da ya da 1231'de Ertuğrul Gazi'yle doğmadık. Biz bu topraklarda 1071'den beri varız. Biz Selçukluyuz, sadece Osmanlı değiliz" dedi.
Sözlerinin sonunda sempozyuma katılan ilim adamlarına teşekkür eden Kahraman, önemli bir konuya da temas ederek, "Biz yeniden Saltanat istemiyoruz. Biz Cumhuriyet'ten yanayız. Cumhurun iradesiyle yürüyeceğiz. Tarihi seveceğiz, bütünüyle evelallah hürmet edeceğiz, ama demokratik cumhuriyet yolunda yürüyeceğiz" dedi.
Milli Saraylardan Sorumlu TBMM Genel Sekreter Yardımcısı ve oturum başkanı Yasin Yıldız ise "Sultan V.Mehmed Reşad ve Dönemi uluslararası Sempozyumu"nun yapılan 19. Oturumda; askeri tarih, sanat tarihi, siyasi tarihi, sosyal tarihi ve uluslararası tarih gibi ilmi perspektiflerden ele alındığını söyledi.
Yurtiçinden ve yurtdışından 78 bilim adamının katıldığı sempozyumda 19 oturum gerçekleştirildiğini belirten TBMM Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve oturum başkanı Yıldız, tarihe ışık tutacak bilgi ve belgelerin akademisyenler tarafından sempozyumda sunulduğunu ve bu bilgi ve belgelerin tarih açısından çok önemli olduğunu kaydetti.
Sempozyumda, Sultan V.Mehmed Reşad'ın kimliği ve aile yaşantısına yönelik yeni ve çok önemli bilgilere ulaşıldığını ifade eden Yıldız, kendisinin de bu sempozyum ile yeni bilgiler edindiğini ifade etti.
Sempozyuma gösterilen ilgi ve alakanın kendilerini memnun ettiğini de belirten Yıldız, "78 akademisyenin oturumlarda sunum yapması ve tarihi yeni bilgi ve belgelere ulaşılması sempozyum açısından sevindirici olmuştur." diye konuştu.
Sempozyumun hazırlanmasında ve gerçekleştirilmesinde kendilerine her türlü desteği veren başta TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti.
Asst. Prof. Dr. Mesut Uyar da " O dönemde dünyada bütün devletleri etkileyen genel sorunlar tespit edip daha sonra Sultan V.Mehmed Reşad'ın yaşadığı dönem ve Osmanlıya yönelik özel sorunları tespit edebilseydik ve bu özel sorunlara yönelik bildiriler sunup tespitler yapabilseydik sempozyum çok daha faydalı olurdu." diye konuştu.
Osmanlı imparatorluğunun soyut dışarı ile irtibatı olmayan bir imparatorluk olmadığının altını çizen Uyar, Osmanlı imparatorluğunun Avrupa'nın, Asya'nın, Afrika'nın ve dünyanın bir parçası olduğunu söyledi ve bir bütünün içinde düşünüldüğünde o dönemin sorunlarının benzer sorunlar olduğunu kaydetti.
Sultan V.Mehmed Reşad'ın döneminde yaşadığı sorunların genel sorunlar olduğunu sadece Osmanlı dönemi ve Sultan V.Mehmed Reşad'ın yaşadığı özel sorunlar olmadığını belirten Uyar, o dönemde yaşanan sorunların başka devlet hükümdarlarınca da yaşanan benzer ve genel sorunlar olduğunu kaydetti.
Uyar, sempozyumda İttihat ve Terakki ile ilgili aleyhte birçok görüşün ifade edildiğini de belirterek İttihat ve Terakki ile ilgili lehte ve aleyhte görüşler bulunduğunu, ayrı bir sempozyum konusu olabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Ömer Turan ise "Sultan V.Mehmed Reşad ve Dönemi" nin 1909 ile 1918 yılları arası döneminin, 600 yıllık Osmanlı devleti döneminin son dönemi olduğunu söyledi. Bu dönemin ayrıca Cumhuriyet öncesi bir hazırlık dönemi olduğuna da dikkat çeken Turan, Balkanlar ve Ortadoğu ile içinde yaşadığımız bölgenin, coğrafyanın tarihi yüzyıllara dayanan haritasının değiştiği ve kartların yeniden karıldığı bir dönem olduğunu kaydetti.
Sultan V.Mehmed Reşad döneminin dünya tarihinde bir kırılma ve değişme dönemi olduğuna vurgu yapan Turan, dört imparatorluğun bu dönemde 1. Dünya savaşı ile sona erdiğini belirtti.
Sultan V.Mehmed Reşad'ın bir hatıratı ve günlüğünün olmadığına dikkat çeken Turan, Sultan Reşad'ın profili ve şahsiyeti ile ilgili bilgilere sultan olduktan sonra erişe bilindiğini kaydetti ve 74 yaşında vefat eden Sultan V.Mehmed Reşad'ın ilk 65 yılı şehzadelik ve veliahtlık dönemine ilişkin tarihi bilgi ve belgelerinin çok sınırlı ve az olduğunu söyledi.
