2011-12-13 - 01:36
TBMM Genel Kurulunda, Ekonomi Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile bağlı kuruluşların bütçeleri görüşüldü. Görüşmelerin ardından Genel Kurul'da, Ekonomi Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı, Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün 2012 yılı bütçeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulunda, Ekonomi Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile bağlı kuruluşların bütçelerinin görüşülmesine başlandı.
Genel Kurulda yedinci turda, Ekonomi Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı, Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün bütçeleri ele alınacak.
BDP'li Ertuğrul Kürkçü'nün Kıbrıs Barış Harekatı'nı ''işgal'' olarak nitelemesine tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, ''O dönemdeki Cumhuriyet Hükümeti, KKTC'ye, zulüm, haksızlık ve cinayetleri önlemek amacıyla gitmiştir'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, BDP milletvekilleri, Ekonomi Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı, Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün bütçeleri üzerinde görüşünü dile getirdi.
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, TÜİK'nin kayıtlarına göre, 12,5 milyon civarında işsizin olduğunu, insani yaşam indeksine bakıldığına ise 25 milyona yakın yoksul vatandaş bulunduğunu iddia etti.
BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, ''Avrupa Birliği Bakanı Bağış ile İçişleri Bakanı Şahin'in yerinde hiçbir zaman olmak istemeyeceğini'' söyledi. Kürkçü, ''Neden- Çünkü, İçişleri Bakanı, bir halkı hapishaneye sokmakla uğraşmaktadır. AB Bakanlığımız ise Cumhurbaşkanı'nın deyimiyle, 'sefil bir birliğe' ülkeyi sokmaya çalışıyor. Egemen Bağış'ın, bu işi yürütürken zaman zaman kapıldığı öfke nöbetlerini anlamak gerekiyor. Fakat bu tepkiler, büyük sorun hakkında ipucu veren küçük sinyallerdir'' diye konuştu.
Kıbrıs Barış Harekatı'nı ''işgal'' olarak nitelendiren Kürkçü, ''Şimdi oradan askerimizi nasıl çıkaracağımızı bilemiyoruz. Kıbrıs halkı istemiyor bunları, bırakın bunları'' ifadelerini kullandı.
CHP'li Hamzaçebi, yerinden söz alarak ''İşgal değildir. O dönemdeki Cumhuriyet Hükümeti, KKTC'de yaşayan Türklerin haklarını korumak amacıyla, orada devam eden zulüm ve haksızlıkları, ölümleri, cinayetleri önlemek amacıyla gitmiştir oraya'' diye konuştu. Hamzaçebi'nin sözlerini AK Parti milletvekilleri de alkışladı.
BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna ise Türkiye'nin, 2002'den bu yana Çin'den sonra doğalgaz ve elektrikte en fazla talep artışı yaşanan ikinci ülke olduğunu belirtti.
''Bu iyi bir şey değil. Çin'in nüfusu 20 kat fazla'' diyen Ayna, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bugün ekonominin nasıl işleyeceğini belirleyen serbest piyasa ekonomisidir. Bu sistemde insanların beynine kodlanan tüketim çılgınlığıdır. Artık bir aileye tek bir araba yetmiyor. Her bireye bir araba alınıyor. Bir kişinin 3 telefonu var. Artık özel uçaklar alınıyor, gemi alınıyor. Bunlar enerji tüketimi çılgınlığı değil midir- Yazlık ayrı, kışlık ayrı yetmiyor bir de baharlık ev alıyor. Bu çılgınlık serbest piyasa ekonomisi anlayışına dayanıyor.''
AK Parti Siirt Milletvekili Afif Demirkıran, Türkiye'nin nükleer santral konusunda geciktiğini ifade ederek, ''Nükleer santrale geçmediğimiz takdirde kesinlikle güvenli enerji elde edemeyiz'' dedi.
Ekonomi, Avrupa Birliği ile Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarının 2012 yılı bütçelerinin TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri devam ediyor.
AK Parti Ankara Milletvekili Haluk Özdalga, Avro para bölgesinin zor günler geçirdiğini belirterek, geçen hafta Brüksel'deki zirvede sıkı bir mali disiplin kararı çıktığını söyledi. Özdalga, bunun, gecikmiş bir karar ve doğru istikamette bir adım olduğunu, sonuçları daha çok uzun vadede görüleceğini ifade etti. Özdalga, avro para birliğinin, ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu belirterek, AB'nin ağır krizi bir an önce geride bırakmasını, sağlıklı finansal işleyişine dönmesini temenni etti.
Özdalga, AB'ye üyelik müzakerelerinde sorunlar yaşandığını, bunlardan birinin Kıbrıs olduğunu kaydederek, bir çok müzakere başlığının bu nedenle bloke edildiğine işaret etti. Özdalga, Nisan 2004'ten bu yana yaşanılanların Brüksel ve AB tarafından yaratıldığını, 30 yıllık müzakere sonucunda varılan barış anlaşmasının Kıbrıs Rum Kesimince reddedilmesinin sorumluluğunun Brüksel'de olduğunu söyledi. Özdalga, Türkiye üyeliğine karşı bazı çevrelerin, Kıbrıs sorununun arkasına saklanarak, Rum yönetiminin arkasını sıvazlayarak Türkiye'nin üyeliğini engellemeye çalıştığını belirtti.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, Atatürk'ün muasır medeniyetleri işaret ederek, batılılaşmanın ve modernleşmenin önemini gösterdiğini söyledi.
AB ile müzakere hızının zaman zaman değiştiğini ifade eden Ensarioğlu, AK Parti hükümetleri döneminde bu konuyla ilgili bakanlık kurulduğunu, başmüzakereci Egemen Bağış'ın bakanlığa getirildiğini, bu sürecin hızlı şekilde yürütüldüğünü kaydetti.
AK Parti Kütahya Milletvekili Soner Aksoy, kalkınmak isteyen ülkelerin, kalkınmaya paralel enerji yatırımları gerçekleştirmesi gerektiğini vurguladı.
Aksoy, kalkınmanın en önemli anahtarlarından birinin enerji üretimi olduğunu dile getirerek, enerji politikalarını ciddi şekilde yürütebilmek için rekabet esasını ilk planda tutmaları, serbest pazar ekonomisinden korkulmaması gerektiğini söyledi.
AK Parti Kastamonu Milletvekili Mustafa Gökhan Gülşen, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsünün, kurulduğundan bu yana 148 proje yürüttüğünü ya da desteklediğini, 104'ünün sonuçlandığını, 17 ürünün geliştirildiğini, 7'sinin ticari üretimin gerçekleştirildiğini anlattı.
Gülşen, bordaki pazar payı yüzde 30'un altındayken bugün yüzde 50'lere ulaştığını ifade etti.
AK Parti Siirt Milletvekili Afif Demirkıran, kalkınma ile enerji tüketiminin birbiriyle paralel olduğunu, bir ülke eğer rekabet edecekse, sanayisini geliştirecekse, vatandaşın refahını artıracaksa enerji tüketimini de ona göre artırması, bunu karşılayacak da bir üretim sağlaması gerektiğini vurguladı.
Demirkıran, Türkiye'nin iddialı bir ülke olarak geleceği dizayn etmek istiyorsa elektrik üretimini buna göre planlaması dile getirdi.
Türkiye'nin nükleer santralde çok geciktiğini belirten Demirkıran, ''Nükleer santrale geçmediğimiz takdirde kesinle güvenli enerji elde edemeyiz. Sürekli ve güvenli enerji olduğunda sanayide arzu edilen gelişmeyi sağlayabiliriz'' diye konuştu.
AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, MTA bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, ''MTA çalışanlarına durmak yok sondaja devam diyorum'' dedi.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, cari açığın sürdürülebilir olmaktan çıktığını öne sürerek, ''Büyüyen cari açık, ekonominin kırılganlığını görünür hale getirmiştir'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, MHP milletvekilleri, Ekonomi Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı, Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün bütçeleri üzerinde görüşünü dile getirdi.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, sözlerine, ''(Ekonomi Bakanlığı) adı olmadı Sayın Bakanım. Neden böyle bir garabete taraftar oldunuz bilmiyorum- Şimdi gittiğiniz bir yerde makro ekonomi sorsalar, 'ben bilmiyorum mu' diyeceksiniz- Bu, buraya yakışmadı'' diyerek başladı.
''Dış ticaret açığı büyük sorun'' diyen Ayhan, ''İhracat kadar dış ticaret açığı oldu. İhracatı söylüyoruz ama cari işlemler açığını söylemiyoruz. Bunlar da birer vaka. Cari açık şişmiş, dövizde yanık kokusu, Hatay'da Ortadoğulu turist sayısı yüzde 1'e düşmüş. Bunlar sıfır sorunlu dış politikanızın etkileri'' şeklinde konuştu.
Dış ticaret açığının büyük olduğunu öne süren Ayhan, ''Ütüldük. AKP, Türk milletini üttürdü. Dış ticaret açığı yapısal bir hal aldı'' ifadesini kullandı. Dış ticaret dengesinin iyice bozulduğunu ileri süren Ayhan, ''Cari açık sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. Büyüyen cari açık ekonominin kırılganlığını görünür hale getirmiştir'' dedi.