Prof Dr. İlber Ortaylı ise sempozyum kapanış değerlendirmesinde gerçekleştirdiği konuşmasında TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu'nun kendilerine çalışma imkanı ve fırsatı verdiklerini ifade ederek TBMM Başkanı Kahraman ve TBMM Genel Sekreteri Kumbuzoğlu'na kendilerine her türlü desteği sağlamasından ötürü teşekkür etti.
TBMM Milli Sarayların "Sultan V.Mehmed Reşad ve Dönemi" ile ilgili düzenlediği sempozyumun iyi bir hazırlık döneminin sonucunda ortaya çıkan bir çalışma olduğuna dikkat çeken Ortaylı, sempozyumun Sultan V.Mehmed Reşad ve Dönemi" ile ilgili bugüne kadar yapılmış en kapsamlı çalışma olduğunu kaydetti.
Sultan 2. Abdülhamit'in fevkalade dirayetli ve yönetime hâkim bir hükümdar olduğunu belirten Ortaylı, son iki padişahın 1908 tarihi itibarı ile vaziyete son derece hâkim olan İttihat ve Terakki döneminde sultanlık yaptıklarının altını çizdi.
Sultan V.Mehmed Reşad'ın dindar ve mütevazı bir hayatı olduğuna değinen Ortaylı, Sultan Reşad'ın profili ve şahsiyeti ile ilgili bilgi ve belgelerin son derece sınırlı olduğunu söyledi.
Ortaylı, Sultan V.Mehmed Reşad'ın halk tarafından sevildiğini ve baba olarak görüldüğünü belirterek müsrifliği sevmeyen sade bir yaşantısı olduğunu ifade etti.
TBMM Başkanı Kahraman, sempozyumda yaptığı kapanış konuşmasında, İttihat ve Terakki'yi ve önde gelen liderlerinden özellikle Enver Paşa'yı eleştirerek, devletin cihan harbine girmesine sebep olduğunu, bunun da ülkeyi perişan ettiğini ifade etti. Kahraman, Sultan Abdülhamid Han'ın 33 sene devleti harbe sokmadan nasıl maharetle yönettiğine işaretle şunları söyledi: "33 sene tehir eden senden önceki deden nasıl bir siyasi dehaysa sen de öyle olacaksın."
Tarihte yaşanan ihanetlerden söz eden Kahraman, Mustafa Reşit Paşa ve onun devlet yönetiminde olduğu yıllara işaret etti.
Balta Limanı hadisesine ve İttihat ve Terakki'nin liderlerinden Cemal Paşa'nın Süveyş Harekâtına atıfta bulunan Kahraman, tarihin bu dönemlerinin de yeniden ve dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti. Cemal Paşa'nın özellikle ele alınması gerektiğini belirten Kahraman "Tarihi bilirsek geleceğimizi öğrenmiş oluruz. Biz 1299'da ya da 1231'de Ertuğrul Gazi'yle doğmadık. Biz bu topraklarda 1071'den beri varız. Biz Selçukluyuz, sadece Osmanlı değiliz" dedi.
Sözlerinin sonunda sempozyuma katılan ilim adamlarına teşekkür eden Kahraman, önemli bir konuya da temas ederek, "Biz yeniden Saltanat istemiyoruz. Biz Cumhuriyet'ten yanayız. Cumhurun iradesiyle yürüyeceğiz. Tarihi seveceğiz, bütünüyle evelallah hürmet edeceğiz, ama demokratik cumhuriyet yolunda yürüyeceğiz" dedi.
Milli Saraylardan Sorumlu TBMM Genel Sekreter Yardımcısı ve oturum başkanı Yasin Yıldız ise "Sultan V.Mehmed Reşad ve Dönemi uluslararası Sempozyumu"nun yapılan 19. Oturumda; askeri tarih, sanat tarihi, siyasi tarihi, sosyal tarihi ve uluslararası tarih gibi ilmi perspektiflerden ele alındığını söyledi.
Yurtiçinden ve yurtdışından 78 bilim adamının katıldığı sempozyumda 19 oturum gerçekleştirildiğini belirten TBMM Milli Saraylardan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve oturum başkanı Yıldız, tarihe ışık tutacak bilgi ve belgelerin akademisyenler tarafından sempozyumda sunulduğunu ve bu bilgi ve belgelerin tarih açısından çok önemli olduğunu kaydetti.
Sempozyumda, Sultan V.Mehmed Reşad'ın kimliği ve aile yaşantısına yönelik yeni ve çok önemli bilgilere ulaşıldığını ifade eden Yıldız, kendisinin de bu sempozyum ile yeni bilgiler edindiğini ifade etti.