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Avrupa Birliği Bakanlığı'nı, ''AB yolunda yaşatılan tek taraflı platonik aşkın ürünü'' olarak niteledi.
Türkkan, daha önceki hükümetlerde de ''başmüzakereci'' olarak görev alan, Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'ın, ''AB'nin akıl tutulması içerisinde olduğunu'' söylediğini anımsattı. ''Sayın Bakan, yeni mi anladınız bunu-'' sorusunu yönelten Türkkan, ''Yoksa akıl tutulması içerisinde olan her türlü tavizi veren AKP mi- Avrupalı parlamenterler, hapisteki gazetecileri ve milletvekillerini soruyor. Demek ki ilk önce zihniyetin değişmesi gerekiyor'' diye konuştu.
''İzmir'de karakolda bir kadına polisler tarafından dayak atıldığına ilişkin görüntülerin'' yer aldığı haberleri hatırlatan Türkkan, ''Nerede kaldı sizin işkenceye kaşı sıfır toleransınız- Emniyet, görüntüler ortaya çıkana kadar o polisleri görevde tuttu. Bir de kadının 'konsomatris' olduğu ifade edildi. Konsomatris olması bu dayağı meşrulaştırıyor mu- 'Şiddet yanlılarına yönelik bu iltimas neden' diye sormadan geçemiyor insan'' açıklamasında bulundu.
MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy, BOTAŞ'ın önemli miktarda borcu olduğunu ifade ederek, ''Geçtiğimiz yıllarda indirimli doğalgaz kullanan sanayicilerin, önümüzdeki yıl bu indirimlerden istifade edemeyeceğini hatta zamlarla karşı karşıya kalacaklarını söylemek yanlış olmaz'' dedi.
Türkmenistan ile doğalgaz alımına ilişkin 1999 yılında yapılan anlaşmanın hayata geçirilmesi tavsiyesinde bulunan Özensoy, ''Zaten BOTAŞ'ın şu anda başında bulunan Genel Müdür de usulsüz bir şekilde atanmıştır'' ifadesini kullandı.
Özensoy, elektrik üretiminde özel sektörün ikili anlaşmalarla teşvik edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
MHP Kastamonu Milletvekili Emin Çınar ise enerjinin Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için büyük önem arz ettiğini ifade etti. Türkiye'de kullanılan enerjinin yüzde 75'ine yakınının ithalat yoluyla karşılandığına dikkati çeken Çınar, ''Muasır medeniyet seviyesine ulaşmak için dışa bağımlılıktan kurtulmak gerekir. Enerji ithalatının yarattığı maliyeti giderek artıyor'' diye konuştu.
''Madem zenginleştik vatandaşın cebine ne yansıdı-'' sorusunu yönelten Çınar, akaryakıta, doğalgaza yapılan zamların, 'ayaklarının üzerinde durduğu' iddia edilen bir ülkenin resmine uymadığını savundu.
Enerji sıkıntısının giderilmesi için yerli kaynakların desteklenmesini isteyen Çınar, ''Hükümet enerji alanında sınıfta kalmıştır. Söylediği ve söz verdiği hiçbir şey gerçekleşmemiştir. Enerji alımında bağımlı olduğumuz tek ülke Rusya'dır. Yarın iki ülke arasında çıkacak bir sorunda soğukta kalacağımız kesindir. Yakın zamanda Ukrayna örneği önümüzde. AKP iktidarı yanlış ve karanlık bir yolda ilerliyor'' şeklinde konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey, Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'ın, ''Leonardo da Vinci'' esprisinin, Mona Lisa tablosundaki yarım tebessümü bile yok ettiğini iddia ederek, ''Hükümeti o tebessümü iade etmeye davet ediyorum'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Ekonomi Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıklarının 2012 Yılı bütçeleri üzerindeki görüşmelerde CHP milletvekilleri söz aldı.
CHP İstanbul Milletvekili Müslim Sarı, büyümenin, issizliği azaltmadığını, azaltamayacağını ifade ederek, istihdam oranlarının giderek düştüğünü söyledi.
Bakanın, ihracat rakamlarıyla övündüğünü ancak ithalattan bahsetmediğini belirten Sarı, ekonominin her zamankinden daha fazla kırılgan bir noktada olduğunu savundu.
Büyümek için dış ticaret açığı verildiğini ifade eden Sarı, bir birim büyüme için verilen cari açığın giderek büyüdüğünü, ekonominin yapısal bir sorunla karşı karşıya olduğunu kaydetti.
Sarı, büyüme oranlarının düşeceği, işsizlik oranının artacağı, enflasyonun yükseleceği bir ekonomiyle karşı karşıya olduklarını ileri sürdü.
CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey, Hükümet'in, AB pusulasını kaybettiğini savunarak, ''Çünkü insanlık değerleri üstünden dönüşmeyi değil, para üstünden ticareti hedeflemişti. Özgürlük ve hukuk nutukları, çakma reformlardan ibaret kaldı. Hrant Dink duruşmalarını size utanç örneği olarak sunuyorum'' dedi.
Pavey, Hükümet'in insanlık değerlerinde AB ile buluşamadığını ileri sürerek, şu ifadeleri kullandı:
''Kuzey Afrika'da Müslüman Kardeşleri iktidara getirirken aralarından su sızmıyor. Kaddafi'nin, hukuksuzca linç edilmesinin parçası olmakta sakınca görmüyor. Böyle davranmak AB buluşmasına insan ekseni üstünden değil, ideolojik çıkar üstünden baktığını gösteriyor. Çünkü insana ve doğaya değil, dine yatırım oy getiriyor. Hükümetin dün pompaladığı batı düşmanlığı ne kadar vahimse, bugün gösterdiği bahar dostluğu da o kadar vahimdir. Hükümet AB'ye olduğumuz gibi katılmak, yani hiç katılmamak istiyor. Toplumda karşılığını bulamamış kanunlar yapmak rönesans değildir. Gerçek reform, kanunların toplumsal değerlere dönüşmesidir. Yaptığınız kanun toplum tarafından algılanmıyorsa o kanunu uygulatmak istemiyorsunuzdur. ''
Pavey, bütçeden beklentilerini, ''Öğrencinin saçını kesmeyecek, poşusunu tutuklamayacak, parasız eğitim hakkı, su hakkı, barınma hakkı ya da doğa hakkı için yaptığı gösteriye tahammül edeceksiniz. Vatandaşlarınız madenlerde ve depremlerde aldırmazlıktan ölmeyecek, yağmur yağınca duble otoyollarda boğulmayacak. Eşcinsel vatandaşlarınız toplumun en alt katına itilmeyecekler. Bilim siyasetin tutsağı olmayacak. Hukukumuz, AİHM'de başvuru enflasyonu ile anılmayacak'' diye sıraladı.
Şafak Pavey, Tayvan'ın, model alınabileceğini, Tayvan'ın diplomatik yalnızlığına aldırmadığını, bir mucize gerçekleştirdiğini, tüm dünya ile ticaret yaptığını kaydederek, ''Tayvan adası 70 milyonluk nüfusunun geleceğini güvenceye aldı. Biz 293 bin Kıbrıslı Türk'ün ve buna bağlı olarak 74 milyonluk vatandaşımızın geleceğini neden tıkıyoruz- Tıkanmış sürece tekrar hayat vermek için olumlu gündem çağrısına samimiyetle katılmalıyız. Penguen dergisine göre şakacı AB bakanımızın Leonardo da Vinci esprisi Mona Lisa tablosundaki yarım tebessümü bile yok etti. Hükümeti o tebessümü iade etmeye davet ediyorum'' diyerek, sözlerini tamamladı.
CHP Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat, Türkiye'nin hem petrol hem de doğalgazı en pahalı kullanan ülkelerden biri olduğunu, bunun değiştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Özbolat, Hükümetin, ayakları yere basan bir enerji politikasının bulunmadığını ileri sürdü.
CHP Parti Adana Milletvekili Ümit Özgümüş, elektrikteki kayıp kaçağın bedelinin neden tüketicinin üzerine yıkıldığını sorarak, ''Mahallenizde hırsızlık olduğunda, bedelini çevre temizlik vergisinin üzerine mi ekliyorsunuz-'' dedi.
Kişisel görüşlerini dile getiren AK Parti Karaman Milletvekili Lütfi Elvan, AB müzakere sürecinin bugün yavaşladığını ancak bunu Türkiye'ye bağlamanın yanlış olduğunu, müktesebata uyumda oldukça önemli ilerleme kaydedildiğini, ilerlemeyi açılan ve kapanan fasıllarla kıyaslamanın mümkün olmadığını söyledi.
Türkiye'nin güçlenmesinin, AB müzakerelerini yavaşlamasına neden olduğunu ifade eden Elvan, ''Türkiye'den yüz milletvekilinin bulunduğu Avrupa parlamentosu düşünen, AB politikalarının Türkiye tarafından yönlendirildiği süreci düşünün. Bunlar Fransa, Almanya gibi ülkeleri rahatsız edecektir'' dedi. (01.36)
**** HABERİN DEVAMINI 'İLGİLİ DÖKÜMANLAR' BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Genel Kurulda yedinci turda, Ekonomi Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı, Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün bütçeleri ele alınacak.