Sempozyuma gösterilen ilgi ve alakanın kendilerini memnun ettiğini de belirten Yıldız, "78 akademisyenin oturumlarda sunum yapması ve tarihi yeni bilgi ve belgelere ulaşılması sempozyum açısından sevindirici olmuştur." diye konuştu.
Sempozyumun hazırlanmasında ve gerçekleştirilmesinde kendilerine her türlü desteği veren başta TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti.
Asst. Prof. Dr. Mesut Uyar da " O dönemde dünyada bütün devletleri etkileyen genel sorunlar tespit edip daha sonra Sultan V.Mehmed Reşad'ın yaşadığı dönem ve Osmanlıya yönelik özel sorunları tespit edebilseydik ve bu özel sorunlara yönelik bildiriler sunup tespitler yapabilseydik sempozyum çok daha faydalı olurdu." diye konuştu.
Osmanlı imparatorluğunun soyut dışarı ile irtibatı olmayan bir imparatorluk olmadığının altını çizen Uyar, Osmanlı imparatorluğunun Avrupa'nın, Asya'nın, Afrika'nın ve dünyanın bir parçası olduğunu söyledi ve bir bütünün içinde düşünüldüğünde o dönemin sorunlarının benzer sorunlar olduğunu kaydetti.
Sultan V.Mehmed Reşad'ın döneminde yaşadığı sorunların genel sorunlar olduğunu sadece Osmanlı dönemi ve Sultan V.Mehmed Reşad'ın yaşadığı özel sorunlar olmadığını belirten Uyar, o dönemde yaşanan sorunların başka devlet hükümdarlarınca da yaşanan benzer ve genel sorunlar olduğunu kaydetti.
Uyar, sempozyumda İttihat ve Terakki ile ilgili aleyhte birçok görüşün ifade edildiğini de belirterek İttihat ve Terakki ile ilgili lehte ve aleyhte görüşler bulunduğunu, ayrı bir sempozyum konusu olabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Ömer Turan ise "Sultan V.Mehmed Reşad ve Dönemi" nin 1909 ile 1918 yılları arası döneminin, 600 yıllık Osmanlı devleti döneminin son dönemi olduğunu söyledi. Bu dönemin ayrıca Cumhuriyet öncesi bir hazırlık dönemi olduğuna da dikkat çeken Turan, Balkanlar ve Ortadoğu ile içinde yaşadığımız bölgenin, coğrafyanın tarihi yüzyıllara dayanan haritasının değiştiği ve kartların yeniden karıldığı bir dönem olduğunu kaydetti.
Sultan V.Mehmed Reşad döneminin dünya tarihinde bir kırılma ve değişme dönemi olduğuna vurgu yapan Turan, dört imparatorluğun bu dönemde 1. Dünya savaşı ile sona erdiğini belirtti.
Sultan V.Mehmed Reşad'ın bir hatıratı ve günlüğünün olmadığına dikkat çeken Turan, Sultan Reşad'ın profili ve şahsiyeti ile ilgili bilgilere sultan olduktan sonra erişe bilindiğini kaydetti ve 74 yaşında vefat eden Sultan V.Mehmed Reşad'ın ilk 65 yılı şehzadelik ve veliahtlık dönemine ilişkin tarihi bilgi ve belgelerinin çok sınırlı ve az olduğunu söyledi.
Prof Dr. İlber Ortaylı ise sempozyum kapanış değerlendirmesinde gerçekleştirdiği konuşmasında TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve TBMM Genel Sekreteri Mehmet Ali Kumbuzoğlu'nun kendilerine çalışma imkanı ve fırsatı verdiklerini ifade ederek TBMM Başkanı Kahraman ve TBMM Genel Sekreteri Kumbuzoğlu'na kendilerine her türlü desteği sağlamasından ötürü teşekkür etti.
TBMM Milli Sarayların "Sultan V.Mehmed Reşad ve Dönemi" ile ilgili düzenlediği sempozyumun iyi bir hazırlık döneminin sonucunda ortaya çıkan bir çalışma olduğuna dikkat çeken Ortaylı, sempozyumun Sultan V.Mehmed Reşad ve Dönemi" ile ilgili bugüne kadar yapılmış en kapsamlı çalışma olduğunu kaydetti.
Sultan 2. Abdülhamit'in fevkalade dirayetli ve yönetime hâkim bir hükümdar olduğunu belirten Ortaylı, son iki padişahın 1908 tarihi itibarı ile vaziyete son derece hâkim olan İttihat ve Terakki döneminde sultanlık yaptıklarının altını çizdi.
Sultan V.Mehmed Reşad'ın dindar ve mütevazı bir hayatı olduğuna değinen Ortaylı, Sultan Reşad'ın profili ve şahsiyeti ile ilgili bilgi ve belgelerin son derece sınırlı olduğunu söyledi.
Ortaylı, Sultan V.Mehmed Reşad'ın halk tarafından sevildiğini ve baba olarak görüldüğünü belirterek müsrifliği sevmeyen sade bir yaşantısı olduğunu ifade etti.