BDP'li Ertuğrul Kürkçü'nün Kıbrıs Barış Harekatı'nı ''işgal'' olarak nitelemesine tepki gösteren CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, ''O dönemdeki Cumhuriyet Hükümeti, KKTC'ye, zulüm, haksızlık ve cinayetleri önlemek amacıyla gitmiştir'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, BDP milletvekilleri, Ekonomi Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı, Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün bütçeleri üzerinde görüşünü dile getirdi.
BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, TÜİK'nin kayıtlarına göre, 12,5 milyon civarında işsizin olduğunu, insani yaşam indeksine bakıldığına ise 25 milyona yakın yoksul vatandaş bulunduğunu iddia etti.
BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, ''Avrupa Birliği Bakanı Bağış ile İçişleri Bakanı Şahin'in yerinde hiçbir zaman olmak istemeyeceğini'' söyledi. Kürkçü, ''Neden- Çünkü, İçişleri Bakanı, bir halkı hapishaneye sokmakla uğraşmaktadır. AB Bakanlığımız ise Cumhurbaşkanı'nın deyimiyle, 'sefil bir birliğe' ülkeyi sokmaya çalışıyor. Egemen Bağış'ın, bu işi yürütürken zaman zaman kapıldığı öfke nöbetlerini anlamak gerekiyor. Fakat bu tepkiler, büyük sorun hakkında ipucu veren küçük sinyallerdir'' diye konuştu.
Kıbrıs Barış Harekatı'nı ''işgal'' olarak nitelendiren Kürkçü, ''Şimdi oradan askerimizi nasıl çıkaracağımızı bilemiyoruz. Kıbrıs halkı istemiyor bunları, bırakın bunları'' ifadelerini kullandı.
CHP'li Hamzaçebi, yerinden söz alarak ''İşgal değildir. O dönemdeki Cumhuriyet Hükümeti, KKTC'de yaşayan Türklerin haklarını korumak amacıyla, orada devam eden zulüm ve haksızlıkları, ölümleri, cinayetleri önlemek amacıyla gitmiştir oraya'' diye konuştu. Hamzaçebi'nin sözlerini AK Parti milletvekilleri de alkışladı.
BDP Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna ise Türkiye'nin, 2002'den bu yana Çin'den sonra doğalgaz ve elektrikte en fazla talep artışı yaşanan ikinci ülke olduğunu belirtti.
''Bu iyi bir şey değil. Çin'in nüfusu 20 kat fazla'' diyen Ayna, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bugün ekonominin nasıl işleyeceğini belirleyen serbest piyasa ekonomisidir. Bu sistemde insanların beynine kodlanan tüketim çılgınlığıdır. Artık bir aileye tek bir araba yetmiyor. Her bireye bir araba alınıyor. Bir kişinin 3 telefonu var. Artık özel uçaklar alınıyor, gemi alınıyor. Bunlar enerji tüketimi çılgınlığı değil midir- Yazlık ayrı, kışlık ayrı yetmiyor bir de baharlık ev alıyor. Bu çılgınlık serbest piyasa ekonomisi anlayışına dayanıyor.''
AK Parti Siirt Milletvekili Afif Demirkıran, Türkiye'nin nükleer santral konusunda geciktiğini ifade ederek, ''Nükleer santrale geçmediğimiz takdirde kesinlikle güvenli enerji elde edemeyiz'' dedi.
Ekonomi, Avrupa Birliği ile Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlıklarının 2012 yılı bütçelerinin TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri devam ediyor.
AK Parti Ankara Milletvekili Haluk Özdalga, Avro para bölgesinin zor günler geçirdiğini belirterek, geçen hafta Brüksel'deki zirvede sıkı bir mali disiplin kararı çıktığını söyledi. Özdalga, bunun, gecikmiş bir karar ve doğru istikamette bir adım olduğunu, sonuçları daha çok uzun vadede görüleceğini ifade etti. Özdalga, avro para birliğinin, ciddi risklerle karşı karşıya olduğunu belirterek, AB'nin ağır krizi bir an önce geride bırakmasını, sağlıklı finansal işleyişine dönmesini temenni etti.
Özdalga, AB'ye üyelik müzakerelerinde sorunlar yaşandığını, bunlardan birinin Kıbrıs olduğunu kaydederek, bir çok müzakere başlığının bu nedenle bloke edildiğine işaret etti. Özdalga, Nisan 2004'ten bu yana yaşanılanların Brüksel ve AB tarafından yaratıldığını, 30 yıllık müzakere sonucunda varılan barış anlaşmasının Kıbrıs Rum Kesimince reddedilmesinin sorumluluğunun Brüksel'de olduğunu söyledi. Özdalga, Türkiye üyeliğine karşı bazı çevrelerin, Kıbrıs sorununun arkasına saklanarak, Rum yönetiminin arkasını sıvazlayarak Türkiye'nin üyeliğini engellemeye çalıştığını belirtti.
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, Atatürk'ün muasır medeniyetleri işaret ederek, batılılaşmanın ve modernleşmenin önemini gösterdiğini söyledi.
AB ile müzakere hızının zaman zaman değiştiğini ifade eden Ensarioğlu, AK Parti hükümetleri döneminde bu konuyla ilgili bakanlık kurulduğunu, başmüzakereci Egemen Bağış'ın bakanlığa getirildiğini, bu sürecin hızlı şekilde yürütüldüğünü kaydetti.
AK Parti Kütahya Milletvekili Soner Aksoy, kalkınmak isteyen ülkelerin, kalkınmaya paralel enerji yatırımları gerçekleştirmesi gerektiğini vurguladı.
Aksoy, kalkınmanın en önemli anahtarlarından birinin enerji üretimi olduğunu dile getirerek, enerji politikalarını ciddi şekilde yürütebilmek için rekabet esasını ilk planda tutmaları, serbest pazar ekonomisinden korkulmaması gerektiğini söyledi.
AK Parti Kastamonu Milletvekili Mustafa Gökhan Gülşen, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsünün, kurulduğundan bu yana 148 proje yürüttüğünü ya da desteklediğini, 104'ünün sonuçlandığını, 17 ürünün geliştirildiğini, 7'sinin ticari üretimin gerçekleştirildiğini anlattı.
Gülşen, bordaki pazar payı yüzde 30'un altındayken bugün yüzde 50'lere ulaştığını ifade etti.
AK Parti Siirt Milletvekili Afif Demirkıran, kalkınma ile enerji tüketiminin birbiriyle paralel olduğunu, bir ülke eğer rekabet edecekse, sanayisini geliştirecekse, vatandaşın refahını artıracaksa enerji tüketimini de ona göre artırması, bunu karşılayacak da bir üretim sağlaması gerektiğini vurguladı.
Demirkıran, Türkiye'nin iddialı bir ülke olarak geleceği dizayn etmek istiyorsa elektrik üretimini buna göre planlaması dile getirdi.
Türkiye'nin nükleer santralde çok geciktiğini belirten Demirkıran, ''Nükleer santrale geçmediğimiz takdirde kesinle güvenli enerji elde edemeyiz. Sürekli ve güvenli enerji olduğunda sanayide arzu edilen gelişmeyi sağlayabiliriz'' diye konuştu.
AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, MTA bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, ''MTA çalışanlarına durmak yok sondaja devam diyorum'' dedi.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, cari açığın sürdürülebilir olmaktan çıktığını öne sürerek, ''Büyüyen cari açık, ekonominin kırılganlığını görünür hale getirmiştir'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, MHP milletvekilleri, Ekonomi Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı, Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün bütçeleri üzerinde görüşünü dile getirdi.
MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, sözlerine, ''(Ekonomi Bakanlığı) adı olmadı Sayın Bakanım. Neden böyle bir garabete taraftar oldunuz bilmiyorum- Şimdi gittiğiniz bir yerde makro ekonomi sorsalar, 'ben bilmiyorum mu' diyeceksiniz- Bu, buraya yakışmadı'' diyerek başladı.
''Dış ticaret açığı büyük sorun'' diyen Ayhan, ''İhracat kadar dış ticaret açığı oldu. İhracatı söylüyoruz ama cari işlemler açığını söylemiyoruz. Bunlar da birer vaka. Cari açık şişmiş, dövizde yanık kokusu, Hatay'da Ortadoğulu turist sayısı yüzde 1'e düşmüş. Bunlar sıfır sorunlu dış politikanızın etkileri'' şeklinde konuştu.
Dış ticaret açığının büyük olduğunu öne süren Ayhan, ''Ütüldük. AKP, Türk milletini üttürdü. Dış ticaret açığı yapısal bir hal aldı'' ifadesini kullandı. Dış ticaret dengesinin iyice bozulduğunu ileri süren Ayhan, ''Cari açık sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır. Büyüyen cari açık ekonominin kırılganlığını görünür hale getirmiştir'' dedi.
MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Avrupa Birliği Bakanlığı'nı, ''AB yolunda yaşatılan tek taraflı platonik aşkın ürünü'' olarak niteledi.
Türkkan, daha önceki hükümetlerde de ''başmüzakereci'' olarak görev alan, Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'ın, ''AB'nin akıl tutulması içerisinde olduğunu'' söylediğini anımsattı. ''Sayın Bakan, yeni mi anladınız bunu-'' sorusunu yönelten Türkkan, ''Yoksa akıl tutulması içerisinde olan her türlü tavizi veren AKP mi- Avrupalı parlamenterler, hapisteki gazetecileri ve milletvekillerini soruyor. Demek ki ilk önce zihniyetin değişmesi gerekiyor'' diye konuştu.
''İzmir'de karakolda bir kadına polisler tarafından dayak atıldığına ilişkin görüntülerin'' yer aldığı haberleri hatırlatan Türkkan, ''Nerede kaldı sizin işkenceye kaşı sıfır toleransınız- Emniyet, görüntüler ortaya çıkana kadar o polisleri görevde tuttu. Bir de kadının 'konsomatris' olduğu ifade edildi. Konsomatris olması bu dayağı meşrulaştırıyor mu- 'Şiddet yanlılarına yönelik bu iltimas neden' diye sormadan geçemiyor insan'' açıklamasında bulundu.
MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy, BOTAŞ'ın önemli miktarda borcu olduğunu ifade ederek, ''Geçtiğimiz yıllarda indirimli doğalgaz kullanan sanayicilerin, önümüzdeki yıl bu indirimlerden istifade edemeyeceğini hatta zamlarla karşı karşıya kalacaklarını söylemek yanlış olmaz'' dedi.
Türkmenistan ile doğalgaz alımına ilişkin 1999 yılında yapılan anlaşmanın hayata geçirilmesi tavsiyesinde bulunan Özensoy, ''Zaten BOTAŞ'ın şu anda başında bulunan Genel Müdür de usulsüz bir şekilde atanmıştır'' ifadesini kullandı.
Özensoy, elektrik üretiminde özel sektörün ikili anlaşmalarla teşvik edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
MHP Kastamonu Milletvekili Emin Çınar ise enerjinin Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için büyük önem arz ettiğini ifade etti. Türkiye'de kullanılan enerjinin yüzde 75'ine yakınının ithalat yoluyla karşılandığına dikkati çeken Çınar, ''Muasır medeniyet seviyesine ulaşmak için dışa bağımlılıktan kurtulmak gerekir. Enerji ithalatının yarattığı maliyeti giderek artıyor'' diye konuştu.
''Madem zenginleştik vatandaşın cebine ne yansıdı-'' sorusunu yönelten Çınar, akaryakıta, doğalgaza yapılan zamların, 'ayaklarının üzerinde durduğu' iddia edilen bir ülkenin resmine uymadığını savundu.
Enerji sıkıntısının giderilmesi için yerli kaynakların desteklenmesini isteyen Çınar, ''Hükümet enerji alanında sınıfta kalmıştır. Söylediği ve söz verdiği hiçbir şey gerçekleşmemiştir. Enerji alımında bağımlı olduğumuz tek ülke Rusya'dır. Yarın iki ülke arasında çıkacak bir sorunda soğukta kalacağımız kesindir. Yakın zamanda Ukrayna örneği önümüzde. AKP iktidarı yanlış ve karanlık bir yolda ilerliyor'' şeklinde konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey, Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'ın, ''Leonardo da Vinci'' esprisinin, Mona Lisa tablosundaki yarım tebessümü bile yok ettiğini iddia ederek, ''Hükümeti o tebessümü iade etmeye davet ediyorum'' dedi.
TBMM Genel Kurulunda, Ekonomi Bakanlığı, Avrupa Birliği Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlıklarının 2012 Yılı bütçeleri üzerindeki görüşmelerde CHP milletvekilleri söz aldı.
CHP İstanbul Milletvekili Müslim Sarı, büyümenin, issizliği azaltmadığını, azaltamayacağını ifade ederek, istihdam oranlarının giderek düştüğünü söyledi.
Bakanın, ihracat rakamlarıyla övündüğünü ancak ithalattan bahsetmediğini belirten Sarı, ekonominin her zamankinden daha fazla kırılgan bir noktada olduğunu savundu.
Büyümek için dış ticaret açığı verildiğini ifade eden Sarı, bir birim büyüme için verilen cari açığın giderek büyüdüğünü, ekonominin yapısal bir sorunla karşı karşıya olduğunu kaydetti.
Sarı, büyüme oranlarının düşeceği, işsizlik oranının artacağı, enflasyonun yükseleceği bir ekonomiyle karşı karşıya olduklarını ileri sürdü.
CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey, Hükümet'in, AB pusulasını kaybettiğini savunarak, ''Çünkü insanlık değerleri üstünden dönüşmeyi değil, para üstünden ticareti hedeflemişti. Özgürlük ve hukuk nutukları, çakma reformlardan ibaret kaldı. Hrant Dink duruşmalarını size utanç örneği olarak sunuyorum'' dedi.
Pavey, Hükümet'in insanlık değerlerinde AB ile buluşamadığını ileri sürerek, şu ifadeleri kullandı:
''Kuzey Afrika'da Müslüman Kardeşleri iktidara getirirken aralarından su sızmıyor. Kaddafi'nin, hukuksuzca linç edilmesinin parçası olmakta sakınca görmüyor. Böyle davranmak AB buluşmasına insan ekseni üstünden değil, ideolojik çıkar üstünden baktığını gösteriyor. Çünkü insana ve doğaya değil, dine yatırım oy getiriyor. Hükümetin dün pompaladığı batı düşmanlığı ne kadar vahimse, bugün gösterdiği bahar dostluğu da o kadar vahimdir. Hükümet AB'ye olduğumuz gibi katılmak, yani hiç katılmamak istiyor. Toplumda karşılığını bulamamış kanunlar yapmak rönesans değildir. Gerçek reform, kanunların toplumsal değerlere dönüşmesidir. Yaptığınız kanun toplum tarafından algılanmıyorsa o kanunu uygulatmak istemiyorsunuzdur. ''
Pavey, bütçeden beklentilerini, ''Öğrencinin saçını kesmeyecek, poşusunu tutuklamayacak, parasız eğitim hakkı, su hakkı, barınma hakkı ya da doğa hakkı için yaptığı gösteriye tahammül edeceksiniz. Vatandaşlarınız madenlerde ve depremlerde aldırmazlıktan ölmeyecek, yağmur yağınca duble otoyollarda boğulmayacak. Eşcinsel vatandaşlarınız toplumun en alt katına itilmeyecekler. Bilim siyasetin tutsağı olmayacak. Hukukumuz, AİHM'de başvuru enflasyonu ile anılmayacak'' diye sıraladı.
Şafak Pavey, Tayvan'ın, model alınabileceğini, Tayvan'ın diplomatik yalnızlığına aldırmadığını, bir mucize gerçekleştirdiğini, tüm dünya ile ticaret yaptığını kaydederek, ''Tayvan adası 70 milyonluk nüfusunun geleceğini güvenceye aldı. Biz 293 bin Kıbrıslı Türk'ün ve buna bağlı olarak 74 milyonluk vatandaşımızın geleceğini neden tıkıyoruz- Tıkanmış sürece tekrar hayat vermek için olumlu gündem çağrısına samimiyetle katılmalıyız. Penguen dergisine göre şakacı AB bakanımızın Leonardo da Vinci esprisi Mona Lisa tablosundaki yarım tebessümü bile yok etti. Hükümeti o tebessümü iade etmeye davet ediyorum'' diyerek, sözlerini tamamladı.
CHP Kahramanmaraş Milletvekili Durdu Özbolat, Türkiye'nin hem petrol hem de doğalgazı en pahalı kullanan ülkelerden biri olduğunu, bunun değiştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Özbolat, Hükümetin, ayakları yere basan bir enerji politikasının bulunmadığını ileri sürdü.
CHP Parti Adana Milletvekili Ümit Özgümüş, elektrikteki kayıp kaçağın bedelinin neden tüketicinin üzerine yıkıldığını sorarak, ''Mahallenizde hırsızlık olduğunda, bedelini çevre temizlik vergisinin üzerine mi ekliyorsunuz-'' dedi.
Kişisel görüşlerini dile getiren AK Parti Karaman Milletvekili Lütfi Elvan, AB müzakere sürecinin bugün yavaşladığını ancak bunu Türkiye'ye bağlamanın yanlış olduğunu, müktesebata uyumda oldukça önemli ilerleme kaydedildiğini, ilerlemeyi açılan ve kapanan fasıllarla kıyaslamanın mümkün olmadığını söyledi.
Türkiye'nin güçlenmesinin, AB müzakerelerini yavaşlamasına neden olduğunu ifade eden Elvan, ''Türkiye'den yüz milletvekilinin bulunduğu Avrupa parlamentosu düşünen, AB politikalarının Türkiye tarafından yönlendirildiği süreci düşünün. Bunlar Fransa, Almanya gibi ülkeleri rahatsız edecektir'' dedi. (01.36)
**** HABERİN DEVAMINI 'İLGİLİ DÖKÜMANLAR' BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
